45) KORKUNÇ TÜRK: KOCA YUSUF

Yayin Tarihi 27 Ocak, 2010 
Kategori KAHRAMANLAR VE BİLGİNLER

KOCA YUSUF

image00133.jpg

——————————————————————————

Koca Yusuf, Yusuf İsmail, Korkunç Türk (d. 1857, Şumnu, Bulgaristan – ö. 4 Temmuz 1898 Atlantik Okyanusu), Deliormanlı  efsanevi Türk güreşçidir.

Mindere çıkan ve grekoromen güreşi yapan ilk Türk pehlivanı olduğu sanılmaktadır.

Güreşin efsanevi isimlerinden olan Yusuf, iri gövdesi, güreş becerisi, gücü ve sporcu ahlakı ile “Koca” lakabını almıştır.

Dünyada “Terrible Turk” (Korkunç Türk) olarak tanındı.

Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murat ve Sultan II. Abdülhamit döneminde pek çok güreş yaptı.

Ününü bütün dünyaya yayan büyük pehlivan. 1857 yılında Şumnu’nun Karalar köyünde doğdu. Ufacık bir çocukken köyde danalarla boğuşmaya başladı, sonra kispeti ayağına geçirip güreşmeye koyuldu. Ünü önce Deliorman’ı, sonra Kırkpınar’ı kapladı.

Koca Yusuf yalnız Türk güreşinde değil, güreş dünyasında da büyük bir zirvedir. Er meydanları Koca Yusuf’u, güreş tarihimizin en büyük pehlivanlarından biri olan ve 26 yıl Kırkpınar’ın başpehlivanlığını elinden bırakmayan ünlü Kel Aliço’nun karşısında tanıdı ilk kez. 27’inci yılda da başpehlivanlığı rakipsiz alacağını umarak Kırkpınar’a gelen Kel Aliço burada “Başa güreşeceğim” diyen Deliormanlı Yusuf isminde körpe bir çocukla karşılaştı. Herkes er meydanlarının pek yaman kurdu Kel Aliço’nun bu “tüysüz kızan”ı karşısına çıktığına pişman edeceğini umuyordu. Ancak Deliormanlı Yusuf, öylesine yaman bir güreş çıkarıyordu ki, buna Kel Aliço da şaşırmış ve güreş alemindeki meşhur gaddarlığını dahi ortaya koymaktan çekinmemişti.Ancak saatler uzayıp gittiği halde Aliço neticeyi lehine çeviriyordu. Üstelik ilerlemiş bir yaşta bulunan ünlü pehlivanda yorgunluk alametleri başgöstermeye başlamış ve durumu tehlikeye düşmüştü. 26 yılın başpehlivanı Aliço’nun böyle bir pehlivana yenilerek güreş dünyasındaki tahtını kaybetmesine kimsenin içi razı gelmiyordu. Havanın kararmasını fırsat bilenler güreşi yarıda bıraktırmak istediğinde Aliço’nun gür sesi er meydanını kapladı:
A be burası Kırkpınar’dır… Er meydanıdır buncağaz. Burada yenişene kadar güreş tutulur. Zift fıçıları, çıralar ne güne duruyor? Tutuşturun oncağazları… Pişmiş güreş bırakılır mı hiç? Bu kızancağıza yenilmek kaderimde varsa bırakın yensin beni… Hem ben artık bu er meydanlarından çekileceğim. Aliço’yu yenmek talihini bir daha bu Yusufcağız nerede bulacak?

Aliço’nun bu sözleri Yusuf’u öylesine duygulandırmıştı ki, gözyaşlarını tutamadı ve büyük ustanın eline sarılıp öptükten sonra titrek bir sesle ona adetâ yalvardı:

Ustaların ustası, pehlivanların pehlivanı, koçyiğit ağam benim! Gel bırakalım şu güreşi. Sözlerinle yendin sen beni. Elimde ayağımda derman komadın. Bu söylediklerinden sonra ben seni tutamam gayri. İstersen sen tut beni, vur sırtımı yere…

Aliço da meydanı çevreleyen kalabalığı teşkil edenler gibi çok duygulanmıştı. Nerede ise ağlayacaktı. Deliormanlı Yusuf’un alnına sıcak bir bûse kondurdu:

Bu meydan bundan sonra senindir artık. Senin gibi bir pehlivan ortaya çıktıktan sonra gözüm arkada kalmadan ayrılacağım buralardan. Ödül de, başpehlivanlık da senindir. İkisine de güle güle sahip ol. İkisi de sana helal olsun oğul, dedi.

 image0028.jpg

Ve o günden sonra Türk güreşinde Koca Yusuf’un devri başladı. Er meydanlarında kasırgalar yaratıp rakip tanımayan bir kuvvet olarak ortaya çıkan ve yalnız cüssesinden ötürü değil, güreş değerinden ötürü de “Koca” sıfatını alan büyük Türk pehlivanı yenecek rakip bırakmadı. Bunu fırsat bilen açıkgöz organizatörler onu Avrupa’ya götürdüler. Avrupa’dan sonra Amerika’da yaptığı güreşleri de kazanan ve dünyanın en ünlü pehlivanlarını sıraya dizen Koca Yusuf’a Amerika’da milyoner bir kadın aşık olmuştu. Bu kuvvet ilahından çocuk sahibi olmak istiyordu. Yusuf bunu işittiği zaman, “Ben buraya damızlık gelmedim” diye kükredi.

Koca Yusuf Amerika’da 18 Şubat 1898’den 21 Haziran 1898’e kadar 4ay 3gün kaldı. Bu süre içinde, Amerika’nın değişik kentlerinde tüm ünlü güreşçileri yendi. Amerika’nın en ünlü güreşçisi “Roeber” ile New York’taki ünlü Madison Square Garden salonunu dolduran 15.000’i aşkın  seyirci önünde yaptığı maçta, güreşten önce seyircilere Bu Türk Ayı’sını  ayaklarınızın dibine atacağım! diyen Roeber’i, daha 2. Dakikada dertop edip minderden aşağı, seyircilerin ayakları dibine fırlatması büyük bir olay teşkil etmiş. Seyirciler Koca Yusuf’u linç etmeye yeltenmişlerdi. (3 Mart 1898)

Avrupa ve Amerika’daki güreşlerinden 800 altın kazanmıştı Koca Yusuf. Bunları kemerine yerleştirip Fransız bandıralı La Buorgogne vapuru ile yurda dönerken bindiği gemi Atlas Okyanusu’nda sis yüzünden İrlanda bandıralı Cromartyshre gemisiyle çarpıştı. 721 yolcunun bulunduğu La Buorgogne, kaşla göz arasında sulara gömülüvermişti. Bu kez denizin içinde bir panik başlamıştı. Denize dökülenler, filikalara atlayıp canlarını kurtarmak istiyorlardı. Koca Yusuf da can havliyle bir filikanın kenarına yapışmıştı. Filika’da bulunanlar onun heybetli vücudu ile sandalı devirmesinden korktular. Önce yüzüne, kafasına kürekle vurmayı denediler. Fakat dev yapılı adamın çelik pençeleri sanki filikaya kilitlenmişti. Yarılan kafasından ve suratından akan kanlar pos bıyıklarının üzerine doğru iniyordu. Onun bu hali filikada bulunanlara daha büyük bir dehşet vermişti. İçlerinden canavar ruhlu bir tanesi filika içinde bulunan ve ipleri kesmek için kullanılan ufak bir baltayı kaptığı gibi o çelik pençelere vahşi bir ihtiras içinde rastgele indirmeye başladı. Bileklerinden kesilip kopan o çelik pençeler gevşedi ve Koca Yusuf’un o dev vücudu Atlantik Okyanus’unun derinliklerine sırtı yere gelmeden Hak’ka ulaştı…

KOCA YUSUF’UN MEZARI VARMIŞ!

Şair Sunay Akın, Çınar Yayınlarından piyasaya çıkan “Önce çocuklar ve kadınlar” adlı kitabında, Koca Yusuf’u konu alan “Okyanusa yenilen güreşçi” adlı bir bölüme de yer verdi. Akın, tarihçi Murat Sertoğlu’nun 1964 yılında Amerika’da yayınlanan “Wrestling” adlı güreş dergisinde Koca Yusuf’un anlatıldığı sayfalarda ulaşarak kazayla ilgili bilinmeyenleri anlattı. Akın, kaza sonrasına ilişkin şunları anlattı: “Gemi battıktan bir süre sonra oralardaki küçük adalara 20 ceset vurmuş. Cesetlerin kazaya uğrayan geminin yolcuları olduğu anlaşılmış. Cesetlerden biri pek heybetliymiş. Üzerindeki kılıktan hangi milletten olduğunu köy papazı bile anlayamamış. Yalnız belinin çok uzun bir kuşakla sarılı olduğu görülmüş. Bu ceset de diğerleriyle birlikte kilisenin mezarlığına defnedilmiş. Bu Koca Yusuf’tur” diye anlattı.

Koca Yusuf hakkında araştırma ve belgesel hazırlamak için “Tivimedya prodüksiyon şirketi” kurulmuştur. http://www.kocayusuf.org/tr/belgesel.htm

KAYNAKLAR:

1.   biyografi.net

2.   vikipedi ansiklopedisi

3.   Türk Spor Tarihi Ansiklopedisi (Cem Atabeyoğlu)

HAZIRLAYAN: YILMAZ KARAHAN

Yorumlar

“45) KORKUNÇ TÜRK: KOCA YUSUF” yazisina 7 Yorum yapilmis

  1. perle yorum tarihi 1 Şubat, 2010 13:50

    DEGERLİ KOCA TÜRK*Ü RAHMETLE ANIYORUZ.
    SRFSİZLER!İSTE BÖYLE ACIMASIZLAR!LANET OLSUN.
    *NE BERBAT BİR CEZADIR:(YABANCI MEZARLIGA GÖMÜLMEK
    -ONU ORADAN ALMAMAK NASIL BİR BOSVERMİSLİKTİR!
    TÜH!NASILDA ÜZÜCÜ İCİM PARCALANDI;( OFFF!!
    **SUNAY AKININ ÖNCE COCUKLAR VE KADINLAR KİTABINI OKUMUSTUM.SN.AKIN*COK DEGERLİ BİR EDEBİYATCI.
    VAROLSUN YAZDIGI İCİN.
    **SİZDE DEGERLİ YILMAZ BEY***HATIRLATTIGINIZ İCİN.
    –AMA BAKINIZ!KİMSE OKUMAMIS GALİBA!iste böyel;(BALKAN TÜRKLERİNİN BÜYÜK TÜRK(*ÖZELLİGİNİ CEKEMEZ İNSANLAR!hani yorum?beyler nerdesiniz?

  2. isimsiz yorum tarihi 2 Şubat, 2010 21:02

    eminim okuyan cokturda boyle guzel bir insanin basina gelen bu adeletsizlik insanin canini acitiyor ve insanin bir sey yazasi bile gelmiyor. hakikaten de srfsizler.

  3. Mehmet Avni Gözün yorum tarihi 22 Şubat, 2010 16:14

    Ben Koca Yusuf’un böyle vahşice öldürülmesine o sandaldaki kişilerin böyle yapmaması lazımdı hem ne var bundaki adam onlarla birlikte kurtulmak istemiş hem kardeşim insanlık böylemi olur üstelik bu adam Dünya’yı ayağa kaldıran güreşci hiç böyle yapılırmı ona. Bu arada Koca Yusuf’un bböylesine koca bir güreşci olması beni çok şaşırttı umarım onun adına Edirne’de bir üniversite kurulur.

  4. Ayhan yorum tarihi 14 Eylül, 2010 14:15

    sporcu ahlakı dedikleri bu olsa gerek.
    şimdi şuanda bu yiğidin yanından geçebilen varmı ahlak , güç, kudret olarak.
    sen nasıl bir insanmışsın Koca Yusuf

  5. seyit kılıçkaya yorum tarihi 3 Ocak, 2011 15:42

    dünyada güreş alanında destanlar yazmamıza rağmen malesef bunu bir devlet politikası haline getiremediğimizden baklavayı kaptırdığımız gibi bu sporu ata aporumuzuda başkalarına kaptırmak üzereyiz..

  6. SERDAR COŞKUN yorum tarihi 1 Mayıs, 2011 16:35

    arkadaşlar Koca Yusuf’ un ölümü anlatıldığı gibi değil. O gemi batarken sadece dua etmiş, etrafını izlemiş, kadınların ve çocukların filikalara bindirilmesine izin vermiştir. Eğer isteseymiş o filikalardan birisine binip içindekilerin hepsini denize atıp hayatını kurtarabilirmiş, ama o bunu yapamamış. Kaderine razı olmuş. Cesedi kıyıya yüzü koyun vurmuş. Anlayacağınız okyanusada yenilmemiş Koca Yusuf. Bu haberleride Türk düşmanı Avrupa gazeteleri kasıtlı yapmış. Allah gani gani rahmet eylesin

  7. egeturk arslan yorum tarihi 5 Mart, 2012 19:55

    Koca Yusuf bize akraba olur Bulgaristandan ,eskiden osmanlı zamanında bulgaristan osmanlı topraklarındaydı ,Dedem anlatırdı hep koca yusufu ,arkadaşmışlar ,Allah rahmet eylesin ikisine de ,mekanları cennet olsun ha birde kel aliço var onu da okuyun oda çok meşhur pehlivandır ,tekirdağlı hüseyin pehlivan,Kurt ali ,tarihimiz meşhur yiğilerle dolu .

Yorum yap