17) TÜRKÇEMİZİN ÜSTADLARINDAN; NEDRET SELÇUKER

Yayin Tarihi 4 Ocak, 2008 
Kategori SOSYAL

 

TÜRKÇEMİZİN ÜSTADLARINDAN ;

NEDRET SELÇUKER

 

 

image00124.jpg

 

BEN KİMİM?


Kayı Aşireti’nden… Osmanlı Devletini kuran OSMAN GAZİ’nin torunuyum (Mahkeme kararı ile). Bursa’nın Mustafa Kemalpaşa’sında 11 Mart’ta doğmuşum. Yılı beni ilgilendirmiyor, gönül yaşım. Sürekli yaşım, Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirindeki gibi; yaş 35. Yapılacak daha çok işim var, o sebeple hep yarıyoldayım

OKULLARIM


Üsküdar’daki Paşakapısı Ortaokulu, Cağaloğlu İstanbul Erkek Lisesi sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde dalında psikiyatri, pedagoji, dalında serbest lisans yaptım.

KARİKATÜRİSTLİĞİM
İstanbul Üniversitesi’nde hocaların karikatürlerini çizer, Son Telgraf Gazetesi’nde ikibuçuk liraya satardım. Ünlü karikatürist Cemal Nadir’in bile talebesi olmuştum. Haftalık dergilerde de karikatürlerim yayınlandı.

GAZETECİLİĞİM


Bab-ı Âli’de gazetecilikte ekmek parası. Muhabirlikte yükseliş, ödüller… Milliyet Gazetesi’nin ilk resmi Ankara mümessili oldum; İstanbul’dan tayinle gittim. Ali Naci Karacan ve Peyâmi Safâ’nın beğenileri ve kararları ile Milliyet Gazetesi’nin Ankara mümessili iken İnönü, Menderes, Celal Bayar, Bakanlar ve devlet adamları ile çok sıkı dostluklar kurdum. Bana özel ilgi gösterirlerdi. Ve gazetecilikteki “Gümüş Kalem Armağanı”nı da o sırada almıştım.

ASKERLİĞİM


Ankara’da Genelkurmay’da Başkan Şahap Gürler Paşa’ya bağlı olarak Karşılama Bürosu’nda yaptım. Başkan Eisenhover’la ünlü İngiliz generali Mac Arthur’u ben karşıladım. Mac Arthur uçaktan iner inmez, benden yoğurt istedi ve benimle şakalaşarak; “Eisenhover iyi İngilizce biliyor muydu?” dedi. Evet, yogurt diyerek bugünkü bazı diksiyon hocalarının yumuşak (g) siz konuşmasına öncülük yapmış oldu.
SPİKERLİĞİM


Radyo ve Televizyon Programlarım, şiir sunuculuğum, takdimciliğim, reklamcılığım v.s. İstanbul Radyosu’nda spikerliğe ilk adımlar. Memur spikerlik yerine serbest çalışmaya geçiş.İstanbul Radyosu, Çukurova Radyosu ve diğerlerinde Dünyanın Sesi Ajansı, Sesli Gazete, Kalpten Kalbe v.b. isimler ile reklam, şiir ve kültür programları yayınladım, yıllarca şiir sundum, reklâm spikerliğinde büyük üne kavuştum. O kadar çok mektuplar aldım ki; “Bana gelen Mektuplar”sergisi açtım. Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsü’nde kalabalıktan, kendi sergime girmekte zorluk çektim. Şiir yazmadım, fakat yıllarca radyolarda, T.V. lerde, sahnelerde şiirler okudum. 45 lik üç şiir plağı, Yunus Emre şiirleri kaseti çıkardım. Bana şiir sevgisini aşılayanlar; İstanbul Erkek Lisesi’nde hocam Sâlim Rızâ Kırkpınar, ünlü spiker ve şair Bâki Sühâ Edipoğlu, Yalın Tolga (aktör) Suat Taşer, Semih Sergen, Târık Gürcan, eşim Selmâ, şâir-yazar baş spiker Hikmet Münir Ebcioğlu’nun eşsiz diksiyonu, büyük müzik adamı Mesut Cemil’in Türkçe üzerindeki titizlikleri benim Türkçe aşkımı perçinledi.

SUNUCULUĞUM
T.V. lerde, çeşitli şehirlerde sanat festivallerinde sunuculuk yaptım. Ünlü aydınlarımızdan Vedat Nedim Tör, halk oyunları yarışmasında Açık Hava Tiyatrosu ve televizyonda canlı sunuculuk görevi verdi bana.

HOCALIĞIM


Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol’un önerisi ile öğretmenlere Diksiyon (DOĞRU ve GÜZEL TÜRKÇE) derslerine başladım. 2556 öğretmen benden sertifika aldı. Türkçe âşıkları, öğretmenler dâhil sertifika sayısı dört bine ulaştı. Milli Eğitim Bakanları Hasan Celal Güzel ve Köksal Toptan da derslerimi desteklediler ve açılışlarıma geldiler.
DEVLET SANATÇILIĞIM


Sonra birgün bana bir ödül verildi. Radyo ve T.V DALINDA İLK VE TEK olarak devlet sanatçısı, Türk sanatına yaptığı değerli hizmet ve üstün sanatçı kişiliği dolayısı ile Kültür Bakanı’nın teklifi ve Sayın Cumhurbaşkanı SÜLEYMAN DEMİREL’in onayıyla Nedret Selçuker’e Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ünvanı verilmiştir. İmza: M. İstemihan Talay-Kültür Bakanı bana sorulsaydı, Târık Gürcan, Orhan Boran gibi başka isimleri de önerirdim. Bu ödül beni elbette çok mutlu etti. Beni bu ünvana kavuşturan dinleyici ve izleyicilerime ödenecek borcum var diye düşünüyorum.

TÜRKÇEMİZİ YURT DIŞINA DA TAŞIDIM


Beni Bulgar Radyo Televizyon Türkçe Yayınları Müdürlüğü davet etti. Sofya Radyosu’nda şiirler okudum, yönetim kurulu çok beğendi ve sesim “Altın Sesler” arşivine alındı. Romanya’da, ünlü şâirleri Eminescu’yu anma gününe, yabancı tek sanatçı olarak ben dâvet edildim. Üç şiir okudum, Çavuşesku’nun eşi Elena Çavuşesku çok beğendi, ayakta alkışladı. Bütün dinleyiciler de O’na uydu, alkışa devam etti. Rusya ziyaretinde, Moskova Radyosu’ndan gelip Türkçe kelimelerin doğru söylenişini (Spikerleri için) benim sesimden banta aldılar.

TÜRKÇEMİZİ OKULLARA-ÜNİVERSİTELERE-ASKERİ ve SİVİL TOPLUMLARA TAŞIDIM
Üniversiteler (Kütahya Dumlupınar Üniversitesi 3 defa), Zonguldak (Kara Elmas Üniversitesi) Hava Harp Okulu (3 defa) Kuleli Askeri Lisesi’ne (3 defa). Liseler meslek liseleri, pek çok okulda ve sivil topluluklarda; derneklerde, vakıflarda (Türkçemizi ve şiirleri içeren) sohbetler, konferanslar yaptım. Aldığım çok sayıda ödüller ve plâketler de gururumdur.
TÜRKÇEMİZİ ÇANKAYA CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ’ne de TAŞIDIM


1999 yılında, diksiyon kursumu bitiren 15 öğretmen öğrencim ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kabul edildim. Ve ben Çankaya’da Cumhurbaşkanı huzurunda şiir okuyan ilk sanatçı oldum.

SPORCULUĞUM
Hem yüzme hem de boks… Boksta sinek siklette liseler arası Türkiye şampiyonu olduğum söylendi.

TİYATROCULUĞUM
Câhide Sonku – Câhit Irgat ile “Dişi Örümcek”, Avni Dilligil’de “Kırmızı Fenerler”de oynadım. Türkân Şoray’ın “Udi-Yağmur Çişeliyordu” filminde misafir oyuncu oldum.

MEDENİ HALİM
Evliyim… Çocuğumuz yok. Bütün çocuklar ve öğrencilerim bizim evlatlarımız. (2 çocuğumuz var sayılır. Biri eşim Selmâ, öteki de ben.
İçimizdeki çocukluk bizi hiç terk etmez.)

GERÇEK DİKSİYON :

 

Radyo-Tv Devlet Sanatçısı-Spiker  NEDRET SELÇUKER’le  

Doğru ve Güzel Konuşma

Diksiyon Kursları  Doğru Türkçe doğru telâffuzdan öğrenilir.

Gerçek İstanbul Türkçesi ile diksiyonda en doğru adres…

TEL   : 0 216.495.07.95

İLETİ : radyodan@hotmail.com

ÜSTADIN SESİNDEN ŞİİRLER :

nedret_selcuker-desem_ki.wma

nedret_selcuker-karadut.wav

nedret_selcuker-sitem.wav

nedret_selcuker-ucuncu_sahsin_siiri.wav

TÜRK, GÜZEL TÜRKÇE’Yİ GÜZELCE KONUŞUR…

04oq7.jpg

12 Ekim 2008 Günü

Gazeteci, spiker, radyo TV alanındaki ilk devlet sanatçısı Nedret SELÇUKER Kartal Yakacık’taki evinde 70 yaşında vefat etti.  MERHUMA ALLAH’TAN RAHMET, AİLESİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ. 

Yılmaz KARAHAN

Yorumlar

“17) TÜRKÇEMİZİN ÜSTADLARINDAN; NEDRET SELÇUKER” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. Metin YILMAZ yorum tarihi 4 Ocak, 2008 09:25

    Nedret Ustanın harika sesini dinlemeyeli epey zaman geçmişti, teşekkür ediyorum sesli şirleri için.

  2. FikirYolu.com » Blog Arşivi » TÜRKÇEMİZİN ÜSTATLARINDAN : NEDRET SELÇUKER yorum tarihi 6 Şubat, 2008 01:47
  3. Hasan Cihat Örter yorum tarihi 3 Eylül, 2011 16:45

    KÜLTÜREL VE MÜZİKLE AYDINLANMA ÇAĞRISI
    ‘KÜLTÜR’ ve ‘SANAT’ FESTİVALLERİNDE NE YAPILMAK İSTENİYOR….! Siz değerli ‘GÖNÜL DOSTLARIMI’ ‘KÜLTÜR’ ve ‘SANAT’ festivallerinde bizlere sunulan popüler kültür ve popüler müziğe hayır demeye çağırıyorum…. Müziği sadece eğlenceden ibaret kabul eden, sanat etkinliği adı altında popüler kültür ikona’larını, gerçek sanat ve bu toprağın müziği yerine içi boşaltılmış sanat ve kültür festivallerini bize sunan dostlarımızı eleştirmeye çağırıyorum…… Ülkemizdeki medya ve müzik yozlaşmasının getirdiği yeni ve yabancı değerlerle halkımız “gerçek değerlerini, sanatını, kültürünü, sanatçılarını, kendi gerçeklerini” tanı(ya)mamaktadır. Kendisine her sunulanı “sanatçı” olarak algılamaktadır.Oysaki sanatçı sıfatının arkasında rezillikler, ahlaksızlıklar ve edepsizlikler teşvik edilmekte ve bizlere örnek olarak sunulmaktadır.Böyle bir ortamda estetik zevkimiz, kültürümüz , değerlerimiz bize yabancı ve uzak değer yargılarıyla değiştirilmektedir.Kendi tarihini kültürünü bilmeyen, değerlerinden kopuk, dilinin, kültürünün, değerlerinin farkında olmayan bir gençlik yetişmektedir. Küreselleşen günümüz dünyasında kültürler ve medeniyetler birbirlerinden etkilenmekte hakim kültür ve medeniyetler diğerlerini tahakkümü altına almaktadır. Avrupa Birliğine girme çabamız( ki bence bunun mücadelesi verilmelidir) kültürel bütünlüğümüzü kazanmadığımız kültürel aydınlanmamızı gerçekleştirmediğimiz sürece bizim için bir hüsranla sonuçlanacaktır. İstanbul’un ‘2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti’ seçildiği bu günlerde kendi kültürel değerlerinin daha iyi tanıtıldığı ve anlatıldığı bir Türkiye’mizde ‘Dünya Kültür Başkenti’ olmaya aday, yüzlerce ilin ve ilçemizin kendi değerlerine sahip çıkmasını ve bunları uygun platformlarda dile getirmesini önemsiyorum. Siz değerleri inisiyatif sahibi dostlarımdan bilimde, sanatta, kültürde, şiirde, edebiyatta, hatta, ebruda, resimde, mimaride, kendi değerlerimizin festival ve etkinliklerde öncüllenmesini, sadece eğlenceden ibaret popüler kültür ikona’larına prim verilmemesini canı gönülden istirham ediyorum. Ülkemizde yaşanan müzikal yozlaşmaya kültürel dejenerasyona karşı kültür ve sanata gönül verenlerin, bilim adamlarının, inisiyatif sahibi siyasilerimizin, eğitim ve öğretim görevlilerimizin, ve ülkemizin aydınlık yarınlarını emanet edeceğimiz ve bir dip dalga gibi gelen büyük bir umutla beklediğim üniversite gençliğimizin, hatta sorumluluk hissi duyan herkesin Türkiye’de yaşanan bu gerçeğe karşı ‘müzikal ve kültürel aydınlanma’ mücadelemde yanımda olmaya davet ediyorum.

    ‘Sanatçı toplumun dilidir’….. tüm sanatçı dostlarımı toplumun dili olmaya davet ediyorum. Yanlışlıklar karşısında üstümüze düşen sorumlulukların bilincinde olmamız gerektiğine ve doğrular için halkımız adına mücadele vermemiz gerektiğine inanıyorum. Bize ‘gerçek sanatçı’ payesini veren halkımıza karşı birikimlerimizin paylaşılmasının ‘Sırça köşklerde kabuğuna çekilmekle’ olmayacağını hatırlatmak istiyorum. Allahaısmarladık, Hoşça kal, dostça kal, Eyvallah, Güle Güle, yerine bye bye diyenler çav çav diyenler sizi rahatsız ediyorsa, Tarhananın yerini hamburgerin çizburgerin alması canınızı sıkıyorsa, tele volelerin, gelin kaynanaların, biri bizi gözetliyorların, pop starların bu ülkenin kültür değerleriyle örtüşmediğini düşünüyorsanız aynı mücadeleyi yapıyoruz demektir. Kendi kültürümüzden uzaklaştığımızda kendimiz olmaktan çıkıyoruz. Bir milleti millet yapan kültürüdür, medeniyetidir, sanatı ve dilidir. Konfüçyüs diyor ki ;”bir milletin dilini bana verin size ayrı bir medeniyet yaratayım”.Toplumdaki bozulma önce dilde başlıyor. Sokaklardaki yabancı isimler dolaşmaya başladığınızda sizde Londra’ymışsınız hissi uyandıracak. Benim genç kardeşim bir tişört gıymış- muhtemelen anlamını bilmiyor -çünkü bilse küfür içerikli yazılı tişörtüyle dolaşmayacak… güler misiniz ağlar mısınız? Dünyanın 100 e yakın ülkesinde konserler vermiş, sanatıyla ülkesini temsil etmiş, 2000 e yakın beste 200 e yakın belgesel ve film müziği, 21 albüm yapıp 9 kitap yazmış, 20 ye yakın enstrümanı virtüözite derecesinde çalan, Sony İnternational ve EMI gibi dünyanın saygın firmalarına yaptığı albümlerle ilk Türk sanatçısı olarak girmiş bir kardeşiniz olarak beraberce yapabileceğimiz çok şeyin olduğu inancındayım.

  4. osman tanrıkulu yorum tarihi 5 Ağustos, 2012 04:29

    Allah rahmet eylesin

Yorum yap