41) KORE KAHRAMANLARI

Yayin Tarihi 15 Temmuz, 2009 
Kategori KAHRAMANLAR VE BİLGİNLER

KORE KAHRAMANLARI

image001.jpg

Ünlü Kunuri muharebesi üç gün üç gece aralıksız sürdü. Türk Tugayı Kunuri’de altı Çin tümeni tarafından çevrilmiştir. Dört tarafı çevrilen bir birliğin kurtulduğunu tarih yazmıyor.Tugay Komutanı General Tahsin Yazıcı’nın: “Çemberi yardık, cepheye ekmek gönderin, görev verin.” Telsiz bildirisi, dünya basınında ve radyolarında büyük yankı  yapmıştı. Ayrıca Türk ordusu Sunchon Boğazı’nı koruyarak B.M Ordusu’nu imha olmaktan kurtarmıştır. Her tarafı sarılmış olan bir birlik düşmanın içinden büyük bir soğukkanlılık ve sükunetle hareket etmiş , ses çıkarmamak için  erler ayakkabılarını çıkarıp ellerine almış ve süngülerinin parlamaması için de eldivenlerini süngülerine geçirmişlerdir. Çetin muharebeler esnasında General Yazıcı “SON ER, SON KURŞUN” emrini verir ve Türk askeri bütün varlığını ortaya koyar. B.M  ve Türk ordusu  derin bir boğaza girdiğinde, düşmanın havan ve bazuka ateşleriyle durmak mecburiyetinde kalır. Askerler vasıtalardan atlayarak sarp yamaçlara doğru saldırır. Daracık boğaz, top tüfek sesleri, birbirine karışan türlü lisan gürültüleriyle inlemektedir. Bir kamyon üstüne oturan bir havan mermisinin infilâkıyla vasıtanın havaya fırlayan parçaları arasına insan uzuvları da karışmaktadır. Çok çetin geçen mücadelenin ardından zaferi Moskova radyosu veriyor ve Amerikalılara “Bu defa sizi Türkler kurtardı” diyordu.

Sosori şehrinde madalya töreni için Tugayımıza gelen 8.Ordu Komutanı General WALKER uzun konuşmasına şöyle başlar:

image002.jpg

Kahraman Türk evlatları: Size şahsım, ordum ve Amerikan milleti adına teşekkür etmek için gelmiş bulunuyorum.Görevinizi fedakârane bir şekilde yaptınız.Eğer sizin düşmanı durdurmak için kahramanca çarpışmanız ve mukavemetiniz olmasaydı, ordum kuşatılarak çok zor durumlara düşecek, belki de imha edilecekti…”

General Mac Arthur “Sizleri görmekten memnunum.Japonya’da siz Türklere herkes kahraman diyor. Kunuri’de 8.Orduyu kurtaran, KUMYANGJ-Nİ de düşmanı mağlup ve perişan eden Türkler, kahramanlar kahramanıdır; Türk Tugayı için yok yoktur.” diyordu.

image003.jpg

Türk askeri Kore’de sadece savaşmıyordu Koreli muhtaç ve yetimlere de elinden gelen yardımı yapıyordu. İşte o günleri Yüzbaşı Nazım Özoğul şöyle anlatıyor; “Takriben 20 yaşında bir Koreli kadının üstü başı parça parça olmuş. Edep yeri kan içinde.Yırtılan elbisesinden memeleri dışarıya sarkmış. Yüzü gözü çizikler içinde bu çiziklerden akan kan boynundan göğsüne sızmış. Sol kolu ve bacağı kan içinde. Saçları darmadağınık. Gözleri yuvalarından fırlamış. Odanın içindeki eşyalar darmadağınık. Hemen kapının yanında soluna yıkılmış, yanında takriben iki yaşında bir  çocuk ölü annesinin üzerine kapanmış, memelerini emiyor” diyor. Türk askeri işte bu şekilde bulduğu yetimleri Seul’de kurduğu Ankara  okulu ve yetimhanesinde  muhafaza ediyor ve onlarla ilgileniyordu.

Düşman yenilgiye doymuyor bu defada Wegas’ta Türk askerinin karşısına çıkıyordu. Artık düşman son kozunu oynamaya başlamıştır ama karşısında yenilmez bir ordu vardır. O muharebede bulunan Astsubay Osman Eken şöyle anlatıyor ; “Mayıs ayında gece zifiri karanlık, yağmur çiseliyor, zaman zaman atılan aydınlatma mermileriyle ortalık gündüz gibi oluyor; düşen mermilerin meydana getirdiği toz ve duman bulutu içinde içi yaralı, inleyen insanlarla şehit ve ölülerle dolan irtibat hendeklerinde meydan savaşının izlenimini veren mahşeri bir tablo, bir karış boş yer bulunmayan bir tepede düşmanın görebildiğimiz yerde, yine cesetlerin üzerlerine mevziler yaparak cesetlere basa basa yürüyorduk. Makinalı tüfeklerimizin önü cesetlerle dolu önümüzü göremiyoruz, tepeyi yine de savunmaya çalışıyoruz…”  28 Mayıs 1953’de başlayan muharebe tam 26 saat göğüs göğüse aralıksız sürer ve Wegas 16 defa el değiştir. 26 saatte Türk askeri 147 şehit verirken, düşman 4000 zayiat vermiştir.

Bu muharebenin sonunda başaramayacağını anlayan düşman ordusu 27 Temmuz 1953’de Panmunjon’da ateşkes anlaşmasını imzalar. Kore Savaşı’nda Türk Ordusu’nun kaybı 724 şehit olarak açıklanmıştır. Ruhları Şad Olsun…

image004.gif 

HAZIRLAYAN: YILMAZ KARAHAN

Yorumlar

“41) KORE KAHRAMANLARI” yazisina 6 Yorum yapilmis

  1. Meral Uslu yorum tarihi 15 Temmuz, 2009 18:18

    merhabalar bende bir Kore Gazisi kızı olarak Türk Askeriyle ve rahmetli babacıgımla gurur duyuyorum.Teşekür ederim.

  2. ERSİN OVACIK yorum tarihi 27 Temmuz, 2009 01:45

    Kohrol Amerika,,, Kahrol Amerika,,, Kahrol Amerika…

  3. mehmet akgun yorum tarihi 5 Eylül, 2009 20:41

    bizleri bilgilendirdiginiz icin bu sayfada emegi gecen buyuklerimize tesekkur ederim.sehitlerimizi RAHMETLE aniyorum, gazilerimize selam olsun.Ordumuzu ALLAH basimizdan eksik etmesin M.AKGUN (fransa)

  4. tuncer yaldırak yorum tarihi 25 Ekim, 2009 12:48

    benim babam da kore gazisiydi. onu kırkiki yaşında kaybettik. ben öldüğünde sekiz yaşındaydım.

  5. Ramazan tanır yorum tarihi 21 Ocak, 2010 12:03

    BNDE KORE GAZİSİ TORUNUYUM…HANGİ AKILLA DEDELERİMİZ GÖNDERİLMİŞ KOREYE ?

  6. Gökhan BOZKURT yorum tarihi 9 Kasım, 2010 01:27

    Kore Savaşı ile ilgili olarak, Prof.Dr. Mim Kemal ÖKE’nin “UNUTULAN SAVAŞIN KRONOLOJİSİ KORE 1950-53” isimli kitapdan bir parağraf yazmak istiyorum;

    “…22 Nisan 1951 günü saat: 19.15 de düşman, savunma mevzilerimizi şiddetli topçu ve havan ateşi altına aldı. Bombardıman aralıksız devam etmekte idi. Türk Tugayı’nın sağ kanadını koruması gereken Amerikan 24. Alayı mevzilerini terk ettiğinden, düşman bu yöreye mukavemetsiz sızmıştır. 9. Bölüğümüz cepheden ve doğusundan sarılmıştır. Bölük, süngü ve bomba muharebeleri ile güçlükle yerinde tutunabilmektedir.

    9. Bölüğün savunma bölgesinde topçu ileri gözetleme subayı olan Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ’ten şu telsiz haberi alınır:

    -“Düşman bulunduğumuz tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcimiz şehit oldu. koordinatları veriyorum. Bataryalar ateş etsin.”

    Alay topçu irtibat subayı telsizle şu cevabı vermişti:

    -“Verdiğiniz koordinatlar bulunduğunuz yerdir.”

    Topçu Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ ise verdiği cevapta:

    -“Evet öyle; biz düşmana esir olmak istemiyoruz! Bizi onlara teslim etmeyin! Vasiyetimiz şu: Bizleri kendi ateşlerimizle şehit ediniz! Tekrar koordinatları veriyorum… Bütün bataryalar buraya ateş etsin! der ve ses kesilir.

    Bu telsizi alan irtibat subayı Yüzbaşı Refik SOYKUT, yüreğinden vurulmuş bir halde topçu taburunu güçlükle bulabildi. Topçu tabur karargahında bu ölüm dileğinde bulunan Topçu Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ’in verdiği telsiz isteğini dinleyen şu subaylardı:
    Tabur Komutanı Yarbay Tahsin KURTAY, yardımcısı Binbaşı Ahsen SAYA, S-3 Binbaşı Şemsi ERALP ve 25. Tümen Topçu Taburu’nda irtibat subayı görevlisi Yüzbaşı Aleettin HAYDAROĞLU.

    Bütün subaylar şaşkın şaşkın birbirlerinin yüzüne bakıyor, hiçbirisi konuşmaya cesaret edemiyordu. İleri gözcü subayı, bulunduğu yere bütün toplarıyla ateş aşılmasını istiyordu. Harp tarihinde bu olay ne görülmüş, ne de görülmüş bir istekti.

    Aralarında güçlükle yapılan durum muhakemesinden sonra Topçu Üsteğmen kahraman Mehmet GÖNENÇ’in vasiyetini yerine getirme kararı alındı. Gözyaşları içinde bütün toplar ateşe başladı. Yalnız tugayımızın topçu taburu değil, tümenin bütün topları bildirilen koordinata ateş etmeye başlamıştı. Toplar gürlemiyor, hıçkırıyordu sanki.”

Yorum yap