61) TARİHİMİZDE ÖNEMLİ, ÜÇ (23 Aralık) OLAYI

Yayin Tarihi 20 Aralık, 2007 
Kategori TÜRK DÜNYASI

TARİHİMİZDE ÖNEMLİ ÜÇ

(23 ARALIK) OLAYI

1)   KUBİLAY  OLAYI (23 Aralık 1930)

image00125.jpg

Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve altı silahlı arkadaşı 23 Aralık 1930 günü Menemen’e gelmişler ve camiye girerek üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camide bulunanları ve merakla cami önüne toplananları, kendileriyle birlik olmaya davet etmişlerdir. Derviş Mehmet halka hitap ederek; “Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim” diye bağırmıştır.

 Gösteriler ve tekbirlerle dini ibareler bulunan bayrağı Hükümet Konağı önündeki meydana dikmişlerdir. Toplanan halkı dağıtıp bu yobazları yakalamaya mesleği öğretmen olan Yedek Asteğmen Kubilay Bey’in askeri müfrezesi görevlendirilmiştir. Kubilay Bey, şakilere nasihat ta bulunarak; yaptıklarının hatalı, sakıncalı ve kötü bir şey olduğunu belirterek vazgeçmelerini ve dağılmalarını söylemiştir. Şakiler buna mavzer kurşunu ile cevap vermişlerdir. Kubilay Bey kendisini korumak için tabancasını çekmiş ise de, bir kurşunla yaralanarak yere düşmüş ve gözleri dönmüş canilerden biri, yaralı Kubilay Bey’in üstüne atılarak boğazından kesip başını gövdesinden ayırmıştır. Bu arada Hasan adlı fedakar bir mahalle bekçisini de şehit etmişlerdir. Olay yerine yetişen askeri birlik ve jandarmalar şakilerin teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden yobazlar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi de iki gün sonra yakalanmıştır. Araştırma sonucu; olayın bölgesel bir nitelik taşımadığı, organize bir şebekenin düzenlediği, Cumhuriyet’i yıkmak amacını güden irticai ve siyasi bir hareket olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Hükümet, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir illerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan etmiştir. Yakalananlar muhakemeleri sonunda ağır cezalara çarptırılmışlardır.

Olaydan hemen sonra Atatürk, Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa’ya 28 Aralık 1930 günü bir taziye telgrafı göndererek, Cumhuriyet’e karşı suikast tertipleyen mütecavizleri lanetlemiş ve Kubilay Bey’i görevini yapan şehit olarak takdirle anmıştır. Atatürk; “Hepimizin, dikkatimiz, bu meseledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkıyla yerine getirmeye matuftur. Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkureci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey, temiz kanı ile Cumhuriyet’in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.” demiştir.

2) TÜRK – YUNAN NÜFUS DEĞİŞİMİ

(23 Aralık 1930)

 mubadele.jpg

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi veya Değişimi, 1923 yılında Lozan Antlaşması‘na ek protokol uyarınca Türkiye’deki Rumların Yunanistan’a, Yunanistan’daki Müslümanların Türkiye’ye zorunlu göçü sürecine verilen addır. Mübadelede 1,500,000 ila 2,200,000 Rum Yunanistan’a, 350,000 ila 500,000 Türk Türkiye’ye göçmüştür.

Türkiye’de sadece İstanbul kenti ile Gökçeada ve Bozcaada’da oturan Rumlar, Yunanistan’da ise sadece Batı Trakya’da oturan Türkler mübadeleden muaf tutulmuşlardır.

3) KANLI NOEL ( 23 Aralık 1963 )

image0034.jpg

Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürivet Hanım ortada… Sağında oğlu Kutsi solunda Murat… En küçük oğulları Hakan’ı da henüz 10 aylıkken Kıbrıs’a getirmişlerdi. (23 aralık 1963)

Rumların Kıbrıs ‘ı Yunanistan’a bağlama düşüncesi ve 1960 Anayasasının Türklere tanıdığı hakları kabul etmemeleri ve Türklere karşı terör faaliyetine girişmeleridir. Türkiye 1961 de Rumları uyarma gereği görmüştür.

Makarios 1960 Anayasasından memnun değildi Makariosun tavrı 1960 Anayasasına aykırıydı 1963’ te Rumlar Türklere karşı terör faaliyetlerine girişti. Onlarca Türk katledildi. Rumlar “ Kanlı Noel” olaylarıyla tekrar katliama girişti.
Türkiye Kıbrıs’taki Türk varlığını korumak amacıyla federal bir düzenin kurulmasını Türk toplumunun kendini yönetecek bir yapıyı oluşturmasını, Rum saldırılarına karşı etkili güvenlik tedbirlerinin alınmasını, Türkiye’nin Kıbrıs a daha sağlam bir şekilde ayak basmasını düşünmekteydi.
Rumların tezi ise tam bağımsızlık yoluyla Türkiye’ nin Adaya müdahale hakkını ortadan kaldırmak ve Türk nüfusunu kendi içinde eritme politikası izleyerek Enosis e ulaşmak amacındaydı…

DİKKAT!

23 ARALIK 1930 TARİHİNDE YAPILACAK OLAN NÜFUS DEĞİŞİMİNDE, TÜM AVRUPA DEVLETLERİ İLE ABD’NİN VE DÜNYA MEDYASININ TAKİP ETTİĞİ BİR GÜNDE;

KUBİLAY OLAYININ MEYDANA GELMESİ ADİ BİR İRTİCA HAREKETİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?

DİN KİSVESİ ALTINDA TÜRK DEVLETİNE VE TÜRKLÜĞE KARŞI YÜRÜTÜLEN KOMPLOLARIN ARKASINDA, ÜLKEMİZİN ÜZERİNDE HESAPLARI OLAN DEVLETLER BULUNMAKTADIR…

KISACASI; TÜRK MİLLETİNİN BİRLİĞİNİ, TÜRK DEVLETİNİN VARLIĞINI, TEHDİT EDEN HER TÜRLÜ SÖZDE DİNİ TARTIŞMALAR VE İDDİALAR, FİTNEDİR… İHANETTİR…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

YILMAZ KARAHAN

Yorumlar

“61) TARİHİMİZDE ÖNEMLİ, ÜÇ (23 Aralık) OLAYI” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 22 Aralık, 2008 00:48

    Merhub Akif’ten.

    Tarihe tekerrür demişler.
    Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.

    Atatürk ve arkadaşları, içimizdeki son Rum ve Ermeni safraları dışarı atmasalardı, bugün halimiz nice olurdu.
    “Lozan zafer mi,hezimet mi?”
    Bunu sorarak, aklı sıra kahramanlık yapan saf dil.
    Şimdi çık ortaya, Lozan zafer miymiş, hezimet miymiş gör.

  2. Haydar Okur yorum tarihi 22 Aralık, 2009 14:46

    BU MİLLETİN BAŞINA GELEN BÜTÜN MELANETLER DİN YÜZÜNDEN GELİYOR.. İÇERDE DİNİ KULLANAN SOYSUZLAR TARİHİN HER DEVRİNDE ORTAYA ÇIKMIŞTIR, DAHA ÇIKMAYI DA SÜRDÜRECEKTİR. İSLAMLA BİRLİKTE ARAP FİTNE KÜLTÜRÜNÜ TAŞIYANLAR SERBEST ORTAMI BULDUKLARINDA KAPKARA YÜZLERİNİ ORTAYA ÇIKARMAKTA GECİKMİYORLAR.. İSLAMI İÇİNDEN ÇIKILMAZ HALE GETİREN BU SOYSUZ KÖPEKLER BU ÜLKENİN VE BU ULUSUN HER ZAMAN BAŞININ BELASIDIR. BENCE BUNLARI HİÇ BİR ACIMA DUYMADAN, ”NE YAPALIM KADERİNİZ BU İMİŞ ” DİYEREK TOPTAN TEMİZLEMEK GEREKİYOR

  3. Hilmi BİLİR yorum tarihi 22 Aralık, 2010 00:50

    Ne diyebilirizki Yılmaz Bey ;
    “En buyuk ihanet en fazla güvendiğin zaman olur” demiş düşünürün birisi.. Biz bunu öğrenmeli ve ona göre yaşamalıyız günümüzdede aynısı olmuyor mu… Yeryüzünde bu kadar çok hainin bu topraklarda çıkıyor olması kanaatimce ANAdolu nun gerçek bir ana gibi tüm evlatlarına (hain olanına sadakatli olanına suçlu yada dürüst olanına vb vb herkese) yüreğini topraklarını açıyor olmasındandır.. Fakat bu toprakların babası olan devletimiz Türkiye Cumhuriyeti devleti eninde sonunda adaleti ve sulhu sağlayacaktır… VE BUDA PEYGAMBER OCAĞIMIZDIR … GÜVENİMİZ TAMDIR

  4. zühal asma yorum tarihi 22 Aralık, 2010 01:41

    tüh!yazıklar olsun.utanmazlar;(LANET OLSUN;(

Yorum yap