443) CIA’NIN, ORDUYU BÖLMEYE DAYANAN İÇ SAVAŞ STRATEJİSİ

Yayin Tarihi 31 Ocak, 2010 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

CIA’nın, orduyu bölmeye dayanan iç savaş stratejisi

cia-seal.jpg

Henry Barkey ve Graham Fuller’in “ordu içinde bölünmeler” umuduna dayanan iç savaş stratejisine karşı Türkiye’nin çözümü, Atatürk’ün İstiklal Savaşı’na hazırlanırken, Alevisini Sünnisini ve etnik köken ayırt etmeden bütün milleti, ortak bir hedefte nasıl buluşturduğunu inceleyerek, Atatürk’ün milletin kendine güvenmesini sağlamakta kullandığı yöntemleri uygulamaktır.

Türkiye’nin, Birinci Meclis ruhuna ihtiyacı vardır. Türkiye’nin yeniden “Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için” motivasyonuna ihtiyacı vardır. Türkiye’nin daha fazla sağduyuya ihtiyacı vardır. Bunu sağlayacak olan da medyanın ulusal niteliği zayıfladığı için Milli Güvenlik Kurulu’dur; dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Türkiye, Türkiye’yi yönetenler tarafından resmen ve alenen satılıyor ve askerler dahil herkes bunu özelleştirme diye yutuyor.

Türkiye satıldıktan sonra, sağlanacak olan kimin güvenliği olacaktır? Amerikan ve İngiliz şirketlerinin güvenliği değil mi?

Türk Silahlı Kuvetleri, milli güvenliği tehdit eden bu gidişe MGK’da dur demelidir. Yoksa vebal altında kalırlar. Türkiye’ye yönelik iç savaş senaryolarının tartışıldığı bir ortamda, ülkenin bütün malvarlığının satılıyor olması asıl tehdit değil midir?

Tehdit değerlendirmesi, bunun için yeniden gözden geçirilmelidir. İşte o zaman, bütün çatlak sesler susar ve Türk Milleti yeniden tek vücut olur. Bunlar yapılmasa da, Türk Milleti kendi kaderine sahip çıkacaktır ama, kargaşa yaşamaya lüzum var mı?

* * *

Yukarıdaki satırları 1998 yılında, bugün  “Fatih Camisi’ni bombalayacaklardı” diye ortaya atılan CIA projesinin orijinali ABD’de tartışıldığı zaman Sağduyu gazetesinde yazdım.. O tarihten bugüne, köprülerin altından çok sular aktı. Türkiye’nin malvarlığı tamamen yabancılara satıldı. Sıra orduyu bölmeye geldi.

17 Ağustos 2005’te “İrtica diye gürleyenler vatan satılırken niçin sessiz?” başlıklı yazımda da benzer uyarıları yapmıştım. Fakat aldığım karşılık, “Devletin askeri kuvvetlerini aşağılamak” suçundan hakkımda dava açılması oldu. TCK 301/2’den yargılandım. Neyse ki bir yıl sonra beraat ettim.  

* * *

The Times gazetesi, “İktidar mücadelesi, silahlı kuvvetleri, yüksek profili olan komplocular ile hassas belgeleri sızdıran ve siyasetten uzak bir orduyu isteyen isimsiz askerler olmak üzere ikiye böldü. Bir araştırma şirketi, orduya olan güveninin yüzde 60’lık tarihi bir düşük düzeyde bulunduğunu açıkladı” diye yazıyor.

Türkcelil.com’da çıkan bir yazıda, İranlı Mohsen Yazd, “İran’da da önce halk yiyecek, giyecek gibi ufak yardımlarla mollaların safına çekildi. Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime düşmanlaştı. Humeyni, devrimi yapana kadar hep demokrasi ve özgürlük vaat etti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanları da kendi saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu.

İran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan yobazlar, ellerinde Kur’an ile erleri geçerek, direnen subay ve komutanları katlettiler” uyarısında bulunuyor! 

Mohsan Yazd, “Yüreğim kan ağlayarak İran’da ’O gün’ gelmeden önceki olayların sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye’de görüyorum” diyor ve Türkiye’de kışlaları basacak olanların da emir komuta zinciri içinde hazır bekletildiğini belirtiyor. 30.01.2010

Arslan BULUT

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11848

Yorumlar

“443) CIA’NIN, ORDUYU BÖLMEYE DAYANAN İÇ SAVAŞ STRATEJİSİ” yazisina 5 Yorum yapilmis

  1. Haydar Okur yorum tarihi 31 Ocak, 2010 23:28

    Türk Orduları, TSK şahın petro/dolarlarla beslediği paralı- maaşlı semizleşmiş bir ordu değildir. Dahası Türk halkı Şahın oligarşisinden Şiiliğin ruhban sınıfı Ayetullahlar ditatörlüğü benzeri rejimler zincirini sindirecek bir bir halk da değildir.
    TSK Türk milletinin milli ordusudur…Şu anda, mürtedilerden oluşan iktidarın ne idiğü bellisiz demokrasi maskeli oligarşik bir anlayış içinde ulus devlet yanlılarını tutuklanıp içeri atarak susturulabilir…
    Ulus/ devlet ordusunu pasifize etmek, hatta sembolik etkisiz bir güç haline getirmek için basın/medya yoluyla bir takım uyduruk suçlamalarla, bütanlarla ve seneryolarla kamuoyunun kendi orduuna duyduğu büyük orandki ulusal güvenini bulandırılabilir…
    Bu halk cumhuriyet tarihi içinde ilk defa böylesi saldırılara tanık olmasından dolayı kafaları karışabilir..
    Ama, sonuçta kendim gibi eminim ki Türk milleti sürmanşet devam eden bu galiz saldırıların kimler tarafından, ne amaçla yapıldığını görecek (Nitekim görmeye başlamışlardır)sessiz ve derinde oluşan bu ulusal tepki, meydanlara taşarak top yekun ulusal uyanışın kapılarını da aralayabilir..
    Türk ulusu ardı arkası keilmeyen bu saldırılardan artık gına getirmeye, Türk insanını usandırmaya başlamıştır.
    öte yandan yaklaşık 8 yıldır süren bu şeni saldırılar insanlarımızın uyanışını da körüklemektedir. Bu uyanışla mürtedideler erkinin maskeli yüzelerinin, niytlerinin daha net bir biçimde ortaya çıkmaını da sağlamaya başlamıştır…(kamuoyu yoklamaları da bunu gösteriyor AKP gittiçe eriyor)Bu arada TSK da kendi içine sızmış omuzu az veya bol yıldızlı köstebekleri (basına sızmasada )termizlemeye, haklarında askeri hukuku devreye koyarak temizlemeye, bir diğer deyişle TSK kendini yenilemeye başlamıştır.
    Bütün bu anlatımların bende çağrıştırdığı düşünce, fikir iklimi TSK kendi içinde bütünlüğü yeniden tesis etmeye başladığını, Türk ulusunun Ulus devlet sistemine sahip çıkmaya yöneldiğini.
    AKP mürtediler erkinin gittikçe erimeye başladığını… Bunu kendilerinin de gördüğünü, bir daha böyle bir fırsatın ele geçmeyeceği endişesi, taraftarı gazete ve medyanın, çığırkanlarının, fikir babalarının saldırılarını sıklaştırmaya başlamasında görmekteyiz . Ve açılımları peşpeşe sıralanmasından anlamaktayız…
    BLİYORUM VE BİLİNİZ Kİ ABBAS YOLCUDUR.. Yolucudur da dilerim ki az hasarlı bir yolculuk olsun bu…

  2. Aydın Ayoğlu yorum tarihi 5 Şubat, 2010 23:46

    bugün Türkiyedeki olaylar ve özellikle TSK’ya karşı bazı yalan ve uydurmalar ve TSK’yı yıpratmaya çalılşanların amacı da aynı humeyni’nin İrana yaptıklarına benzemesini görüyoruz. maalesef Türk halkının bir çoğu da İran halkı gibi syasi şuur yoksulluğunda yaşıyorlar Türkiyede önceki belediye başkanı seçimlerinde BEYAZ EŞYA falan dağıtılması ve halkı aldatarak oy toplamasını biz de bu son dönem Cumhr başkanı seçimlerinde gördük Burda memurlarını maaşını 3 ay seçimlere kala 2 kat arttırldı ve bu biçare insanlar buna aldanıp hepsi seçimlere katıldılar ama hemen seçimden sonra bu yasa kaldırıldı ve maaş ilk gibi oldu… bir ülkenin memurları ki eğtğm almış bir çoğu universite mezunu böyle aldanırsa köyde yaşayanlar ve eğitim almayan insanlara hiç kınamamak gerek.
    böyle şeyleri Türkiyede de görüyoruz bugün MAALESEFFFF.
    TSK’yi yıpratma konusunda da yine halkı aldatarak TSK’yi halkın düşmanı göstermekteler ve yine de bu halk hiç bir araştırma yapmadan ve düşünmeden TARAF gazetesi SAMANYOLU kanalı ve yandaş medyanın haberlerina inananıyorlar ve böylece AKP’yi amaclarına ulaşmak ta ve devrim yapmakta destekliyorlar….

    söz uzar kesmek gerektir vesselam….

    aydın
    Güney azerbaycan

  3. Hale Demir yorum tarihi 6 Şubat, 2010 20:40

    Yandaş medyanın yayını, Türkiyenin her yerinden rahatlıkla izlenmektedir.Bu nedenle halkın büyük çoğunluğu bu kanalların yayınlarını izlemekte ve bunların doğrularıyla hem fikir olmaktadırlar.Zaten halkımızın büyük çoğunluğu ne okuyor nede beynini geliştiriyor.Nasıl olsa onların yerine birileri düşünüyor,buda onların düşünmesine gerek kalmıyor.Aynı ziyniyet bizi yönetenler içinde geçerli değil mi?
    Bu mandacı yönetimle tabii ki her şey satılacak. Bu ülkenin balınıda mandacılar yiyecek.Nede olsa adamlar bizim yerimize düşünüveriyor öyle değil mi?Bizde (f)tipli yayınları izleyerek beynimizi donduralım,biraz çalıştırmak istersek rüya dilimine girelim.Uyanmaya bile zahmet etmeyelim. İyi uykular sevgili halkım.Uyandığında ayağının altındaki ülkenin kayıp gittiğini görüncede uy anam anam desende bir daha geri gelmeyecek.Seninde ,geleceğinde ,artık mandacıların elinde olacak. Artık çırpın çırpınabilirsen.Hale Demir

  4. Arslan Bulut yorum tarihi 28 Mart, 2012 18:37

    İrtica diye gürleyenler Vatan satılırken Niçin sessiz?
    28 Şubat’ta ‘minareyi’ çalanlar, ‘irtica’dan bir ‘kılıf’ hazırlamışlardı. Ortalık velveleye verilip ‘’Laiklik elden gidiyor’’ yaygarasıyla; devlet ‘SoYuLuP soğana’ çevrilmişti. Ama artık mızrak, ‘çuval’a sığmamaktadır.
    Aynen İtalya’daki P2 MaSoN LoCası skandalında olduğu gibi bir skandalla karşı karşıyayız. Türkiye’’yi yöneten kadro, düne kadar sadece itham ediliyordu. Ancak son dönemdeki gelişmelere karşı tutumları, ithamları boşa çıkardı. Çünkü, bireysel acizlikleri, yetersizlikleri, liyakatsizlikleri ve maalesef yetkilerini ve akıllarını kullanmakta gösterdikleri ‘kasıtlı tutukluk’ ülkemizi felakete doğru sürüklemektedir. Bu sebeple, bireysel yetersizlikler devlet yetersizliğine; bireysel acizlikler, kurum ve devlet acizliğine; bireysel liyakatsizlikler devlet liyakatsizliğine dönüşmeden yukarıda adı geçen tüm makamlardakileri istifaya davet ediyoruz. 17 Ağustos 2005
    Yeni Başkent İstanbul mu, Kudüs mü?
    http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=4936

  5. Arslan BULUT yorum tarihi 30 Aralık, 2014 05:57

Yorum yap