626) PKK CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR!

Yayin Tarihi 25 Temmuz, 2012 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

Emre Uslu’nun son Suriye ve PKK analizi

image00135.jpg

Suriye’nin kuzeyinde Kürtler’in ağırlıkla yaşadığı bölgelerin Esad kontrolünden çıkması ve PKK’nın bölgede aktif rol oynamaya başlamasını analiz eden Taraf Gazetesi yazarı Emre Uslu, “PKK Cumhuriyeti kuruldu; hayırlı olsun” diye yazdı.

İşte Taraf yazarının bugünkü o dikkat çekici yazısı

PKK Suriye’de bir devlet kuruyor. Kürt bölgesinde Demokratik Özerklik ilan edip yönetimi Kent Konseylerine devrettiklerini duyurdular.

PKK SURİYE’DEKİ BÖLGEYİ SAVAŞ ÜSSÜNE ÇEVİRECEK

Temelde, Kürtlerin veya PKK’nın bağımsız bölge kurmasına itirazım yok. Eğer barış getirecekse, PKK militanlarını orada görevlendirip Türkiye’deki savaşı durduracaksa bu iyi de olabilir. Ancak PKK böyle düşünmüyor. PKK bizzat Suriye’deki bölgeyi savaş üssüne çevirip artık savaşı buradan sürdürecek. Bunu da bizzat PKK 4. Stratejik Hamle diye duyurduğu strateji metinlerinde 2010 yılından ilan etmişti.

KALKAN VE BAYIK HAKLI ÇIKTI

Geçen yıl 14 Temmuz’da Silvan Saldırısı’yla yıkılan barış sürecinin ana nedeni de buydu. Duran Kalkan ve Cemil Bayık, Suriye’de belirsizlik varken barış görüşmesi yapmamalıyız. Suriye’deki kazanımlara odaklanmalıyız sonra Türkiye ile savaşı buradan daha fazla derinleştirebiliriz şeklinde açıkça yazmışlardı. Suriye’deki gelişmeler Kalkan ve Bayık’ı haklı çıkardı.

VE PKK CUMHURİYETİ KURULDU

PKK barış istemiyor; müzakere diye sizi oyalıyor Suriye’deki kazanımlara odaklanıyor yazdıkça savaş lordu ilan edildim. Geldiğimiz noktada Ankara’daki dar görüşlü siyaset, müzakereci kafa, Erdoğan’ın çevresini saran egoist ve kibirli yapının ortak katkılarıyla PKK Cumhuriyeti kurulmuştur.

Süreci şöyle özetleyebiliriz:

1) Ahmet Davutoğlu’nun ‘vizyoner’ dış politika diye tanımladığı politika yaklaşımıyla, yanlış hesap sonucu Esed’in, tıpkı diğer Arap diktatörleri gibi, erkenden devrilebileceği düşünülerek Esed’e karşı erken çıkış yapılmıştır. Dünyada hiçbir ülke Esed gitsin demeden Türkiye, Esed gitsin diyerek Esed’i düşmanlaştırmıştır.

DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR

Esed de iktidarda dayandığı uzun süre boyunca düşmanımın düşmanı dostumdur düşüncesiyle PKK’ya alan açmıştır. Esed iktidarda kalma süresi uzadıkça PKK güçlenmiş ve bu gün PKK Cumhuriyeti’ni kurma noktasına gelmiştir.

Türkiye’nin Esed gitmezse şeklinde bir B Planı olmadığından PKK, Esed’in himayesinde bir devlet kurarken Türkiye şaşkın ördek gibi gelişmeleri seyretmiştir. Bu da PKK’ya büyük avantaj sağlamış ve PKK Türkiye’nin siyasetinden daha öngörülü bir stratejiyle Suriye’ye yerleşmiş ve Esed’le birlikte hareket edip mevzi kazanmış, Esed’in sonu yaklaşırken de çıkış yapıp Kürt bölgesini kontrol altına almıştır. Bu bakımdan PKK Cumhuriyeti’nin kuruluşunda birinci dereceden sorumlu dış politikada yapılan yanlış hesap ve B Planı’nın olmamasıdır.

2) PKK Ağustos 2010’da 4. Stratejik Dönem’e geçtiklerini duyurdu. Haziran 2011’de yayınladığı strateji metinlerinde de PKK, Suriye denklemine özellikle vurgu yapıyor ve Şii-Kürt ekseninin PKK açısından en büyük kazanım olacağı belirtiliyordu.

PKK KENDİNİ YENİDEN KONUMLANDIRDI

Bu noktada PKK kendini yeniden konumladı, 2009’dan beri olgunlaşan PKK barış sürecini bir oyalama taktiği olarak değerlendirip Arap Baharı ve Suriye’deki gelişmeleri beklemek için zemin yokladı.

Bu süreçte MİT, PKK’nın bu stratejisini yanlış okuyarak onun bu hamlesini engellemek için onunla mücadele etmesi gerekirken müzakere başlatıp PKK’ya fırsat alanı yarattı. Hatta bizzat Öcalan ile PKK yönetimi arasında 20 mektubun taşıyıcılığını yaparak Öcalan’ın süreçte etkin rol almasını sağladı ve PKK’nın yeni döneme stratejik aklının oluşmasında aktif katkı sundu. Böylece PKK Cumhuriyeti’nin fikrî temellerinin atıldığı 4. Stratejik Hamle’nin startını MİT verdi. Dolaysısıyla PKK Cumhuriyeti’nin ilk harcını MİT, bilerek veya korkunç bir öngörüsüzlükle kendi elleriyle atmış oldu.

BAŞBAKAN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİ

3) PKK ile yanlış müzakereler yürütülerek ve kamuoyu ile Başbakan yanlış bilgilendirilerek PKK Cumhuriyeti’nin kurulmasına katkı sağlanmıştır. Ankara’da Beşir Atalay’ın ekibi dışında, Başbakan’ı dışarıdan bilgilendiren kim varsa önü kesilmiş ve Başbakan’a alternatif fikirlerin akması önlenmiştir. Örneğin Başbakan’la doğrudan iletişimi olan Kamu Güvenliği Müsteşarı, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul İstihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer görevden alınarak, istifaya zorlanarak alternatif bilgi kaynaklarının önü kapatılmıştır.

Müzakereci fikirlere kim itiraz ediyorsa medya üzerinden itibarsızlaştırılarak tam bir karartma kampanyası uygulanmıştır. Böylece PKK’nın amacının müzakere olmadığı, oyalama olduğu gerek siyasilere gerekse kamuoyuna aktarılamamıştır. Hükümet medyası da, hükümete yakın bazı müzakereci aydınlar da bu karartmada etkin rol oynamıştır.

ANA SORUMLULUK ATALAY’DADIR

Dolayısıyla PKK Cumhuriyeti’nin kurulmasında ana sorumluluk Beşir Atalay ve ekibinin omzundadır. Tarih bunu görecektir.

4) PKK Cumhuriyeti’nin kurulmasında en kritik destek MİT’in yanlış bilgi vermesiyle yapılan Uludere faciasıyla verilmiştir. Uludere operasyonuyla PKK’nın belini kıracak ve etkisizleştirecek, en azından Suriye’de devlet kurmak için PKK’ya fırsat vermeyecek operasyonlar durdurularak, PKK’nın rahat nefes alması sağlanmıştır. Uludere faciasından sonra PKK’ya karşı çok etkili nokta operasyonlar bıçak gibi kesilmiştir. PKK’da böylece 2000 militanını Suriye’ye gönderip orada devlet kurulması sürecini başlatmıştır.

5) PKK Suriye’de devlet kurmakla meşgulken Ankara, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırarak KCK sanıklarını serbest bırakıp 2. Müzakere Süreci’ni başlatmakla meşgul. Sanırım Ankara, “KCK’lıları serbest bırakıp, hatta Öcalan’ı ev hapsine alırsam, PKK kurduğu cumhuriyetten vazgeçip silahları bırakır” diye düşünüyor.

ISRARLA YAZDIM DİNLETEMEDİM

6) Bu süreçte, müzakereci yaklaşımın bir yanlıma olduğunu, PKK’nın barış istemediğini, Suriye’de önünü görmek için müzakereleri bir oyalama aracı olarak kullandığını ısrarla yazdım ama dinletemedim. Aksine, itibarsızlaştırma kampanyasına maruz kaldım. Güvenlikçi anlayışıyla barış sürecini tıkadığımız söylendi, “savaş lordu” ilan edildik, “zibidi” dediler, “aptal” dediler. Bana bunları söyleyen müzakereci aydınlar, AKP yöneticileri ve AKP medyası PKK Cumhuriyeti’nin kuruluş günü şampanyasını patlatmak için davetiye bekliyordur sanırım.

ANKARA’YA GEÇMİŞ OLSUN

Özetle Ankara, (bazı etkili) siyasetçisi, hariciyesi, MİT’i ve aydınıyla, hep birlikte, kendi elleriyle PKK’ya bir cumhuriyet kurdurmuştur. PKK’ya hayırlı olsun Ankara’ya geçmiş olsun.

http://www.ensonhaber.com/emre-uslunun-son-suriye-ve-pkk-analizi-2012-07-25.html

 

Yorumlar

“626) PKK CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR!” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. ZAFER YÜCEL yorum tarihi 26 Temmuz, 2012 11:49

    RAMAZAN AKYÜREK DE MELEK DEĞİL. HARANT DİNK KONUSUNDA FETO KANALINDAN BAĞLANTI KONUSU VAR VE O OLAYDAN SONRA TERFİ ETTİ BU ZAT.

  2. ali gökdeniz yorum tarihi 2 Ağustos, 2012 19:46

    mükemmel bir değerlendirme,doğru tesbitler, insan kahrından utancından ölecek,pkk’nın çapulcuları bizim eğitim almış, yıllarca siyaset ve devlet adamlığı yapmış, milletin yeteneğine güvenip devletin yönetimini teslim ettiği zavallılardan daha zeki, daha kurnaz çıktı!!!!!devleti ne kadar gaflet içinde yönettiklerinin ispatı, beşir atalayın yıllarca içişleri bakanlığı yapmasıdır,bu kediye ciğer inanmaktır, onun attığı tohumlar şimdi meyvesini veriyor!!!!!ben bu milleti kurtaracak gücü damarlarındaki asil kanında taşıyanların zamanı gelince bu bilinçle bu ülkeyi düşmanlarından ve hainlerinden kurtaracağına inanıyorum….bu güne kadar bu millet ne ihanetlere uğradı, ama hepsinin altından kalktı.türk milletinin kökü çok güçlü ve derindir…. belki sallanır, sendeler ama asla yıkılmaz…..şu anda eli kolu kendi kendine anlamsızca birilerine yalakalık olsun diye, düşmanlarına kıyak olsun diye bağlanmış, kendisine saldıran düşmanına karşılık vermesi bile engellenmiş durumda, ama bir gün bıçak kemiğe dayanıp bu millet bu kan uykusundan bir uyanırsa, bütün kanunları yırtar, ve bu kanı başlatanları kendi kanlarında yok eder,,,, bence zamanı geliyor!!!!!!bence bizim gafletimizden faydalanıp, devlet kurma rüyası görenler, kendi sonlarını hazırlıyorlar!!!!türk milleti yeter deyip başkaldırdığı zaman bu iki taraftan biri yok olmadan bitmez!!!!!türk milletini yok edebileceklerini hayal ediyorlarsa, bunu tarih boyunca deneyenlerin akibetlerini araştırsınlar!!!!!bunu dünyanın en köklü devletleri tarih boyunca defalarca hatta güçlerini birleştirerek denediler ama onlar başaramadı siz kimsiniz daha kendinize ait bir tarihiniz devletiniz olmamış, olmayacak ta!!!! şimdi gaflet ve hiyanet bir de amerikanın hamiliği sayesinde devletçilik oynuyarak sonlarına doğru gidiyorlar!!!!!zaten hattızatında kürtçe diye bir dil olsada da kürt diye ayrı bir millet de yok, ama onlar ayrı millet omaya o kadar inandırılmışlar ki ne kadar anlatsak nafile!!!!osmanlıca diye de bir dil var ama hiçbir zaman osmanlı diye bir millet yok!!!!! kürtçe de öyle!!!!bölgede konuşulan dillerin harmanlanmasıyle oluşmuş bir dil,, cahil olmasalar bunu kendileri de anlar,,,acaba kürtçenin içinden arapça, farsça, türkçe, süryanice,ermenice kelimeleri çıkarsalar geriye kelime kalırmı????kendine aait bir kelime bile kalmaz,,,,, o zaman nasıl ayrı bir dil oluyor???kendine ait dili olmayan nasıl aayrı millet oluyor????? alim olmaya gerek yok mantık sahibi herkes bunu anlıyabilir, tabi kafası başka şeylere şartlandırılmadıysa,,,,,,,bizde bir laf vardır’ yörük her zaman bostan kenarına konmazmış, bi kere kuzey ırakta oldu diye her zaman olcak sanmasınlar, yiyosa bu devleti güney doğuda kursunlar, görelim Allah kime vere,,,ya devlet başa, ya kuzgun leşe!!!!

Yorum yap