37) SADRİ MAKSUDİ ARSAL

Yayin Tarihi 21 Şubat, 2009 
Kategori KAHRAMANLAR VE BİLGİNLER

SADRİ MAKSUDİ ARSAL

image00137.jpg

Doğumu

1879
Başkurdistan, Kazan, Taşşu

Ölümü

20 Şubat 1957
İstanbul, Türkiye

Rus ve Türk devlet adamı, hukuk profesörü, alim ve düşünür.

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın mesai arkadaşlarından olup, Türkiye’de Türkçülüğün temelini atanlar arasında ilk sıralardadır. Türkiye’de ilk Hukuk fakültesinin kurucularında ve hocalarındandır. Kızlarından Adile Ayda, 1932 yılında üniversitedeki akademik görevini bırakıp Türk Dışişlerine girmiş Türkolog ve Türkiyedeki ilk kadın diplomattır. Türk Dil Kurumunun kurulmasında önemli katkıları olmuştur. Türk Dili isimli eserine Atatürk önsöz yazmıştır. Bu eserden etkilenen Atatürk Türk Dil Kurumunun kurulması talimatını vermiştir.

Arsal, TBMM‘de IV.Dönem Şebinkarahisar, III.Dönem Giresun ve IX.Dönem Ankara milletvekili olaral görev yapmıştır.

Ünlü Rus yazar Tolstoy, Sadri Maksudi’den Akıllı Tatar Çocuğu diye bahsetmiştir.

Türkiye’de Türkçülüğün ilk temellerini atan İdil-Ural Türklerinden, İç Rusya ve Sibirya Müslümanları Muhtar Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşı Sadri Maksudi Arsal‘ı vefatının 52. yılında saygıyla anıyor ve hayatından kesitleri içeren olayları yayınlıyoruz.

ÇATIDAKİ ÇATLAK

 

Çar 2. Nikola 2. Duma’yı dağıtırken, bir fermanla seçim kanununu da değiştirmiş, bu arada Türkistanlıları, Kırgız ve Kazakları seçmek ve seçilmek, yani Duma’ya temsilci göndermek hakkından mahrum etmişti.

3. Duma’ya da seçilerek giren ve kendisini sadece Kazan eyaletinin değil, Bütün Rusya Müslümanlarının (Rusya’da “Türk” kelimesi yasak ve tabu olduğu için, “Rusya Müslümanları” deyimi Rusya Türkleri için klasik bir etiket ve sadece dini değil, milli ideallerin de arkasında saklandığı bir paravan olarak kullanılmıştır) temsilcisi sayan Sadri Maksudi 3. Duma açıldığından beri bu durumu protesto etmek için bir fırsat arıyor, bir türlü bulamıyordu.

Günün birinde, bir Duma üyesi kürsüye çıkıp Duma binasının çatısında çatlak bulunduğunu, bunun bir an evvel tamir edilmesi gerektiğini söyler. Sadri Maksudi, bunu fırsat sayarak, hemen söz ister ve kürsüye çıkıp şöyle der: “Duma’nın maddi çatısındaki çatlak hiçbir şey değildir. Asıl Duma’nın manevi çatısında çatlak vardır. Bu çatlak burada, aramızda Rusya halklarının mühim bir kısmını teşkil eden Türkistanlıların, Kırgız ve Kazakların temsilcilerinin bulunmamasıdır!”

Sadri Maksudi’nin bu çıkışı sadece Rusya’daki Türk basınında değil, Rus basınında da şöhret kazanmağa başlaması bu konuşmasından sonra olmuştur.

 

VOTKA SATIŞI

Rus hükümeti şeytani bir politika uygulayarak, Türkistan’da ve başka yerlerde Türk şehir ve köylerinde, votka satış yerleri açtırmıştı. Maksat Müslümanları içkiye alıştırıp dejenere etmekti.

Sadri Maksudi bunu protesto eder. Protestosu etkili olur. Birkaç zaman sonra söz konusu votka satış yerleri kapatılır.

 

KIRGIZ TOPRAKLARI

Ruslar yıllarca Kazan Türklerine uyguladıkları bir usulü, o sıralarda, Türklerine uygulamaya başlamışlardı. Kırgızların topraklarını şu veya bu bahane ile ellerinden alıp, oraya Rus köylülerini yerleştiriyorlardı. Sadri Maksudi hükümetin niyetini açığa vurmaktan çekinmeyerek, durumu protesto eder.

 

PANİSLAMİZM SUÇLAMASI ÜZERİNE
1909 yılında Duma’da Müslüman üyeler Panislamizm’le suçlanırlar. Sadri Maksudi bu suçlamalara şöyle karşılık verir: “Burada Müslüman Fraksiyonu Rusya’nın çeşitli yerlerinde yaşayan, aynı dine inanan ve aynı dili konuşan Müslümanları temsil eden mebuslardan ibarettir.
Çeşitli bölgelerde yaşayan Müslüman ahalinin aynı baskılar altında aynı sıkıntıları çekmesi gayet tabi olup, Duma’daki Müslüman vekillerinin de kollamaları icap eden menfaatler bütün Müslümanlar için birdir. Bizleri yabancı Panislamizm doktrini değil, yaşama içgüdümüz birleştirmektedir. Biz müşterek dinimizin hususiyetlerine ve milli özelliğimize bağlıyız

 

SADAKAT ŞARTLARI
Türkiye ile Bulgaristan arasında baş gösteren siyasi gerginlik sonucu Rusya’nın Türkiye’ye savaş ilan etmesi görüşmeleri devam ederken, Sadri Maksudi Rusya Türklerinin böyle bir savaşı asla istemediklerini ve bu harbin onların ruhunda çok acı bir facia yaratacağını belirterek, Türklerin Rusya’ya sadakatleri  için 2 şart öne sürer:

1.   Rus ordusu saflarında bulunan Müslüman Türk askerler Osmanlı ordusuna karşı savaşa sürülmeyecek

2.   Rus Çarlığı İstanbul ve Boğazlar üzerindeki emperyalist iddialarından vazgeçecek

 

PANTÜRKİZM SUÇLAMASI ÜZERİNE
Rus basınında bu sadakat şartları büyük fırtına koparırken, kendisine karşı yöneltilen Pantürkizm suçlamalarına, Rus milliyetçilerini çileden çıkaran şu karşılığı vermiştir: “Dünyada büyük bir Türk milleti vardır, olmuştur, olacaktır ve bu milletin varlığına ve geleceğine hiçbir kuvvet engel olamayacaktır.”

 

20 KASIM 1917, İÇ RUSYA VE SİBİRYA MÜSLÜMANLARININ MUHTARİYETİ VE MECLİSİN AÇILIŞI
Sadri Maksudi’nin meclis açılışında yaptığı konuşmadan bir bölüm: “Bundan 3-4 asır önce Şimal Türklerinin hükümeti ve hakimiyeti devrilip yıkılmıştır. Kendileri hayatlarını kurtarmak için kırlara kaçmış ve ormanlara sığınmışlardı. Bu kırıntı halinde kalmış, aşağılanmış millete, milli şuurun tecelli edeceği kimin aklına gelirdi? Bu milli şuurun hiçbir zaman sönmediğini işte şimdi gözlerimizle görüp, milli mevcudiyetimizi dünyaya ispat ediyoruz… Türk milletinde olduğu kadar medeniyet kabiliyeti hiçbir millette yoktur. Bunu bütün aleme karşı iddia edebiliriz… Başkaları Türk-Tatar milleti bitti diye zannettilerse de, bu millet bitmedi ve bitmeyecektir. Türklerdeki medeniyet doğurma kabiliyeti tarihle sabittir… Biz geçmişimizin aydınlık ve şanlı günlerini hatırlamalıyız. Geleceğimiz de parlak olacaktır.”

Sadri Maksudi meclisin geçici tüzüğünü okuyor ve Azerbaycan, Türkistan gibi yerlerdeki kardeş Türk kavimlerine olayı telgrafla bildirmeyi teklif ediyor. Teklif oy birliği ile kabul ediliyor ve Sadri Maksudi 23 Kasım’da Cumhurbaşkanı seçiliyor.

 

SADRİ MAKSUDİ FİNLANDİYA’DA
Bolşevik İhtilali’nden  sonra çok zorlu koşullar altında Finlandiya’ya kaçabilen Sadri Maksudi Arsal, iltica ettiği Finlandiya’da oturma izni almak istemekte, ancak ülkede Rusya ile bağlantısı bulunan hiç kimseye kesinlikle oturma izni verilmemektedir.

Sadri Maksudi Finlandiya İçişleri Bakanına gider:

 Biz Rus değiliz, sizinle aynı ırktanız. Hatta vaktiyle Duma’da, bizim mebuslarımız sizin haklarınızı müdafaa ettiler. Halbuki siz bugün bizim bir müddet kalmamıza bile izin vermiyorsunuz.

(Rus Hükümeti, 1910 yılında, egemenliği altında bulunan Finlandiya’nın muhtariyetini biraz daha sınırlandırmak için bir kanun hazırlar. Bu kanun görüşülürken, Sadri Maksudi Finlandiya’nın muhtariyetini hararetle müdafaa eden bir konuşma yapar)

– Evet hatırlıyorum. Duma’da Sadri Maksudi diye biri bizi müdafaa etmişti…  O pek muhterem ırkdaşımızı tanıyor musunuz? Acaba şimdi nerededir?

– İşte karşınızda..
– Siz ha?… Siz misiniz?… Niçin daha evvel söylemediniz?

Bakan Sadri Maksudi’yi kucaklar, özür diler ve bir müddet sonra ikamet belgesini bizzat kendisi Sadri Maksudi’nin kaldığı yere getirir ve O’na hükümetin misafiri olduğunu söyler. 1918-19 yıllarında Sadri Maksudi Finlandiya Türklerinin sayesinde hayatının en rahat dönemlerinden birini yaşar.

 

20 EYLÜL 1937 2. TARİH KONGRESİ, TÜRKİYE
Sadri Maksudi’nin sunduğu bildiriden bir bölüm:

Beşeriyet tarihinde hiçbir ırk Türkler kadar devlet kurma kabiliyetini gösterememiştir… Türkler, başka milletler üzerinde hakim devlet olarak, hiçbir zaman zulme istinaad etmemişler, zaman ve muhitin seviye ve kabiliyetine göre, azami adaleti, azami kanuniliği ve toleransı göstermişlerdir.”

 

VE SADRİ MAKSUDİ’NİN ATATÜRK VE TÜRKİYE SEVGİSİ
Fransızca yazdığı ve basılmayan ikinci kitabı “Türkçülük” ün daktilo edilmiş iki nüshasından birinin kapağında (daha doğrusu kapağına fazladan yapıştırılmış bir sayfa üzerinde) Sadri Maksudi’nin mirasçıları için sürpriz oluşturan bir Türkçe el yazısı bulunmuştur. Arap harfleri ile yazılmış bu el yazısı şöyledir:

Türk ırkının kurtarıcısı, Türk tarihinin en büyük siması, Türklük için namı mukaddes kalacak muhterem ve muazzez Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine hudutsuz ihtiramatımla beraber takdime cesaret ediyorum…

Büyük Türkçü Sadri Maksudi Arsal Mustafa Kemal Atatürk’ün tek bir sözü ile her şeyi bir tarafta bırakarak Türkiye’ye gelmiş ve Türk Dünyası’na hizmetlerini Türkiye’de devam ettirmiştir. Türkiye’ye gelişini şöyle anlatır:

Vapur Çanakkale’den geçerek, Marmara Denizi’nde girdiği zaman, tasavvur edilmez bir heyecan içinde kaldım. Önümüzde uzanan mavi denize baktım ve kendi kendime şöyle bağırdım: İşte şimdi kendi denizimde, kendi toprağımda, kendi ülkemdeyim. Bu deniz benimdir, bu toprak, bu vatan benimdir, dedim. Burada herhangi bir Avrupalının kendi ülkesinde olduğu gibi, serbest, hür bir ferdim. Bana kendi ırkımdan başka hiç kimse karışamaz, kimse tahakküm edemez. İşte insana bahtiyarlığın ve saadetin ne demek olduğunu öğreten his… Bu bir Türk için hayattır….”

Alıntılar Sadri Maksudi Arsal’ın kızı Adile Ayda’nın 1991 yılında Kültür Bakanlığı tarafından basımı yapılan “Sadri Maksudi Arsal” isimli kitabından yapılmıştır.

 

TÜRK GÜNDEM

Yorumlar

“37) SADRİ MAKSUDİ ARSAL” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 22 Şubat, 2009 09:04

    Nefis bir tanıtım.
    Atatürk, çevresinde sıradan adam bulundurmaz.
    Yazının giriş cümlesi nahoş; “Rus ve Türk devlet adamı.”
    Galiba cümlenin uzanabileceği anlam gözardı edilmiş.
    İkinci bir dikkat çekici cümle Tolstoy’un; “Akıllı Tatar çocuğu.”
    Tatar.
    Yabıncılar, özellikle Tatar; Kırgaz,Azeri vs. demekte yarışıyorlar.
    Akıllı Türk çocuğu demek işlerine gelmiyor.
    Kişiler, toplumlar, konuştukları dille isimlendirilirler.
    İngilizler İngilizce, Almanlar Almanca, Türkler Türkçe konuşurlar.
    Tatarlar, Özbekler, Kırgızlar hangi dille konuşuyorlarsa, o dillle isimlendirilirler.
    Hepsi de Türkçe konuşuyorlar.
    Amerikalılar da Amerikanca mı konuşuyor?
    Yok öyle bir şey.
    Demek ki neymiş, Amerikalı diye bir millet yokmuş.

Yorum yap