790) TUĞAMİRAL TÜRKER ERTÜRK, NEDEN İSTİFA ETTİ?

Yayin Tarihi 12 Ağustos, 2010 
Kategori BASIN-YAYIN

Komutanın istifa konuşması

image0018.jpg

gazeteci.tv’de yayınlanan habere göre Ertürk, istifa konuşmasında 2 yıldır okulda neler yaşadığını komutanlarına ve öğrencilerine şöyle anlattı:

”Şu anda 31 yıl önce mezun olduğum, karakterimi şekillendiren denizciliği dayanışmayı dostluğu, aklın ve bilmin ne olup ne olmadığını öğreten bu kutsal yuvadan ayrılmanın hüznünü yaşıyorum. Müsaade ederseniz bu iki yıl içinde ve tüm meslek yaşamın süresince neler yaşadığımı da ifade etmek istiyorum.

Asla kamu malını hor kullanmadım ve kullandırmadım. Onurlu büyüklerimizden öğrendiğim gibi söylüyorum. Ben de babasız büyüdüğüm için bilirim. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemedim ne benim ne ailemin boğazından haram geçirmedim.

TSK’YA KARŞI PSİKOLOJİK HAREKAT İCRA EDİLİYOR

Benim için silah arkadaşların için ve öğrencilerim için özellikle son yıl çok zorlu geçti.

Zorluğu neden kaynaklanıyordu kısaca arz etmek istiyorum: “Türk silahlı kuvvetlerine karşı asimetrik psikolojik harekat icra edilmektedir.” Bu söz benim değil Genelkurmay Başkanımızın sözü ve değerlendirmesidir..

İşte komutanımızın da işaret ettiği bu psikolojik harekatın içinde sizlerinde açık kaynaklardan izlediğiniz gibi deniz kuvvetleri bunun tam merkezidedir.

Niçin silahlı kuvvetlere karşı böyle bir harekat icra edildiği, niçin deniz kuvvetlerinin tam merkezinde olduğu konusunda bilgi vermeyeceğim. Ama bilin ki bu konuda resmi olarak ta değerlendirmeler yaptım amirlerime gönderdim merak eden olursa ilerde bunu anlatabilirim.

Takdir edersiniz ki merkezde deniz kuvvetleri olunca, bu kurumun subay kaynağının eğitim ve öğretim yeri olan Deniz Harp Okulu’nun, 1 no’lu hedef olması kaçınılmazdır.

İşte ben, silah arkadaşlarım ve yüreği vatan sevgisi ile dolu yarının pırıl pırıl bahriye subayları olacak öğrencilerimiz işte bu zorlu ortamda yani bir nolu hedefte görev yaptık ve ateş altına alındık.

OKULDA FUHUŞ YAPTIRDIĞIMIZI İDDİA ETTİLER

Bana, personelime ve öğrencilerime akla, hayale gelmedik yöntem ve karalamalarla saldırdılar. Bu saldırıların malum basının gazete ve televizyonlarına taşıdılar.

Öğrencilerimin bir bölümünü mesnetsiz olarak ahlaksızlıkla suçladılar, kanıtları var mıydı, kocaman hayır! Neye dayanıyorlardı, şerefsiz ve onursuz insanların başvuru yöntemine…

1876-1908 dönemi tecrübelerimiz hala taze iken buna ne yazık ki inanan ve işlem yapılmasını isteyen büyüklerimiz de çıktı. Ayrıca taarruzlarını mektuplarla elektronik postalarla server’ları ABD’de bulunan internet siteleri ile de geliştirdiler.

Bu ahlaksız kesim beni ve kurumumu ne ile suçları biliyor musunuz bu okulda ibadeti yasakladığımızı ve fuhuş yaptırdığımızı!

Peki ben kimim; 3 nesildir denizci ve asker bir ailenin çocuğu baba deniz subayı. Yanlış duymadınız dedesi ise bahriye eri olarak İstiklal madalyası sahibi. Trabzonlu Ruşen oğlu Şevki Ertürk’ün torunu. Bunun anlamı nedir biliyor musunuz? Bu ülkenin kuruluş harcında benim genetik olarak katkım var. Armut dibine düşer. Çok istisnalar dışında hainlik gibi kahramanlıkta kalıtımsaldır.

BAYRAK DİREĞİMİZDE KUR’AN VAR

Bu suçladıkları insanlar ve biz denizciler bütün bayrak direklerinin tepesinde, 7 kat naylona sarılmış kutsal kitabımız Kur’an’ı koyan, her öğüne Allah’ın adıyla başlayan ve Allah’a şükürle bitiren. Tüm kumandalarına besmele ile başlayan insanlardır. Takdir sizlerin.

Amaçları şuydu; ahlak ve din gibi iki hassas konuda yani bel altından, kural dışı olarak kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ve onun ayrılmaz parçası olan. Mazisi şan ve şerefle dolu Türk Deniz Kuvvetlerinin haklı olarak yüce Türk ulusunun gönlünde kurduğu güvenilirliği yok etmek ve nihai amaçlara ulaşmaktı.

Yine taarruzlarında, 32 ahlaksız öğrenci bulunduğunu bunları derhal okuldan atmamı istiyorlardı. Peki kanıtları neydi bir hiç imzasız ihbar mektupları. Ve olayları örtbas ettiğimi öne sürüyorlardı. Gerçi buna inanan büyüklerim de yok değildi.

Evet, ben bu öğrencilerime kol kanat gerdim çünkü inanıyorum ki bu öğrencilerim suçsuzdu. Silahlı kuvvetlerine karşı yapılan stratejik taarruzun birer küçük derhal yok edilmesi gereken ara hedefleriydiler.

ÖĞRENCİLERİMİ KORUDUM

Yarının büyükleri ve komutanları olacak bu çocuklara sahip çıkmak kendi geleceğim için ilave alacağım yıldızlar için hiçbir kanıt olmadan onların harcarsam ki bu benim için çok kolaydı.Veya ruhlarında onanmaz yaralar bırakacak girişimlere müsaade etseydim gelecek nesiller için ya canavar ruhlu komutanlar. Ya da okuldan atılarak hakkı yenmiş travmalı sivil vatandaşlar olacaklardı.

Ayrıca komutan olarak diğer öğrencilerime de yanlış mesaj verirdim. Bu taarruzlara karşın yılmadım. Hem olayları değerlendirdim. Gücümün yettiğince bunları üst makamlara yazdım çizdim,

Beni de sarsmasına rağmen personelim ve öğrencilerim karşısında dik durarak bunları hissettirmemeye onların moralini, eğitim ve öğretim seviyelerini daha üst seviyeye çıkarmak için çok gayret sarf ettim. Özel tedbirler almaya çalıştım.

Ayrıca yukarda ifade ettiğim genel resim içinde şahsımın ve okulumun hedef olması nedeniyle, şahsıma-okuluma yönelik karalama ve iftira kampanyasına karşı hukukun üstünlüğüne, Yüce Türk adaletine olan inancım ve güvenimle avukat tutarak mücadeleye başladım.

TÜM DAVALARI KAZANDIK AMA…

Açtığımız bütün davaları kazandık ama ne yazık ki malum medya, bu yargı kararlarına karşın tekziplerimizi yayınlamadı bile, şimdi bizde tazminat davaları açtık. Peki bu mücadelede yeterince destek alabildim mi? Buna verilecek cevabın hayır’dır.

Bahriye lisanı ile de cevap vermek istiyorum: İhtiyaç duyduğumda deniz top ateş desteği alamadım. Tasmo isteklerime cevap gelmedi. Benim tarafımdan verilen g/m taarruz isteklerim de yanıtsız kaldı.

Hatta karşılıklı müdahaleye yani dost ateşine de maruz kaldım. Fakat şuna da inanıyorum. Ben, silah arkadaşlarım ve öğrencilerim ne kadar zorluklarla karşılaşmış olursak olalım, bunlar cumhuriyetimizin kuruluşu öncesi yüce önder, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yaşadıkları zorluklar karşısında solda sıfır kalırdı.

NEDEN AYRILIYORUM?

Bu nedenle ülkem için Amiral Türker’de feda olsun. Biraz önce de takdimci subayın ifade ettiği gibi yüksek tasdikten geçen kararlar görev sürem bir yıl uzatılarak Akdeniz Bölge Komutanlığına atandım.

Deniz Harp Okulu komutanlığı amiral rütbesinde deniz kuvvetlerinde yapılacak en onurlu görev yeridir.

Sevgili öğrencilerim inşallah sizlere de kısmet olur. Bu görevi deniz kuvvetlerinde onursal ve prestij olarak galebe çalabilecek tek görev yeri vardır o da deniz kuvvetleri komutanlığıdır.

Deniz Harp Okulu komutanı terfi senesinde ise mutlaka terfi eder. Eğer etmemişse komutanları tarafından başarısız olarak değerlendirilmiştir.

Akdeniz Bölge Komutanlığı da çok onurlu bir görevdir oradan terfi eden nice komutanlarımız var. Fakat benim değerlendirmeme göre bu benim için not yükseltme sınavı niteliğindedir. Ben ise komutanlarımdan farklı düşünüyorum fakat onların verdiği karara da saygı duyuyorum.

Bu nedenle her zaman onur, gurur ve dürüstlük ilkelerine inanan ben, yeri geldiğinde “bunlar için kişisel çıkarlarınızdan bile ödün vereceksiniz, hatta canınızdan da…” Diyerek subaylarına ve öğrencilerine nutuk veren ben, şimdi bunun gereğini yapmalıyım.

OKULA BAŞLADIĞIMDA BOYUM TÜFEK KADAR YOKTU

39 yıl önce bu beyaz üniformayı giydim henüz 14 yaşındaydım. Neredeyse tüfekten biraz uzun boyum vardı. Deniz lisesinin ve Deniz Harp Okulu’nun rahleyi tedrisatından geçtim. Ne öğrendiysem burada ve bu okulun mezunu olmam dolayısıyla açılan kapılar sayesinde öğrendim.

Ben eğer bir şey isem bu okul sayesindedir. Beni yetiştiren bana feyiz ve ilham veren tüm hocalarıma teşekkür ediyorum. Ebediyete intikal edenleri rahmet ve minnetle anıyorum.

Biliyorsunuz denizci ve asker kimliğinin sembolü olan bu üniformayı giymek zordur.

Taşımak daha da zor. Daha da zor olanı var oda gerektiğinde bunu çıkarmasını da bilmek lazım. Belirttiğim nedenlerle istifa ederek daima onur duyduğum mesleğimden ayrılmaya ve bugün son defa giydiğim üniformamı çıkarmaya karar verdim!

KİTAP YAZACAĞIM

Yazmadıklarımı ve daha söylemek istediklerimi de emeklilik dönemim içinde yazacağım bir kitapta toplayacağım. Dün akşam düşündüm bunun adı ne olur diye biraz sevgili komutanımız Koramiral Atilla Kıyat’tan esinlenerek, olsa olsa “tek yıldız” ve “verilmeyen ikinci gol” olur diye düşünüyorum bilmem siz ne dersiniz…

Ben Tuğamiral Türker Ertürk Deniz Harp Okulu’ndaki görevimi Tuğamiral Kemalettin Gür’e teslim ediyorum. Büyük bir sevgi ve onurla icra ettiğim mesleğime ve siz törenimize katılan tüm silah arkadaşlarıma ve misafirlerimize arz’ı veda ediyorum…”

HÜRRİYET

Yorumlar

“790) TUĞAMİRAL TÜRKER ERTÜRK, NEDEN İSTİFA ETTİ?” yazisina 11 Yorum yapilmis

  1. Barış AYKUL yorum tarihi 12 Ağustos, 2010 20:39

    Şahsi kanaatim odur ki,bu subay çuval hadisesi vuku bulduğunda da eğer sorumlu bir makamda bulunuyor olsaydı hemen istifa ederdi.

    Bu örnek Türk subayına emeklilik hayatında tüm kalbimle mutluluk ve saadetler dilerim…

  2. Servet Hassan yorum tarihi 12 Ağustos, 2010 21:24

    İngiltere Türk toplumu olarak Sayın Tuğamiral Türker Ertürk’ün istifasını büyük bir üzüntüyle karşıladık. Buradaki askeri ateşelik görevi esnasında çalışkanlığı ve başarıya olan büyük aşkı nedeniyle toplumumuzdan büyük takdir görmüş ve kurduğu sıcak ilişkilerle kendisini tanıyanların gönlünde büyük bir yer edinmişti. Vatanını ve milletini her türlü kutsal değerin üzerinde tutan başarılı bir askerimizin istifa etmek zorunda bırakılması anlaşılır ve kabul edilir değildir. Kendisinin vatanına ve milletine emeklilik döneminde de hizmete devam edeceğine olan inancımız sonsuzdur.

    Servet Hassan

  3. M.Nihat Yılmaz yorum tarihi 12 Ağustos, 2010 23:45

    Komutanımızın konuşmasından tüylerimiz diken diken oldu.Alnı açık,başı dik olarak şerefiyle istifa ediyor.
    Türk Milleti’nin sembolü olan Ordumuza yönelik psikolojik saldırı olduğunu, bir yetkili ağızdan daha duyarak şahit olduk.Yani Ordumuza sömürgeci dış güçler ve onların içerideki satılmış işbirlikcileri tarafından sürekli aslı olmayan-yalan ve iftiralarla KARA ÇALINMAK,yıpratılmak isteniyor.
    Komutanımızın, yazacağı kitabını okuruz.Ancak kitapla iş bitmez.Yaşının 53 olduğu anlaşılıyor. Kazandığı tecrübesi ile tam orduya verimli çağında ayrılıyor.Şahsına,ailesine ve Milletimize hayırlı olsun.
    Açıkca belirtelim ki; kendisinden bu Büyük Milletin evlatlarının beklentisi var.Hele ki böyle bir zamanda.
    Sivil Toplum Kuruluşlarında görev aldığı takdirde, ilelebed gönüllerde yaşayacak, tecrübesi ve hizmetleri değerlenecektir.Çünkü; bu gün verilen kültürel mücadelesinde tecrübeli ve şuurlu Ordu mensuplarına, ne kadar ihtiyac duyulduğu tartışılamaz.
    Ne mutlu! Türkçe düşündüm,Türk gibi darandım diyene.
    Saygılarımla..

  4. alptuğ telmaç yorum tarihi 13 Ağustos, 2010 17:52

    Helal olsun korkusuzca ONUR, ŞEREF kavramının tanımını yapmış ve safını dosta da düşmana da göstermiş helal olsun, sonuna kadar helal olsun….

  5. Erkan Sarıkaya yorum tarihi 14 Ağustos, 2010 06:37

    Komutanımıza tercihlerinden dolayı hayırlı olsun diyorum. Ancak bu tür istifaları doğru bulmuyorum, hatta bağışlayın görevden kaçma olarak görüyorum. Birileri “çamur at izi kalır” iftiralarıyla amacına ulaşmış oluyor. Bürokraside de benzer hataları görüyorum. Bakıyorum, bu ülkenin binbir emekle yetiştirdiği yöneticiler “ahlaksız zorlamalara” dayanamayarak istifa ediyorlar. Sorumlusu olduğunuz birimde başarısız olduğunuza dair kanıtlar varsa istifa etmek çok yerinde bir davranış. Ama ahlaksızların iftiralarına karşı aksine mücadele etmek gerekirdi. Varsın terfi olmasın komutanım.

  6. ali tosun yorum tarihi 20 Ağustos, 2010 06:39

    sayın komutanım tanıdığım en onurlu en şerefli en bilgili ve en eğlenceli bir adam dır.merak etmeyin en iyi bildiği şey savaşmaktır.ama ole kancık gibi diil adam gibi belden aşağıya vurmadan gözlerinin içine bakarak emeklilik hayatının ona ve ailesine hayırlı olmasını diliyorum. saygılarımla..

  7. Gazeteci Türk yorum tarihi 26 Ağustos, 2010 11:40

    Tuğamiral Türker Ertürk’ü görev yaptığı Karadeniz Ereğli’deki karadeniz Bölge Komutanlığı’nda tanıdık. Herkesle diyaloğu iyi olan bu genç komutan, aynı zamanda Gazi Alemdar Gemisi Müzesi’nin de mimarisidir.
    Kente 7’den 70’e herkesin sevdiği ve taktir ettiği bu komutanın geleceği olmalıydı diye düşünüyorum. Bu tür şerefli ve onurlu komutanların ülkemizde görev almaları için devlet araya girmelidir.

  8. timur poyraz yorum tarihi 26 Ekim, 2010 12:10

    Tuğamiral Türker Ertürk ün konuşmalarından durumun ne kadar vahim olduğunu anlamak için herhalde alim olmağa gerek yok.Konuşmasının bir bölümünde belirttiği gibi ”tüm devaları kazandık ama”yalnız bırakılmak dostlar tarafından komutanlar tarafından şerefli Türk ordusu tarafından.Bu kısmı inanılmaz böyle bir durumda bir komutan yalnız bırakılıyorsa kardeş gibi yıllarca sırt sırta verdiği kardeşleri yardım destek vermiyorsa vahhh halimize.Avrupanın şovalye ruhu,japonların samuray ruhu işte bu şerefli onurlu subayda yüce Atatürk ün askeri.Öncelikle öğrencilerinin şerefi,gururu için sonra kendi gururu için çocuk yaştan beri şerefiyle onuruyla taşıdığı ünüformasından ayrılmak zorunda kalmıştır
    Bundan sonraki hayatınızdada eminimki Mustafa Kemal in askerlerine yakışır şekilde onur savaşınıza vatan sevdasıyla devam edeceksiniz .
    VATAN SAĞOLSUN..

  9. yunus tavusbay yorum tarihi 8 Mart, 2011 13:46

    Turker Bey, Ingiltere’deki konusmasini yapmadan once bana ulasabilir mi? Ya da benim O’na ulasabilecegim bir kontak var mi? Bilen var mi?

  10. eren özgür yorum tarihi 20 Ağustos, 2011 23:00

    SİZİ EN İCTEN DUYGULARIMLA TAKDİR EDİYORUM BENDE ASKERLİĞİMİ BAHRİYELİ ER OLARAK YAPTIM. ŞU ANDA BİR TÜRK VATANDAŞI OLARAK TSK ORDUMUZA YAPILAN BU PSİKOLİJİK BASKI VE NE OLDUĞU BİLİNMEYEN İHBARLARLA TÜRK ASKERİNİ HALK KARŞISINDA KİMSENİN KÜCÜK DÜŞÜRMEYE HAKKI YOKTUR.EVET NE YAZIK Kİ BU OLANLARA BİTENLERE KOMUTANLARIMIZIN SESSİZ KALMASI DAVALARIN UZUN SÜRMESİ VE NETLİK KAZANMAMASINA ÜZÜLÜYORUZ.BEN DENİZ KUVVETLER KOMUTANLIĞINDA ASKERLİĞİMİ YAPTIM.BUNDAN BÜYÜK BİR ONUR DUYUYORUM VE KOMUTANLARIMIZ SUÇSUZ OLDUĞUNA İNANIYORUM TÜRK HALKININ DA ORDUMUZA YAPILAN BU KARALAMAYA,KARŞIDA DUYARLI OLMASINI İSTİYORUM.TÜRK DENİZCİ SUBAYI ÜLKEMİZİ HER YERDE BAYRAMIZI HEP ONURLANDIRMIŞ VE DALGALANDIRMIŞTIR.ALLAH,ORDUMUZA.ZEVAL VERMESİN ORDUMUZU BÜTÜN KÖTÜLÜKLERDEN KORUSUN.NE MUTLU TÜRKÜM DİYE NE

  11. OSMAN NURİ ÇELİK yorum tarihi 4 Haziran, 2012 00:17

    TSK’NIN KÖKÜNÜ KURUTMAK !!! “Her bakımdan kuvvetli ve yeterli bir ORDUSU bulunmayan devletin, Milli ONURU da olmayacaktır!”

    http://www.necmettinerbakan.net/haberler/tsk-8217-nin-kokunu-kurutmak.html“Her bakımdan kuvvetli ve yeterli bir ORDUSU bulunmayan devletin, Milli ONURU da olmayacaktır!”

Yorum yap