660) TOMTAŞ (Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi)

Yayin Tarihi 10 Mart, 2013 
Kategori TÜRK DÜNYASI

TOMTAŞ

(Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi)

image00114.jpg

———————————————————————————–

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, galip devletlerle Almanya arasında 28.06.1919’da imzalanan ve 10.01.1920’de yürürlüğe giren Versay Anlaşması, Alman silahlı kuvvetlerini birçok açıdan sınırlandırmaktaydı. Uçak imalatı, dolayısıyla Hava Kuvvetleri’nin (Luftwaffe) yeniden teşkil edilmesi yasağı da anlaşmaya dahildi. Sadece sivil uçak tasarımı izni verilmişti. Bir şekilde anlaşmanın ağır şartlarının çevresinden dolaşmak isteyen Almanya, ‘Junkers’ adlı uçak üreticisi firmasıyla yurtdışında yatırım imkânlarını zorlamaya başlamıştı. İlk olarak Sovyet Rusya ile anlaşarak, Moskova yakınlarında bir fabrika kurdular. Ardından gözünü eski müttefikinin mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’ne çeviren Almanlar’ın çabası sonuçsuz kalmadı. Öncelikle yukarıda belirtildiği üzere, Junkers firmasına Türkiye’de sivil havacılık yapma izni verildi. Akabinde, Türkiye’de uçak üretmenin yolları aranmaya başlandı ve Ağustos 1925’te, Alman hükümetinin de desteğiyle, Türkiye ile Junkers arasında bu yönde bir anlaşma imzalandı. Planlanan anlaşmayı Türk Tayyare Cemiyeti Başkanı Cevat ABBAS ve yurtdışı ziyaret ekibi yerinde incelemelerden sonra olur verildikten sonra anlaşma imza edildi.  Anlaşmaya göre Junkers, Kayseri’de bir uçak yapım ve motor üretim tesisi kuracak, Türkiye’nin ihtiyacı olan savaş uçakları da TOMTAŞ’tan alınacaktı. 40 yıllık bir süre için yapılan anlaşmada, tesisin kapasitesi İlk 250 uçak olarak öngörülmüştü. Ve sonuçta Kayseri’de, ‘Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi’ (TOMTAŞ) kuruldu. Öncelikle askerî uçak üretmenin amaçlandığı fabrikada yolcu uçakları da gündemdeydi. TOMTAŞ; 06.10.1926’da fabrikayı Kayseri’de açarken, Eskişehir’de de fabrikanın bir şubesini açmıştır.  Almanya’dan gelen beş mühendis ile 120 Alman ve 240 Türk işçisi tesiste görev yapıyordu.

1927 yılına kadar, yapılması planlanan dört hangardan ancak iki tanesi tamamlanmıştı. Fakat proje pek uzun soluklu olamadı. Junkers’in iddialarına göre Türk Hükümeti’nin gerekli sermaye ödemelerini geciktirmesi, Türk tarafına göre ise Junkers’in patent ve lisans konusunda anlaşmazlık çıkarıp Türkiye havacılık sektöründe tekel olmayı amaçlaması sebebiyle 1928 Mart ayında sözleşme fesh edildi. Fabrikanın kaderini değiştirecek bu sorun yaşanırken, çift motorlu Junkers A-20 bombardıman uçaklarının yapımı için hazırlıklar bitmiş, montaj ile ilgili çalışmalar başlamıştı. 03.05.1928’de ise Junkers firması tüm hisselerini Türk Hava Kuvvetleri’ne devretti. Ardından Hava Müfettişliği’nin idaresine geçen fabrika, 1929’da geniş bir tadilattan geçti. 1932’ye kadar tamamı metalden, Türk Hava Kuvvetleri’nin ‘telsizsiz’ ilk uçakları olan Junkers A-20’lerden 15 adet üretildi. 1932’den sonra bu kez bir ABD firması olan ‘Curtis-Wright’ ile anlaşıldı (Zaten ABD bu fabrikanın kapanması, ya da Almanlar ile olan anlaşmanın bozulması  için gerekli her türlü faaliyeti gizlice yapmıştı)  ve İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar yabancı lisans ile çeşitli tip ve marka uçak imal edildi. Savaş sonrasında başlayan iki kutuplu dünya düzenin de ise ABD’nin yanında yer alan Türkiye, Marshall yardımının getirdiği rahatlık içerisinde uçak üretimiyle uğraşmaktan vazgeçmek durumunda kaldı ve fabrika 1950 yılında ‘Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi’ haline dönüştü.

MUSTAFA KILIÇ

Araştırmacı Yazar

image0025.jpg

Kayseri Tayyare Fabrikası

image0035.jpg

image0043.jpg

Yorumlar

“660) TOMTAŞ (Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi)” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. Mevlüt Uluğtekin Yılmaz yorum tarihi 11 Mart, 2013 07:01

    NATO ve Kör bakıştı ki zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar uçak motoru yapmak isteyen bilim insanının önerisini ABD’den uçak alıyoruz gerek yoktur
    http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=24565

  2. Mevlüt Uluğtekin Yılmaz yorum tarihi 11 Mart, 2013 07:17

    Celal Bayar’ın ABD den alıyoruz gerek yoktur diye engellediği uçak motoru yapmak isteyen bilim insanının adı rahmetli Doç.Dr.Necmettin Erbakandır rahmetli Erbakan’ın ‘millî’ bir duruşu vardı
    ALLAH (c.c.) rahmet etsin amin …
    http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=24709

  3. Açık istihbarat yorum tarihi 18 Ağustos, 2015 07:22

    Kayseri Tayyare THK Uçak Fabrikası THK fabrikaların kapatılması / Bir Dönem Nasıl Kapanıyor?
    http://www.acikistihbarat-bilgipaylasim.blogspot.com.tr/2015/05/kayseri-tayyare-thk-ucak-fabrikas.html

  4. İsmail Tezgel yorum tarihi 4 Aralık, 2016 21:56

    Türkiye’de kurulan İlk Uçak Fabrikasının hazin sonu
    ATV de Kenan Işık’ın sunduğu yarışma programında bir soru soruldu
    -Türkiye’de yapılan İlk Türk uçağının adı nedir?
    Doğrusu merak ettim Türkiye de uçak yapıldı mı acaba diye? Yakın tarihimize o kadar ilgili olmama rağmen hatırlayamadım, küçük bir araştırma yaptım ulaştığım bilgiler çok ilginçti
    İnsanoğlu balık hafızalıdır olup biteni çabuk unutur ara sıra hatırlatmak gerekir derler;
    Türk gençleri, ilk uçağı yapan Wright kardeşleri bilsin öğrensin, ama buna karşılık Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ı öğrenmesin olur mu?
    Küçük bir not düşmek istiyorum… Türk evladı atasını tanımalı. Türkiye de kurulan ilk uçak fabrikasını ve iki güzel insanın öyküsünü anlatacağım.
    “İlk Türk uçağını yaptığım zaman yani 1924’te, bugünkü dünya havacılık sektörünün yüzde 80’i henüz doğmamıştı. Mesela yalnız Almanya’yı ele alarak, teşekküllerini yakinen tanıdığım birkaç firmayı esas alayım. Rohrbahr, Bavyera, heinkel, Arado, Fokkewulf, Fisler, Klemm gibi birçok fabrikalar 1925’den sonra kurulmuşlardır ve bugün de dünyanın en vasıflı en mükemmel ve üstün vasıflı tayyarelerini inşa etmek kabiliyetini göstermişlerdir. -VECİHİ HÜRKUŞ-”
    “Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.” “Avrupa’dan Amerika’dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle boşa vakit geçirilecektir. Şu halde Amerika ve Avrupa’nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir.”
    “Türk tayyaresini kendi elleriyle yapmalıdır. O halde bu yaşam vasıtasını başkalarının lütfünden beklememelidir. Size katiyen söylüyorum 10 seneye varmadan biz, bütün tayyarelerimizi motorlarıyla beraber, en küçük vidasına kadar baştanbaşa kendimiz yapacağız.”-NURİ DEMİRAĞ-
    Peki, bu Nuri Demirağ kimdir? Atatürk’ün sağlığında Türkiye’nin en zengin kişisiydi. Ülkenin baştan sona demiryollarıyla döşenmesinde büyük hizmetleri vardır. Bundan dolayı Atatürk, ona “Demirağ” soyadını vermiştir.
    Mustafa Kemal Atatürk havacılığa büyük önem verirdi. Cumhuriyet’ten hemen sonra havacılık gelişmelerini incelemek ve araştırmak için Avrupa ülkelerine heyet gönderdi.
    Altı uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürkuş idi.
    Vecihi Hürkuş geziden döndükten hemen sonra projelerini gözden geçirmiş ve ilk Türk uçağını inşa etmeyi başarmıştır. İlk uçağın adını VECİHİ K-6 koymuştur Bu uçakların devamı da gelmiştir.
    Nuri Demirağ ilk uçak mühendisimiz Selahattin Alanı ortak ederek uçak inşa etmeye başladı. 17 Eylül 1936 Beşiktaş ‘ta bir ARGE atölyesi açarak işe başladı. Nuri Demirağ NU.D 36 (1940), NU.D 38 (1944) yıllarında Türk malı uçaklar yapar.Bu uçaklar Amerikan yapımı uçaklarla boy ölçüşebilecek niteliktedir.
    THK, Beşiktaş’taki fabrikaya ilk olarak 65 adet planör, sonrasında 10 adet başlangıç eğitim uçağı sipariş etti. Planörler, 1937-1938 yıllarında tamamlanarak teslim edildi
    Nuri Demirağ’ın Beşiktaş’taki fabrikada yapılan ve hiç bir bozukluk göstermeden başarılı uçuşlarına devam eden uçakları, Türkiye’de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştı. Hele çift motorlu, barışta yolcu uçağı, savaşta istenildiği zaman eksiksiz bir bombardıman uçağı görevini yerine getiriyordu
    Türklerin kendi uçaklarını kendilerinin yapması belli başlı uçak fabrikalarını endişelendiriyordu. İngiliz ve Almanlara göre Amerika’nın endişeleri daha büyüktü.
    Ancak Atatürk öldükten sonra bu alana ilgi azalmış devlet desteğini çekmiş Amerika’ya -Türkiye’ye uçak satması için- ön ayak olan kişi Ahmet Emin Yalman Acenteliğidir.
    1939’da THK, sipariş ettiği 65 adet uçak zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Ne gariptir ki THK’ nın almadığı bu uçaklar 16.000 uçuş yapar, senelerce uçar ve bir tek kaza dahi olmaz.
    1941-44 yılları arasında ABD Türkiye’ye 95 milyon dolarlık savaş malzemesi vermiş ABD’den gelen malzemelere bir bedel ödenmemesine rağmen bu malzemelerin bakımı için her yıl bütçeden 400 milyon TL aktarılır
    ABD Yalman’a uçak sanayi konusunda temsilcilik verir. Ne hikmetse yakınlarının acentesi olduğunu bile bile Fransızlarda Yalman’a acentelik verir.
    Bu acenteliğin uçaklarını alıp da Nuri Demirağ’ın uçaklarını almayan 1949 Hava Kuvvetleri Komutanı şu vahim sözleri söyler:
    “Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.”
    1920li ve 1930lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkan ve kabiliyetleri kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950’de ki kanunla kapatılmıştır.
    Nuri Demirağ , uçak sanayinde destek görse veya önü kesilmeseydi, Türkiye ekonomisi, globalleşme sürecinin neresinde olurdu acaba?
    http://www.saraymedya.com/yazar/740-turkiye39de-kurulan-ilk-ucak-fabrikasinin-hazin-so.html

Yorum yap