433) ÜÇLER, YEDİLER, KIRKLAR

Yayin Tarihi 10 Aralık, 2009 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

ÜÇLER, YEDİLER, KIRKLAR

image0019.jpg

                                                                                                                 

Üç yaralı, yedi şehit… Onlar da diğerleri gibi kırklara karıştılar… Evlerinden yükselen ağıtları kimse duymadı…Yaşarken de kimse farkında değildi onların… Ölürken de… Bakmayın siz nutuk atanlara…

Bir namazlık saltanatın olacak

 Taht misali o musalla taşında

 Sonra, sonra yine unutulacaklar… Yedi şehit… 33 silahsız  çocuğu daha öldürmüşlerdi otobüsten indirip seneler önce… Kimse onlara otuzüç kurşun şiiri yazmadı… Çünkü onlar otuz üç yetimdiler… Bayrakları için öldüler… Milletleri için öldüler… Türk milletini oluşturan destanlara karıştılar… Destan oldular… Adları unutuldu… Kimse ölüm günlerinde anmadı onları… Onlar anılmadığı için yeni şehitler verildi… Yeniler de anılmadılar…

Kendi döşedikleri mayınlara çarpan çocukları askerin hesabına yazdılar… Bizim kınalı kuzularımız beşer beşer, onar onar savundukları toprağa düşerken kimsenin hesabına yazamadık onları… Ağzını açmaya çalışanları kendi destanımızın içine hapsettiler…

7 şehit… silahsız şehit düşen kardeşlerinin yanlarına koştular… 1300 yıl önce şehit düşen ataları Kür Şad’ın ordusuna çeri yazıldılar… Dönüp bize baktılar cennetten , yüzlerinde en ufak bir pişmanlık yoktu… Gözleri gök mavisi olmuştu hepsinin… Ellerinde asla yere düşürmedikleri bayrakları… Diğerlerinin yanına gittiler atlarını mahmuzlayarak…

7 şehit… Doğru millette, yanlış zamanda dünyaya gelmişlerdi… Biri annesini hatırlayıp geri bakacak oldu… Annesini , tek göz odada bırakıp onbaşı maaşını gönderdiği annesini… Bir Çanakkale şehidi saçını okşadı… Arkaya bakılmayacağını anladı onbaşı… Annesi milletine emanetti… Bir an milletinin de yetim olduğunu hatırladı … Bir şey sormak istedi Çanakkale şehidine, vazgeçti … 57. Alayın saflarına katılıp gitti…

7 şehit, 7 fidan, 7 gonca… Budandılar… Katillerin ağızlarından salyalar akıyordu… Demokrasi diyorlardı, Barış diyorlardı… Caddeler sokaklar kana bulanıyordu… Zifiri karanlıkları yakılan genç kızın cesedi aydınlatıyordu… Barış nutukları devam ediyordu ve bir millet kendi toprağında köleleştiriliyordu… Oğulları öldürülüyordu barış adına… Kızları yakılıyordu demokrasi adına…

7 şehit… Biri saçlarını emanet etmiş anacığına … Kendi gitmiş, saçları kalmış bize… Koklasaydım onları, koklayabilseydim eğer oğlumun kokusunu alırdım biliyorum… Kimse koklamayacak o saçları artık annenden başka… Yavuklun bir kere koklamış mıydı?

7 şehit… Artık anlamını yitirmiş bir çok kafada… Kavramlar da artık eski değerini taşımıyorlar… Demokrasi deyince ellerinde yuvarlak kartonlarıyla koşturan iğrenç gülüşlü yaratıklar  geliyor akıllara… Barış deyince o genç kızın yanmış bedeni… Kışlalara sıkılan kurşunlar… Taranan karakollar… Yakılan arabalar…

3 yaralı, 7 şehit… Üçler… Yediler… Kırklar… Boz Atlı Hızır… Oğuz Kağan…  İlteriş Kağan…  Alparslan… Orhun… Ötüken… 3 kıta 7 iklim… Ergenekon… Manas… Alpamış… Azeri … Türkmen… Özbek… Kırgız… Kazak…Türk… Atatürk…

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,

Sana âguşunu açmış duruyor peygamber

İrfan Murat YILDIRIM

                                       

        

Paylaş:

Yorumlar

“433) ÜÇLER, YEDİLER, KIRKLAR” yazisina 11 Yorum yapilmis

  1. Enes Şengönül yorum tarihi 10 Aralık, 2009 03:53

    Gözlerin yaşarmaması elde değil.. Yazar o kadar güzel anlatmış durumu..

  2. Anonim yorum tarihi 10 Aralık, 2009 06:13

    […]

  3. mustafa kenanoğlu yorum tarihi 10 Aralık, 2009 12:17

    allah rahmet eyleye.mekanları cennet ola.

  4. Acaroğlu yorum tarihi 10 Aralık, 2009 13:14

    Muhterem Yılmaz Karahan Bey, gün geçmiyorki olaylar ve arkasından şehitler! Birşeyleri iktidarlar ve mualefetçiler iyi anlamaları gerektiği kanaatındayım.Biz hala OSMANLI SORUNLARIYLA UĞRAŞTIĞIMIZ,daha Cumhuriyetimizin sorunlarına başlamadığımızı tarihi ve Türkiye coğrafiyasındaki demografi yapısını analizde geç kalındığını kimlerin nerelere yerleştirildiklerini Türk insanı bilmelidir diğe düşünüyorum.Çünkü,olayların nerelerden nasıl,neden,kimler tarafından işlenebilineceğini tahmin etmede güçlük çekilmesin diğe.Tokat’ın İl ve ilçe alanlarında şu anda kimler var:Bu olan ları kimse azırgamasın onların yapabileceği çok şeyler vardır.Elimdeki bir belgede Niksar’ın nüfus ve dini ve etnik açıdan 1880-1916 tarihine dak analizi kısaca şöyle:İlçenin mahlelerinde dağılım.hane:Rum:hani:75,oradoğumlu :l91erk,212 kadın,yabancı:44 erk,37 kadın,Ermeni:487 hane,1187 erk,1153 kadın,yabancı 31 erk,27 kadın ,bu bir belgeli örnek.Diğer ilçeleride aşaı yukarı böyle,askerlerimizi pusuya düşürmeleri düşündürücüdür.Şu ortamda torunların torunlarının yapamayacağı işler yoktur,yapabilirler.Kastamonu’da onbin ermeni vardı 1982 tarihinde genelde meslek liselerini bitirenler Avrupa yolunu tutuyorlardı.Dinin inançlarından dolayı bir kiliseleri bile yoktu.Onbin kişinin ibadethanesi olmalıydıki Türkiye’ye dahada bağlı olsunlar.Başıboş insanların nerelere gibebileceği malumdur.Ülkemizde azınlıklarla ilgili esaslı geliştirilmiş politikalar yotur.asimile yapamadığın yerde çare bulmalısın,bulamamışlardır.Dinin sosyal gelişimde etkileri bütünleştirici rolü vardır.Kim ilgilendi ?İstibarat raporları geleveğe dönük verilmemiştir.kanaatlar belirtilmemiştir.Sonuç ,”gizli emeller”deyip işin içinden kurtulunuyor muyuz?Devletimizin bazı çarkları eskimiştir yeniliyen varmı?Barış bizim yol haritamız olmalıdır.Ama nasıl,”kınıyorumla mı?Taasupla mı?Şehit cenazelerini katılmakla mı? vs..lerle mi?Artık ,dini açıdan,eğitim açısından ekonomik açıdan birlik beraberlek ve kaynaşma açısından devlet politikaları olmalı.İktidarlar gelip geçicidir.Bu misaki milli sınırlarımızın içerisende yaşayan Türk vatandaşı olan herkese ,kanunlarda yazılı değil uygulamada esaslı bir çalışma yapılmalı ,sevmeliyiz,kucaklamalıyız.Aksi takdirde bu sorunlar gelecek kuşaklarda da devam edebilir.Saygılarımla Acaroğlu

  5. CAFER YÜKSEL yorum tarihi 10 Aralık, 2009 15:54

    üçler yediler kırklar adına yemin olsunki bu içimizde yanan ateşle o kahpe döllerini de biz yakacagız…….

  6. Nilüfer Demirdelen yorum tarihi 11 Aralık, 2009 11:56

    Harika bir yazı İrfan Bey…Yüreklerimize tercüman olmuşsunuz yüreğinize sağlık..Bu acılar son bulacak mı dersiniz ? Ben neredeyse ümitlerimi kaybetmek üzereyim…Ama tam kaybetmek istemiyorum..Nolur Allahım şu cennet ülkemizin üzerine bir ışık yak artık…Sevgi ve selamlar

  7. mesut parla yorum tarihi 12 Aralık, 2009 00:48

    Eline,kalemine,yüreğine sağlık İRFAN MURAT YILDIRIM. Tanrı Türkü Korusun; düşmanlarını kahretsin !..

  8. Tamer Kıroğlu yorum tarihi 13 Aralık, 2009 12:02

    Unutmadık ! Unutmuyoruz ! Unutturmayacağız !… bazıları uyusalarda,bazı vurdumduymaz,şaşkın,kahvehane filozofları,futbol einstein’ları,üniversiteli dumrullar,tv.dizisi aydınları,moderen mollalar,amerikan imamlarına,avropa-i sıkmabaş hasane’lere,soros’un yardım yemişlerine,altan brother’lara,Gülçiçekler,Tayyare’den uçanlara hatta açıla açıla YALAMA olanlara rağmen UNUTMADIK UNUTMUYORUZ ASLA VE ASLA UNUTTURMAYACAĞIZ.MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE MÜSLÜMAN SALYONGOZU SATANLARA VE YİYENLERE RAĞMEN YIKILMADIK ASLA YIKILMAYACAĞIZ,İSTİKLAL MARŞIMIZI,GENÇLİĞE HİTABE’MİZİ UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ,,,

  9. gülenay karataş yorum tarihi 15 Aralık, 2009 06:42

    harika bu konular hakkında hiç bilgisi olmayanlar vardır onlar için biraz daha açıklayıcı yorumlar yapılabilırmi diye merak ediyorum

  10. Ali ŞAHİN yorum tarihi 17 Aralık, 2009 00:41

    Eline ve yüreğine sağlık kardeşim. Kimse merak etmesin ATATÜRK’ün torunları hala dimdik ayakta bu cennet vatanı kimseye bırakmayız, bırakmayacağız. Biz O ATA’larımızın torunlarıyız. Biraz fazla sessiz kaldık hepsi o kadar. Ama artık zamanı geldi. Atamızın dediği gibi “Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızda dolaşan asil kanda mevcuttur” NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

  11. ali polat yorum tarihi 2 Şubat, 2010 17:05

    elinize sağlık hocam milletimizin duygularına tercüman olmuşsunuz

Yorum yap