356) KORKU TOPLUMU VE McCartizm-5

Yayin Tarihi 24 Ocak, 2009 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

Korku Toplumu ve McCartizm-5

image00145.jpg

SONUN BAŞLANGICI
Sanatçılar ve aydınlardan sonra karalama kampanyasına Amerikan başkanları ve orduyu da dahil eden McCarthy’nın çıkışları şüphe yaratmaya başladı. Suçlamalar karşısında sessiz kalmayan asker, yaptığı usulsüzlüklerle ilgili belgeleri açıklayarak yargılanmasını sağladı

McCarthy’nin başlattığı lincin destekçileri arasında ilginç bir isim vardı: Marksist felsefeci Sidney Hook.
Hook sol hareketin içindeki ’truva atı’ gibiydi. Yürütülen karalama kampanyalarının medya ayağında etkin rol alıyordu. McCarthy’yi desteklemekle kalmıyor, ona yeni ve daha etkili yöntemler öneriyordu.
“Aykırılığa Evet! Komploya Hayır!” ve “Kültürel katılığın tehlikeleri” adlı makalelerinde görünürde McCarthy uygulamalarını eleştiriyordu. Oysa Hannah Arent, Hook’un bürokratlar, entelektüeller ve politikacılar için “takip etme suçu” kavramını oluşturduğunu ve devletin liberal görüntü vererek cadı avını sürdürmesini önerdiğini itiraf etti.

Boşboğaz senatör
Komünistleri avlamak için, göreve atanan bürokratlara bağlılık anketleri uygulamak gibi daha derin uygulamalar tavsiye eden Hook bile ’cadı avı’nın politik bir hata olduğunu dile getirmişti. Ama eski Marksist’in itirazı McCarthy’nin faşist idaresine değil, boşboğazlığınaydı.
Gerçekten de McCarthy’yi yolun sonuna getiren bu boşboğazlığı olacaktı.
Joseph McCarthy, ülkenin aydınları ve siyasetçilerinden sonra devleti yönetenleri suçlamaya başlamıştı. Marshall, Truman, Eisenhower gibi isimlerin komünizmle mücadeleye yeterli katkıyı sağlamadığını  ileri sürüyordu. Bu çıkışları aldığı kamuoyu desteğini düşürdüğü gibi, onu sonsuz yetki ile donatanların da kafasını karıştırıyordu.
Askerlikten gelen ve siyaset tecrübesi olmayan Eisenhower kendi partisindeki isimlerle anlaşmazlık içindeydi. McCarthy’den hoşlanmıyordu ve uzun süre kendisini komünist etkisinde kalmakla suçlayan senatörü kınayamadığı gibi, eylemlerini de destekledi. Amerikan Komünist Partisi’nin yasadışı ilan edilmesi, yüzlerce federal güvenlik görevlisinin “bağlılık-güvenlik programı” uyarınca uzaklaştırılması hep onun döneminde oldu.
Amerikan Karşıtlarını cezalandırmak için yola çıkan McCarthy suçlamalarına orduyu da dahil etmeye başlamıştı. 1954’te beş hafta boyunca Amerikan televizyonları askeri ve sivil görevlilere yönelttiği suçlamaları yayımladı.

Saygınlığını kaybetti
McCarthy’nin orduya saldırmasın nedeninin, bir arkadaşı için istediği ayrıcalığın yerine getirilmemesi olduğu ortaya çıkmıştı.
Birçok ünlü sanatçı ve aydının yargılanması karşısında sessiz kalanlar için bile bu kadarı fazlaydı.
McCarthy’nin bütün saygınlığı ve güvenilirliğini yitirdiğini düşünüyorlardı.
Sadece olayı dışarıdan izleyenlerin değil son suçlamaların hedefi olan ordunun da sabrı taşmıştı.
Şimdi hedef tahtasında, sayısız insanı karalayan McCarthy vardı. Yaptığı usulsüzlükler medyaya sızdırılmaya başlandı. Çılgınlık düzeyinde işlere imza atan senatör kendi yöntemleriyle vuruluyordu. Özel hayatı da bu karşı kampanyanın vazgeçilmez parçasıydı. Tıpkı onun cadı avı listesine aldığı insanlar gibi kendisi de alkolik ve eşcinsel olduğu gündeme getiriliyordu. Artık tümüyle saygınlığını kaybetmişti.
İhtirası kontrol edilemez hale gelen McCarthy 1954’te “senato geleneklerine aykırı davranmak” tan suçlu bulunarak görevinden alındı.  Operasyon Yönetimi Komitesi başkanlığını kaybeden McCarthy bir sonraki seçimlerde de gerçek bir hezimet yaşadı.

Sorgu metinleri yayımlandı
Amerika’da üzerinden 50 yıl geçtikten sonra “Cadı Avı” arşivleri kamuoyuna açıklandı. McCarthy sorgulamalarının kayıtları 5 bin sayfalık metne dönüştürülmüştü.
Metinlerde en sık rastlanan ifade, McCarthy’nin “Bu bir tehdit değil, sadece bir dost tavsiyesi, ama doğruyu söylemezseniz hapse girersiniz” sözleriydi. Buna göre senatör önce ‘tanık’ göstereceği kişileri korkutuyor, sessiz kalırlarsa hapse atmakla korkutuyordu. Sorgu odasında korkutulmuş tanık ve McCarthy’den başka kimsenin olmaması da dikkat çekiyordu. Bu psikolojik savaşa direnenlerin ‘kamuoyu önünde sorgulanmaya çağrılmaması’, McCarthy’nin nasıl bir karartma uyguladığını gösteriyordu.

İntihara sürüklendi
Sol görüşlü olan ve ırkçılık karşıtı Kara Panterler örgütü ile ilişkisi bilinen Jean Seberg’in başına gelenler McCartizm’in etkisinin
sorgulamalardan sonra da devam ettiğini gösteriyordu.
Jean D’Arc ve Günaydın Tristesse filminin ünlü Fransız oyuncusu Meksikalı yazar Carlos Fuentes’ten hamile kalmıştı. FBI, medyayı da kullanarak bebeğin siyahi bir teröristten olduğunu yaydı. Hakkında yayınlanan haberler Seberg’in erken doğum yapmasına neden oldu. Olayın ardından basın toplantısı düzenleyen Fransız oyuncu, gazetecilere ölü bebeğinin bedenini gösterdi. Seberg bu travmayı atlamadı. Her yıl ölü doğum yaptığı gün intihara kalkıştı.  1978’de Paris metrosunda bir trenin altına atlamaya kalkıştı ve 1979’da Paris yakınlarında arabasında ölü bulundu. Yanında boş bir ilaç kutusu ve veda mektubu vardı.

‘Mutlu embesiller’e tokat gibi
1950’li yılların Amerikası’nda iktidarın muhaliflerini susturmak için medyayı kullanması, 2005 yılında çekilen ‘İyi Geceler ve İyi Şanslar’ adlı filmde sert bir dille eleştirildi

McCarthy dönemini anlatan sayısız kitap ve filme 2005 yılında bir yenisi eklendi.  George Clooney ve Robert Downey Jr. gibi Hollywood ünlülerini rol aldığı Good Night and Good Luck/ İyi Geceler ve İyi şanslar 1950’lerin Amerikası’ndaki bilgi kirliliğinin en önemli aracı olan medyayı sorguladı. “Yıkılışın, kaçısın ve tüm dünya gerçeklerinden kopuşun kanıtı olarak” siyah-beyaz çekilen film Edward Murrow’un “Biz kesinlikle sağlıklı, şişman, rahat ve keyfi yerinde kişileriz. Rahatsız edici ve hoşa gitmeyen bilgilerden rahatsız olan bir yapıya sahibiz.” sözleriyle başlıyor. Bu, gücünü iktidardan yana kullanan medyaya karşı vatandaşın tepkisizliğine bir göndermeydi ve izleyenlere neden medyanın yarattığı bilgi kirliliğine göz yumduklarını, bu durumu kabullendiklerini, doğru bilgilendirilme hakkını savunmadıklarını sorgulattı.

Gazetecinin direnişi
Sadece 50’lerin Amerikası’na değil 2000’lerde dünyanın çok yerinde gelişen gazeteci modelini de eleştiren film, medyanın tüketici kültürüne teslim olarak kamuoyu yaratma işlevini terk edişini gündeme getirdi. Murrow karakteri üzerinden gazetecilerin, topluma gösterilen sınırlı gerçekliğin arkasındaki gerçek bilgileri gün ışığına çıkarmaktan sorumlu olduğu hatırlatıldı.
Filmde CBS Haber Merkezi, yalan haber yapmaları yönündeki baskılara karşı çıktı. Önce askerden uyarı geldi, sonra sponsorlar desteğini çekti. Bu sürecin sonunda McCarthy tarafından “komünist” olmakla suçlandılar. Murrow’un cevabı sarsıcıydı: “Suçlamanın kanıt olmadığını, mahkumiyetin delillere ve uygun yasal yöntemlere dayandığını daima hatırlamak zorundayız. Onlardan korkmayacağız. Eğer tarihimizi ve doktrinleri yeterince araştırırsak, korku içinde sebepsiz, mantıksız bir döneme sürülmeyiz. Ve farkında olmadığımız anların sebeplerini yazmaktan, konuşmaktan, tartışmaktan ve savunmaktan korkanların soyundan gelmediğimizi hatırlarız.”

Vatandaşlık dersi
Film boyunca gazeteciler McCarthy’ye karşı mücadelelerini sürdürür, sonunda usulsüzlüklerini açığa çıkarmayı ve onu güçsüz bırakmayı başardı. McCarthy hakkında Senato sorgulama başlattı. Ödedikleri yüksek bedellere karşın, kararlı direnişleri sonuca ulaştı.
Tam da zafere eriştikleri anda beklenmedik bir şey oldu; izlenme oranları düşmeye başladı ve programları yayından kaldırıldı. Çünkü CBS’in başkanı W.Paley “İnsanlar artık vatandaşlık dersi değil, eğlenmek istemekteydi.”
Medyanın “mutlu embesiller” yaratma eğilimine karşı bugüne kadar çekilen en ciddi filmlerden biri olan İyi Geceler ve İyi Şanslar’ın Murrow’un ağzından verdiği mesajı şuydu:
 “Tv nin gerçek amacı insanları meşgul etmek, kandırmak, eğlendirmek ve izole etmek olduğunun farkına varmazsak, sonrasında tv nin kimin tarafından finanse edildiğini… kimin onunla ilgilendiğini görmek için çok geç olacak.”

SELCAN TAŞÇI

Yorumlar

“356) KORKU TOPLUMU VE McCartizm-5” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. ZEYNEP İNCİ yorum tarihi 24 Ocak, 2009 14:49

    *demekki bosuna degilmis!!
    *BU MC..C..NİN ADININ HERKES TARAFINDAN!bir dönem olarak adlandırılmsı!!way canına!
    -BU YAZI DİZİSİ..MÜTHİS.
    SN.Y.BEY,
    DİLEYELİM!
    POLİTİKACILARDA OKUYABİLSİN?
    tabii;askerimzde.

Yorum yap