374) TALİBAN’A YORUM!

Yayin Tarihi 23 Eylül, 2008 
Kategori BASIN-YAYIN

Robert Fisk’ten Taliban değerlendirmesi

image00123.jpg

Taliban Afganistan’ın yarısını ele geçirmişken, ABD’nin başkan adaylarının ikisi de buraya yeniden dönme hazırlığında!

The İndependent’in Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, ironik Afganistan yazısında, yazısında, Cezayirli yetkililerin, ‘terörist azalması eylem artması!’ denkleminden giriyor, Britanyalılar ve Ruslardan sonra ABD’lilerin de yaşaması mukadder o cehennemden çıkıyor.

İşte Robert Fisk’in yazısı…

TALİBAN’I ALT ETMEK GİDEREK ZORLAŞIYOR

ROBERT FISK

Zavallı Cezayirliler. Merhametsiz hükümetleri, önlerine aynı eski lapayı koyup duruyor. 1997’de hikmetinden sual olunmaz iktidar, meşum İslamcı düşmanlarına karşı ‘nihai zafer’i ilan etmişti. Şu haberi en az üç kere (uygun kinizmi de ihmal etmeden) yazdım:

Cezayirli yetkililer düşmanlarının nihai olarak yenildiğine inanıyorlardı, zira ‘teröristler’ o kadar çaresizdi ki, başkent Cezayir ve Oran civarındaki dağ köylerinde ellerine geçirdikleri bütün erkeklerin, kadınların ve çocukların başını kesiyorlardı.

Ve şimdi yine aynı terane. Yeni ortaya çıkan düşmanları, ‘Mağrip Kaidesi’ tarafından araba bombalarının tüm şiddetiyle tekrar sahneye çıkarılmasının ardından, Cezayir’deki eli ayağı tutmayan yaşlı ulusal Kurtuluş Cephesi hükümeti silahlı İslamcılara karşı savaşında ‘ölümcül aşamayı’ ilan etti.

Ertesi gün Cezayirli gazeteci Hucceyn Bellafufi’nin mükemmel bir nükteyle ifade ettiği gibi: “Bu siyasi söyleme bakılırsa… saldırılardaki artış terörizmin yenildiğinin inkar edilemez kanıtı. Terörizm çöktükçe saldırılar da artıyor… öyleyse terörizm güçlendikçe, saldırılar da azalacak demektir.”

Sovyetler de kendine güvenmişti … Bu çılgınca saçmalığı elbette biz de yıllardır yaşıyoruz. 2001’e dönersek, Afganistan’daki savaşı Taliban’ı devirerek kazanmıştık. Ardından Irak savaşını kazanmak üzere uygun adım yürüdük. Bugün (günde en az bir intihar eylemi ve iki düşman mezhebe ayrılmış bir ulus eşliğinde) Irak’taki savaşı da kazanmış durumdayız ve savaşı tekrar kazanmak üzere yüzümüzü, yedi yıl önce askerlerimizin fena patakladığı Taliban’ın ülkenin yansını yeniden ele geçirdiği Afganistan’a dönüyoruz.

Donald ‘Olur Öyle Şeyler’ Rumsfeld’in şu sözleri söylemesinin üzerinden sanki koca bir çağ geçti: “Afganistan’da bir hükümet kurulmuş ve İslamcıların artık Kabil’de hükmü kalmamıştır. Elbette zaman zaman bir el bombası, bir havan topu patlıyor, fakat New York ve San Fransisco’da da kurban olanlar var. Ben umut doluyum.”

Tuhaf olan şu ki, kelimesi kelimesine aynı lafları 1980’lerde Afganistan’ın Bagram hava üssünde bir Sovyet generalinden de duymuştum – evet, CIA çalışanlarının, daha önceki Rus katliamlarından kurtulmayı başarmış bir avuç Afgan’ı ölümüne işkenceden geçirdiği Bagram üssünün ta kendisi. Şen şakrak Rus generali, Afgan dağlarında sadece ‘birkaç terörist’ kaldığı hususunda bizi temin etmişti. Sınırlı Sovyet ‘müdahale’ güçlerinin yanında savaşan Afgan birlikleri, demokratik Afganistan için barışı tesis etmekle meşguldü.

Ya şimdi? Irak’taki ‘tahayyül ötesi’ ilerlemenin (hala Beyaz Saray’ da oturan fantezi erbaplarından alıntı yapıyorum) ardından, Amerikalılar 8 bin askeri Mezopotamya’dan alacak ve Afganistan cehenneminin ortasına 10 bin 700 asker daha atacak. Fransız meslektaşlarımdan birinin dokunaklı yorumuyla söylersek, çok az, çok geç, çok yavaş. Şu an daha karmaşık silahlarla donanmış, daha iyi eğitilmiş ve (söylemesi bile zül ama) yerel sivil halk tarafından giderek hoş görülen bu Taliban şeytanlarına bir son vermeyi ummak için en az 10 bin askere daha ihtiyaç var. Zira Afganistan’a bak, Irakistan’ı anla.

19. asrın sonlarında Taliban ele geçirdiği Britanya askerlerinin boğazını keserdi. Şimdi bu vahim gelenek tekrarlanıyor ve biz çok şaşırıyoruz! Bu yıl 13 Temmuz’da Taliban’ın dağdaki üslerine düzenlediği baskında ele geçirilen iki Amerikan askeri bu şekilde infaz edildi.

Ve şimdi ortaya çıkıyor ki, 18 Ağustos’ta öldürülen Fransız askerinden dördü Taliban’a teslim olmuş ve neredeyse oracıkta infaz edilmişler. Tercümanları, görevleri başlamadan hemen önce ortadan toz olmuş (bunun anlamını çözmek için alim olmaya gerek yok) ve günün kazasız belasız atlatılmasına yardım edebilecek iki Fransız helikopteri, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’yi korumakla, kendi askerleri için müdahale edemeyecek kadar meşgulmüş. Bir Fransız askeri Taliban’ı kan dondurucu bir açıklıkla tarif ediyor: “Onlar iyi askerler, fakat merhametsiz düşmanlar.”
Bagram’daki Sovyet generalinin bugünkü muadili General David McKierman. Afganistan’daki en yüksek rütbeli ABD subayı, geçen ay ABD güçlerinin Herat yakınlarındaki Azizabad’a düzenlenen baskında ’30 ila 35 Taliban’ı öldürdüğünü’ gururla ilan etmişti. Şimdiyse bahtsız general, ‘İsyan bastırma operasyonundaki sivil can kayıplarıyla ilgili olarak ortaya çıkan kanıtların ışığında, ilk baştaki soruşturmasını gözden geçirmenin ‘münasip’ olduğunu düşündüğünü’ söylüyor. ‘İlgili olan’ kanıt elbette şu: Amerikalılar Azizabad’ da, büyük kısmı kadın ve çocuk olan 90 kişiyi öldürmüş muhtemelen. Şimdi dürüst olalım ve Afganistan’daki talihsiz NATO ittifakı içindeki rolümüzün ne olduğunu itiraf edelim: Biz, sadece bu yıl 500’den fazla Afgan sivili katlettik. Bunlardan biri de NATO’nun temmuzda bir düğün törenine düzenlediği füze saldırısıydı. Deh Bala köyündeki düğün davetlilerinden 47′ sini öldürüverdik.

Pakistan’a da gideceğiz ….

Ve ABD’deki başkan adaylar Barack Obama’yla John McCain ciddi ciddi Afganistan’da kazanacaklarını düşünüyor -sanırım Bağdat çökerken askerlerini alelacele tekrar Irak’a göndermeden önce yapacaklar bunu. Britanyalıların 19. asırda, Rusların 20. asrın sonunda yapamadıklarını, biz 21. asrın başlangıcında yapacağız ve korkunç savaşımızı sırf iyilik olsun diye nükleer silah sahibi Pakistan’a taşıyacağız. Fantazi, yine fantazi.

Güçlü ülkelerin güçsüzlüğünü anlamış olan Joseph Conrad’ın bu konuda kuşkusuz yazacak bir şeyleri olurdu. Evet, Afganistan’da kazandıktan sonra kaybettik ve şimdi tekrar kazanmaya çalışırken kaybedeceğiz. Olur öyle şeyler.

DÜNYA BÜLTENİ

Paylaş:

Yorumlar

“374) TALİBAN’A YORUM!” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. ZÜHAL ASMA yorum tarihi 24 Eylül, 2008 00:37

    *ASLINDA İYİSİMİ,ÖNCELİKLE BUNDAN ÖNCEKİ 2 BASKANINI VE EFRADINI GÖNDERSİN ORAYA..
    -SONRA BUNLAR GİDER..:)SAG KALAN..YÖNETİR?

  2. cemil cemil yorum tarihi 29 Eylül, 2008 21:40

    kimse onlarla bas edemez tarih buna sahitdir..haturlayin….ingilizler…ruslar..ve simdi..kafir ordulari….orasi bataklik ..insalah bizi karistirmazlar..cunki ..kafirler saf tumayalim kardaslar..!!

Yorum yap