55) DOĞU TÜRKİSTAN’DA NÜKLEER DENEMELER

Yayin Tarihi 14 Aralık, 2007 
Kategori TÜRK DÜNYASI

DOĞU TÜRKİSTAN’DA

NÜKLEER DENEMELER

image00148.jpg

image00231.jpg

Çin’in en büyük nükleer merkezi ve deneme alanı Doğu Türkistan’ın Taklamakan Çölü’ndeki Lop-Nor Gölü civarında bulunmaktadır. Ayrıca Çin’in “Nükleer Füze Üssü”nün de bu bölgede olduğunu Quick dergisi 1988 yılında açıklamıştır. 16 Ekim 1964’ten 1997’ye kadar hiçbir koruyucu tedbir alınmadan 11’i yeraltında olmak üzere 46 nükleer deneme yapılmıştır. Bu denemelerin sonuncusu 1997 yılının Haziran ayında gerçekleştirilmiştir. Bu denemenin üzücü sonuçları halen kendisini göstermektedir.


Her ne kadar ayrıntılar kamuoyuna tam olarak yansımasa da, bu patlamalarda kullanılan bombaların şiddetli TNT ihtiva ettiği ve tesir gücünün oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Örneğin, 1984’teki bir patlamanın Richter ölçeğine göre 6.8 şiddetinde bir yer sarsıntısına neden olduğu İsveçli bilim adamları tarafından tespit edilmiştir. Stockholm’daki yetkililer, patlatılan bombanın Hiroşima’ya atılan bombadan 6 ila 8 kat daha güçlü olduğunu açıklamışlardır.

 Bu patlamadan sonra tarihi kent Kaşgar’da yapılan bir araştırmada 5 bin kadar gencin yaklaşık aynı zamanlarda kör veya felç olduğu ortaya çıkmıştır. Benzer bir iddia, 17 Ağustos 1995 tarihinde Lopnor’da gerçekleştirilen bir nükleer deneme esnasında patlatılan bomba için de ileri sürülmektedir; buna göre söz konusu patlama, yine Hiroşima’ya atılan bombadan 10 kat daha güçlüdür.


Nükleer denemelerin yarattığı bozukluklar, insan sağlığının yanı sıra ekolojik dengeyi de olumsuz yönde etkilemektedir ki, bu da insan nesline karşı daha uzun süreli bir tehdit unsurudur. Halk çeşitli hastalıklara yakalanmakta, çocuklar sakat doğmakta veya ölmektedir. Ayrıca çevre kirlenmekte, ekolojik denge altüst olmakta, ürünler zarar görmektedir.

Bütün bu süreç herkesin gözü önünde yaşandığı halde konuya ilişkin hiçbir tedbir alınmamaktadır. Sebze ve meyve çeşitlerinde azalmalar ve radyoaktif etkiler görülmektedir. Nitekim, Batı ülkelerinin Çin’den ithal ettikleri Doğu Türkistan menşeli kuru yemişlerde radyasyon tespit etmeleri üzerine Doğu Türkistan kaynaklı ürünlerin ithalini yasaklamaları bunun bir kanıtıdır. Bütün bunların üstüne, Çin hükümeti diğer ülkelerin nükleer atıklarını ve çöplerini almayı ekonomik fayda getireceği düşüncesiyle anlaşmalarla kabul etmiştir.


Uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre atom ve termo-nükleer bombaların kullanımı sonucunda yaklaşık 210 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Urumçi Radyosu’nun 1988 yılında yaptığı bir yayında, nükleer denemelerin etkisiyle sarılık, deri kanseri gibi hastalıklara yakalanan 122 bin kişinin %54’ünün öldüğü resmen açıklanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göreyse 1975-1985 yılları arasında lösemi vakalarının oranı %7 artmış ve nüfusun %10’u kanserle savaşmak zorunda kalmıştır. Örgütün 1988 tarihli raporunda Hoten, Yarkent ve Kaşgar şehirlerinde 3961 kişinin tanımlanamayan salgın hastalıklara yakalandığı belirtilmektedir.

 Sovyet Nükleer Bakteriyolojik Silah Programı’nda görev alan Ken Alibek’in ABD’ye kaçtıktan sonra 1992 yılında yayımladığı Biohazard kitabında, Bostun Gölü yakınındaki Malan’da Çinlilerin gizli nükleer üslerinin olduğu açıklanmaktadır. Buna göre, Uygur ve Moğolların yerleşim bölgesine 10 km uzaklıktaki bu bölgede Ebola ve Marburg bakterileri bulunmaktadır ki, bu da Çin’in 1980’lerde bakteriyolojik silah geliştirmiş olduğuna işaret etmektedir.

KAYNAK :

Doğu Türkistan

İnsani Yardım Vakfı

Yorumlar

“55) DOĞU TÜRKİSTAN’DA NÜKLEER DENEMELER” yazisina 5 Yorum yapilmis

  1. DOÄžU TÃœRKÄ°STAN’DA NÃœKLEER DENEMELER : FikirYolu.com yorum tarihi 14 Aralık, 2007 03:38
  2. TÜRK GÜCÜ yorum tarihi 14 Aralık, 2007 09:20

    Dünyadaki bütün ulvi değerler Türkler hariç bütün insanları kapsıyor.Bütün dünya insanlıktan nasiplenmemiştir keşke DÜNYA TÜRK OLSA.

  3. ZÜHAL ASMA yorum tarihi 23 Aralık, 2007 00:03

    EFENDİM,
    YÜREGİNİZE,ELİNİZE,DÜSÜNCELERİNİZE SAGLIK.VAROLUNUZ.SİTENİZİ KESFEDEBILMEK GÜZEL HANIM;GÜLSEV İRHAN.LA MÜMKÜN OLDU NE MUTLU BANA.VAROLSUN.
    *DOGU TÜRKİSTANI COK ÖNCELERİ OKUMUS VE SÖYLE DÜSÜNMÜSTÜM;NEDEN BİZİ YÖNETENLER/HERSEYİMİZİ BİRDEN SAVUNMAZLAR?DİNİMİZİ,DİLİMİZİ,ÖZÜMÜZÜ,SINIRLARIMIZI,CIKARLARIMIZI,DÜNYADAKİ TÜM TÜRKLERİ!!NEDEN?BİZLERE GELEN ZARARLARI BERTARAF ETMEZLER?BİLAKİS..BAKINIZ;BU VAKİTE KADAR BU KONUDA BÖYLE KALMIS..DAHA PEKCOK KONULAR..DAHA SONRA YAZACAGIM.ANLAMIYORUM!O HALDE NEDEN BİRİRLERİNİ SECİYORUZ?BU COK BÜYÜK BİR YANLIS!BU TEZ ZAMANDA ELELE!DÜZELTİMELİ.
    SAGLIK DİLERİM.SİZİN GİBİ DUYARLI İNSANLARLA AYAKTA KALDIGIMIZI SİMDİ DAHA İYİ ANLADIM.
    HOSKALIN

  4. FikirYolu.com » Blog Arşivi » DOĞU TÜRKİSTAN’DA, ZULÜM VE KONUYA İLİŞKİN YAZILAR yorum tarihi 13 Mart, 2008 00:50
  5. 96) DOĞU TÜRKİSTAN’DA, CAMİYE GİRMEK YASAK ! : Yeniden Ergenekon yorum tarihi 29 Nisan, 2014 23:29

Yorum yap