514) YANDAŞLAR İDAM EDİLMESİN!

Yayin Tarihi 14 Kasım, 2010 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

YANDAŞLAR İDAM EDİLMESİN!

Devrimcilerin devrim sonrasında birbirlerini ‘yemesini’ anlarım. Bir başka deyişle; Robespierrelerin, Dantonların,  Stalinlerin, Troçkilerin ölümüne düşmanlıklarına; “Olur böyle şeyler; teoride anlaştılar pratikte ayrı düştüler” diyebilirim… Ama dünya görüşlerine, taban tabana zıt olduğunu bildikleri bir kadronun iktidarını alkışlayanların, bu ahmaklığını anlayamadığım gibi; bu ahmak yandaşların, devrimin gerçek sahipleri tarafından, devrimden hemen sonra tek tek öldürülmesine de bir türlü aklım ermez.

İran İslam Devrimi 1979’da işte böylesi bir acayipliği yaşattı dünyaya!

Olacak şey midir? Adamlar -kendilerini inkâr pahasına- senin devrimine koltuk çıkmışlar; seni başarılı kılmışlar. Yandaşlıkta bir kusurları olmamış. Pekiyi… Sen ne yapıyorsun? Devleti tüm kurumlarıyla tam olarak ele geçirdiğin gün, o yandaşları tek tek idam ediyorsun? Kocalarını öldürdüğün yetmiyormuş gibi; bir de, ‘başlarını örtmüyorlar’ diye, karılarını saçlarından tutup sokaklarda sürüklüyorsun!

Diğer devrimlerde ‘Devrim, kendi çocuklarını yer’ken İran İslam Devrimi’nde devrim, daha çok, kendisine hizmet eden yandaşlarını yedi!

Devrime kurban olan o yandaşlar kimlerdir, biliyor musunuz?

Onlar; ruhunu satan sözde milliyetçilerdir; liberallerdir; sosyalistlerdir; ama tek ortak noktaları vardır; o da ahmak olmalarıdır!

Söyler misiniz lütfen; ahmak olmasalardı, İmam’ın olta yemi olarak ortaya attığı; “Şah’ın diktasına karşı özgürlük, kapitalizme karşı toplumculuk” masalına inanırlar mıydı? Ama burada İran komünistlerinin (Tudeh Partisi’nin)  hakkını yememeliyiz; çünkü onlar, İmam Humeyni’ye kendi iradeleriyle değil; Sovyetlerin yönlendirmesiyle destek verdiler. Humeyni de devrimden hemen sonra, ilk önce onların başlarını devirdi! Bu öyle bir devirmeydi ki; Uluslar arası Af Örgütü’nün raporuna göre 1979 Şubat’ından 1981 Ekim’ine kadar 5150 kişi idam edildi.

Milliyetçilerin, solcuların ve liberallerin adeta cellâdı olan bir yargıç vardı. Adı: Ayetullah Sadegh Khalkhali (Sadık Halkali)… Sözde mahkemenin yargıcı olan bu adama göre, önüne gelen zanlının solcu, milliyetçi veya liberal olması; onun İslam düşmanı olmasının kesin belgesiydi! Tek cezası vardı; o da idamdı. Söylenir ki; bu adamın idam kararı verme süresi sadece bir dakikaydı!

Oysa idama gönderdiği o insanlar; ‘özgürlük’ adına, imamların devleti ele geçirmesine yardım etmiş -biraz ahmak da olsa- aydın İranlılardı!

O yıllarda sağ kalan liberallerden ve halen Almanya’da yaşayan Bahman Nirumand 2009’da Cumhuriyet’ten Güner Yüreklik’le yaptığı söyleşide “Humeyni bizi aldattı” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şah’ı devirdikten sonra iktidarı mollaların ele geçireceğini hiç düşünmemiştik. Her şey çok çabuk değişti. Humeyni Paris’te İran’a demokrasinin gelmesi, kadınlara eşit haklar verilmesi gibi herkesin şaşkınlıkla karşıladığı açıklamalar yapıyordu. İranlı solcuların veya aydınların büyük bir kısmı Humeyni’yi desteklemeye başladılar.

Doğrudur; destek verdiler ve o efsunkâr (büyülü) sözcük ‘özgürlük’ adına ‘evet’ dediler; sonra da öldürüldüler!

İran’ı terk edenler ise (Bahram Nirumand gibi) ülkelerine bir daha dönemediler!

Diyeceksiniz ki; o sıralarda Şah’ın ordusu ne yapıyordu?

Hiçbir şey yapamıyordu!

Yapamıyordu; çünkü İmam’ın adamları, orduya yönelik sessiz sedasız sızma harekâtını yıllar öncesinden başarmışlar; İran Hava Kuvvetleri, kesin olarak İmam Humeyni yandaşı  oluvermişti!  

Mevlüt Uluğtekin Yılmaz

http://www.sorgunpostasi.com/index.php?option=com_content&task=blogcategory&id=25&Itemid=54

Yorumlar

“514) YANDAŞLAR İDAM EDİLMESİN!” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. tuncay kangal yorum tarihi 7 Aralık, 2010 09:34

    HAIN ISRAIL’E DIKKAT! tuncaykangal81
    16 Haziran 2008 Pazartesi
    Iste Kuzey Irak’ta olusturulan Kürt Devleti, Israil’e müttefik olusturmaktadir. Zaten cetvelle çizilen bölge simdi de etnik, dini ve mezhepsel yapilara göre parçalanarak Israil’in varolus stratejisine göre tekrar düzenlenecektir. Su ve tarim havzasi bakimindan fakir olan bölgeyi besleyecek su kaynaklari olan, verimli tarim havzalari lazim. Bu nedenle Güneydogumuzda gelisen ve degisen olgulara dikkat etmek zorundayiz. Biyolojik irkçilik israil ve kürtler elele NOT:Burada Bir seyi belirtmek istiyorum israil ve yahudiler kürtleri kullanarak türkiyenin dogu ve güneydogusuna sahip olma emelindeler ve simdilerde bir kürt yahudisi modasi çikti bunun altinda yatan neden bak biz yahudiyiz oralar bizimdir bu çok sinsi bir oyundur.Iste Deliller. Türkiye Cumhuriyeti kurumlarini yönetiminde bulunanlar ve Ortadogu’da ABD-Israil isgalini kitle destegi örgütleyen ABD-Ingiliz-Alman vakiflarinin para destegiyle ülkemizi kimlik tartismalarina çeken ’sivil’ sebeke ne denli ayirdinda bilinmez ama Israil devleti Irak’ta yandaslariyla akrabaligini ilan etti bile. Yahudi-Kürt Dostluk Ligi adiyla kurulan örgüt bu isi o kerteye vardirdi ki, Yahudilerle Kürtler arasindaki DNA baglarinin bulundugunu bile yaymaya basladilar.* Türkiye’dekiler de anlasinlar ki, bosuna yayinlanmadi Yahudi Kürtler kitaplari, bosuna yayinlanmadi ‘Sabetay’ kitaplari! Bosuna degildir, eyaletlesme ya da Kamu Yönetimi adi altinda ‘yerel yönetim’ federasyonlari kurulmasi!
    ISRAIL’E DIKKAT Israil 1948 yilindan beri atil durumdaki Musul-Hayfa petrol boru hatti projesini yeniden hayata geçirmek için girisimlerini baslatti. Sorun su ki, petrol boru hattinin bir bölümü Suriye topraklarindan geçiyor. Anlayacaginiz üzere bu nedenle Suriye’nin de özgürlestirilmesi gerekiyor. Bütün bunlarin olabilirligi uluslararasi kamuoyunun ve bölgedeki siyasi aktörlerin verecegi tepkiye bagli. Simdi gelelim isin daha ilginç bir boyutuna. Emniyet güçleri 21 Mart tarihinde Hatay’dan Sirnak’a gizlice geçirilmek istenen 11.000 adet Tevrat’i ele geçirdi. Ayni sekilde Emniyet güçleri tarafindan 15 Mart tarihinde de çok sayida Tevrat’in Silopi üzerinden Irak’a geçirilmek istenirken ele geçirildigi bildirildi. Yaron Malul ve Daniel Sadduci isimli MOSSAD ajani olduklari iddia edilen iki sahis, Tevratlarin Kuzey Irak’a geçirilmesi isini yürütüyorlar. Simdi siki durun, Türkiye’deki derin degil sig devleti bir kenara koyalim, bakalim Israil derin devleti nasil çalisiyor, ulusal çikarlari için nasil politikalar üretiyor. Israil öteden beri Irak konusu ve Irak’li Kürtler ile çok ilgili. Israil devleti Irak’ta çok sayida Yahudi Kürt (?) yasadigini ve bunlarin yeniden yapilanan Irak’in siyasi yönetiminde güçlü bir sekilde söz almasi gerektigini söylüyor. Merkezi Amerika’da bulunan Israil-Kürt Dostluk Dernegi’ne (http://www.israel-kurd.org) göre Israil’de 150.000 kadar Yahudi Kürt yasiyor. Israil derin devleti bu tezini bilimsel olarak da desteklemeye çalisiyor. Genetic between Kurds and Jews (Kürtler ve yahudiler arasindaki genetik baglar) isimli makalede Yahudilere en yakin kan baginin Kürtlere ait oldugu, Kürtler ve Yahudilerin ayni ortak babadan meydana geldikleri belirtiliyor. Bu makaleler Amerika’nin en saygin bilimsel dergilerinde yer aliyor ve dünya basininda da genis yer buluyor. Yahudi lobileri, bilim adamlari, siyasetçileri bilinçli politikalar ile Kuzey Irak’ta bir Yahudi ulusu olusturmaya çalisiyorlar ve bunun üzerinden bölge ile ilgili talepler gelistiriyorlar. Baskin tek merkezden yönetilen bu bilinçli politika nasil da saat gibi isliyor. 2 Subat 2003’te, pazar günü, Amerikan Hükümeti’nin sesi Washington Post gazetesinde Loolwa Khazzoom isimli Amerikan Yahudisi bir hanim kizimizin yazisi yayinlanir.(http://www.washingtonpost.com/ac2/wp-dyn/A8824-2003Jan31? language=printer) Bu yazida aynen söyle demektedir: ‘Hiçbir zaman Irak’ta bulunmadim, fakat Irak dialektigi ile sarki söylüyor, dua ediyorum. Yahudi bayramlarinda Irak geleneklerini takip ediyorum. Yahudiler söz konusu oldugunda Polonya’yi, Almanya’yi düsünüyorlar, ama ilk Yahudiler bu gün Irak topragi olarak kabul ettigimiz Mezopotamya’dan geldiler. Atalarim 1950’ye kadar 2500 yil boyunca bölgede yasadilar, daha sonra modern Irak hükümeti yahudileri göçe zorladi…’ Loolwa’nin derdini siz de anladiniz degil mi? ..Tevrat’ta Israil için vaadedilmis topraklarin su anda Israil devleti’nin konuslandigi topraklar olmadigini, Firat ve Dicle’nin suladigi bereketli Mezopotamya havzasinin oldugunu da belirtmek istiyorum. Israil’in Kürt devletine bakisi Israilli emekli büyükelçi, Irak’in parçalanmasi halinde su muhtemel senaryolara dikkat çekiyor: ‘‘Bir senaryo, kuzeydeki varligin Israil’e dost olmasidir. Kürtlerin 1960’larda Israil ile iliskilerini unutmamak gerekir. Irak’in ortasi ve güneyi ise Israil’e karsi hasmane bir tutuma gireceklerdir. Bati, bu durumda Irak’in kuzeyine, ülkenin diger bölgelerine kiyasla çok daha yakin duracaktir. Bu noktada, Avrupa’daki Kürtçü faaliyetlerin düzeyi dikkate alinmalidir. Bu faaliyetler, Avrupa’nin Kuzey Irak’la iliskisini kuvvetlendirecektir. Sonuçta Irak’in dagildigi bir senaryoda, kuzeyde sekillenecek kimlige yardimci olacak uluslararasi güçler çikacaktir.’’Simdi Araplarin karsisina yeni bir ikili çikiyor: Israil ve Kürtler… Kuzey Irak bölgesinde yasayan kürtler, artik özerk bir yapiya ulasmak üzere. Muhtemelen yaptirim gücü kalmayan Irak’tan bagimsizligini alacak ve müstakil bir devlet olacaktir. Bu olusumun ABD ve Israil tarafindan da destekleniyor olmasi, olayin ciddiyetini iyice arttirmaktadir. Üstelik kuzey irak kürtlerinin bir kisminin yahudi olmasi bu çabalarin sonuçlanmasina büyük katki saglayacaktir. (Son günlerdeki Türkiye-Israil gerginliginin temeli budur) Bu olusumlar sonucunda: 1. Arap ülkeleri pasifize edilmis, petrol kaynaklari ABD nin güdümüne alinmis, 2. Israil için ‘Büyük Israil devleti’ hayali gerçeklesmeye baslamis (Israil’in kuzey irakta büyük miktarlarda toprak aldigi, Cumhurbaskanlarinin bütün dünya yahudilerini Israilde yasamaya davet ettigi hemen hatirlanabilir) 3. Kürtler için ‘Bagimsiz Büyük Kürdistan’ hayali nihayet hayata geçmis olacaktir. Kürtler’e Israilli komutan KUZEY Irak’taki silahli Kürt gruplari Israilli komutanlar egitiyor. Geçtigimiz hafta bir grup Israilli milletvekili Kuzey Irak’a gidip bu komutanlar ve Kürt yetkililerle görüstü. Israil, Türkiye sinirina dinleme üsleri kuruyor. Kuzey Irak’taki silahli Kürt gruplarin Israilli askeri uzmanlar tarafindan egitildigi bildirildi. Bazi Kürt kaynaklar, Kuzey Irak’in batisindaki Dohuk kenti yakinlarinda egitim gören Pesmergeler’in tamamen Israilli ve Amerikali komutanlar tarafindan özel olarak yetistirildiklerini vurguladi. Avustralya’da yayin yapan Herald Sun gazetesi de Pesmergeler’in Israilli komutanlar tarafindan egitildigini yazdi. Pesmergeler’in öldürme, dagda savas, parasütler inisler ve savas teknikleri üzerine egitildigini belirten Herald Sun, Israilli komutanlarin Irak savasi öncesi Kuzey Irak’a girdiklerini açikladi. Adinin açiklanmasini istemeyen Kürt kaynaklar, Israil Parlamentosu Knesset’ten bir grup milletvekilinin geçtigimiz hafta gizlice Kuzey Irak’a giderek Israilli komutanlar ve bazi Kürt yetkililerle biraraya geldigini bildirdiler. Heyetin içinde Erbilli ve Kürt asilli iki milletvekili de bulunuyordu. Kaynaklar, Israilli komutanlar tarafindan egitilen bu özel birligin olusturulacak Irak ordusundan önemli bir konumunun olacagi ve Irak-Türkiye hududunu korumakla görevlendirilecekleri ifade edildi. Öte yandan, Israilli bazi uzmanlarin Türkiye ve Kuzey Irak arasindaki siniri hassas bazi aletlerle incelemeye aldiklari, dinleme istasyonlari kurduklari vurgulandi. Bu arada Irak’in Bagdat Müzesi’nden çalinan tarihi eserlerin Israil’in bir- çok sehrinde satildigi ortaya çikti.
    Dr. Nihat Ali Özcan/Israil üzerindeki yogunlugu azaltmak istiyor Israil’in Kuzey Irak üzerindeki planlari sürüyor ancak ciddi anlamda boyut degistirdi. Israil’in bu konuda Amerika yönetimi üzerinde entellektüel bir etkisi var. 20 yil öncesi gibi düsünülemez. Israil’in toprak anlaminda stratejik bir derinligi yok. Bunun için Arap kusaginda, Araplarin Araplarla ya da Arap olmayanlarla bir çatismaya sürüklenmesini istiyor. Böylece kendi üzerindeki yogunlugu azaltmis olacak. Ayrica bölgede Irak her zaman Israil için en büyük tehdit olmustur. Burada kurulacak ‘Kürt devleti’ ile Irak tehdidini ortadan kaldirmak istiyor. *Avrasya Stratejik Arastirmalar Merkezi Ortadogu Masasi Sefi. …………. Yasar Imamoglu Irak Milli Türkmen Cephesi’nin kurucusu ve ileri gelenlerinden biri. -Israil’in Irak’ta ve Kürtler üzerinde etkisi ne kadar? Büyük etkisi var. Kürt gruplarla, özellikle Barzani ile dirsek temasi içinde. Açiktan yok, açiktan olursa Irak halki büyük tepki gösterir ama Amerika’nin arkasina gizlenerek orada yapacagini yapiyor. Sami Abdurrahman bugün KDP’de ikinci adamdir, Irak’ta bakanlik da yapmistir. Bu kisi Mossad egitiminden geçmis ve Israil’in destekledigi biridir. Simdi Irak Ulusal Kongresi’nin aldigi karara göre Irak ordusu en fazla 100 bin kisilik olacak, bunu Israil böyle istiyor. Ikinci olarak da Irak, Israil’i taniyacak. Amerika’nin oradaki varligi zaten Israil’e hizmeti ifa ediyor. ISRAIL ESKI DISISLERI MÜSTESARI ALON LIEL: ‘Kürt devleti kurulabilir’ Eski Israil Disisleri Müstesari Alon Liel, Türkiye’de de görev yapmis, Türkiye’yi yakindan izleyen bir dis politika uzmani. Geçtigimiz hafta sonu Antalya’da yapilan ‘Yarini Arayislar’ toplantisina konusmaci olarak katilan Liel, halen resmi görevi bulunmasa da Israil politikalarina hâkimiyetiyle biliniyor. Liel, parçalanma halinde Kürt devleti kurulusunun Israil çikarlarina aykiri olmadigini, ancak Türkiye’nin itirazina önem ve deger verdikleri için su anda destek olmadiklarini söylüyor. Israilli uzman, bu ihtimalin gerçeklesmesi durumunda ABD ve AB tarafindan destek bulabilecegini, Türkiye’nin de karsi çikmak yerine sicak karsilamasinin çikarlarina daha uygun oldugunu öne sürüyor. Irak’in parçalanmasi durumunda, kuzeyde bir Kürt devleti kurulmasi ihtimali de Israil’in çikarlarina aykiri degil. Ama Türkiye böyle bir sey istemiyor. Türkiye’ye ragmen Kürt devletine destek vermek, tesvik etmek Israil açisindan çilginlik olur. Bu yüzden umuyorum ki Israil’de Türkiye’den habersiz bu ise kalkisan kimse yoktur. Çünkü Türkiye ile iliskilerimize çok önem veriyoruz, bozmak istemiyoruz.’ Liel’in sözlerinde Ankara’daki endiseyi artiracak bir ifade var: “Umuyorum ki Israil’de Türkiye’den habersiz bu ise kalkisan kimse yoktur.” Liel’den bu ifadeyle ne demek istedigini soruyorum. Iste yaniti: ‘Israil devletinin Kürt liderligiyle resmi bir iliskisi oldugunu sanmiyorum. Diplomatik iliskimiz olmayan liderliklerle Basbakan ya da Disisleri Bakani iliski kuramaz. Ancak basinda MOSSAD (Israil gizli servisi) elemanlarinin orada olduguna dair haberler var. Eger onlar bu isin içindeyse, onlar da büyük hata yapiyorlar demektir. Eger Israil’de birileri Türkiye’nin bilgisi disinda Kuzey Irak’taki Kürt liderlerle isbirligi içindeyse, bu Israil adina çok aptalca bir hata olur. Bu tür bir seyin olmadigini umuyorum.’(…) Yine de Ankara’nin Irak Kürtleriyle iliskileri konusunda Israil’den bir açiklama bekleme hakki var.’ 24.2.2004/MURATYETKIN/RADIKAL “Biz istiyoruz ama” Dr. Alon Liel, 1999-2000 yillarindaki Isçi Partisi hükümeti döneminde Disisleri Bakanligi Müstesarligi’na kadar yükselmis bir diplomat. Asiri muhafazakar Saron hükümeti kurulunca Disisleri’nden emekliye ayrilan Büyükelçi Liel, halen özel sektöre danismanlik yapiyor. Liel, mülakatta Irak’in parçalanmasini yüzde 50, hatta ‘yüzde 50 üstü’ bir olasilik görüyor(…)
    Zaten Israil basini her firsatta, Akdeniz’den Firat’a kadar olan bölgenin, yani Irak, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan’in Yahudi topragi oldugunu öne sürüyor… ‘Nil’den Firat’a kadar Büyük Israil’ projesi, Israil’in temel stratejisidir ve bunu bayraklarinda da sembolize etmislerdir… Bölgede nüfus dengesini degistirerek bir Kürt devleti olusturma planini ABD, Ingiltere ve Israil’in birlikte sürdürdügü anlasiliyor… Türkiye’yi yönetenler, Türk kamuoyunu oyalayarak, Büyük Israil’in kurulmasi için hazirlanan zemine yardimci oluyorsa ki GAP cografyasinda devlet tarim alanlarinin Israilli yatirimcilara verilmesi planlarindan anlasilan odur; Israil, gözünü Kuzey Irak’a dikmis durumda… Türk Askeri istihbarat birimlerinin raporuna göre, Kuzey Irak’taki topraklarin Israil tarafindan satin alindigi belirtildi. Rapor, Diisleri Bakani Abdullah Gül tarafindan da teyit edildi. Bakanlik bürokratlari inceleme yapiyor. Rapora göre; Israil, agirlikli olarak Kürtler’den toprak aliyor. Katar ve Kuveyt’de Irak’in daha güneyinde ayni yöntemi kullaniyor. Istihbarat birimlerinin üzerinde durdugu asil konu Israil’in Kuzey Irak’in ana petrol bölgesi Musul’da 500 ile bin dönümlük arazileri parseller halinde satin almasi… Aksam gazetesinde yayinlanan bu haber büyük bir tehlikenin sinyali…Zira Israil’in kurulusunu ve 1948 yillarini hatirlarsak… …………….. Oysa Amerika kadar Israil de isin içinde. Amerika’daki güçlü Yahudi varligi düsünülürse burada yapilacak yeni olusumlarin ne anlama geldigi daha iyi anlasilir. Herseyden önce ‘Müslüman Arap Denizi’nde Israil tek basina ve yalniz kalmak istemiyor; en büyük tehditkâri Irak’i bir an önce egale etmek istiyor. Bu mücadele siradan bir rakibi ringin disina atmaktan çok, Israil’in eskiden beri bölge üzerinde var olan hayallerine dayaniyor. Böylece Nil’den Firat’a uzanan ‘Büyük Yahudi Kralligi’ hülyasi, Israil’in direkt olarak Kuzey Irak’taki hesaplarina yansiyor. Tevrat’ta (Tekvin 16/12) “Hz. Musa’ya ‘Nil nehrinden, Firat irmagina kadar bu diyari senin zürriyetine verdim” denilerek, bölge Dogu Anadolu ile birlikte kutsal Yahudi yurdu ‘Siyon’un sinirlari içerisinde gösteriliyor. Bu mistik ibare Israil’in dogal refleksine dönüstü. Kuzey Irak üzerinde dogal bir müdahale hakkini kendisinde gördü. Israil uzun süreden beri Barzani ailesinin denetiminde bir ‘Kürt Devleti’ni istiyor. Yalniz istemekle de kalmiyor, Irak’in kuzeyinde aktif roller aliyor, birtakim plan ve projelerini hayata geçiriyor. Kürt-Israil iliskisi 1897’de toplanan Dünya I. Siyonist Kongresi’nde Yahudiler’e ‘Nil’den Firat’a Israil Devleti’ hedefini isaret eden modern siyonizmin babasi Theodor Herzl, siyasi Kürtçülerle de ilk temas kuran Yahudi liderdi. Herzl bu durumu hatiralarinda açikça dile getiriyor. Abdullah Cevdet ile baglantiya geçen Herzl’in bu girisiminden sonra Kuzey Irak’a Yahudilerin ilgisi artmisti. Bu baglamda en önemli temaslari Israil Devleti kurulunca MOSSAD’in ilk baskani olacak olan Reuven Zoslanski yapacakti. O zamanlarda Yahudi istihbarat örgütü baskani olan Zoslanski Filistin’de kurulacak Yahudi Devleti için ‘Shiloah’ (vazifeli) kod adiyla Ortadoguda çesitli milletler nezdinde zemin hazirliyordu. Israilli yazar Hogai Eshed ‘Tek Adamlik MOSSAD: Israil Istihbaratinin Babasi’ isimli makalesinde, Irak’ta üç yil kalan Shiloah’in Yuhudi-Kürt siyasi isbirliginin temellerini attigini yazar. Yahudi istihbarati bu dönemde özellikle Kürt hareketinin Avrupa Temsilcisi olan Kamuran Ali Bedirhan (Beyrut’ta uzun süre yasadi. Kürtçü sair ve yazar olarak bilinir) ile ciddi isbirligi içine girer. Bedirhan 1948’de bagimsiz olan Israil yönetimi ile temas kurarak Israil Disisleri Bakanligi Ortadogu Isleri Bölümüne sundugu bir raporda Suriye ve Lübnan’in Israil’e karsi etkisiz kalmasi için buradaki azinliklarin isyana tesvik edilmesinin sart oldugunu ileri sürmüstü. Bedirhan ayrica raporunda, Dürziler, Maruniler ve Kürtlerin Israil’in tabii müttefiki oldugunu belirtir ve ‘Kürt milli mücadelesi’ için Yahudilerden yardim ister. Ian Black-Benny Morris’in ‘Israel’s Secret Wars: A History of Israel’s Intelligence Services’ isimli eserinde Israil yönetiminin Kamuran Ali Bedirhan araciligi ile 1961’den beri Kuzey Irak’ta isyan etmis olan Kürt isyancilarla 1963’te yeni bir irtibat kurarak onlari yönetmeye, yönlendirmeye basladigi belirtiliyor. Arastirmaci Aytunç Altundal’a göre Israil’in Kuzey Irak ile olan iliskilerini Kürdistanli Yahudiler sagliyor. Israil’in Kuzey Irak’ta olusturulmasi düsünülen devletin, demokrasisi ve anayasasi üzerinde çalistigini belirten Altundal; “Israil ile iliskiyi Barzani’nin yaninda bulunan Sami Abdurrahman sagliyor. Barzanilerin Amerika ile CIA baglantisi yine Israil araciligi ile saglaniyor. Öte yandan Israil Ortadogu’da yalniz kalmak istemiyor, stratejik olarak kendisine yakin Kuzey Irak’ta devletin destegini almak istiyor. Bir de petrol menfaati var. Yani hem güvenlik hem de akçe sözkonusu” diyor.Biraz çesitleme yapalim: *Yahudiler Israil’e göçmeden önce Kuzey Irak ve Güneydogu Anadolu’da yasadilar. Bu heyecan verici arastirma gösteriyor ki, Kürtler ve Yahudilerin birkaç bin yil önce ayni atalara sahip olma ihtimali var. Umuyoruz ki bu arastirma Kürtleri ve Yahudileri birbirlerinin kültürlerini arastirma-kesfetme ve son zamanlarda Kuzey Irak’ta gördügümüz gibi Kürt-Yahudi arkadasligini sürdürme konusunda cesaretlendirecektir. * Irak Kürtlerinin Israil’e karsi özel bir sevgisi var. Umut edelim bu arkadaslik yenilenecek ve kuvvetlendirilecek. * Su an Israil’de 100 bin Kürt Yahudisi var ki, yüzde 95’i oraya 1950-51’de Kuzey Irak’tan gelmistir. Bunlar son zamanlarda Türkiye’yi sik sik ziyaret etmektedirler, çünkü Kürdistan’i görmek için baska yol yok. * 1999’da C. Brinkmann tarafindan yapilan arastirmaya göre, CMH Irak Kürtleri arasinda çok yaygin.. (CMH; Cohen Modal Haplotype, 2000 yil önce yasayan Yahudi rahiplerinin genetik kodu sayiliyor.) Kuzey Irak’ta kurulacak ve dogal olarak bütün komsulariyla problemli bagimsiz bir Kürt devleti Israil’in en önemli siçrama tasi haline gelecektir. Israil ve Amerikali Yahudiler Irak ve Türkiye’deki Kürt sorunuyla çok yakindan ilgililer. Bunun bir nedeni Kuzey Irak’ta yasayan ve büyük bir bölümü Israil’e göç etmis bulunan Kürt Yahudileri. Israil Kuzey Irak’ta olusacak bir devlet içinde Kürt Yahudilerinin haklarini garanti etmek ve onlara agirlik kazandirmak için çalisiyor. Diger taraftan Yahudi kamuoyunu Kürtler lehinde etkilemek için Kürtlerin Yahudi irkiyla akrabaligina dair iddialar ortaya atiliyor.Anlasilan o ki Israilliler Kürtlerin yasadigi bölgeye 723 (MÖ) yilinda sürgüne gönderilen Yahudi kabilelerinden geldiklerine inandiklari Yahudi Kürtler üzerinden Kuzey Irak’ta kendisine bir nüfuz alani açmak arzusunda. Önemli bir kismi 1950’lerden itibaren Israil’e göç etmis durumda bulunan Yahudi Kürtler Israil içinde örgütlüler ve Yahudi toplumuna tam olarak uyum saglamis durumdalar. Halen Israil’de 150,000 civarinda Kürt kökenli yahudi bulunuyor. Kevin Brook’un internetteki yazisinda bildirdigi arastirmalar oldukça ilginç. 2001 yilinda Israilli, Alman ve Hintli bilim adamlari tarafindan gerçeklestirilen bu arastirmalar için yahudi ve müslüman Kürtler, Filistinli Araplar, Seferdi Yahudiler, Eskenazi Yahudiler, Israil’in güneyindeki bedevilerden toplam 526 Y-kromozomu örnegi toplanmis. Daha sonra buna aralarinda Rus, Beyaz Rus, Polonyali, Berberi, Portekizli, Ispanyol, Arap, Ermeni ve Türk deneklerin de yeraldigi 12 halktan 1321 örnek dahil edilmis. Arastirma sonuçlari Seferdi Yahudileriyle Kürtler arasinda babadan geçen genetik akrabalik tespit ediyor (3) . Brook’un buradan varmak istedigi sonuç akademik sinirlarin biraz disinda tabii: ‘Bu heyecan verici arastirmalar gösteriyor ki Kürtler ve Yahudiler binlerce yil öncesinde ortak babadan geliyorlar. Bu durum ümitederiz ki Kürtleri ve Yahudileri birbirlerinin kültürlerini ögrenmeye ve Kuzey Irak’ta son yillarda sahip olduklari dostluk iliskilerini sürdürmeye tesvik eder
    Diger taraftan Amerika’da ve Israil’de Kürt sorunuyla ilgilenen teskilatlar son yillarda cogalmaya basladi. Bunlardan biri olan Israeli Kurdish Friendship League’in websayfasi tarafindan verilen bilgiye göre, bugün Israil’de 150,000 yahudi Kürt yasamakta Israil’in niyeti, Kuzey Irak’ta temeli atilan bir Kürt Devleti araciligi ile önce bas belasi olarak gördügü Irak’i ardindan da arz-i mev’ud projesinin önünde engel olarak gördügü Iran ve Suriye’yi parçalamak istemektedir. Israil, Irak, Suriye ve Iran’i parçalamak için Türkiye’den isbirligi istemektedir. Ancak bu projelerini gerçeklestiren Israil ardindan, Firat Dicle nehirleri arasinda yer alan Türk topraklarini Türkiye’den istemeye gelecektir. Gerekçe malum; Firat Dicle nehirleri arasinda yer alan topraklari Tanri Yehova’nin kendilerine vaad ettiklerine inandiklari için. Israil’in Ortadogu’da bir Kürt Devleti’ni istemesinin sebebi kisa dönemde güvenlik alanini garantiye almaksa da uzun dönemde dogal yasam alani olarak gördügü arz-i mev’ud’u ele geçirmektir. Peki ama Israil, Kürt Devleti’nin kendi kontrolünde olacagindan bu denli nasil emin olmaktadir? Iste bu sorunun cevabini verebilmek için dünya ve Türk kamuoyunun pek bilmedigi ‘Kürt Yahudileri’ni hesaba katmak gerekmektedir. Amerika, Ingiltere ve Israil, Kuzey Irak’ta bir Kürt Devlet’i kurmak için ugras verirken dikkat çekici bir biçimde ‘Kürt Yahudileri’ öne çikarmaktadir. Kuzey Irak’ta olusumun merkezine ‘Kürt Yahudiler’ çoktan yerlestirilmis durumdadir. Örnegin Barzani ailesinin ‘Kürt Yahudiler’le akraba olmasi ve CIA adina çalisan Saddam’in son operasyonu esnasinda Kuzey Irak’tan Amerika’ya kaçirilan bes bin pesmergenin hemen hepsinin ‘Kürt Yahudiler’inden olmasi kesinlikle bir rastlanti degildir. Biz burada Utah Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde Doktora yapmakta olan Hasan Kösebalaban’in konuya dair ‘Irak Üzerindeki Israil Planlari ve Türkiye’(1) baslikli arastirmasini özetleyecegiz: ‘Israil ve Amerikali yahudiler Irak ve Türkiye’deki Kürt sorunuyla çok yakindan ilgililer. Bunun bir nedeni Kuzey Irak’ta yasayan ve büyük bir bölümü Israil’e göç etmis bulunan Kürt Yahudileri. Israil Kuzey Irak’ta olusacak bir devlet içinde Kürt Yahudilerinin haklarini garanti etmek ve onlara agirlik kazandirmak için çalisiyor. Diger taraftan Yahudi kamuoyunu Kürtler lehinde etkilemek için Kürtlerin Yahudi irkiyla akrabaligina dair iddialar ortaya atiliyor. Anlasilan o ki Israilliler Kürtlerin yasadigi bölgeye 723 (MÖ) yilinda sürgüne gönderilen Yahudi kabilelerinden geldiklerine inandiklari Yahudi Kürtler üzerinden Kuzey Irak’ta kendisine bir nüfuz alani açmak arzusunda. NOT:www.israel-kurd.org adli siteye ulasilamiyor
    ISRAIL KAFATASÇILIK YAPIYOR Irkçi genetik arastirmalar siyasetin köpegi: Kürtler ve Yahudiler akrabaymis! ? Simdi de, Kürtler binlerce yillik komsularindan tecrit edilmekte, böylece sirf Israil sahinliginin koynuna girmeye zorlanmaktadirlar. Bu tasarinin sayisiz kanitlari var da; biz simdilik biriyle yetinelim: ‘Kürtlerle Yahudiler Arasindaki Genetik Baglar’ basligini tasiyan Kevin Alan Brook imzali bir makale.. Güya bilimsel bir çalismanin verileri yansitiliyor ve bizi bir yasimiza daha bastiriyor: ‘2001 yilinda, Israilli, Alman ve Hintli bilginlerden olusan bir ekip, yeryüzündeki Yahudilerin Kürtler ile yakin akraba oldugunu ortaya çikardilar… Kürtler Yahudilere, kendileri gibi Sami dil konusan Araplardan veya test edilen diger topluluklardan daha yakin akraba…. idiler… Kürt Yahudileri, Kürt Müslümanlari, Filistin Araplari, Sefarad Yahudileri, Askenaz Yahudileri ve Güney Israil bedevilerinden 526 kisiyi seçtiler ve genetik verilerini 12 topluluktan olusan 1321 kiside denediler.. Bu 12 topluluk; Ruslar, Beyaz Ruslar, Polonyalilar, Berberiler, Portekizliler, Ispanyollar, Araplar, Ermeniler ve Anadolu Türkleri’dir….’ Öyle sonuçlar çikariyorlar ki, her biri Israil sahinligi için adeta stratejik lokum! ‘Meger ki Yahudiler ile Kürtler kardes imis’ dedirtmek istiyorlar. Ayrica Yahudilere Kürtlerden sonra en yakin kavim de Ermeniler imis. Siki duralim: Türkler bile irk olarak Yahudilere Araplardan daha yakinmis.. Ancak asil vurgu Kürt-Yahudi baglari üzerine. Ne var ki, her sahinlik gibi bu da kendi aklini bogacak kadar oburlastigi için, böyle oyunlarin ters tepebilecegini göremiyor. Sözgelimi bu vurgunun; çogunlugu Sünni (Safii) Anadolu Kürtleri ile ilgili olarak Israil sahinligince beslenen hülyalarin köküne kibrit suyu ekebilecegini hesap etmiyorlar. Iyi biliyorum ki, bir açidan ‘yirmi birinci yüzyil kafatasçiligi’ da diyebilecegimiz gen arastirmalari alaninda en ileri ülkelerden biri Israil’dir.. (Bazi Alman arastirmacilara göre Israil’de, belirli genleri hedef alip tasiyanlarini öldürebilecek silah çalismasi bile yapiliyor.) Böyle incelemelerle elde edilen verilerin sahince amaçlar dogrultusunda kullanilmasi ve fitneye yol açmasi ise gerçek olup olmadiklarindan ayri bir husustur. Veriler tamamen uydurma veya yüzde yüz gerçek olabilirler; her iki durumda da sahince hedefler için istismar edilebilirler. Böyle bir istismar ise, Israil’in sadece öngördügü güvenlik (!) ve çikar alanlari için degil, -dün de degindigim gibi- bizatihi kendisi için beladir! Olayin daha ibret verici yani da, ortalama Türk aydininin böyle meselelere bakis biçimi olsa gerektir. Bir an için, ayni tür arastirmalarin bizim kuruluslarimizca Kürtler üstüne yapildigini düsünelim.. Nasil bir kiyamet koparilacagini tahmin etmek zor degil. Oysa herkes bilir ki bazi Türkmen asiretleri zaman içinde Kürtlesmistir. Mesela vaktiyle genel yayin yönetmeni olarak bizzat yaptirdigim bir röportajda Yasar Kemal’in amcasi ile görüsen muhabirim Van kirsalinda ‘Kürtlesen Türkmen’ gerçeginin sayisiz örneklerinden birini belgelemistir. Amca Kemal, Yörük olduklarini ve oraya Isparta’dan geldiklerini söylerken, torunlari kapi önünde Kürtçe konusmaktaydilar.. Simdi, bizden bir bilgin çikip bu konuda gen arastirmasi yapsa onun hangi hakaretlere maruz kalacagini tahmin etmek zor degil.. Bu hemen Türk irkçiligi olarak lanetlenir. Üstelik Türklerin de katildigi uluslararasi bir koro halinde! Milletlerarasi bir koro tarafindan! Ama ayni arastirmayi Israilliler yaparsa salt bilimsel çalisma olur. Üstelik onlar bu isi çok asikar yaparlar; sonuçlarindan da siyasi ve stratejik ürün sagmayi aleni sekilde yürütürler. Iste sitenin adi: ‘http://www.israel-kurd.org’ Burada bizi dogrudan ilgilendirmeyen iddia ve veri yok.
    Israil Kürtleri kullanmak istiyor
    1948 yilinda Islam dünyasinin bagrina bir hançer gibi saplanan isgalci Israil’in, kurulusundan itibaren yayilmaci bir politika izledigi biliniyor. ABD gücünü de arkasina alarak bir dönem Misir’a ait Sina Yarimadasi’ni da içine alacak kadar isgalci politikasini genisleten Israil’in yayilmaci politikasinin kaynagi süphesiz arz-i mevud hayali. Nil’den Firat’a kadar olan topraklari “vadedilmis topraklar” olarak gören Israil, bu gayesine ulasabilmeyi siyasetinin temeline oturtmus bulunuyor. Yakin zamana kadar birçok kisinin komplo teorisi olarak algiladigi “arz-i mevud”hayali, artik herkesin kabul ettigi bir gerçek olarak önümüzde duruyor.
    ISRAIL’IN KUZEY IRAK’A YAKIN ILGISI
    Uluslararasi iliskiler uzmani Hasan T. Kösebalaban, Israil açisindan Irak’a kalici bir darbe vurulmasinin bir rejim degisikligiyle degil Irak’in parçalanmasiyla mümkün olabilecegini belirtigi bir yazisinda su bilgilere yer veriyordu: “Bu durumda Israil için tek kullanisli malzeme Kurt gruplari olacaktir. Kuzey Irak’in bagimsizlik ya da, buna gidecek bir yol olarak simdilik özerklikle, Irak’tan kopartilmasi, hem Irak’i Kerkük gibi önemli bir petrol kaynagindan mahrum edecek hem de Türkiye’yle olan sinirini ortadan kaldirarak Bati’ya olan kapisini kapatacaktir. Israil’in Irak’li Kürtlerle, Yahudi Kürtler yoluyla yakin iliski içinde oldugu biliniyor. Zaten Garner’a sicak karsilama töreni yapan da sadece Kürt gruplari oldu. Ayrica kurulacak bir Kürt bagimsiz olusumunun kendisini çok ciddi bir güvenlik ihtiyaci içinde hissedecegi ve dört tarafi dostane olmayan rejimler tarafindan çevrilmis olmasi nedeniyle Israil’in dogal müttefiki haline gelecegi açik. Kisacasi Israil, Irak’taki yeni rejimin niteliginden bagimsiz olarak bir Kürt devletinden en fazla istifade edecek ülkedir ve bu nedenle dogrudan resmi bir Israil politikasi olarak olmasa bile gayr-i resmi kanallardan bagimsiz bir Kürt devletini desteklemesini bekleyebiliriz. Israil açisindan savasin ortaya çikaracagi olumsuz etkiler ancak Irak’in parçalanmasiyla dengelenebilir.”
    tuncaykangal81/yazi/hain_israile_dikkat/132240
    http://turksolu.org/78/kapak78.htm
    http://2023.gen.tr/subat2007/5.htm
    http://2023.gen.tr/tamyazi/kasimanil.htm
    http://2023.gen.tr/temmuz04/2parlar.htm
    http://ileri2000.org/12/sasman12.htm
    http://ileri2000.org/15/yagci15.htm
    http://turksolu.org/149/adiguzel149.htm
    http://turksolu.org/35/yagci35.htm
    http://netpano.com/haber/353
    http://en.wikipedia.org/wiki/Category:Jews_and_Judaism_in_Kurdistan
    http://en.wikipedia.org/wiki/Iraqi_Jews
    http://en.wikipedia.org/wiki/Mountain_Jews
    http://en.wikipedia.org/wiki/Greater_Israel

Yorum yap