452) OYNANAN OYUN…

Yayin Tarihi 1 Mart, 2010 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

OYNANAN OYUN…

n1017197312_1668.jpg

Türk Milleti, hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmamıştır. Hiçbir dönemde bu boyutlarda bir tahrikle karşılaşmamıştır. Yine hiçbir dönemde bu milletin gözünün içine baka baka vatana, devlete ve millete karşı yapılan haince hareketler cezasız kalmamıştır… Teröriste Habur’da özel mahkeme kurulup birkaç saat içinde serbest bırakılırken, canını ortaya koyarak terörle mücadele eden generaller, gözaltına alınıp üç gün adliyeye sevk edilmeyi beklemişlerdir emniyette…

“Açılım”ın temel taşlarından biri olan ve terörle mücadeleyi daha da zorlaştıracak “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı”nın kurulmasına dair kanunun tam meclisten geçtiği günlerde nedense bir Başsavcı hukuk dışı olarak tutuklanmıştır… Bu hukuksuzluk karşısında yapılması gerekenler yapıldığında ise kriz çıkartmakta üstüne olmayanlar, bütün yüksek yargıyı karşılarına alarak, hukuk gibi normatif bir alanda bile akıllarına geleni söyleyerek kriz çıkartmayı başarmışlardır. Ve…  “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı” bir anda unutulmuştur…

***

Gönüllerin ve kafaların karışık olduğu bu günlerde bir hatırlayalım gelinen noktayı:

Bir “Açılım Türküsü” tutturulmuş, terörle mücadele bir köşeye itilmek istenmiştir. Dağdan inen terörist elini kolunu sallayarak gezerken, terörle mücadele edenler ve terörle mücadele sorgulanır hale gelmiştir. Vatana ihanet ve bölücülük serbest hale gelmiş, vatanı sevmek ve milliyetçi olmak adeta suç olmuştur. “Bir kadının m.m.sine bu vatanı satarım.” diyen Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan “çağdaş bir aydın” ilan edilirken, yaşananlar karşısında milliyetçi bir duruş sergileyenler faşistlikle suçlanmıştır… Türk Milleti’nin iradesinin tecelli ettiği TBMM’ye bile terörist elbisesiyle bir çocuk sokulmuş ve ne tesadüftür ki bu çocuk, bir zamanlar Özgür Gündem’de Ali Fırat müstear adıyla yazılar yazan “İmralı’daki Hain”le aynı adı taşımaktadır. Dağdan inen teröristler şehir şehir, sokak sokak gövde gösterisi yapmış, basın açıklamaları yapmış, yeni kurulan partilerinin il teşkilat binalarını açmış ve tüm bunlar olurken yaşananlara göz yumulmuştur. Bunlar yaşanırken gelen şehit haberlerinin ardından ise televizyonlara çıkılıp, “Açılım konusundaki kararlılığımızı kimse bozamaz…” denilmiştir. Sonra utanmadan, sıkılmadan şehidimin cenazesine gidilip “Üzüntü duyuyoruz, acınızı paylaşıyoruz …” yalanı söylenmiştir.

İmralı’daki hain, bir devlet başkanı edasıyla siyasal kürtçülere her hafta düşüncelerini açıklamış, rahatça örgütünü İmralı’dan yönetir hale gelmiştir. Ne hikmetse gündemi dışarıdaki vatandaştan daha rahat bilmekte ve takip etmektedir. Ve sıcağı sıcağına yorumlarını yapmaktadır. Bunun yanında otel lobilerini aratmayan görüşme odalarında avukatlarıyla ve yakınlarıyla rahat bir biçimde görüşür hale gelmiştir. AİHM’in kararı doğrultusunda 5 Milyon Dolar harcanarak hapishanesi yenilenmiş, hobi odaları yapılmış, görüşme salonu ve spor sahasında yanına gönderilen beş teröristle ortak alanları paylaşır hale gelmiştir…

***

“İmralı’daki Hain” için devletimin hazinesinden çıkan para, son yapılan harcamalarla birlikte 30 Milyon Dolara ulaşmıştır…(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13791166.asp Tüm bunlara rağmen koşullarını beğenmeyen terörist Abdullah Öcalan, İmralı’dan yaptığı açıklamalarla, söylediği yalanlarla, Türkiye’yi karıştırmakta ve şehirleri adeta birbirine katmaktadır…

Eğer bu süreç devam edecek olursa, bu ülkeyi ve bu coğrafyada yaşayan insanları kötü günler beklemektedir… Çünkü Türk Milleti, daima devletine güvenmiştir, yargı organlarına güvenmiştir, kolluk kuvvetlerine güvenmiştir, gerektiğinde müdahale edileceğine inanmıştır. Eğer bu millet hayal kırıklığına uğrarsa korkarım ki, kendi hakkını kendi arama girişiminde bulunacaktır… Ve bu, hiç arzulanacak bir durum değildir. Çünkü Türk milleti utanmak için yaratılmamıştır, tarihinde utanılacak hiçbir olay yaşanmamıştır…İşte bu yüzden:

Yaşanan olaylar karşısında her ne olursa olsun sabırlı davranmak ve Türk devletine güvenmek gerekmektedir. Çünkü “Oynanan Oyun”u bozmak için sabırlı olmak bir zorunluluktur… Siyasal Kürtçüler ile Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan vatandaşlarımızı bir tutmak bu milletin tarihine, kültürüne ve değerlerine karşı yapılabilecek en büyük yanlıştır. Kimileri Yüce Türk Milleti’nin bu yanlışa düşmesini istemektedir… Bütün dertleri budur…

ALİ AÇIKGÖZ

a.acikgoz90@gmail.com 

Yorumlar

“452) OYNANAN OYUN…” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Acaroğlu yorum tarihi 1 Mart, 2010 21:31

    Sayın Yılmaz Bey,Türkiye’de “oynanan oyun”açık seçiktir.Fetullah Gülen “projesi” doğrultusunda hükümetin bazı birimleri ortağı olaarak,polis atamaları şeklinde devam ettiği icraatlarından anlaşılmaktadır.Taraf Gazetesi’nin yöneticisi Ahmet Altan sahte “deşifrelerine” devam etmektedir.Mehmet Altan ,para karşılığı televiziyorlara çıkarak söz konusu hükümeti desteklemekten gere kalmamaktadır.Bildiğiniz gibi babası Çetin Altan,geçmişte yazılarıyla “Akşam’da” Türkiye’yi karıştırmakta üstüne yoktu.Nice zavallı okuyucularını,sempatizanlarını hapislere attırmıştır.Birden kapitalist olunca da ,okuyucuları ,sempatizanları psikriyatiklik olmuş,doktor doktor dolaşarak tedavi olmak için koşuşturmuşlar,kimileri üzüntülerenden felç geçirmişlerder.Gördüğünüz gibi,Çetin Altan şimdi sönmüş bir volkan gibi pasif yazilarına devam etmektedir.Görevi oğullarındadır.Başta,Atatürk’ü eleştirmekten kef alan Ahmet Altan’dır.Bunar ve bunun gibiler işbirlikçiliğin ta kendileridir.Yarın bir başka iktidarda yerini alırlar.Utanma,allanma,edeb,diğe bir şeylerden rahatsız olmazlar.Çünkü bu işler vicdan meselesidir.Saygılarımla Acaroğlu

Yorum yap