36) GELENEKSEL KÜLTÜRÜMÜZDE, SAYILAR-2

Yayin Tarihi 15 Nisan, 2008 
Kategori KÜLTÜREL

image00139.jpg

Yedi Sayısı

Yedi sayısı Orta Asya Türk boylarından günümüze kadar Türk halk inançları ile günlük yaşamlarından en çok sözü edilen sayılardandır. Yedi sayısı Anadolu’da ve bütün Türk boylarında kutsal sayılmaktadır.

Bunlardan bazıları şu şekilde belirlemek mümkündür.

• Altay Türklerine göre ayın tutulması “yedi başlı dev” yüzündendir.

• Kırgız Türklerinde Kutup Yıldızında bulunan ” Büyük Ayı”ya, “Yedi Bekçi” denir.

• Orta Asya ve Anadolu Türklerine göre yer yedi kattır.

• Kur’an-ı kerim yedi harf üzerine inmiştir.

• Mekke ve Medine arasında yedi kale vardır.

• Kur’an-ı Kerim’de Yusuf Pegamber kıssasındaki rüyaya göre yedi besili ineği, yedi zayıf inek yer yorumunda yedi yıl kıtlık olur.

• Hac’da Kabe yedi kere tavaf edilir.

• Kur’an-ı Kerim’de geçen Eshab-ı Kehf olayı, Yedi Uyurlar olarak bilinir.

• Hz. Ebubekir Musaf ı yedi suret yazdırmıştır.

• Cuma namazının yedi farzı vardır.

• Süleymaniye camii yedi senede yapılmıştır.

• Çile yedi yıl doldurulur. Yunus Peygamber Diyarbakır kalesinde yedi yıl oturmuş, Eyüp Peygamber, Haran”a bir mağarada yedi yıl çile doldurmuştur.

• İstanbul yedi tepe üzerine kurulmuştur.

• Bursa’da yedi Osmanlı türbesi vardır.

• Osmanlı devleti kurulduktan sonra yedinci asırda yıkılmıştır.

• Dünyanın yedi harikası vardır.

• Gökkuşağı yedi renktir.

• Başta yedi delik vardır.

• Dilimizde sözcük türleri yedi tanedir.

• Gökteki takım yıldızının en ünlüsü Ülker yıldızına “Yedi Kandilli Süreyya” denir.

• Müzik notası yedi tanedir.

• Ailede soy yedi göbeğe kadar çıkarılır.

• Kefene yedi arşın bez de denir.

• Mevlâ’nın mesnevisi yedi cilttir.

• Anadolu’da düğünün en namlısı yedi gece yedi gündüz olanıdır.

• Çocuk yedi yaşında okula gönderilir.

• Hafta yedi gündür.

• Tehlikeli ve sağa sola zorla baskı yapanlara “yedi bela” denir.

Serangâhı imiş arşın yücesi

Düldül imiş Kamberi ‘nin hocası

Server Muhammed’in Mi’rac gecesi

Yedinci felekte arslan olan şah (Pir Sultan Abdal)

Mümkirin gıdası Hak’tan kesildi

Nesimi yüzüldü mansur asıldı

Dünya yedi kere doldu ıssıldı

Dolduran Muhammet eken Ali’dir. (Pir Sultan Abdal)

Aşıkların dilinde ve telinde yedi sayısı:

Müsahipsiz yedi adım varılmaz

İrfan olmayınca ağu yudulmaz

Yularsız deve katara gelmez

Hakk’ın ikrarın kime verdin sen (Teslim Abdal)

Toprak yurt bulmaya güvercin uçtu

Yedi yıl deryada hem kanat açtı

Bir yeşil kubbeye kondu konuştu

Bir avuç turanın saçanıyız biz. (Hüseyin Fevzi)

biçiminde dile getirilmiştir.

Dokuz sayısı

Türklerde kutsal sayılan sayılardan birisi de dokuz sayısıdır. Bu sayıya geleneksel kültürümüzün her aşamasında rastlamak mümkündür.

Altay Yaradılış destanına göre Tanrı yerden “dokuz dallı” bir ağaç bitirerek her dalın altında bir insan yaratmıştır. Bunlar dokuz insan cinsinin ataları olmuştur. Bu dokuz insana “Dokuz Dedeler” denmektedir. Bu durum destanda:

Tanrı yine buyurdu:-Bitsin, dokuz dalı da!

Dallar çıktı hemence, dokuzlu budağı da.

Kimse bilmez Tanrı ‘nın düşüncesi ne idi

Soylar türesin diye şöylece emir verdi.

Dokuz kişi kılınsın, dokuz dalın kökünden

Dokuz oymak türesin; dokuz kişi özünden!

biçiminde görülmektedir. Aşıklarımızın dilinde:

Sekizimiz odun çeker

Dokuzumuz ateş yakar

Kaz kaldırmış başın bakar

Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

biçiminde örneklerine az da olsa rastlanan dokuz sayısı kültür tarihimizde

oldukça önemli yer tutmaktadır.

Türk hakanlarının hakimiyet alameti davul ve tuğlar dokuz tanedir.

Altay Türkleri’nde Samanların omuzlarında dokuz ok ve yay sembolü bulunmaktadır.

Mamas destanında sık sık rastladığımız dokuz sayısı Dede Korkut’ta da “Doğduğunda dokuz erkek deve kestiğim oğul’V’dokuz bazlam ile bir külah yoğurt” “Dokuz çoban” gibi ifadelerle görülmektedir, Hak takviminde “mart dokuzu” deyimi olarak görülen dokuz sayısı atasözleri ve deyimlerimizde de sıkça kullanılmıştır. Bunlardan bazıları:

• Dokuz at kazığa bağlanmaz.

• Dokuz ölç bir biç

• Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer.

• Güzellik ondur, dokuzu dondur.

• Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

• Boğaz dokuz boğumdur.

• Dokuz ay karnında taşımak.

• Aça dokuz yorgan örtmüşler yine uyuyamamış.

• Dokuz doğurmak

gibi söyleşilerdir.

Oniki Sayısı

Oniki sayısı halkımızca kutsal sayılan sayılar arasındadır. Bu sayı

özellikle Alevi ve Bektaşiler tarafından kutsal bir sayı olarak bilinmektedir.

12 sayısı oniki din büyüğünün adı için Oniki İmam deyimi olarak

kullanılmaktadır. Birincisi Hz. Ali olan oniki imamlar sıra ile şunladır.

1) Hz. Ali

2) Hz. Hasan

3) Hz. Hüseyin

4) Muhammed Bakır

5) Zeynel Abidin

6) Câfer-i Sadık

7) Musa-i Kâzım

8)-Ali Rızâ

9) Muhammed Taki

10) Ali Naki

11) Hasan Askeri

12) Mahdi

Edebiyatımızda sayısı âşıkların dilinde ve telinde en çok dile getirilen sayıdır. Bunlardan bazıları:

Oniki İmam ‘a niyaz eylerim Hasan

Askeri ‘ya hâlim söylerim Muhammed

Mehdi ‘ye tamam eylerim Cümle

günahıma imamlar medet (Derviş Mehmet)

Oniki İmam ‘m demin görmüş

Safine-i Nuh ‘a biz de binmişiz

Muhammed ali ‘ye ikrar vermişiz

Güruh-i Nâciyiz dönmeyiz geri (Hayriye)

Gelin vaz, geçelim biz bu gümandan

Sakın çıkarmasın dinden imandan

Şefaat umarız Oniki imam ‘dan

Onların atası ali değil mi (Kul Ahmet)

Böyle bulunmuş tadın her helvacılar

Oniki İmam ‘dan okur nâciler

Felekler semanın döner bacılar

Nefsin başını biç üryan ol da gel (Seyrani)

Kul Veli ‘yim niyaz ederim Hakk’ın

buyurduğu yola giderim Dinim

hak’tır Hak kelâmı söylerim Oniki

İmamlara ereyim deyu (Veli)

Demoğlu görmüş idi düşünü

Eğildi secdeye koydu başını

Ali ‘ye pay çıkardılar döşünü

Oniki İmamların kurbanıyım ben (Dedemoğlu)

Pir Sultan Abdal coşkuna

Gel otur gönül köşküne

Oniki İmam aşkına

Ben bu seri vere geldim (Pir Sultan Abdal)

Hû diyelim gerçeklerin demine

Gerçeklerin demi nurdan sayılır

Oniki İmam katarına uyanlar

Muhammed Ali’ye yardan sayılır. (Hatayı)

biçiminde söyleşilerdir.

Kırk Sayısı

Türkler tarafından, ilk çağlardan bu yana kırk sayısının kutsallığın inanılmaktadır. İslâmiyet’te Kur’an’dan bu yana önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Örneğin, kırk erbain Kur’an’da 48 kez geçmektedir. Alevi ve Bektaşilerde Hz.Ali’nin başkanlık ettiği kırk kişinin meclisine “Kırklar Meclisi” denmektedir.

Bu sayı geleneksel kültürümüzde de değişik biçimlerde görülmektedir. Bunlardan bazılarını şu şekilde belirlemek mümkündür.

• Doğumdan sonra kırk gün içinde bulunan anne ve bebeğe “kırk” denir. Kırk çıkması, anne ve bebek için önemli bir olay olarak bilinmektedir.

• İnanışa göre, çocuk ayaklarını basmazsa ve gelişmezse buna “kırk bastı” denir.

• Kırklı çocuğun elbise ve bezlerinin suyunun dışarı atılamayacağına inanılır.

Oğuz Kağan ve Saltuk Buğra han Destanlarında, kırk sayısına sıkça rastlanır. Oğuz, kırk günde yürür.

Manas Destanında kırk sayısı 127 yerde kırk yiğit, kırk savaşçı, kırk gelin, kırk güzel, kırk kulaç vb. biçimlerde görülmektedir.

Dede Korkut’ta kırk yiğit, kırk namert, kırk er, kırk otağ, kırk gün kırk gece gibi ifadelerle yüz yerde karşımıza çıkmaktadır.

Kırk yiğit motifinde olduğu gibi, kırk kız motifi de bütün Türk destan ve masallarında çok geçer. Bey ve beyin oğlunun kırk yiğidi bulunduğu gibi hanımların da kırk kızı bulunur.

Anadolu’da yer isimlerinde de Kırkağaç, Kırklareli, Kırkpınar, Kırktepe, Kırkkuyu, Kırkkavak gibi rastlanmaktadır.

Aşıklarımızın dilinde ve telinde ise kırk sayısı:

Kıklar arzleyledi Elmalı şehri

Boğazhisarında ol böldü nehiri

Bol yerde küffara eyledi kahrı

Ol dem kılıç pirim eline (Geda Muslu)

Sersem Ali vardı pire dayandı

Çırağımız kırk budaktan uyandı

Mürşid olan her bir renge bayandı

Hünkâr hacı Bektai pirim hû deyu (Sersem Ali)

Payım gelir erenlerin payından

Muhammed neslinden ali soyundan

Kırıkların ezdiği engür suyundan Bir

sen iç sevdiğim bir de bana ver (Kul Hüseyin)

Pir Sultan’ım eydür dünya fanidir.

Kırkların sohbeti aşk mekânıdır.

Vücudun şehrinde Hakk’ı görürsün

Seyrani bu şehre seyran ol da gel (Seyrani)

biçiminde ifadelerle dile gelmektedir.

Bunların dışında halkımız tarafından kutsallığına inanılan sayılar da bulunmaktadır.

İnsan vücudunda 366 kemik bulunduğundan 366 sayısı kutsal sayılar arasında gösterilmektedir.

Yetmiş iki milleti işaret ettiği için 72

Ondört mâsum-ı pak için 14 sayısı,

Allah’ın adlarını ve doksan dokuz Nebi’yi işaret ettiği için 99 sayısı da kutsal sayılar arasında gösterilmektedir.

Yrd.Doç.Dr. Mehmet YARDIMCI

DİP NOT:

1 H:Avni Yüksel, Türk Folklorunda Sayılar, Milli Folklor, Ankara, 1981

2 Ziya Gökalp, Türk Töresi, İstanbul, 1963, s. 107 638

3 Gökalp, a.g.e. s.41

4 Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, C.2, s.29

KAYNAKÇA

1. Saadettin Nüzhet Ergun, Bektaşi Şairleri, İstanbul, 1930.

2. Afet İnan, Türk destan ve Masallarında Kırklar Motifi, Türk Dili, Şubat

1958

3. H.Avni Yüksel, Türk Folklorunda Sayılar, Erciyes, Yıl 3, s. 29-31

4. Prof.Dr. Orhan Acıpaymıh, Türkiye’de Doğumla İlgili Adet ve

İnanmaların Etnolojik Etüdü, Erzurum, 1961

5. Bahattin Ögel, Türk Mitolojisi.

6. Turgut Koca, Bektaşi Nefesleri ve Şairleri, İstanbul, 1990

7. Halit Özdemir, Ardanuç ve Çevresindeki Kırk Basması ve Kırkla İlgili

İnanışlar, Türk Folkloru, İstanbul, 1975, s.72

8. Ziya Gökalp, Türk Töresi, İstanbul, 1963

9. Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, s.2

10. Tuncer Gülensoy, Türklerde Dokuz sayısı, Erciyes, s.27

https://www.yenidenergenekon.com/36-geleneksel-kulturumuzde-sayilar/

Yorumlar

Yorum yap