486) GÖREVDEKİ BİR SUBAYIN MEKTUBU (1)

Yayin Tarihi 24 Temmuz, 2010 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

Görevdeki bir subayın mektubu (1)

Sayın Arslan Bulut,
Ben Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 6 yıl fiilen terörle mücadele eden birliklerde, çeşitli rütbelerde birlik komutanlığı yapmış ve halen görevde olan muvazzaf bir Jandarma subayıyım. Görev yaptığım yerler arasında Hakkâri-Şırnak ve Bingöl kırsalı da bulunmaktadır. Son aylarda terör olaylarının artmasıyla birlikte, televizyonlarda, yazılı ve görsel basında sürekli olarak terör olaylarının nasıl bitirileceğini konuşan, yazan, çizen ve bu konulara ne kadar yabancı oldukları konuşmalarının ilk cümlesinde belli olan ve kendilerine ‘terör uzmanı’ sıfatını yakıştıran şarlatanları gördüm ve size bu yazıyı yazmak ihtiyacı hissettim.

***
Terör uzmanı olmak isteyen köşe yazarları, akademisyenler; lütfen, Şemdinli’ye, Çukurca’ya veya o bölgede herhangi bir yere gidin ve 3 gün Mehmetçikle birlikte mevzide sabahlayın, operasyonlara iştirak edin, olayların asker gözünden nasıl göründüğünü, onların neler düşündüğünü, neler konuştuklarını, sorunlarını ve moral durumlarını, ne kadar zor şartlarda görev yaptıklarını tespit edin.
Merak etmeyiniz, kahraman subayların emri altındaki Mehmetçikler, sizi canları pahasına koruyacaktır. Oraları görmeden, Mehmetçikle birlikte yaşamadan bu olayları asla doğru yorumlayamazsınız. 

***
TSK, emrindeki tüm personeliyle terör bölgesinde inanılmaz bir mücadele vermektedir ve maalesef bu mücadeleyi kendi devletine ve halkına dahi anlatamamaktadır. Kendi oğlu, o bölgede görev yapan aileler hariç vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu olaylara karşı duyarsız kalmakta ve şehit haberlerini çok önemsiz bir olay gibi görerek hayatlarına devam etmektedir.
Dünyada hiçbir ordu, o çetin coğrafyada Türk Ordusu kadar başarılı olamaz. Bölücü terör örgütünü finanse eden büyük devletler dahi, Türk Ordusu’nun bu kadar başarılı olacağını tahmin edememiş ve hayretler içerisinde kalarak stratejisini değiştirmeye başlamıştır. Fakat Türk’ün doğuş destanını hayali bir terör örgütüne isim yaparak, PKK terör örgütü masummuş gibi gösterilmiş ve kendi atalarımıza karşı, hiçbir milletin yapmadığı nankörlüğü göstermemize sebep olmuşlardır. Türkiye’de 10 yıl sonra Oğuz Kağan Terör Örgütü (OKTÖ), Bozkurt Terör Örgütü (BTÖ), Manas Terör Örgütü (MTÖ) gibi terör örgütleri türetilirse de hiç şaşırmayın!
Devlet, bu hayali örgütlerle uğraşırken, PKK yine sahnede ve hâlâ askerlerimizi şehit ediyor olursa, sakın hayrete düşüp ‘bu iş neden 36 yıldır bitmiyor?’ diye düşünmeyiniz.
Her gün, alışmaya başladığımız şehit haberlerinden sonra, şarlatanlar ve hainler televizyonlara çıkarak, TSK’yı suçlamaya, tedbir almamakla itham etmeye başlamışlardır.
‘TSK, baskını bildiği halde neden tedbir almıyor, bilerek Mehmetçikleri şehit mi ediyor, Türkiye nereye sürükleniyor?’ gibi haince sorularını sıralamaya başlayan yeni bir tür türemiştir.

***
TSK’yı Türkiye’de işgal ordusu gibi gören bir zihniyet, yabancı sermayenin emirlerini harfiyen uygulamakta ve aynen Irak’ta olduğu gibi ABD ordusunu, Türkiye’ye çekmeye çalışmaktadır.
İstemektedirler ki, ülkemizde asayişi ABD ordusunun conileri sağlasın, kadınlara tecavüz etsin, bayrağımızı ayakları altında çiğnesin ve ülkemizin semalarında Amerikan bayrakları dalgalansın.
Ama şunu iyi bilsinler ki, Türkiye’de asla böyle bir olay olmayacaktır.
Türk ordusu kıyamet gününe kadar Türk topraklarını ve Türk Milleti’ni korumaya devam edecektir.
Peki bölücü örgütün saldıracağını bildiğimiz halde neden tedbir alamıyoruz?”

(DEVAMI VAR)

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=14200

69143.jpg

Yorumlar

“486) GÖREVDEKİ BİR SUBAYIN MEKTUBU (1)” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. müslüm kösmen yorum tarihi 25 Temmuz, 2010 15:33

    aynen birebir katılıyorum o ülkesi için her türlü engellemeye rağmen yılgınlık göstermeden mücadele eden subayımızın yazdıklarına zaten tek tesellimiz de ordumuz içindeki böyle duyarlı ve o kadarda oynanan oyunların farkında olan subaylarımızın bulunması Allah onlara bölücü terör kaşısında verdikleri vatan savunmasında azim kuvvet ve güç versin biz milletede ordusuna sahip çıkma daha sıkı kenetlenme dirayeti versin.

  2. Arslan Bulut yorum tarihi 28 Mart, 2012 07:57

    İsrail’in Projesi var Ya SiZiN? Ya SiZiN???
    http://www.netpano.com/haber/835/

  3. Arslan Bulut yorum tarihi 10 Nisan, 2012 20:24

    Masonlardan ‘Ulusal Mutabakat Hükümeti’
    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/yazargoster.php?haber=11756

  4. Arslan BULUT yorum tarihi 2 Mart, 2015 06:05

    İSRAİL’in PROJESİ VAR: YA SİZİN? YA SİZİN?
    ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, “Yeni Ortadoğu için zaman geldi!” derken, “Büyük İsrail Devleti’ni kurmak için zaman geldi” demek istiyor! Peki, ABD gibi akılla idare edilmesi gereken bir devlet, bölgeyi yakıp yıkacak böyle bir projenin ABD’ye hiçbir çıkar getirmeyeceğini öngörmüyor mu?
    Elbette bunu da tahmin ediyorlar, ancak daha çok dini ideoloji ile hareket ediyorlar! Tıpkı İsrail’deki hahamlar kurulunun, Lübnan ve Filistin’deki sivillerin öldürülmesine fetva vermesi gibi!
    ***
    Büyük Ortadoğu Projesi, 20’nci yüzyılın başında İngiltere’nin projesi olmakla birlikte, daha sonra ABD ve İSRAİL tarafından ele alındı. ABD’de bu proje, W. Wilkie tarafından “Tek Bir Dünya” adı altında kitap olarak da ortaya konulmuştu. Kitap, 1951 yılında Türkiye’de de yayınlanmıştı.

    İsrail de hemen ardından MOSSAD vasıtasıyla bir PLAN geliştirdi.
    İsrailli yazar Skhoma Nakdinon, 1948’den beri, MOSSAD’ın KUZEY IRAK ‘ta bazen İRAN ile bazen ABD ile bazen HER ikisi ile birlikte hangi operasyonları yaptığını anlatır!
    http://en.wikipedia.org/wiki/Category:Israeli_intelligence_agencies
    Nakdinon’un verdiği bilgiye göre İsrail’in Kürtler ile ilk temasını, geçmişte Osmanlı’ya ihanet eden Bedirhan’ın torunu Kamuran Ali Bedirhan, Paris’teki İsrail Büyükelçiliği’nde istihbarattan sorumlu Yarbay Bin David ile görüşerek başlatmıştır.

    Bedirhan, 1958’de SAVAK’ın daveti üzerine Tahran’a yerleşti.
    http://en.wikipedia.org/wiki/SAVAK
    Orada Lübnanlı politikacı Sami Sulh ile tanıştı. Sulh, Bedirhan’a, Suriye, Irak ve Lübnan’ın federal birlik halinde birleşmesi, daha sonra bu birliğe Kürdistan, Hicaz, Yemen, Türkiye ve İran’ın katılması ve nihayet ilk fırsatta İsrail’in de birliği dahil edilmesi hakkında fikirlerini anlattı. Sulh, aynı planı daha önce Paris’teki MOSSAD temsilcisine sunmuştu.

    MOSSAD temsilcisi Bin David, Bedirhan’a, Sulh’un planına yeni bir fikir eklemesini önerdi. Bu fikir, Arap Birliği kavramının yerine Orta Doğu Birliği kavramının kullanılması idi!

    Büyük Orta Doğu diye karşımıza çıkan proje, 20’nci yüzyılın başında İngiltere’nin tasarladığı, 1958’de Sami Sulh ve Bedir Han’ın hatırlatmasıyla MOSSAD’ın geliştirdiği, bir siyasi partimizin seçim bildirgesine bile “OGİK desteklenecektir” şeklinde girebilen bir tasarımdır!
    ***
    Aytunç ALTINDAL ‘ın bize anlattığına göre ise İSRAİL için toprağın alınmasından ziyade rantının alınması önemlidir:
    “Kürt devleti kurulursa İSRAİL’in KOLONİSİ olacak. Kendileri yönetmeye kalkarsa başlarına bela olacak. Şimdi Türkiye’nin Güneydoğusu’nun rantını da İSRAİL yiyecek. HEDEFleri bu! Niçin? Çünkü, ABD, İSRAİL’i BESLEMEKTEN BIKTI artık. Bugün İsrail, ABD’nin verdiği (YILDA 30-35$BİLLİON) parayla ayakta durmaktadır. O halde İsrail’e KOLONİ lazım ki ayakta kalabilsin.
    KAYNAK nedir? PETROL, SU, ve TARIM ürünleri? Kaynak nerededir? Türkiye’dedir! O halde o bölgeyi kolonileştirmesi gerekmektedir. Türkiye bu planlar çerçevesinde sadece İsrail’i değil, Ermenistan’ı da BESLEMEK zorundadır. Büyük Orta Doğu projesi ile Türkiye’nin kendi kaynakları ile İsrail ve Ermenistan’ı beslemesi mecburiyeti getiriliyor. Bunun başkenti neresi? İstanbul! Siyaseten İstanbul’un Statüsü ULUSLAR_üstü olacak! Bunu nasıl sağlayacaklar? En yakın zamanda Montrö Antlaşması’nı da gündeme getirecekler ve Boğazlar’ın kontrolü uluslar arası bir komisyona devredilecek.”
    ***
    Tabii bu projenin tersine dönebilmesi için önce bilinmesi gerekiyor. Bundan önemlisi asıl sizin büyük bir projeniz olması gerekiyor.
    İSRAİL’in PROJESİ VAR: YA SİZİN?
    Devletten, hatta derin devletten bahsediyorum, fikir gruplarından değil! DEVAMLI SAVUNMADA KALIRSANIZ yenilirsiniz! VE
    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/gokcekin-konugu-kurdistani-kuran-david-kamhi-idi-6624yy.htm

Yorum yap