360) Türkçede “AK” Sözcüğü
Yayin Tarihi 21 Haziran, 2018
Kategori KÜLTÜREL, TÜRKÇE
TÜRKÇEDE “AK” SÖZCÜĞÜ
İngilizcede Akdeniz’e “Mediterranean” denir. Latince kökenli bu ad, “karaların ortasındaki deniz” veya “iç deniz” anlamını taşır.
İngilizcede “ak” sözcüğünün renk karşılığı “white”tır. Ancak bu kelime, Türkçedeki “ak”ın taşıdığı kültürel, ahlaki ve manevi anlamların tamamını tek başına karşılayamaz. Çünkü “ak”, Türkçede yalnızca bir rengin değil; temizliğin, doğruluğun, dürüstlüğün, saygınlığın ve kutluluğun da ifadesidir.
Türk kültür tarihine vâkıf olanlar bilirler ki Türkler, yönleri renklerle ifade etmişlerdir:
Kuzey kara,
güney kızıl,
doğu gök,
batı ak,
merkez ise sarıdır.
Bu kadim anlayışın izleri, coğrafi adlandırmalarda da görülmektedir. Türklerin kuzeyle ilişkilendirdiği “kara” sözcüğü Karadeniz’de; batıyla ilişkilendirdiği “ak” sözcüğü ise Akdeniz’de yaşamaya devam etmektedir.
Türk milleti, yaşadığı coğrafyaya yalnızca yerleşmemiş; diliyle, kültürüyle ve verdiği adlarla o coğrafyaya mührünü vurmuştur.
Bir başka önemli husus da şudur:
“Beyaz” Arapça, “siyah” ise Farsça kökenlidir. “Ak” ve “kara” Türkçedir. Anadolu’da çok sayıda yerleşim merkezinin, bölgenin, dağın, ovanın ve akarsuyun adı “ak” veya “kara” sözcüğüyle başlar. Bu durum, söz konusu kelimelerin Türkçenin tarihî coğrafya adlandırmalarındaki yerini ve gücünü göstermektedir.
Türk halk kültüründe “ak” sözcüğüne rengin çok ötesinde anlamlar yüklenmiştir.
“Aksakallı” ve “ak saçlı” denildiğinde yalnızca saçın veya sakalın rengi anlatılmaz. Bu ifadeler; yaşanmışlığı, bilgeliği, tecrübeyi ve saygınlığı temsil eder.
“Alnı ak” sözü; namusuyla yaşayan, doğruluktan ayrılmayan ve hesabını veremeyeceği bir işi bulunmayan insanı anlatır.
“Yüzü ak çıktı” veya “yüzü aklandı” denildiğinde ise kişinin suçsuzluğunun, haklılığının ya da başarısının ortaya çıkması ifade edilir.
Türk insanı, bilge ve tecrübeli kişiye “beyaz sakallı” değil, “aksakallı” der. Namusuyla yaşayan bir insanı “alnı beyaz” diyerek değil, “alnı ak” sözüyle onurlandırır. Bir kişinin suçsuzluğu ortaya çıktığında da onun “beyazlandığını” değil, “aklandığını” söyler.
Çünkü “beyaz” daha çok görünen rengi; “ak” ise rengin yanı sıra temizliği, dürüstlüğü ve itibarı anlatır.
Nitekim “yüzü beyazladı” veya “benzi bembeyaz oldu” ifadeleri, çoğu zaman korkuyu, hastalığı ya da şaşkınlığı düşündürür. Buna karşılık “yüzü ak çıktı” sözü; başarıyı, haklılığı ve temiz bir geçmişi ifade eder.
“Ak” sözcüğünün kutsallıkla ilişkisi, Türklerin mitolojik anlatılarında da görülür. Altay yaratılış anlatılarında sudan çıkarak Ülgen’e yaratma düşüncesini ve ilhamını verdiği anlatılan kutsal varlığın adı “Ak Ana”dır. Buradaki “ak”, yalnızca bir renk değil; saflığın, kutsallığın ve yaratılışın simgesidir.
Atatürk’ün yakından ilgilendiği Güneş-Dil Teorisi’nde de “ağ” sesinin dilin ilk ve temel unsurlarından biri olduğu ileri sürülmüştür.
Beyaz, bir rengin adıdır.
“Ak” ise Türkçede rengin ötesine geçerek temizliğin, dürüstlüğün, bilgeliğin, saygınlığın ve kutluluğun ifadesi olmuştur.
Dil, bir milletin hafızasıdır. Milletler, düşüncelerini ve kültürlerini dilleriyle yaşatırlar. Türkçeyi anlamadan Türk kültürünü; Türkçeyi koruyup yaşatmadan da Türklüğü gereğince savunmak mümkün değildir.
Türklük, Türkçedir.
Türkçeyi anlayamayan, koruyup yaşatamayan,
Türklüğü de savunamaz!
Türk milletinin bahtının ak olması dileğiyle esenlikler dilerim.
YILMAZ KARAHAN

21 Haziran 2018 tarihli bu makalenin yeniden hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.
Yorumlar
“360) Türkçede “AK” Sözcüğü” yazisina 1 Yorum yapilmis
Yorum yap
[…] 360) Türkçede “AK” Sözcüğü […]