3333) ÖRGÜT VE ÖRGÜTÇÜLÜK

Yayin Tarihi 25 Mayıs, 2011 
Kategori SİYASİ, SOSYAL

ÖRGÜT VE ÖRGÜTÇÜLÜK

Başarılar tesadüfen kazanılmaz. Çünkü hayatın akışı içinde tesadüf değil, tevafuk vardır. Her oluşumun, gelişimin ve sona erişin bir sebebi; her olayın başka olaylarla bir bağlantısı bulunmaktadır. Her şey birbiriyle ilişkili, herkes birbirine karşı sorumludur. Bu sebeple başarı; ortak amaç, bilinçli hazırlık, doğru teşkilatlanma ve kararlı çalışmanın sonucudur.

Var olmak, güçlenmek, kazanmak, büyümek, korumak, tanıtmak ve tanınmak gibi insan doğasında bulunan düşüncelerin sistemli bir fikir hâlinde yaşatılabilmesi, aynı duygu ve düşünceleri paylaşan insanların birlikteliğiyle mümkündür. Bu birliktelik ise teşkilatlanmayla gerçekleşir.

“Teşkilat”, Arapça kökenli bir kelimedir. Fransızca kökenli “organizasyon” kelimesi de benzer anlamda kullanılmaktadır. Teşkilatın Türkçe karşılığı “örgüt”tür.

Örgüt; ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kişi ya da kurumların oluşturduğu birliktir.

İnsanlar meşru bir amaç etrafında teşkilatlanma ihtiyacı duydukları sürece; ortak fikir, güvenilir liderlik, uzmanlık, liyakatli kadro, disiplin, istişare, hukuk ve denetime dayanan örgütlenme esasları geçerliliğini koruyacaktır.

Türkler; millî ve manevi değerlerinden, tarihî tecrübelerinden ve toplumsal yaşayışlarından aldıkları öğretilerle teşkilatlanmayı iyi bilen bir millettir. En sıkıntılı zamanlarında dahi dayanışma, yardımlaşma ve yeniden teşkilatlanma iradesi gösterebilmiştir.

Antakya Süryani Patriği Mihail’e atfedilen bir değerlendirmede şöyle denilmektedir:

“Türkler, hayatlarını teşkilatlandırmakta gayet akıllı ve meziyetlidirler.”

Örgütlenme Nasıl Oluşur?

Sağlam temellere dayanan bir örgütte:

  1. İnsanlar görüşleri,
  2. liderler fikirleri,
  3. uzmanlar doktrinleri,
  4. kadrolar örgütleri oluşturur.

İnsanların yaratılışları gereği doğal görüşleri ve beklentileri vardır. Her insan kendisini, ailesini, toplumunu, vatanını ve inançlarını sever; bunları korumak ve geliştirmek ister. İnsanların beklentileri birbirinden farklı olabilir. Ancak toplum içinde yaşamanın gerekliliği, ortak ihtiyaç ve istekleri ortaya çıkarır.

Bu ortak istekler düşünceleri, düşünceler de fikirleri meydana getirir. Fikirlerin ifade edilmesi, ortak bir hedefe yöneltilmesi ve yaşatılması liderlikle mümkündür.

Lider, tek başına yalnızca bir bireydir. Onu lider yapan; toplumda karşılığı bulunan ortak düşünceyi anlaması, temsil etmesi, belirli bir hedefe yöneltmesi ve kadrolarla birlikte hayata geçirmesidir. Lider, örgütün kendisi değil; ortak ülkünün taşıyıcısı ve temsilcisidir.

Fikirlerin bir sistem hâline getirilmesi, hedeflere uygun bir düşünce düzenine kavuşturulması ve uygulama projelerinin hazırlanması, alanında uzman kişilerin çalışmalarıyla gerçekleşir.

Hedeflere uygun olarak hazırlanan projelerin topluma anlatılması, tanıtılması ve gerçekleştirilmesi ise örgütte hizmet eden yeterli, yetenekli ve liyakatli kadrolarla mümkündür.

Örgütçülük Nasıl Yapılmalıdır?

Öncelikle örgütün amacı, yapısı, adı, bayrağı ve simgesi toplumun değerleriyle çatışmamalıdır. Kuruluş amacı anlaşılır, meşru ve toplumsal yarara uygun olmalıdır.

Örgütün kuruluşu ve bütün çalışmaları hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmelidir.

Yalnızca kurulmuş görünmek için değil, amacına uygun biçimde çalışmak ve topluma gerçek anlamda hizmet etmek isteyen bir örgütte aşağıdaki çalışma alanları mutlaka bulunmalıdır:

  1. Yönetim
  2. Hukuk
  3. Maliye
  4. İletişim
  5. Eğitim
  6. Yayın
  7. Ulaşım ve lojistik
  8. Araştırma-geliştirme
  9. Arşiv

Örgütün büyüklüğüne ve faaliyet alanına göre bu görevler ayrı birimler hâlinde yapılandırılabileceği gibi bazıları aynı birim altında da birleştirilebilir. Bu birimler kendi içlerinde şubelere ve çalışma masalarına ayrılabilir.

Önemli olan birimlerin yalnızca adlarının bulunması değil, görevlerinin ehil kişiler tarafından düzenli, etkili ve sorumluluk bilinciyle yerine getirilmesidir.

Bir örgütün kurulmuş olması, onun topluma hizmet ettiği anlamına gelmez. Makam, unvan, çevre veya menfaat elde etmek amacıyla kurulan; üretmeyen, üyelerini eğitmeyen ve toplumsal sorumluluk taşımayan yapılar, örgütlenme düşüncesine zarar verir.

Gerçek örgütçülük; gösteriş değil hizmet, unvan değil sorumluluk, menfaat değil ülkü esasına dayanır.

Örgütte liderin yanı sıra:

  1. Önderler,
  2. kadrolar,
  3. üyeler,
  4. adaylar

bulunur.

Çalışmalarda sevgi, saygı ve güven esastır.

Örgüt yalnızca bir piramit gibi algılanmamalı; “yukarıdakiler ve aşağıdakiler” anlayışından doğan bir üstünlük kompleksi yaratılmamalıdır. Görev farklılıkları insanlara üstünlük değil, sorumluluk yüklemelidir.

Durgun suya atılan bir taşın meydana getirdiği dalgaların 360 derece çevresine yayılması gibi; merkezle çevre arasında düzenli iletişim, görev paylaşımı ve sorumluluk anlayışı kurulmalıdır. Bu anlayış örgütü canlı, üretken ve güçlü kılar.

Uygulama Esasları

1. Hiyerarşi

Hiyerarşi; herkesin görevini, yetkisini ve sorumluluğunu bilmesi; sırayı, ölçüyü ve saygıyı gözetmesidir.

Hiyerarşi insanlar arasında değer farkı oluşturmaz. Görevlerin düzenli yürütülmesini, yetki karmaşasının önlenmesini ve sorumluların belirlenmesini sağlar.

2. Disiplin

Disiplin; örgütün meşru amaçlarına, çalışma ilkelerine ve alınan kararlara sorumluluk bilinciyle bağlı kalmaktır.

Verilen görevler; hukuk, ahlak ve örgütün tüzüğü çerçevesinde, ölçü kaçırılmadan ve zamanında yerine getirilmelidir. Disiplin, körü körüne itaat değil; görev ve sorumluluk bilincidir.

3. Birliktelik

Örgüt mensupları arasında dedikoduya, iftiraya, fitneye ve fesada izin verilmemelidir.

Birbirlerine şüpheyle bakan, güven duymayan ve sürekli birbirlerinin başarısızlığını bekleyen insanların sırt sırta vererek kalıcı işler yapması mümkün değildir.

Örgütte birlik; herkesin aynı biçimde düşünmesi değil, ortak amaç doğrultusunda birlikte hareket edebilmesidir.

İsmail Gaspıralı’nın ifadesiyle:

“Dilde, fikirde, işte birlik.”

4. İstişare

Örgüt yönetimi; karar almadan önce konuyla ilgili bilgi, birikim ve tecrübe sahibi kişilerle istişare etmelidir.

İstişare sırasında farklı görüşler açıklanabilmeli, teklifler tartışılmalı ve eleştiriler dinlenmelidir. Çünkü doğru karar, yalnızca konuşmakla değil, dinlemekle de olgunlaşır.

Karar alındıktan sonra uygulamada birlik sağlanmalıdır. Şartların değişmesi veya kararın beklenmeyen zararlar doğurması hâlinde konu yetkili organlar aracılığıyla yeniden değerlendirilebilir.

İstişare, yönetimin sorumluluktan kaçması veya sorumluluğu dağıtması değildir. Aksine ortak akıldan yararlanarak daha sağlıklı karar alınmasını ve sorumluluğun bilinçli biçimde paylaşılmasını sağlar.

5. Sır Saklama

Her örgütün kişisel bilgiler, kurum içi belgeler, projeler ve henüz açıklanmaması gereken kararlar gibi korunması gereken bilgileri olabilir. Bu bilgiler birer emanettir.

Emanete ihanet etmek, kişiler arasındaki güveni sarsar ve örgütte kargaşa yaratır. Ancak sır saklama ilkesi; hukuka aykırı bir işlemi, mali usulsüzlüğü veya ahlak dışı bir davranışı gizlemenin gerekçesi yapılamaz.

Örgüt sırrı, meşru amaçları ve insanların haklarını korumalıdır.

6. Hukuk

Örgütün bütün çalışmaları yasalara, tüzüğüne ve kendi yetkili organlarının kararlarına uygun olmalıdır.

Çalışmalar kayıt altına alınmalı; karar, görev ve sorumluluklar belgelendirilmeli; gerektiğinde ilgili ve yetkili birimlere bilgi verilmelidir.

Hukuk, örgütün hareket alanını daraltan bir engel değil; örgütü ve mensuplarını keyfî uygulamalardan koruyan güvencedir.

7. Bütçe

Örgütün gelir ve giderleri belgelendirilmeli ve düzenli olarak kayıt altına alınmalıdır.

Bütçe açık, anlaşılır ve denetlenebilir olmalıdır. Yıl sonu gelir-gider icmali hazırlanarak yetkili organlara sunulmalıdır.

Mali kaynaklar kişisel çıkarlar için değil, yalnızca örgütün meşru amaçları doğrultusunda kullanılmalıdır.

8. Eğitim

Örgüt mensuplarının bilgilendirilmesi, adayların yetiştirilmesi ve kadroların geliştirilmesi için sürekli eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir. Örgütün amacı, değerleri, çalışma ahlakı, görevleri ve sorumlulukları da mensuplarına öğretilmelidir.

Eğitim yapmayan bir örgüt, zamanla insan kaynağını ve düşünce bütünlüğünü kaybeder.

9. Yayın ve İletişim

Örgütle ilgili haberleri, kararları, etkinlikleri ve eğitim çalışmalarını bütün üyelere ulaştıracak bir iletişim sistemi geliştirilmelidir.

İletişim tek yönlü olmamalı; merkezden üyelere bilgi aktarılırken üyelerin görüş, teklif ve ihtiyaçları da yönetime ulaşabilmelidir.

İnternet ve gelişen iletişim araçları etkin, güvenli ve sorumlu biçimde kullanılmalıdır.

10. Araştırma-Geliştirme ve Arşiv

Diğer sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, bilim insanları ve alanında uzman kişilerle ilişkiler kurulmalıdır.

Toplumun ihtiyaçları, dünyadaki gelişmeler, yeni fikirler ve örgütün faaliyet alanını ilgilendiren olaylar düzenli olarak takip edilmelidir.

Önemli gün ve haftalar değerlendirilmeli; ilgili kurum ve kişiler ziyaret edilmeli; yeni projeler üretilmelidir.

Toplantılar, kararlar, yayınlar, projeler, yazışmalar ve faaliyetler düzenli biçimde arşivlenmelidir. Hafızasını koruyamayan bir örgüt, tecrübelerinden yararlanamaz ve aynı hataları tekrarlamaya mahkûm olur.

GSSS Nedir?

Sağlam ve kalıcı bir örgütün manevi yapısı dört temel değere dayanır:

G — Güven:
Örgütün amacına, liderliğine, yönetimine ve çalışma arkadaşlarına güvenilmelidir. Güven, sözle değil; doğruluk, tutarlılık, liyakat ve davranışlarla kazanılır.

S — Sevgi:
Millete, vatana, ortak ülküye ve birlikte hizmet edilen insanlara sevgi duyulmalıdır. Sevgisiz bir yapı zamanla yalnızca emir ve görev düzenine dönüşür.

S — Saygı:
İnsana, emeğe, bilgiye, göreve, tecrübeye ve teşkilat düzenine saygı gösterilmelidir. Saygı, yalnızca makam sahibine değil, örgütün bütün mensuplarına karşı gösterilmelidir.

S — Sadakat:
Sadakat; bir kişiye kayıtsız şartsız bağlanmak değil, örgütün meşru amacına, ortak ülküsüne, hukukuna ve ahlaki değerlerine bağlı kalmaktır.

Güvenin bulunmadığı yerde sevgi gelişmez; sevginin bulunmadığı yerde saygı kalıcı olmaz; ortak amaca ve değerlere sadakatin bulunmadığı yerde ise teşkilat uzun süre yaşayamaz.

Sonuç

Örgütlenmek yalnızca insanları bir araya toplamak değildir. Asıl mesele; ortak bir amaç belirlemek, bu amacı doğru bir fikirle ifade etmek, uzmanlıkla sistemleştirmek ve liyakatli kadrolarla hayata geçirmektir.

Nitelikli bir örgüt; kişisel çıkarların değil ortak ülkünün, gösterişin değil hizmetin, keyfîliğin değil hukukun, bilgisizliğin değil eğitimin, dağınıklığın değil disiplinin ve güvensizliğin değil dayanışmanın üzerine kurulur.

İnsanlar meşru amaçlarla bir araya gelmeye devam ettikleri sürece örgüt ve örgütçülük konusu önemini koruyacaktır. Çünkü örgütlü düşünce, örgütlü emek ve örgütlü sorumluluk olmadan kalıcı başarı elde edilemez.

YILMAZ KARAHAN
25 Mayıs 2011

Editör Yorumu

Bu konu, örgütlenmeyi yalnızca hukuki bir kuruluş işlemi olarak değil; ortak amaç, liderlik, uzmanlık, liyakat, eğitim, disiplin, istişare, mali sorumluluk, iletişim ve kurumsal hafızadan oluşan kapsamlı bir hizmet düzeni olarak ele almaktadır.

Metnin en güçlü yönü, kurulmuş görünmekle gerçekten hizmet üreten bir örgüt olmak arasındaki farkı ortaya koymasıdır. Örgütçülüğün makam ve menfaat arayışı değil; ülkü, sorumluluk ve emek meselesi olduğu vurgulanmaktadır. İlk kez 25 Mayıs 2011 tarihinde seminer metni olarak hazırlanan çalışma, ele aldığı temel ilkeler bakımından güncelliğini korumaktadır.

Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

Paylaş:

Yorumlar

“3333) ÖRGÜT VE ÖRGÜTÇÜLÜK” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. erkan calik yorum tarihi 30 Temmuz, 2011 02:01

    Hocam Konuyu mukemmel ozetlemisiniz,yazilarinizi buyuk bir dikkatle ve gercekten cok yararli bularak takip ediyorum, sizi her sahadada takipte etmeye devam edecegim,
    Tsk ler
    Erkan

Yorum yap