120) MUCİZE BİTKİ: ÇAKŞIR

Yayin Tarihi 13 Nisan, 2009 
Kategori SOSYAL

MUCİZE BİTKİ: ÇAKŞIR

ÇAKŞIRIN FAYDALARI:

– Erkeklerin sperm sayısını arttırır.

– Döllenme de etkilidir.

– Hücre yenilenmesine yardımcıdır.

– Dolaşım sistemi bozukluklarına iyi gelmektedir.

– Sinirleri güçlendirir.

– Kasları kuvvetlendirir.

– Kas ağrılarını giderir.

– Hiçbir yan etkisi yoktur.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:

– Kullanılışı: Nasıl, Ne zaman, Ne kadar süre ve Hangi miktarda kullanılacağı önerisinin dikkate alınması gerekmektedir.

– Uzakdoğu’dan gelen afrodizyak otlar ve eczaneler de satılan cinsel uyarıcılarla  mukayese edilemez.

– Çakşır, cinsel bir uyarıcı değildir.

– Çakşır, güç verici ve onarıcıdır.

– Çakşır, Doktor tedavisinin yerine tercih edilmemelidir. Çakşır bir ilaç değildir.

KULLANILIŞI:

– Çakşır kökü tozu, düzenli olarak hergün bir kere bal ile karıştırılarak yenmelidir. Bir kereden fazla alınmamalıdır.

– Kahvaltı türü hafif bir yemekten sonra yenmelidir.

– Asgari 1ay düzenli olarak hergün yenmelidir.

– Önerilen miktardan fazla alınmamalıdır.

Yılmaz KARAHAN            

Bu çalışma TUBİTAK tarafından desteklenmiştir.

ÇAKŞİR (Ferula communis) OTUNUN TOKLULARDA

ÜREME FONKSİYONLARI ÜZERİNE ETKİLERİ

Özet: Ruminant beslemede kullanılan bazı yemler içerdikleri spesifik maddeler nedeniyle folliküler ve embriyonik gelişim ve endokrinolojik değişiklikler üzerine etkilere sahiptirler. Bu çalışmada bitkisel östrojen içeren çakşir’in (Ferula

communis) koyunların bazı üreme parametreleri üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Denemede aşım mevsiminde İvesi ırkı 15-18 aylık yaştaki toklular kullanılmıştır. Kontrol grubundaki toklular (K; n=9) %18 HP ve 13.5 MJ

ME /kg içeren ticari karma yemle yemlenirken, diğer gruplardaki toklulara kontrol grubu rasyonuna ilave olarak günlük yem tüketiminin %5 (5Ç; 75 gr; n=10) veya %10’u (10Ç; 150 gr; n=10) düzeyinde öğütülmüş ve 0.5 litre suda çözülmüş çakşir kuru otu 21 gün süreyle içirilmiştir. Denemenin 1. gününde toklulara vagina içi sünger (Cronogest) takılarak kızgınlıkların senkronizasyonu sağlanmış, 15. gününde süngerler çekildikten sonra 24, 36 ve 48. saatlerde kızgınlıklar tespit edilmiş ve kızgınlık gösteren toklular elde aşılmışlardır. Denemenin 21. gününde kesilen toklulardan embriyolar toplanmış ve ovaryumdaki folliküller ve corpus luteum sayılmıştır. Süngerlerin çekilmesinden sonraki 24. saatte 5Ç grubundaki hayvanların %80’i, 10Ç grubunda %60’ı ve K grubunda %10’u kızgınlık göstermiştir (P<0.05). 1-3 mm çapındaki follikül sayısı 5Ç grubundaki toklularda (6.7±0.5) kontrol grubundakilerden (4.5±0.5) daha yüksek bulunmuştur (P<0.05). 4 mm’den daha büyük çaptaki follikül sayısı ise çakşir gruplarında kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur (P<0.05). Corpus luteum sayısı 5Ç grubunda (0.7±0.3) K (0.2±0.1) ve 10Ç (0.1±0.1) gruplarına göre daha yüksek bulunmuştur (P<0.05). 10Ç grubunda embriyo elde edilemezken, 5Ç grubunda 4 ve K grubunda 1 embriyo elde edilmiştir. Sonuç olarak aşım döneminde döl veriminin artırılması amacıyla koyunlara öğütülmüş ve suda çözülmüş çakşir otu kökünün günlük yem tüketiminin %5’i oranında verilebilir.

Giriş

Dişi hayvanlarda üremenin etkinliği bir çok faktör tarafından etkilenir ve bunlar içerisinde besleme önemli bir yer işgal etmektedir. Dengeli beslenme

düzenli üreme faaliyetleri açısından en önemli koşuldur. Rasyonda yer alan besin maddelerinin içerikleri foliküler faaliyetler, embryonik gelişme ve

endokrinolojik değişiklikler üzerine önemli etkileri vardır (Robinson, 1996). Scaramuzzi ve ark. (1993), rasyondaki besin maddelerinin (glukoz,

amino asid, yağ asitleri v.s) ve bu besin maddeleri ile alakalı kandaki metabolitlerin (insulin, büyüme hormonu, IGFs) ovulasyon oranı ve foliküler

gelişme üzerine etkilerinin bulunduğunu belirtmektedir Sözü edilen bu etkinin ortaya çıkmasında da östradiol-17β önemli bir aracı olarak görev yapmaktadır.

Dünyada bir çok bitki, hayvanlarda bulunan östrojen ile ilişkiye giren yada

ona benzer özellikleri olan maddeler üretmektedir. Colborn ve ark. (1996), yaklaşık 300 farklı bitkiden elde edilen ve içerisinde bitkisel östrojenin de

bulunduğu 20 farklı maddeyi bildirmişlerdir. Bitkisel östrogenlerin aşırı miktarlarda (rasyonun %100) tüketilmesi bazı sağlık problemlerini birlikte

getirmektedir. Örneğin; ferula communisin bir varyetesi olan brevifolia koyunlara (2.5 g/kg-1 canlı ağırlık) verildiğinde zehirleyici ve kanda

pıhtılaşmayı önleyici etkileri belirlenmiştir (Lamnaouer, 1999). Bitkisel östrojenin bir başka etkisi de yumurtalıklardaki programlanmış hücre

ölümünü (Apoptosis) azaltmasıdır (Billing ve ark., 1993) bu da ovulasyon oranının artmasına sebep olabilmektedir.

Çakşirin Toklularda Üremeye Etkileri

 (Prakash ve ark., 1991) ferula jeschkeana ekstrakları tavşanlara aşılanmıştır ve folliküler gelişme üzerine etkileri olduğu rapor edilmiştir.

Bitkisel östrojenler (fitoöstrojen) farklı kimyasal formları olan ve östrojen reseptörlerine bağlanarak etki gösteren maddelerdir. Hayvanlar üzerinde

etkiye sahip yaygın olarak tanınan ve fitoösterojen içeren bitkiler soya fasülyesi, yonca ve bazı diğer üçgüllerdir. Ancak, pek çok çeşidin gen kaynağı

olarak bilinen, tarihte baharat ve tedavi amacı ile kullanılmış ve akdenize kıyısı olan ülkelerde bulunan ferula da fitoöstrojen içermektedir. Yapılan

araştırmalar Ferula communis bitkisinin çeşitleri arasında sadece prenylated coumarins’i içerenlerin zehirleyici özelliğe sahip olduğunu belirtmektedir

(Aragno ve ark., 1988). Appendino ve ark. (2001), yakın zamanda yapmış olduğu çalişmada da bunu desteklemekte ve ayrıca ferula communis bitkisinin

bölgelere göre değişiklik gösteren pekçok kimyasal çesidinin bulunduğunu bunlar arasında zehirli olanlar olduğu gibi zehirli olmayan çeşitlerininde

bulunduğunu bildirmektedir. Ayrıca; ferula communis’in zehirli olmayan çeşitlerinin bitkisel östrojen içerdiği ve etkili maddesinin ferutinin

olduğu bildirilmektedir. Ayrıca ferula communis’in zehirli olmayan çeşitlerinin bitkisel östrojen içerdiği bununda etkili maddesinin ferutinin olduğu

bildirilmektedir (Sacchetti ve ark., 2001).

Bu çalısmada ileri sürülen proje ile Hatay bölgesinde yaygın olarak bulunan, bölge çifçileri tarafından hayvanlara üreme özelliğini artırması amacı ile verilen ve literatürde de belirtildiği gibi bitkisel östrojen içeren Ferula communisin (Çakşır) koyunların üreme faaliyetleri (kızgınlık, ovulasyon oranı), üzerine etkileri araştırılmıştır.

(…….)

Tartışma

Çalışmadan elde edilen sonuçlar rasyona 5% ve %10 oranında çakşir ilavesi toklularda canlı ağırlık üzerine etkisi omadığını göstermiştir. Ancak, Lamnaouer (1999) çalışmasında kullanmış olduğu ferulanın farklı çeşitinin canlı ağırlık üzerine olumsuz bir etkiye sahip olduğunu bazı sağlık problemlerine sebep olduğunu bidirmiştir. İki çalışma arasındaki fark, farklı bir çeşitin kullanılmasından kaynaklandığını gibi bu çalışmada kullanılan çakşırın zehirli bir yapısının olmadığını da göstermektedir. Deneme süresince hayvanlarda herhangi bir sağlık problemi ile karşılaşılmamıştır.

Çakşır otunun toklu rasyonuna %5 oranında ilavesi yumurtalıklar üzerinde bulunan küçük (1-3 mm) foliküllerin sayısını ve ovulasyon oranını arttırmıştır.

Çalışmadaki bulguların aksine, beslemede kullanılan ve fitoöstrojen taşıyan Trofolium subterraneum (yer altı üçgülü), Trifolium pratens (çayır üçgülü) ve soya gibi bitkilerin kısırlık oranını, ölü doğan kuzu sayısını arttırmak ve doğan

kuzuların yaşama gücünün düşürmek gibi etkileri belirtilmektedir. Bitkisel östrojenlerin etkilerinin ortaya çıkmasında belirleyici olan etken maddeler

isoflavenler (yer altı üçgülü, çayır üçgülü ve soya) ve ferutinin (Çakşir) adı verilen eken maddelerdir (Appendino ve ark., 2001; Valle ve ark., 1987).

Bahsedilen iki etken maddenin kimyasal yapıları östrojenin yapısından bazı farklar göstermesine rağmen östrojen reseptörlerine bağlanarak etki

göstermektedirler (Adams, 1995; Ikeda ve ark., 2002). İsoflavenler, ferutinin ve plasmada bulunan östrojen hipofiz bezinde bulunan östrojen

reseptörlerine bağlanma sırasında birbirleri ile rakabet halindedir. İsoflavenler östrojen reseptörlerine bağlandığında plasmada bulunan östrojen ve ferutininin bağlanması ile ortaya çıkacak olan östrojenik aktivitenin 1/1000 veya

1/10000 oranında daha az etkiye sahiptir. Bu sebeple üçgüller ve soya koyunlarda yukarıda bahsedilen üreme problemleri oluştururken çakşir

üreme performansını arttıran bir etkiye sahiptir. Normal fülikül gelişimi sırasında gelişmekte olan foliküllerin çoğu programlanmış hücre ölümü

(apoptosis) sebebi ile yok olmaktadır. Yapılan çalışmalar fitoöstrojenlerin programlanmış hücre ölümüne engel olduğunu göstermiştir (Billing ve

ark., 1993; Raymer ve ark., 1999). Bu çalışmadaki küçük foliküllerin sayısındaki artış apoptosis olayındaki azalmadan kaynaklanmış olabilir.

Bu çalışmada elde edilen diğer bir sonuçta rasyona çakşir ilavesinin kızgınlık üzerinde önemli bir etki oluşturmasıdır. Çakşir otunda bulunan östrojenik

etkili ferutinin hipofiz üzerinde bulunan reseptörlere bağlandığında plasma östrojenine benzer bir etki oluşturmuş olabilir. Bu da hipofizden salgılanan

FSH ve LH nın salınımını gerçekleştirerek çalışmada da görüldüğü gibi folikül sayısının arttırılması, foliküler gelişimin sitimüle edilmesi ve ovulasyon oranını arttırılması olarak sonuçlanmıştır. Aspire edilen oositlerin kültürü sonucunda olgunlaşmalar arasında bir fark görülememiştir.

Sonuç olarak aşım döneminde döl veriminin artırılması amacıyla koyunlara öğütülmüş ve suda çözülmüş çakşir kökü tozunun günlük yem tüketimine %5 oranında ilave edilmesi bazı üreme kriterlerini etkilemektedir.

Ali Galip Önal-Ahmet Şahin-Mehmet Kuran

Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zooteknik Bölümü, Hatay

19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zooteknik Bölümü, Samsun

 caksir-otu-resmi1

 

Yorumlar

“120) MUCİZE BİTKİ: ÇAKŞIR” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. umut vardır yorum tarihi 24 Eylül, 2010 13:27

    çakşır kökünün çayı eşimde yan etki olarak alerji yaptı yüzü balon gibi şişti vücudunda da kabarcıklar oluştu kızarıklar filan. bırakınca geçiyor içtigi zam tekrardan başlıyor.sanırım başlarken gözlem yapılması gerek yarayıp yaramadıgını anlamak için.

  2. Yılmaz Karahan yorum tarihi 24 Eylül, 2015 16:54

Yorum yap