YENİDEN ERGENEKON

ATATÜRK'ÜN MİLLİ İÇECEK TAVSİYESİ: HARDALİYE

Yılmaz Karahan
Yılmaz KarahanYeniden Ergenekon
12 Şubat 2010·4 dakika okuma süresi·1 Okuyucu Yorumları
Makaleyi Dinle
~4 dk · Doğal Anlatım

ATATÜRK’ÜN MİLLİ İÇECEK TAVSİYESİ:

HARDALİYE

image00119.jpg

Hardaliye Trakya ve Kırklareli’ne özgü bir içecektir.

Üzüm şarabına karşılık bulunan üzümden yapılan bir Türk içeceğidir. Üzüm şırasını koruyabilmek için yapılan alkolsüz bir içecektir.

Üzüm sırasının şaraba dönüşmemesi için içerisine siyah hardal tohumu koyuluyor.

Atatürk, 20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’ne geldiğinde kendisine ikram edilen hardaliyeyi çok beğenmiş ve tanıtılıp milli içecek olarak yaygınlaştırılmasını çok istemişti.

Eskiden Kırşehir ve Amasya yöresinde de yapıldığı bilinmektedir.

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde; Amasya’da yapılan hardaliyelerin meşhur olduğundan bahsetmektedir. 1936 yılında çıkarılan Ziraat Gazetesinin 1 numaralı sayısında da hardaliyenin çok eski bir içecek olduğu belirtilmektedir.

Kırşehir’de hardaliye yapımında öğütülmüş siyah hardal tohumu ile öğütülmüş zencefil de tülbente konup şıranın içine sarkıtılırmış.

Hardaliye yaş üzümden bağbozumu zamanı, ekim-kasım aylarında yapılıyor.

Hardaliye; üzüm, üzüm şırası, vişne yaprağı, siyah hardal tohumu ve şıra tozu ile yapılan mayalanma süreci sonucu elde edilir.

Şıra tozu; benzoik asit’tir; benzoik asit; kiraz, vişne, kızılcık, karanfil, tarçın ve çoğu meyvede bulunur.

Hardaliye’nin yararları; hücre yenileyici, sindirimi kolaylaştırıcı, iyileşme sürecini hızlandırır, kalp damar sağlığını güçlendirir, kolesterole iyi gelir, bağışıklık düzenini güçlendirir, cildi güzelleştirir, kansızlığa faydalıdır.

Hardaliye yapımı; doğrudan doğruya şıra ve ezilmiş üzüm cibresine hardal tohumu katılarak yapılır.

Saplarından ayrılan üzümler yıkandıktan sonra fazla parçalanmadan, musluklu meşe bir fıçıya konuyor.

Bir kat üzüm, bir kat taze vişne yaprağı ve üzerine öğütülmüş siyah hardal tohumu, fıçının ağzında biraz boşluk kalacak şekilde döşeniyor.

Üzerine, üzümlerden süzülen üzüm suyu ile şıra tozu dökülüyor. Bir gün arayla iki kez fıçının musluğundan şıra alınıp, yeniden fıçının üzerine dökülerek devir işlemi yapılıyor. Hardaliye, 20 derece civarındaki ortamda 20 günlük bir dinlendirmeden sonra süzülüyor ve içilebilir duruma geliyor.

Papazkarası, Pamit, Razakı, Müşküle, Erenköy Beyazı, Cardinal, Cinsaut, Alphonse, Cabarnet ve Öküzgözü üzüm çeşitleri hardaliye yapımında kullanılıyor.

Kaynak: tusul.com

KÜLTÜR DESTEĞİ & AÇIK ERİŞİM

Bağımsız Kültür ve Düşünce Desteği

Yeniden Ergenekon reklamsız ve bağımsız bir kültür ocağıdır. Fikir, kültür ve tarih külliyatının yeni nesillere ve araştırmacılara açık erişimle sunulması için katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda Bulun →

Yeniden Ergenekon

Yeniden Ergenekon, 20 yıldır bağımsız ve tarafsız bir kültür pınarı olarak nesillere ışık tutmaktadır. Bu arşivin dijitalleştirilmesini ve yaşatılmasını destekleyebilirsiniz.

Arşivi Destekle →

"Kültürel" — Son Yayımlanan Makaleler

Divan-ı Lügati’t Türk’te Giyim Kuşam Kültürü

DÎVÂNU LUGÂTİ’T-TÜRK’TE GİYİM KUŞAM KÜLTÜRÜ Kâşgarlı Mahmud’un XI. yüzyılda kaleme aldığı Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türkçenin söz varlığıyla birlikte Türklerin yaşayışını da günümüze taşır. Eserdeki giysi, başlık, kumaş ve süs eşyası adları; atalarımızın ihtiyaçlarını, üretim bilgisini ve güzellik anlayışını tanımamızı sağlar. Giyim kuşamla ilgili kelimeler, bu bakımdan kültür tarihimizin değerli belgeleridir. isamveri.org Elbiseden gömleğe, başlıktan kuşağa Dîvân’da...

Yazının Devamı →

İslamiyet Öncesi Türk Giyim Kuşamı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK GİYİM KUŞAMI Giyim kuşam, bir milletin yaşayışını, üretim becerisini ve güzellik anlayışını yansıtır. Türklerin İslamiyet öncesindeki giyim kültürü de yaşadıkları coğrafya, iklim, atlı hayat, hayvancılık, ticaret ve şehir yaşamıyla birlikte gelişmiştir. Bu geçmişi anlamak için Göktürk ve Uygur tasvirlerinin yanında, milattan önceki bozkır kültürlerinden kalan giysi buluntularını da incelemek gerekir. Kurganlardan çıkarılan...

Yazının Devamı →

Kutsal Kitaplarda Altın ve Ekonomideki Yeri

KUTSAL KİTAPLARDA ALTIN VE EKONOMİDEKİ YERİ Altın, insanlık tarihinde zenginliğin, gücün ve itibarın en belirgin simgelerinden biri olmuştur. Hükümdarların hazinelerinde, ibadet eşyalarında, insanların takılarında ve devletlerin rezervlerinde yer almıştır. Fakat altının insanlık için taşıdığı anlam, ekonomik değeriyle sınırlı değildir. Altının kıymeti anlatılırken az bulunması, dayanıklılığı, parlaklığı ve kolay işlenmesi üzerinde durulur. Bunlar onun tercih edilmesini...

Yazının Devamı →

Okuyucu Yorumları (1)

Yorum Gönder ↓
perle16 Şubat 2010 02:15
*NE AKILLIYMIS ORADAKİ BALKAN TÜRKLERİ DEGİLMİ! -ZATEN O SEBEPTEN,BULGARISTAN,VEDE ARKASINDAKİ CANİLER HER FIRSATTA YAPMADIKLARINI BIRAKMAMISLAR YA;( ---BUGÜNDE SULAR SELLERLE YOK ETME YARISINDADIRLAR! EH!SON YILLARDA* EDİRNEDEN DAHA YİGİT BİR KENT VARMIYDI?**istemedikleri,ZARARLI ları sehire SOKMADILAR YAW!iste önlem buna denir.

Yorum Gönder

Düşünceleriniz editoryal incelemeden sonra yayınlanacaktır. E-posta adresiniz üçüncü şahıslarla paylaşılmaz.