568) YENİ DÜNYA DÜZENİ

Yayin Tarihi 20 Eylül, 2011 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

YENİ DÜNYA DÜZENİ

 

 Obama ile Başbakanımızın Eşbaşkanlığını yaptığı, Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin (BOKAP) de kuruluşuna hizmet ettiği “Yeni Dünya Düzenini/Küresel Güç’ü” güncelliği sebebiyle anlatmak, düşüncelerimi okurlarımla paylaşmak istedim.

Çok az sayıda seçkinin tam bir mutlakıyet anlayışı ile yönettiği, din, dil, milliyet kavramlarının önemsiz olduğu “Dünya vatandaşlığına dayalı ( Bu kavramın anlamsızlığını biliyor olmama rağmen kullanıyorum.), bir “Dünya Devleti” egemenliğine verdiğimiz isim ”Yeni Dünya Düzeni”dir.

Bu düzenin kurucu ve yöneticilerine de “Küresel Güç” denmektedir.

·         Küresel Güç, dünya üretim araçları ve kaynaklarının kontrolünü elinde tutan güçtür.

·         Küresel Güç, ABD Yöneten güçtür.

·         Küresel Güç, Avrupa Birliğine hükmeden güçtür.

·         Küresel Güç, Katolik Kilisesi ile anlaşmış ve ortaklık kurmuş olan güçtür.

·         Küresel Güç, Dünya savaş sanayisini ve teknolojisini kontrol eden güçtür.

·         Küresel Güç, Dünya yazılı ve görsel medyasını yöneten güçtür.

·         Küresel Güç, Uluslar arası bütün kuruluşların yönetim ve denetiminde söz sahibi olan en önemli güçtür.

Kısaca tanıtmaya çalıştığım bu devasa güç, günümüzde Asya ve Afrika Ana karasında amacını sağlayacak stratejisini uygulamaya koymuştur.

Sözünü ettiğimiz Küresel Güç’ün, Yeni Dünya Düzeni’ni kurabilmesi için; dünyada, kendisiyle savaşacak dini, siyasi ve ekonomik alternatif güç odağı oluşturabilecek, teşkilatlar kurabilecek bütün unsurları, ya yok etmesi, ya da felç ederek hareketsiz kılması şarttır. Bugün Asya ve Afrika’da uygulanan strateji budur.

Bu tespitten sonra, Küresel Güç’ün de hedefleri de artık apaçık bellidir.

Bu hedefler;

Milli bilince, köklü devlet geleneklerine/kurumlarına, büyük veya yaygın nüfusa sahip toplumlar ile bu özeliklerden biri veya hepsiyle donanmış dini inanca sahip toplumlardır.

Bu özellikleri taşıdıkları için, ” Türkler, İran, Çin ve İslâmiyet” Küresel Gücün Asya ve Afrika’daki hedefi olmuşlardır.

Bugün olanları anlayabilmek, yarın olacakları isabetle tespit edebilmek, ancak çerçeve içine almaya çalıştığım bu fotoğrafın, doğru görülüp, okunmasıyla mümkündür.     

BOKAP “Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi” diktatörlüklerin yıkılması, bunların yerine demokrasi ve insan haklarının egemen olduğu yeni yönetimlerin kurulması şeklinde sunulan, ABD-AB ve Türkiye’nin birlikte gerçekleştirmeye çalıştıkları “Arap Baharı” diye pazarlanan projedir.

Bu arada büyük bir özenle gözlerden kaçırılarak Türkiye liderliğinde “Sünni İslâm ittifakının” kurulmakta olduğunu görmekteyiz.

Sünni İslâm ittifakı, zaten hep var olan İran liderliğindeki “Şii/Alevi İslâm ittifakını” tahrik edecektir. Türkiye’ye kurulmakta olan “Füze Kalkanı Projesi” İran’ı daha da tahrik edecek, saldırganlaştıracaktır. Bölgeye baktığımızda bu durumu açıkça görebiliriz.

Başbakan R.T. Erdoğan’ın ABD gezisi, 20 Eylül 2011’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin’in bağımsız bir devlet olarak tanınması oylaması, Doğu Akdeniz’deki gerginlik birlikte dikkate alındığında; Çok yakın gelecekte, Ön-Batı Asya ve Ortadoğu’da bir mezhep boğazlaşmasına şahit olacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu mezhep savaşı sonunda; Müslüman İran, Müslüman Türk ve bunlar etrafında toplanan bütün İslâm Dünyasının, Küresel Güç”ün denetimine gireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu sağlandıktan sonra sıra büyük balığa gelecektir. Aslında küresel stratejinin omurgasını nüfusu iki milyara yaklaşan, Milli Bilinci ve köklü devlet gelenekleri olan “Çin” oluşturmaktadır.

Amaç Çin’i kuşatıp, felç ederek, Küresel Güç ile anlaşmaya mahkûm etmektir.

Özetle Küresel Güç, 3.Binin ilk çeyreğinde Yeni Dünya Düzeni’ni kurmaya çalışmaktadır. Bu çabalarında önemli kazanımlar elde etmiş ve etmektedir. Ekonomik gücü ile sağladığı sınırsız imkânlar karşılığında, her toplumda “gönüllü köleler” edinmektedir. Bu “gönüllü köleler” vasıtasıyla hükümetleri ele geçirmiş ve geçirmektedir. Gidişat amacına ulaşacağına işaret etmektedir.

Küresel Gücün kurmayı düşündüğü “bugün var olan dil, milliyet ve dinlerin bir potada eritilerek yok edildiği, Dünya Devleti’nin kuruluşunun “ önündeki en önemli engel ise milli bilinci sağlam toplumların Milliyetçileri ve teşkilatlarıdır.

Sonuç:

Çerçeve içine aldığım bu büyük resmin her karesi bir kitabın veya çok uzun makalelerin konusu olur. Ben bu fotoğrafın, Türk ve Türkiye görüntüsüyle ilgili düşüncelerimi aktararak yazımı sonlandıracağım.

Türk Milliyetçileri/ Türk Ülkücüleri ve onların teşkilatları, iç çekişmeleri, sen – ben kavgalarını bir kenara bırakarak, bu büyük fotoğrafa göre ivedilikle“Küresel bir strateji” belirlemelidir.

Bu Küresel Türk Stratejisi;

·        Ya sunulan dünya nimetlerini kabul edip, “Küresel Güç” ile anlaşacak, onun bir parçası ve “gönüllü kölesi” olmayı hedefleyecektir.

“Üzülerek görüyorum ki, böyle düşünüp, bu zilleti kabullenenlerin sayıları ve etkileri hızla artmaktadır.”

·        Ya da, Küresel Güce “Ya İstiklal! Ya Ölüm!” diyerek, yeni bir “Türk Kurtuluş Savaşı” başlatmak kararı alınacak ve derhal bu karar doğrultusunda harekete geçmek hedeflenecektir.

Küresel aktörlerin en büyük korkusu “Türk Milliyetçileri/Türk Ülkücülerinin bütün varlığı ile açıkça ona karşı savaşacağını” ilan etmesidir. Bir yazımda bunu “Savaş, ben dağa çıkınca başlayacak!” diye ifade etmiştim. Bu yazımı okumayanlara hatırlatmak isterim; Ben ve benim gibi düşünenler tekrar sahaya çıkarsa “Türk’ün düşmanları” olacakları, yaşayacaklarını ve geleceklerini, bir değil bin defa düşünmelidir!

“Varlığım, Türk varlığına armağan olsun!” diyen, diyebilen her Türk’ün de, benim gibi düşündüğüne, düşünmesi gerektiğine inanıyorum.

Bu ikisinin arası ARAF’dır. Orada durmak kararsızlıktır, korkaklıktır!

Bu da Türk Milliyetçisine/Ülkücüsüne yakışmaz, uygun bir duruş ve davranış olmaz, olamaz, olmamalıdır.

Ya kuzgun leşe, ya devlet başa! Demenin zamanı geldi de geçti bile.

Tanrı, Türk’ün yardımcısıdır!

Yeni yazılarımda buluşmak dileğiyle kalın sağlıkla.18.09.2011

 Gültekin Öztürk

 www.haberiniz.com

 www.aydinlihaber.com

 

 

 

Yorumlar

“568) YENİ DÜNYA DÜZENİ” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Cemal Şafak yorum tarihi 21 Eylül, 2011 00:00

    Son günlerde gündemde olan en ciddi konulardan birisini kaleme almışsınız değerli gandaşım.Büyük bir beğeni ve zevkle okudum.Umarım ulaşacağı adreslere ulaşmıştır.Kalemin ce yüreğin var olsun!

Yorum yap