341) HURŞİT PAŞA’NIN TEDAVİSİ!

Yayin Tarihi 7 Ocak, 2009 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

Hurşit Paşa’nın Canına Kasteden 85 Yıllık Kin!

 

Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT)’de “Kürtçe Kanal”ın yayına başladığı ve Diyarbakır Belediye Başkanı’nın “Bu toprakların adını da kabul edecekler” diye demeç verdiği bir ortamda size kahraman bir Türk generalinin verdiği ölüm kalım savaşını anlatacağım.

“Ergenekon” tutuklusu, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, bir süredir önemli sağlık sorunları yaşıyor. On beş kilo veren ve ciddi tansiyon problemi yaşayan Tolon’a Adli Tıp Kurumu geçtiğimiz günlerde tam teşekküllü bir hastanede 3 ay tedavi görmesi gerektiğine ilişkin rapor verdi.

Hasta haklarını düzenleyen evrensel ilkeler ve cezaevi yönetmeliği, hastaya istediği hastanede tedavi görme ve istediği hekimi seçme hakkı tanıyordu. Tolon da bu hakkını kullamak istedi ve Silivri F Tipi Cezaevi Müdürlüğü’ne GATA’da tedavi görmek istediğini bildirdi. Talep kabul edildi; GATA ile temas kuruldu; gerekli hazırlıklar yapıldı ve GATA’da Hurşit Tolon için iki odadan oluşan özel bir bölme hazırlandı.

31 Aralık 2008 Çarşamba günü Tolon Paşa’ya GATA’ya nakledileceği bildirildi. Paşa, bir kez daha ince düşünceli ve nazik kişiliğinin tuzağına düştü ve cezaevi yönetimine, “Yılbaşı telâşesi içinde kimseyi rahatsız etmek istemem, naklim yılbaşı sonrasına kalsın, ben de bu arada eşyalarımı toplayıp hazırlık yaparım” dedi. Tolon’un bu isteği de kabul edildi, naklin 5 Ocak Pazartesi günü yapılması kararlaştırıldı.

Ancak, beklenmedik bir şey oldu; Ankara harekete geçti.

Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman cezaevi müdürünü bizzat aradı ve Tolon’un GATA’ya gönderilmesi halinde cezaevi yöneticileri hakkında soruşturma başlatılacağını bildirdi. Kahraman, “Tolon’u jandarmaya teslim etmeyeceksiniz” diye sıkı da bir emir verdi.

Cezaevi yönetiminin eli kolu bağlandı, hastaneye nakledilmeyi bekleyen Tolon ve avukatlarına durum bildirildi. Tutuklunun GATA’ya naklinden vazgeçilmişti!

Bununla kalınmadı


Bu kez Sağlık Bakanı Recep Akdağ telefona sarıldı. Bakan, “Tam teşekküllü bir hastanede 3 ay tedavi görmesi gerekir” raporunu veren Adli Tıp Kurumu Başkanı’nı arayıp son derece ağır tehdit ve hakaretlerde bulundu. “Kellelerinin koparılacağını” işiten kurum yetkilileri telaşa düşürüldü, alelacele raporu değiştirme hazırlıklarına girişildi.

“Sağlık Bakanlığı” koltuğunda oturan bir kişinin bir insanın sağlığı söz konusuyken nasıl bu kadar kindar ve acımasız olabildiği üzerinde gerekiyor. Bakan’ın bu inanılmaz tavrından sonra akla ister istemez bir sabah koğuşunda merdivenlerden düşerek felç olan ve şu anda yarı bitkisel hayat yaşayan Şener Eruygur’un durumu geliyor…

Hurşit Tolon’un avukatları şimdi ilgili yerlere itiraz dilekçesi yağdırıyor ama nafile… Birilerinin 85 yıllık kini, bir insanın yaşam hakkını göz göre göre ortadan kaldırılıyor.

Vatan hainliğinin en yüce değer haline geldiği bu Türk yurdunda, ömrünü Türklüğe adamış bir askerimize reva gördüğümüz davranış budur..

Tüm insanlık, Türk milleti ve tutuklanmasından bir ay sonra Tolon’a “geçmiş olsun” ziyareti için bir subay görevlendiren Genelkurmay yetkililerine duyurulur…

FATMA SİBEL YÜKSEK

Yorumlar

“341) HURŞİT PAŞA’NIN TEDAVİSİ!” yazisina 8 Yorum yapilmis

  1. AylaBerkin yorum tarihi 7 Ocak, 2009 10:29

    İnanamıyorum! Görevi İnsanların hak ve özgürlüklerini korumak olan bir bakanlığın bu kadar adaletsizce ve sorumsuzca davranacağına inanmak istemiyorum. Sağlık bakanlığıda dahil buna. olamaz bçyle bir şey. Peki bizler canımızı, özgürlüümüzü kimlere emanet edeceğiz. çünkü başımızda Demokrasi gereği kurulmuş laik ve Demokrat bir hükümet yok. başımızda kelle vurduran cinsten diktatörlük idaresi var. Allah yardımcımcımız ve yardımcıları olsun. ne diyeyim. zalimin zulmü varsa mazlumun da Allahı var diyeceğim ama nedense hep ezilenler mazlumlar oluyor bu dünya da.

  2. ZEYNEP İNCİ yorum tarihi 7 Ocak, 2009 23:28

    *SAGLIK BAKANI, GALİBA?BU SENE AİLESİYLE BİRLİKTE,
    ACİL, HACCA GİDEN KSİSYDİ DEGİLMİ?CÜNKÜ;O SIRADA,ÜLKEDE ONUN VARLIGINA İHTİYAC DUYULAN ACİL BİR DURUM VARDI.
    VE HAC!
    **GALİBA, BİZ YANLIS MÜSLÜMANLIK SARTLARIYLA YETİSTİRİLMİSİZ!!ALLAH ALLAH!
    MÜMKÜN DEGİL!KİMSEYE BÖYLE DAVRANMAMALI!BİR MÜSLÜMAN
    VEDE HACCA GİTMEK UYULMASI GEREKEN!COK MÜHİM SARTLARIDA BERABERİNDE GETİRİR.
    -KESKE..BUNUN SAGLIKLI BİR CEVABI OLABILSEYDİ..
    **EVET!MÜTHİA BİR HAİNLİK VAR..VE BU COK ACI VERİYOR!!niyemi?
    TÜRK MİLLETİNİN GÜNAHI NEDİR?
    **BU DEFADA BUNLAR VURUYOR!!
    SANKİ ÖNCEKİLER COK YASATTI..BU DEFADA *TAM YÜREKDEN VURULUYOR;( TÜKİYE’NİN CEFAKAR,S A B I R LI İNSANI…BU VE BUGÜNE KADAR YAPILANLARIN HEPSİ..TEK TEK HALKA YAPILMIS DEMEKTİR!!KİM SECERSE SECSİN.
    ANKARADAKİLER TÜRK HALKININ!SÖZCÜSÜDÜR.
    YANLISSA?AKILLICA BİR CEVAP VERİLSİN.
    –demekki..her gelen..halkı,bir tarafından MUTLAK LİGME LİGME EDİCEK;8 öylemi?

  3. Barış AYKUL yorum tarihi 8 Ocak, 2009 20:43

    Tolon ve Eruygur Paşaların gözaltında tutulmalarının en büyük dayanağı Emekli Oramiral,Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Özden Örnek in darbe günlükleridir.

    Özden Örnek bu günlüklerin kendisine ait olmadığını söylemiştir.

    Özden Örnek in ifadesine başvurulmaması ve silah arkadaşları bu trajediyi yaşarken neden çıkıp konuşmadığı bir muammadır…

  4. AYSE yorum tarihi 10 Ocak, 2009 03:48

    acik istihbarata ne
    oldu?

  5. Oğuzhan OĞUZ yorum tarihi 10 Ocak, 2009 13:30

    KESER DÖRER,SAP DÖNER.BİRGÜN BU HESAP DÖNER.

  6. Yetkin Tavris yorum tarihi 13 Ocak, 2009 10:37

    Çok haklısınız hainler bölücüler artık açık açık isteklerini söylüyorlar.Syın Kanatoğlunun evini arayıp terörüst yerine koyorsunuz esas hainlerde bld. başkanlığı yapıp ortada geziyor. Bu millet bu kadar duyarsız olduğu sürece artık herşeyi normal karşılıyorum.

  7. Mehmet yorum tarihi 13 Ocak, 2009 14:05

    Zihinleri ve benlikleri esir alınmış insanlar eninde sonunda hüsrana uğrayacaklardır.
    85 yıl önce zihni ve benliği esir bir padişah ve ona körü körüne hizmet etme yarışına girmiş yalaka takımı vardı ne oldu!!!!!
    HATIRLATIRIM

  8. Cavit Ferit yorum tarihi 30 Ocak, 2009 13:58

    Tolon ve Şenuygur paşaların başına örülen çorap
    beni çok üzüyor.Türkiye Cumhuriyeti adına hepimiz için yüzkarası bir olaydır.Demekki yeteri kadar Cumhuriyetimiz için çalışmamışız.

Yorum yap