316) YALANIN GÜCÜ

Yayin Tarihi 18 Eylül, 2012 
Kategori SİYASİ

YALANIN GÜCÜ

 

 “… Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri bundan öğüt alır” (Zümer Süresi, 9)

 

İnsanlığın en önemli icatlarından biri bana göre “Yalandır!” Yalanı, hayatın her safhasında görmek mümkündür. Yalanı uyduran kişi veya grupların hedefinde ötekilerin aldatılması ile menfaat elde etme, zihin bulanıklığı ve kargaşa yaratma vardır.

Yalan, ahlak anlayışına göre kötü ve günah olarak görülmüş ise de bazı yalanların (insan hayatını kurtarmak, vatanı ve devleti tehlikeden kurtarmak, bir ailenin dağılmasını engellemek) gibi hususlarda söylenmesi de milli ve dini değerler ölçüsünde caiz görülmüştür.

Arkadaşlar arasında hepimizin yaptığı kişisel, şaka amaçlı yalanlarda vardır. Bu yalanların sürekliliği olmadığı için çevreye zararı söz konusu değildir.

Yalanın gücü, somut delillerden uzak veya araştırılması zor, kısa ve net oluşundan kaynaklanır.

En korkunç yalanlar ise kitleleri yönlendirendir… Bu tür yalanlar bir grup tarafından toplumun sosyal, kültürel yapısına uygun, ihtiyaçlarına umut olacak şekilde hazırlanır. Ve imkanlar ölçüsünde her çeşit iletişim ağından yararlanılarak ısrarlı bir şekilde servis yapılır.

Adolf Hitler diyor ki:

“Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır. İnsanları, bir yalana inandırmanın sırrı, yalanı sürekli tekrar etmektir. Sadece tekrar, tekrar ve tekrar söyleyin… İnsanın düşünememesi liderler için ne büyük şans.”

Tarihi olaylarda yalanların çok etkili olduğuna bir örnek verelim:

Fransız Devrimi döneminde Kral XVl. Lui’nin, Kraliçesi Avusturya’lı Maria Antonia’nın “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözünü hepimiz biliriz. Ama bu sözün Kraliçe tarafından söylenmediğini ve yoksul Fransız halkının saraya karşı nefret duygularını geliştirmeleri için söylenen bir yalan olduğunu bilmeyiz…

Kraliçe idamının infazında, idam sehpasının önünde duran cellatın ayağına basar ve hakkında ölüm kararı verenlerden alay edercesine der ki: “Kusura bakmayın mösyö canınızı acıttım” (1)

Ülkemizde ve çevresinde yaşanan olaylar, toplumda tedirginlik ve endişeler yaratmaktadır. Birliktelik ve güven duygularını zedeleyecek gelişmelere tanık oluyoruz. Bu gri ortamın yarattığı belirsizlikler yalanların, aldatmaların, kışkırtmaların etkili olmasını sağlayabilir. Yalanların oyuncağı olmamanın tek çaresi bilinçli olmak ve haddini bilmektir.

Eğer sorgulamadan her söylenene, her yazılana inanır isek Milletçe “kusura bakma” deme fırsatımız bile olmayabilir.

YILMAZ KARAHAN

1)   http://tr.wikipedia.org/wiki/Marie_Antoinette

image00120.jpg 

 

 

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap