2) YARATILIŞ DESTANI (ALTAY TÜRKLERİ)

Yayin Tarihi 22 Şubat, 2009 
Kategori TÜRK VE DÜNYA DESTANLARI

Türk Kozmogonisi-

YARATILIŞ DESTANI

image00140.jpg

Altaylardan Verbitskiy’in derlediği yaradılış destanı özetle şöyledir:

Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan uçuyordu. Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen’e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi. Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye düşünerek şöyle dedi :

Bir dünya istiyorum, bir soyla yaratayım
Bu dünya nasıl olsun, ne boyla yaratayım
Bunun çaresi nedir, ne yolla yaratayım


Su içinde yaşayan Ak Ana,su yüzünde göründü ve Tanrı Ülgen’e şöyle dedi :
Yaratmak istiyorsan Ülgen, Yaratıcı olarak şu kutsal sözü öğren :
De ki hep,”
yaptım oldu ” başka bir şey söyleme.
Hele yaratır iken,”
yaptım olmadı” deme.


Ak Ana bunları söyledi ve kayboldu. Tanrı Ülgen’in kulağından bu buyruk hiç gitmedi . İnsana da bu öğüdü iletmekten bıkmadı :

Dinleyin ey insanlar, varı yok demeyin. Varlığa yok deyip de, yok olup da gitmeyiniz.” Tanrı Ülgen yere bakarak : “Yaratılsın yer!” Göğe bakarak “Yaratılsın Gök!

Bu buyruklar verilince yer ve gök yaratılmış. Tanrı Ülgen çok büyük üç balık yaratmış ve dünya bu balıkların üzerine konmuş. Böylece dünya gezer olmamış bir yerde sabit olmuş.Tanrı Ülgen balıkların kımıldadıklarında dünyaya su kaplamasın diye Mandı şire’ye balıkları denetleme görevi vermiş. Tanrı Ülgen, dünyayı yarattıktan sonra tepesi aya güneşe değen etekleri dünyaya değmeğen büyük Altın Dağın başına geçip oturmuş.Dünya altı günde yaratılmışdı, yedinci günde ise Tanrı Ülgen uyumuş kalmışdı. Uyandığında neler yarattım diye baktı: Ayla güneşden başka fazladan dokuz dünya birer cehennem ile bir de yer yaratmıştı. Günlerden bir gün Tanrı Ülgen denizde yüzen bir toprak parçacığı üzerinde bir parça kil gördü. “İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba.” dedi ve toprak üstündeki kil birden insan oldu. Tanrı Ülgen bu ilk insana “Erlik” adını verdi ve onu kardeşi kabul etti.

Ancak Erlik’in yüreği kıskançlık ve hırsla doluydu. Tanrı Ülgen gibi güçlü ve yaratıcı olmadığı için öfkelendi.

Tanrı Ülgen, kemikleri kamıştan, etleri topraktan yedi insan yarattı. Erlik’in, yarattığı dünyaya zarar vereceğini düşünerek insanı korumak üzere Mandışire adlı bir kahraman yarattıktan sonra yedi insanın kulaklarından üfleyerek can, burunlarından üfleyerek başlarına akıl verdi.Tanrı Ülgen insanları idare etmek üzere May-Tere‘yi yarattı ve onu insanoğlunun başına han yaptı.

Yakut’lardan (Saka) derlenen yaradılış efsaneleri de Altay yaradılış destanının yakın varyantı niteliğindedir .

image00214.jpg

Yorumlar

“2) YARATILIŞ DESTANI (ALTAY TÜRKLERİ)” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. Kürşad yorum tarihi 25 Şubat, 2009 12:53

    Mustafa necati sepetçioğlunun kilit, anahtar, kapı, konak ve çatı kitaplarını bir nefeste okumustum. Ne büyük ve akıcı bir üslup kullanan yazardır o. Ama kendisi milliyetci bir yazar olduğu için Türkiyede gereken değeri verilmemişti. Türkiyedeki yazarları bizim için değerli kılan batılıların verdiği değer olduğu için bizim içinde değersiz bir yazar olmustur kendisi.

  2. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 28 Şubat, 2009 10:34

    Yaratılış destanı.
    İslamiyete ne kadar yakın.
    Türklerin islamı seçmelerindeki küçük sırları Yaratılış destanında görmek mümkün.
    Bu destanda, İslamdan önce de kadın ve kadına verilen değer var.
    Ak ana.
    Gök Tanrı, ne yapması gerektiğini bile ona soruyor.
    “Türk genci, atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde daha çok kuvvet bulacaktır.”
    Tanınması gereken, şu zafer, bu kahramanlıktan önce,
    Göç Destanı, Şu destanı, Metenin, Atillanın, Kürşadın karakteri…
    Ve daha pek çok şey.
    Bu bilgileri bize getiren, götüren, sağolsun.
    Allah ne muradı varsa versin.
    Muradı muradımızdır.

  3. Kemahlı Gençler yorum tarihi 17 Mart, 2011 22:35

    KEMAH’LILARIN ÇAY SEVGİSİ

    Kemah’lı Değirmenci Halil Ağa’nın eşi Efsane Kahraman Aziz Ağa’nın Annesi
    Hanım Ağa Kemah’lıların Çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle Anlatmış;

    Çayın Alt Demliği Evdeki Kaynanadır ; Devamlı Kaynar Durur…
    Üst Demlik Evdeki Gelindir ; Alt Demlik Kaynadıkça O Olgunlaşır,Demlenir…
    Damat ise Bardaktır ; Biraz Gelin Doldurur Onu Biraz da Kaynana…
    Çocuklar Çayın Şekeridirler ; Tat Verirler…
    Görümce de Çay Kaşığıdır ; Arada Bir Gelir ve Karıştırır Gider…
    Kaynataya Gelince O da Çay Tabağıdır ; Dökülenleri Bir Araya Toplar…

    İbrahim SEVİNDİK
    Sevindik Çay Evi
    İSTANBUL

  4. ali uzun yorum tarihi 6 Nisan, 2011 10:06

    kim yazmışsa çok şaçma olmuş tanrı ulgende kim oluyoda yer ile gök ü yaratıyo

Yorum yap