363) İSLAMİYET VE TÜRKLÜK HAKKINDA…

Yayin Tarihi 2 Şubat, 2009 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

İslamiyet ve Türklük Hakkında

      Son zamanlarda bazı kişiler, akademisyenler, yazarlar ve Araştırmacılar Davos’ta vuku bulan hadisenin, Türklük cereyanının Herhalde iyi sonuçlar vermiyecegini, bunun adeta gereksiz ve korkulması gereken bir şey olduğunu soyluyorlar. Türklük mefkûresi, diyorlar İslami hisleri kıracak ve şimdiye kadar yararlanılan Dini mefkurelerden artik eser birakmiyacaktir Türklük mefkuresi Türkleri birbirine yakınlaştırıp, buğun daha büyük bir çoğunluk oluşturan İslam alemini den bizi ayrı bırakacaktır.

      Türklük cereyanı hakkında yeterli bilginin bulunmaması bu vahim itirazların ortaya çıkmasına neden oluyor. Ethem Nejat’ında dediği gibi Özellikle Osmanlı Türkleri ve İslamiyet hamisi hiç bir millet gelmemiştir. Osmanlı Türkleri 600 seneden beri bu konudaki fedakârlıklarını gösterdiler, fiilen İslamiyet’i korudular Türkler İslamiyet’in korunması ve yaşatılması için canini, hayatini, varlığını, hissiyatını feda ettiler. Nüfus azaldı, aciz, cahil ve fakir kaldılar, Toplumsal konumları olduğu yerde saydı… Fakat Türk her zaman fedakârlığı ile ovundu. Hiç bir zaman İslamiyet için akıttığı kandan, zarardan şikâyet etmedi. Türk buğun yine Kayı Han’ın, 600 sene ecdadından kalan hissiyatı, celadet ve din mirası ile yasıyor. Bugün kendi “ailesini”de düşünmeye karar veren Türk, hiçbir zaman kanının sakladığı mefkûreden vazgeçmeye muktedir olamaz, onunla olur.

Türkler emindirler ki milliyetlerini, lisanlarını, bugünkü toplumsal konumlarını korumaya İslamiyet’in büyük bir etkisi olmustur. Rusya’da ötede ve beride kalan Türklerin milleyetlerini kaybetmişlerdir. İste Bulgarlar tamamen Slav olmuşlardır.”Eski Çuvaş ve Cermişler” üç kuşak geçer geçmez Rus olmuşlardır.

      Celal Nuri Bey Şimal Hatıraları Yukarıda bahsedilen Türk nesillinin milliyetini kaybettiğini teyit ediyor. Bu kadar senedir dillerini, milliyetlerini koruyan İslamiyet’e, Türkler sonsuza kadar bağlı kalacaklardır.

       Türkler Müslüman oldukları zaman hemen İslam harflerini kabul ederek kendi lisanlarına uyguladılar. Buğun Türkçenin ıslahı ve harflerin sadeleştirilmesi, okumayı kolaylaştırılması düşünülürken hiç bir Türk “İslam harflerinden vazgeçelim” Bozuk düşüncesini ortaya koymayı bile hatırına getirmemiştir.

        En fanatik bir Türk milliyetperveri olan Türk Yurdu’nda (Yusuf Akcura’nin kitabi)  yine Türklük için çok hararetle çalışan bir kalem:”Trablusgarp, Balkan savaşları sırasında Türklerin felaketine iştirak eden Macarlar, Mogullar, Mancurlar olmadı, bilakis Cin’in Hint’in Cava’nin Sudan’ın ismini bilmediğimiz Müslüman kavimleri matemimize ortak oldular. Manevi yardımlarını esirgemediler. Bundan dolayıdır ki Türkler irk yönünden Ural-Altay koluna mensup olmakla beraber kendilerini İslam kavimlerinden saymaktadırlar. Türk düşünürleri, Türklüğü inkâr ederek, dinler arası bir Osmanlılık tasavvur ettikleri zaman İslamlaşmak ihtiyacı duymuyorlardı. Halbuki Türkleşmek mefkuresi doğar doğmaz İslamlaşmak ihtiyacı hissedildi” diyor.

       Metin bir Türkçü olan Mehmet Ali Bey Müslümanlığı ve Türklüğü çok iyi anlatıyor:                                                                                                                

       Türklüğün Müslümanlık mefkuresine gelince: Türk sıfatına layık her Müslümanlığa zeval bulmaz bir rabıta ile bağlıdır.Dindarların bu kutsal fikre bağlı olmalarının nedenleri açıklamaya gerek yoktur.Müslümanlık o bilinen ve tabi olunan inanışlardan  ibaret değildir.Müslümanlık ayni zamanda Kardeşlik ve eşitlik fikirlerinin en yüksek tecelli ettiği bir yerdir.Müslümanlık bütünsel bir düşünce tarzıdır.Bütünsel bir duyarlılık seklidir ve gene bütünsel bir maneviyattır.Bunlara birde ecdat dan bize miras kalan eğilimleri ekleyebiliriz.Humenis bir Türkün ne kadar güçlü ve dinden dönmez bir Müslüman olduğunu tamamen anlamış oluruz.

        Müslümanlığa, manevi ve siyasi bir güç olduğu için bağlanmak benim konumum dışında bir olaydır. Ben duyarlılığın samimi, hareketli ve saf yönlerini ele almaktayım.

        İste azizim ben Türk olduğum kadar Müslüman, Müslüman olduğum kadarda Türküm; Diyor’du

        Suna kesinlikle inanılmalıdır ki, İslam’ın Kuvvetlenmesi, birliği için en önemli etken, unsur, araç Türk’tür. Turkluk felah bulursa, İslamiyet’e ait mefkûreler ancak bu sayede gelişebilir, yasayabilir. Bunu gizlemeye hiç gerek yoktur. Avrupa’nın vesveselerine de düşmek boşunadır? Çünkü o Her alanda düşeceği kadar vahimlere düşmüştür ilhak olmanın esiğindedir. Türk ailesi, ırkini ıslah etmeli, nüfusunu azaltmaya son vermeli, metin, çevik ve atik vücutlar yaşatmalı, yeni fikirler insaa etmeli; Türk mefkûresini beyinlerinin en yüksek yerlerine kaydetmelidir, Kesinlikle ekonomik ve teknolojik gelimseler acil olarak sağlanmalı.

        Türk hakkin ancak kuvvetle ortaya çıktığını, kuvvetsiz halkında bu dünyadan yok olduğunu asla unutmayacaktır, Ana okullardan başlamak suretle eğitim müfredatımızda bütün öğretmenler, çocuklarımıza hep Milliyetimizi telkin ederken bununda Allah’ın varlığı, birliği kadar güçlü bir şekilde, böyle bir iman ile öğreteceklerdir.

       Sonuç olarak, Zenginliği, düşünceyi; ahlaklı ve bedensel dengesi tam olan bir Türk, hiç bir zaman Müslümanlığın eskiden beri yarattığı mefkûreleri zayıflatmayacak, tersine güçlendirerek takviye edecek, hakki savunacak, kardeşlik ve İslam dayanışması ve işbirliğinde çok önemli yönlerde iktisadi ve ticari gelişmesini sağlayacaktır.

       Türklerin kurtuluşu bütün İslam alemininse tamamiyetle uyandıracaktır. Avrupa devletlerine mahkûmu olan Müslüman ülkeler ve topluluklar o zaman uyanarak Ittihad-i İslam’ı oluşturacaklardır, buda Türk milletinin azmi ile vücut bulacaktır.

 Saygılarımla

Erkan ÇALIK / Buruksel

Yorumlar

“363) İSLAMİYET VE TÜRKLÜK HAKKINDA…” yazisina 6 Yorum yapilmis

  1. Yasemin Yüksel yorum tarihi 2 Şubat, 2009 13:37

    Sayın Erkan Çalık
    Yazınız için teşekkür etmek istedim. Emeklerinize, yüreğinize sağlık. Sayın Karahan’ın bizleri eğitici ve doğru bilgilendirme çabalarının hiçde boşa gitmediğini görmek çok güzel. Sizler gibi Türklüğün blincine varmış kişilerle olmanın keyfi gerçekten çok hoş.
    Yazınızın son parağrafındaki “Türklerin kurtuluşu bütün İslam alemininse tamamiyetle uyandıracaktır. Avrupa devletlerine mahkûmu olan Müslüman ülkeler ve topluluklar o zaman uyanarak Ittihad-i İslam’ı oluşturacaklardır, buda Türk milletinin azmi ile vücut bulacaktır.”
    Yürekten katılıyorum.
    Saygı ve Selamlarımla
    Yasemin Yüksel

  2. İlknur Arkun yorum tarihi 2 Şubat, 2009 16:38

    Sayın Erkan Çalık,Bruksel’den sizleride aramızda yazılarınzla görmekten,şahsım adına gurur duydum. Yurt dışında yaşayan Türk kardeşlerimiz olarak,bizler için çok önemlisiniz.özelliklede yurt dışında yaşayan ve yanlış eğitim alan veya özellikle, yanlış yönlendirilmeye çalışılan gençlerimizin eğitilmesi gerektiği kanısındayım.Aslında bu çocuklar,ne kadar farklı ve güçlü bir tarihe sahip oldukları bilincinde olsalar,isterlermiki,alman vatandaşıyım ben demeyi!veya avrupalı olmanın,ben TÜRKÜM demenin yanında ne kadar yavan kaldığını!(eğitim müfredatı)((:iki erkek evlat sahibiyim,ilkokuldan beri çocuklarımın kitapları ve içerikleriyle ilgiliyim.heryıl rant için,birilerinin kitapları öncelikli olur ve çocukların kafasına saçma sapan şeyler sokulur.bizlerde malum sınavlar için artı dersanelere gene rant için koyun gibi yönlendiriliriz.ama ne yazıkki,en önemli eksiğimiz olan tarihimizle ilgili hiçbir bilgi bile edinilmeden çocuklar yetişir ve ne yazıkki bu doğrultudada hayatlarını ilgilendiren yanlış seçimler yapabilirler.Şu cümleniz,”Müslümanlık o bilinen ve tabi olunan inanışlardan ibaret değildir.Müslümanlık ayni zamanda Kardeşlik ve eşitlik fikirlerinin en yüksek tecelli ettiği bir yerdir.Müslümanlık bütünsel bir düşünce tarzıdır.Bütünsel bir duyarlılık seklidir ve gene bütünsel bir maneviyattır.Bunlara birde ecdat dan bize miras kalan eğilimleri ekleyebiliriz.”ve ecdadımızdan aldığımızı gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarabilirsek,en doğru biçimde amacımıza ulaşırız diye düşünüyorum.doğru,bilinçli nesiller yetiştirmek bizim boynumuzun borcudur.
    Ecdadımıza borçluyuz,vatanımıza borçuyuz.içimizdeki inançla herşeyi başarabileceğimize inanıyorum.sadece artık uykudan uyanmak gerekiyor,hepsi bu.
    Tekrar belirtmek isterimki,yurtdışındaki bir vatandaşımızın yazısını burada görmek,fikirlerini okumak beni son derece mutlu etti.Erkan bey,bizler atalarımızın bize bıraktığı mirasdan dolayı çok özel bir milletiz ve farklıyız.o zaman bir büyüğümün dediği gibi:)farklıysak,farkımızı farkettirmemiz gerekir,diye düşünüyorum ve şimdilik yazıma son verirken, siz ve yurt dışındaki diğer vatandaşlarımızın, katılımlarının devamını diliyorum.
    saygılarımla

  3. erkan calik yorum tarihi 4 Şubat, 2009 01:24

    Yasemin yuksel ve İlknur Arkun’a yazima yaptiginiz yorumlar hakkinda tesekkur ederim

    Varolun.

    Erkan.

  4. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 5 Şubat, 2009 08:10

    Türkçülük duygusunun gelişmesinden rahatsız olmak, akıl ile değil, art niyet ile izah edilebilir.
    “Küffari” gibi bir kelimeyi, daha önce hiç bir yerde kullanıldığını görmesemde, içimden kullanmak geliyor. Geliyor değil, geldi bile.
    Çoğulluğunu bile bile “Küffari” diyorum, varsın galat olsun.

    Ancak…
    Türklerin tarih boyu kolay din değiştirdiklerini de biliyoruz.
    Bunun sebebini de, cevherlerine olan güvenle izah edebiliyorum.
    Zaten; Türkün Hıristiyanı diğer Hıristiyanlardan, Türkün Müslümanı diğer müslümanlardan çok farklı.
    Muhakkak ki benimsediği dinin en samimi cemaatı.

    Dil…
    Türklerin İslamiyeti kabulle, dillerini geliştirmek için İslam harflerini seçmesi.
    İslam Harfleri mi, Arap harfleri mi?
    Arap Harfleri İslamdan önce yok muydu?
    “-İslam harflerinden vazgeçilim- bozuk düşüncesini,” bir bozuk düşünce olarak buldum.
    Göktürk alfabesinden vazgeçerek, Arap alfabesine geçişi de doğru bir hareket olarak göremem.
    Türkçe, Arapça ve Farsça boyunduruğundan, ancak latin harflerinin kabulüyle kurtulabilmiştir.
    Atatürk’ün her hareketinde bir hikmet arayanlardanım.
    Buradaki hikmet çok açık.
    Saygılarımla..

  5. duran dursun yorum tarihi 4 Haziran, 2011 03:03

    Türklerin kılıç zoruyla islama geçtiğini idda edip Türklüğü İslam’dan bizi ayırmaya çalışan veya pasifize etmeye alet olan zihniyette insanlar var . Türkler tarihleri boyunca zorla bir dini benimsediklerini sanmıyorum özelliklede savaş tekniği gelişmiş bir tarihi geçmişi var ise . Türklerin yapısı İslam’la uyum sağladığından hızlı bir İslam’a geciş yasandığı çok bariz. yazınız devamını diliyorum teşekürler

  6. Kadir Temür yorum tarihi 6 Ekim, 2011 09:40

    “MUHTEREM ERKAN BEY ,BAYBURT,TA.3.10.11.TARİHİNDE
    ÇORUH SAHİLİNDE KARŞILAŞTIK,ALLAH NASİP ETTİ,ÜSTAD
    “ŞİRİN BAYBURT,LA ,İLGİLİ*HZ.ALİ.OĞLU MUHAMMET HANEFİ,NİN
    MEZARI.MAKAMI OLDUĞUNU ARZ ETMİŞTİM,ŞİMDİ İSE
    SİZLERE ARZ EDECEĞİM,1969 YILINDA”MUHAMMED HANEFİ
    İYE AİT BİR KİTAP YAYINLANMIŞ”(M.HANEFİ CENGİ)”
    *ACABA BU BİR FLİM OLURMU*Değerlendirmenizi saygı ile arz ederiz.
    Kadir Temür.tlf:0458 211 70 10.Bayburt.
    (Sahabe-i Kiram.Sancaktar,ABDÜLVEHHAB GAZİ,Peçenek
    türklerndendir.,Anadoluda *İLK GAZİ*dir.saygı ile.

Yorum yap