335) BALKAR-KABARDEY GERİLİMİ

Yayin Tarihi 17 Aralık, 2008 
Kategori TÜRK DÜNYASI

GERİLİMDE YENİ SAYFA: KANJAL (KANLI YOL)

Balkar Türkleri ile Kabardeyler arasında bir süredir devam eden gerilimde yeni bir sayfa daha açıldı: Kanjal (Kanlı Yol). Atlı Kabardeyler Çerkes bayrakları ile Balkar Türklerinin topraklarında yürüdü Kabardey-Balkar’da Balkarlar ile Kabardeyler arasında alttan alta körüklenen etnik

image00140.jpg


gerilime işte bu haritada gördüğünüz koyu kırmızı ile çizilen güzergahtan, Kancal’a atlı bir grupla tartışmalı Kırım Hanlığı’na karşı 1708’de kazanılan Kanjal Savaşı’nın yıldönümünde Kabardeylerin Kanjal Dağı’na yaptıkları yürüyüşe yol üzerindeki Köndelen köyünde Balkarların engel olmasıyla gerilim en üst seviyeye çıktı. Köndelen ve Kanjal bugün (ve asırlardır) Karaçay, Balkar , Tırnıauz ve Elbrus Dağı arasında sıkışmış bir Karaçay-Malkar bölgesi. Deyim yerindeyse tam göbeği.
Kancal kelimesi “Kan Col” (Kanlı yol) kelimesinden Kancal’a dönüşmüş. Kan Col adının Karaçay Malkarca olması kadar manası da çok düşündürücü. Kabardeyler, tamamı Karaçay Malkar bölgesinin tam ortasında olan bu coğrafyaya 1708’de gelerek Kırım Hanlığına karşı zafer kazandıklarını iddia ediyorlar. Bu zaferide şöyle açıklıyorlar: “1708’de Kırım Hanı Kaplan Girey, Çerkesya’ya saldırıp her yıl haraç olarak üç bin delikanlı ve genç kızın verilmesini istemişti. Çerkesler ise reddetmişti. Bunun üzerine Kırım Hanı Çerkesya üzerine büyük bir ordu göndermişti. Barış istemek zorunda kalan Kabardeyler, 30 seçkin savaşçıyı Han’a köle olarak göndermiş, bu kişiler de bir gece fırsatını bulup Tatar subaylarını teker teker öldürmüş ve ardından Çerkesler ani baskınla Tatar ordusunu yenmişti.”

image00216.jpg

Kabardeyler Çerkes bayrakları ile Kanjal’da ilerlerken

Balkarlılar ise bu savaşı kendilerinin kazandıklarını, çok kan döküldüğünü bu yüzden de burasının adının Kancol olduğunu söylüyorlar. Ayrıca Balkarlılar, Kabardeylerin savaşmak için Kabardey topraklarından ayrılıp yüzlerce kilometre Balkarya içlerine girip Kırımlılarla savaşma olasılığının mümkün olamayacağını söylüyorlar. Balkarlılar Kabardeylerin niyetlerinin Kanjal savaşının yıldönümü değil aksine başka emelleri olduğunu söylüyorlar. Balkarlılara göre Kabardeyler arkalarına Adigey ve Abhazya’yıda alarak önce Çerkesya’yı daha sonrada denizden denize Büyük Çerkesya’yı kurmak olduğunu, bu Kancal atlı yürüyüşü ilede bir nevi Çerkesya sınırları çiziliyordu. Hatta bununlada yetinmeyip Elbrus dağının Prielbrus bölümünüde kendi coğrafyalarına katarak Karaçay Balkarlara sadece Elbrus eteklerinde bir kaç km kare yer bırakılması isteniyordu.

İki Balkar kasabasının Nalçik’e bağlanması, Balkar meralarının Kabardey bölge ve yönetimlerine bağlanması, tamamı Balkar köyleri ve kasabalarından oluşan Prielbrus’un yüzlerce km ötedeki Kabardey kasabasına bağlanması, Balkar olması gereken Başbakan’ın Balkarlılardan olmaması, Parlamentoda %10 olan Balkarlı sayısının %5 e düşürülmesi, Balkar işadamlarının elindeki tüm büyük işletmerin el konularak Kabardeylere devredilmesi ve ardından bu Kancal ve Balkarya bölgesinin tam ortasında Çerkesya yürüyüşü Balkar İhtiyarlar heyetini ve Balkarlıların Cesur yürek dedikleri Mikail Zalihanov’u ayaklandırdı ve harekete geçirdi.

image0037.jpg

Kabardeylere karşı toplanan Balkar Türkleri

Milletvekili Mikhail Zalihanov’un Moskova’ya yazdığı mektup Kabardey sivil örgütlerini çok kızdırdı. Zalihanov’un Kanjal dağı eteklerindeki Zolszki bölgesini ‘Balkarya’nın kalbi’ olarak ilan etmesine tepki gösteren Kabardey örgütler, bölgenin Balkarya ile alakasının olmadığını savundu. Köndelen köyünde yaşanan krize aralarına Balkar İhtiyarlar Heyeti’nin de bulunduğu örgüt yada kişilerin ‘yasadışı’ eylemlerinin yol açtığı, Zalihanov’un da bu mektupla suçu örtbas etmeye çalıştığı öne sürüldü.

Zalihanov’un Kabardey-Balkar’daki siyasi kadronun Kabardeylerin tekelinde olduğu suçlamasına da “Ülke nüfusunun yüzde 11’ini oluşturan Balkarlar, yürütme ve yasama organları, diğer tüm alanlarda oldukça büyük oranda temsil ediliyorlar” yanıtı verildi. Zalihanov ise bölgenin Balkarya ile alakası olmadığını savunan Kabardey sivil örgütlerine tekrar haritaya bakmasını ve o bölgede yaşayan halkın kimlerin olduğuna görmelerini istedi. Ayrıca büyük oranda temsil ediliyorlar sözüne karşılık ise “eğer %5 büyük bir oran ise diyecek bir lafım yok” dedi. Zalihanov ayrıca ülke nüfusunun yüzde 11’ini değil %22’sini oluşturduklarını da sözlerine ekledi.

image0046.jpg

Çerkezler

Bu arada Çerkes Gençleri, Çerkes Cumhuriyeti kurulmasını talep ettiler ve Rusya Federasyonu içerisinde bulunan Kabardey – Balkar ve Karaçay – Çerkes Cumhuriyetleri’nin Sovyet rejimi tarafından oluşturulmuş suni cumhuriyetler olduğu, Türki halklar ile Çerkeslerin çok farklı mantalitelere sahip bulundukları ve bir arada yaşamalarının çok zor olduğu ifade edildi. Bu sebeple sık sık etnik gerginliklerin yaşandığı dile getirilerek, Çerkeslerin bu şekilde yaşamasının ve gelişmesinin imkansız olduğunu ve Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar’da ki Çerkeslerin Adigey ve Abhazya ile birleşerek Çerkesya Cumhuriyeti kurulmasının şart olduğunu bildirdiler.

Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes’teki Adıgelerin birleşmesiyle ‘Büyük Çerkesya’nın kurulması önerisi yeniden gündeme gelirken Kabardey-Balkar’daki Adıge Khase hemen cephe aldı. Kabardey-Balkar Adıge Khase Başkanı Muhammed Hafıtse, ‘Büyük Çerkesya’ fikrini zararlı bir provokasyon olarak niteledi. Hafitse “Gücümüz, başarı garantisi ve gelecek inancımız Rusya ile birliktelikte. Geleceğimizi ve gelecekteki perspektiflerimizi Rusya’sız hayal etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Hafıtse “İnternette ‘Denizden Denize Büyük Çerkesya’ adıyla zararlı düşüncelere yer veren provoke edici materyaller yayınlanıyor. Bunlar Adıgeler arasında münakaşa yaratmaya ve Adıgelerin Rusya ile çıkarlarını karşı karşıya getirmeye yöneliktir” dedi. Adıgelerin kaderlerini 450 yıl önce Rusya ile birleştirdiklerini savunan Hafidze şunları kaydetti:  “Tarih defalarca dedelerimizin seçtiği yolun doğruluğunu gösterdi ve biz bu yoldan dönmeyiz. Kimin tarafından dile getirilirse getirilsin, bölgelerin sağlamlaştırılması adı altında milli cumhuriyetlerimizin lağvedilmesiyle ilgili provoke edici ifadeleri kabul etmeyeceğiz.”

UÇD Uluslar arası Çerkes Derneği yönetim kurulu üseyi, Kabardey – Balkar Adige Hase

image0054.jpg

Arada polisler


Başkanı ve devlet gazetesi Adige Psale’nin Genel Yayın Yönetmeni Muhammed Hafitze, Adigelerin birleşmesini ve tek bir Çerkes Cumhuriyeti adı altında yaşamalarını konuşmanın hem reel, hem de zamanı olmadığını söyledi. Bugünkü durumdan rahatsız olmadığını söyleyen Muhammed Hafitze, ” Bugün Çerkeslerin(Adigelerin) üç cumhuriyetleri var. Bu cumhuriyetler Rusya’nın birliği içerisindedir. Adigelerin birleşme fikrini dile getiren sivil toplum kuruluşlarının, tüm halk adına böyle bir talepte bulunmaya hakları yok.Eğer Adigeler birleşmek istiyorsa referandum yapılır. Referandum sonucunda parlamentolar karar alır Bu karar onay için Rusya Federasyonu Dumasına gönderilir. Karaçay – Çerkes Cumhuriyeti Adige Hase’si sorunları Karaçay- Çerkes devlet yönetimiyle çözmeli, onunla bir konsensüs sağlamalıdır” dedi.

image0064.jpg

Çerkezler Kanjal’a ilerlemek istiyor

Balkariya fikri yeniden nasıl doğdu?:

Kabardey-Balkar’da yerel yönetim yasası 1991-1992’de sancılı sürecin sonrasında zar zor bir arada tutulmuş. İki halk arasına giren şey ise federal merkezin yerel yönetim yasası. Bu yasa yüzünden iki Balkar kasabası kasabalık statülerini kaybetti ve köylülerin mezraları yeni oluşturulan ‘köyler arası bölgeler’e dahil edildi. Prielbrus yüzlerce km ötedeki Kabardey kasabasına bağlandı. Nalçik’te ki Balkarlılara ait bütün büyük işletmeler ellerinden alınarak Kabardeylere verildi. Parlamentoda ki sayıları % 5 dahada azaltıldı. Bakanlıklar ellerinden alındı. Kancal olayı ise bu olayların üzerine tuz biber oldu. Bu ayrılıkçılık fikrini tetiklerken Balkar Halkı İhtiyarlar Heyeti diye bir örgütün doğmasına yol açtı. Örgüt 11 Ekim’deki yıllık kongresinde ‘Haklar geri iade edilmezse Balkarya kurulur’ resti çekti. Örgüt, 31 Ocak 2009’a kadar talep yerine getirilmediği takdirde 17 Kasım 1991’de Birinci Balkar Halk Kongresi’nin ‘Balkarya Cumhuriyeti’ni kurma kararını hayata geçireceğini deklare etti. Tabi Balkarya kurulurken ileri bir hedef daha var; O da komşu Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ndeki Karaçaylarla birleşmek.

Çerkesya fikri nasıl doğdu?:

image0071.jpg

Balkar Türkleri yolu kapatıyor

Kremlin Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ne Karaçay kökenli Rusya Anayasa Mahkemesi üyesi Boris Ebzeyev’i atadığından beri cumhuriyetin etnik fay hattından çatırtı sesleri geliyor. Ebzeyev’in başbakanlık koltuğuna Çerkeslerin oturtulması geleneğini bozarak Rus Vladimir Kayşev’i ataması (Halbu ki Rus Vladimir Kayşev’in atamasını Moskova istemişti) Çerkeslerin Karaçay-Çerkes’ten ayrılma isteğini diriltti: ‘Adıgey ve Kabardey ile birleşmek.’ 12 Ekim’de Karaçay-Çerkes’in başkenti Çerkesk’te Kabardey-Balkar, Adıgey ve Karaçay-Çerkes’teki Adıge Khaseler yani toplumsal temsiliyeti yüksek Adıge dernekleri bir araya gelerek ‘Çerkesya’yı kurma seçeneğini tartıştı.
 
Aslında her iki tarafta tarafların birleşmesini istiyor. Yani Çerkeslerde birleşsin Karaçay Balkarlarda birleşsin. Ama anlaşılmayan tek konu bir türlü paylaşılamayan küçük cumhuriyet toprakları ve tabiki Elbrus. Karaçay-Çerkes’de Çerkesler nüfusun %10’unu oluşturuyorlar ve coğrafik olarak Çerkessk’in kuzeyinde ve kuzey batısında. Buralarda Nogaylarda yaşıyor ayrıca ama toprak olarak bu cumhuriyetin yarısını istiyorlar. Kabardey-Balkar’da ise Kabardey’ler cumhuriyetin %80’ini istiyorlar ayrıca Elbrus’a bir koridor ve Elbrus’un turistik kısmını yani Prielbrus’u. Hal böyle iken bu işin sonu yok olarak görünüyor tabi ki.

Kışkırtmalar, provakasyonlar kime ne getirecek?

Küçük bir gurup hariç bütün Kuzey Kafkasyalı otoriteler Kancal Atlı konvoyunun gereksiz olduğunu, kışkırtıcı olduğunu etnik gruplar arasına nifak sokmaktan başka hiç bir işe yaramadığını bildirdiler. Kuzey Kafkasya’da özellikle Kabardey Balkar’da Kabardeylerle Balkarlar arasında evlilik oranının neredeyse %50 olduğunu adet gelenek görenek folklor baımından hiç bir farklılığın olmadığını bu tür kışkırtıcı ve zararlı provakasyonların kimseye fayda getirmeyeceğini savundular. Bu kavgaya ise bir ad verdiler: Kardeş kavgası.

Polisin ve askerin tüm ısrarlarına rağmen dağılmayan iki gurup, Tamadaların araya girmesi ve konuşmalarından sonra kendi guruplarına dağılmalarını söylemelerinden bir dakika sonra herkes kendi evlerine döndü.

SONUÇ: Bugün hala bu olaylar konuşuluyor  ve tartışılıyor.

Derleyen: Murat POYRAZ

Yorumlar

“335) BALKAR-KABARDEY GERİLİMİ” yazisina 27 Yorum yapilmis

  1. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 18 Aralık, 2008 14:16

    Aklın girmediği yere huzur da girmez.
    Yazık!
    Yuh!
    “Tarihe tekerrür derler,
    İbret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

  2. oğuzovi hastanbaytın yorum tarihi 26 Mayıs, 2009 11:03

    çerkezler rusya tıklmış kalmış bir ülke ,evet bir ülke bencede sınırlarını genişletmeli ben ermeni asıllıyım.ve çerkesler ermenistanda çok var .ermeniler erivan çerkes okulları açtırıyor ama türklere okul açtırmıyor yaşasın hayastan

  3. WOTEY WUMAR yorum tarihi 21 Ekim, 2009 18:35

    Ermenistanda Çerkes ne gezer hayal görüyor olmalısın …
    Ama Çerkesyada Ermeniler var ve her turlu hakkka hukuka sahipler…

    Bu Balkar Karaçay ve Çerkes gerilimi vs… RUS nifakından başkaca birşeyde değildir … Zira, Çerkesler ile Karaçay Balkarlar arası Tarihi, ve diğer hiçbir manada bir atışma ve problemleri olmamıştır Kaldıki her iki halkında temel problemleri Rus işgal ve sürgünleri ile başlamış ve bu duruma gelmiştir … Birbiri ile binlerce yıldır birlikte yaşayan hiçbir paylaşamadığı şey olmayan bu halklar Rusların emperyalist amaçları hizmet edip kardeş kavgası üretmemelidirler. YAZIK hiç akıllı adam kalmadımı

  4. erkut yamaç yorum tarihi 2 Şubat, 2010 03:40

    ya arkadaşlar ne güzel yorumlar yapmışsınız size katılmamak mümkün değil, çerkez ve türk nasıl hasım olur birbirine saldırır anlamıyorum biz çerkezler türklerin en yakın akrabalarıyız… söylenecek çok şey var aslında ama herkes bilmekte hemen hemen bunları. provakasyona uymadan birlik olsalar kzeydeki kafire karşı omuz omuza verselerne kadar iyi olacak. allah yardımcıları olsun…

  5. ersun yorum tarihi 5 Mayıs, 2010 14:59

    adige, abaza…. dil bakımından(bitişken dil) türkceyle akraba,kültürel bakımdan çok fazla ortak noktaları olan yakın akraba toplumlardır ortak tarihleride bir o kadar eskidir proto atalarıda birdir,ayıran kalleştir.

  6. ufuk atik yorum tarihi 8 Haziran, 2010 09:58

    bende bir adige olarak bu kardeşliğe nifak sokulmak istenmesine dayanamıyorum. düne kadarda çerkes açılımı adı altında bir düşmanlık yaratılmak istendi neyseki asil milletimiz bu provakasyonlara gelmeyecek kadar zekidir. kaldıki bizler adigeliğimizi anadlu topraklarında en güzel şekilde yaşıyoruz ve türklerle kardeş olmaktan çok mutluyuz saygılar…

  7. Hatko Ömer Çıkrıkçı yorum tarihi 8 Haziran, 2010 18:46

    Biz Türk değiliz,uzaktan yakından alakamız yok- ancak yediği kaba tükürecek kadar soysuz da değiliz- Merak ediyorum Balkarlar Türk diye neden hemen savunmaya geçiliyor anlamadım…Yanlışları olamaz mı……

  8. Hatko Ömer Çıkrıkçı yorum tarihi 8 Haziran, 2010 18:48

    Dostuz ama kardeşiz dostuz diye diye koca bir kültür asimile oluyor

  9. Hatko Ufuk Bayrak yorum tarihi 27 Haziran, 2010 00:23

    Burdaki yazı bir Karaçay sitesinden alınmıştır.
    Objektif değil taraflıdır. Kimi Çerkes geçinen zevatın yağdanlık yapmalarına gerek yoktur.

    Bu tür olaylar ilk kez sizin başınıza gelmiyor.
    Soğuk kanlı olmak varken, saçma sapan demogojiler üretmenin ne faydası olacak?

    Sorunun ana kaynağı, Çarlık Rusyasının 1800 lü yıllarda Kafkasyayı işgal etmesi nedeniyle Çerkeslerin buna direnmesi neticede soykırıma uğramaları, kalanların ezici çoğunluğunun ise anavatanları Çerkesya dan Sürülmüş olması.
    Ve neticede orda kalanların bu büyük nüfus kaybına paralel olarak büyük oranda toprak kaybetmesidir.

    Şimdi sadede gelirsek, Rus işgalin direnmeyip nüfuslarını koruyanlar, Sürgüne yolllanan Çerkeslerin topraklarına yayılmaya devam etmektedirler. Bu bakımdan Karaçayların Rus Çarlık ordusuna nerde direnmişlerdir?

    Çerkesler 1791 den 1864 e varıncaya dek toplu olarak , 1864-1871 e kadar da dağını şekilde Rus ordularına direndiler ve kırıldılar.,
    Karaçaylar ise HASAVKA SAVAŞI adını verdikleri yaklaşık yarım saat süren ve 500-600 kişinin katıldığ, 2 kişinin ölüp, bir kaç kişinin yaralandığı bir köy muhaberesi neticesinde Rusya ya bağlandılar.
    Kafkas-Rus savaşı diye bişey yoktur.
    Çerkes-Rus ve Çeçen-Rus savaşları vardır.

    Karaçaylar-Balkarlar nasıl aynı halksa, 3 Fedaral cumhuriyete ve 5 bölgeye bölünmüş anavatan Çerkesler de aynı şekilde tekbir halktır.

    Çerkesya kurulacaktır. Karaçay/Balkarlarda kendi topraklarında yaşayacaklardır. Sorun bu yeni yapılanmada kimin sesi daha fazla çıkarsa onun kazançlı çıkması ihtimali üzerinedir. Yoksa zaten zihnen ayrım gerçekleşmiştir.
    Hafitse gibi adamların sözlerini Çerkeslerin arasına nifak sokmak için nasılda ballandıra ballandıra yazmışlar. Hem Rus yanlısı demişler, hakaret etmişler, hemde işlerine gelen sözlerini alıp yayınlamışlar. Uyanın Çerkesler uyanın, sizi sizden olanlar ile vuruyorlar, dilinizi elinizi bağlıyolar. Yoksa bşka türlü bir şey yapabilecekleri yok.

    Site Çerkes tezlerinide yayınlarsa objektifliğini kazanmış olur.
    Saygılar.

  10. Yılmaz Karahan yorum tarihi 27 Haziran, 2010 00:44

    Sayın Bayrak,
    Belge ve kaynak belirterek göndereceğiniz yazıları yayınlar ve duyururuz. Eğer bizi yönlendireceğiniz bir site veya bilgi kaynağı var ise gereğini de yaparız.
    İyi günler dilerim.

  11. Cevat Geray yorum tarihi 4 Temmuz, 2010 18:48

    çerkesler türkmüş, yok dilleri yakınmış bırakın bu saçmalıkları.. asıl hayretle izlediğim şey bunları söyleyenlerin çerkes olduklarını söylemeleri.
    çerkesceye biraz aşina olan birisi arada dünyalar kadar fark olduğunu anlar.
    türkçeye yakın olan tek dil karaçaycadır. buna rağmen karaçaylarını, çerkeslere kültürel benzerlikleri, türklere olan benzerliklerinden kat be kat fazladır.
    bir yandan türkler bir yandan ruslar bu milletleri birbirinden ayırıp son kalan kuşakları da heba etmek istiyorlar. böylece ortada ne adıgelik ne de çerkeslik kalacak. önce çerkesler türk kökenli dediler, aklı başında kimse bu numarayı yemeyince, şimde de kendilerine en yakın yerden karaçaylardan koparmaya milletimizi bölmeye çalışıyolar. Allah akıl fikir versin diyorum başka da bir şey demiyorum

  12. Cevat Geray yorum tarihi 4 Temmuz, 2010 18:54

    karaçaylarla çerkeslerin ne kadar yakın olduğunu anlamak için aile armalarını ve sülale isimlerini kıyaslamak bile yeterlidir. ki pek çok sülale ismine hem kabardey hem abhaz hem de karaçay olarak raslıyoruz. mesela tram sülalesi hem kabardey hem karaçay hem de abaza olarak devam ediyor. ayrım noktası bilinmese bile aynı kökenden gelen bu aile zamanla bölünmüştür.aile armaları ve isimlerinin aynı oluşu da bunu kanıtlar. bu aklıma gelen ilk örnek. ama bir çok aile bu şekilde sayılabilir

  13. hüseyin koç yorum tarihi 31 Temmuz, 2010 23:41

    çerkesler türktür veya değildir bu onların kendilerine kalmış bir tercih meselesidir.fakat bir kez olsun doğru tarafı tutmayı öğrensinler artık.abazalar gittiler rusları arka yaptılar ken dilerine işte biz devlet olduk derler.adigeler ka bardeyler içlerindeki şovenistlerin sözünden çıka mayıp,rus yanlısı hareketler vs. vs.valla bu ka fayla devlet mevlet olamaz bu şovenler.olacaksa eğer tarihinden ders almalılar devlet olabilmek için.1917 deki oluşum: tabi biraz geç kalınmış oluşum.ortak dil türkçe.akıl bunu gerektirir.düşü nün bir kere.tarihe bakınız.moğollar,timur,ruslar,
    iranlılar kuzey kafkas kabileleri birer birer bu kuvvetlerle savaşlar yapmışlardır.bakınız aynıla rıyla osmanlılarda savaşmışlardır.teker teker in celeyiniz aynı kader ortak kader.ister türküz de yin ister çingeniz deyin.hoplayıp zıplamayın boşu na kaderiniz boynunuzdan bağlamış bir kere sizi.e ğer türkiye büyür ayağını yere sağlam basarsa türklere yakın olanlarda bu dairede istifade ede bilirler.çerkesler akıllı olsalardı türkiye gibi bir devletleri olurdu.birleşememenin sancılarıyla kavrulup durmazlardı.kader rüzgarı türklerden ya na esmeye başladı bile.bakın gürcüler tarihde hiçbir zaman türkleri desteklememişlerdi.yanlış anlaşılmasın abazalara asetinlere yaptıklarını desteklediğim çıkarılmasın anlatımımdan.ama gürcü ler kadar akıllı olsunlar çerkeslerde.gürcüler ka zanandan yana oluyorlar.çerkesim diyenler uyanık olun birazcık.aranızda birliğinizi sağlamak için sizden daha kuvvetsiz gördüklerinize savaş ilan etmekten vaz geçiniz.yapacaksanız bir erkeklik: VUBIH kardeşlerimiz gibi ÇEÇEN kardeşlerimiz gibi
    olunda balkarlarda alkışlasınlar sizi.yiğitlik budur.rusları arkasına alıp,ruslara yallamalık yapıp.yani nasıl bir ruh halidir bu.asimile olmuş bir zavallılık halidir bu olsa olsa.ey kuzey kaf kasyalılar atalarınız iyiki bu günlerinizi görme diler.gerçi öte tarafdan görürler vede kemikleri sızlar o muhterem insanların.tireyin ve kendinize dönün kuzey kafkaslılar.yönünüz yanlış.kazansanız bile haklı bir konumda olamayacaksınız.işgalci mantığı:dünya kamu oyu tv’lerden sizi seyredecek.
    kuzey kafkas kabileleri afrikalı hutu ve tutsi kabilelerine dönmemelidirler.aralarına ekilen ni fak tohumlarını ayıklaya bilmelilerdir.kuzey kaf kaslı olmak.kafasına kalpağı giyip baston yutmuş gibi dimdik durarak salonlarda folklor oynamaktan
    ibaret olmamalıdır.dost acı söylermiş.

  14. Abdullah yorum tarihi 17 Ekim, 2010 00:57

    Balkarlar 2,5 aydır Kızıl Meydan’da açlık grevinde

    Rusya’nın Kuzey Kafkasya’da yaşayan Balkar halkı, yaklaşık 2,5 aydır Kızıl Meydanı’n hemen yanındaki Manejnı Meydanı’nda açlık grevi yapıyor. Yazın sıcak günlerinden itibaren protestolarını sürdüren Kuzey Kafkasya’da Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşayan ve Türkçe konuşan Kafkas halklarından biri olan Balkarlar, tarihi topraklarının kendilerine iade edilmesini talep ediyor.

    Balkar halkının 10 temsilcisi Moskova’nın göbeğindeki Manejnı Meydanı’nda yaklaşık 2,5 aydır açlık grevi yapıyor. Aralarında yaşlı ve gençlerden oluşan Balkar temsilcileri eski Sovyetler Birliği’nde yaşanan tarihi adaletsizliğin bugün de yerel makamlar tarafından devam ettirilmesini kınıyor. Cihan’a konuşan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Bezengi yerleşim yeri eski idari Başkanı Muradin Rahayev, konuyla ilgili Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’e yazılı bir duyuruda da bulunduklarını belirtti. Rahayev, “6 Temmuz’dan itibaren buradayız. Başlıca talebimiz, federal makamları Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ndeki sorunlarımızdan haberdar etmek. Özellikle “Rusya Federasyonu’nda yerel özerklik, özyönetimin organize edilmesi” ile ilgili 131 nolu federal yasanın aynen bizim cumhuriyette tam uygulanmasını talep ediyoruz. Balkar halkının haklarının korunmasını öngören mekanizmanın oluşturulmasını istiyoruz. Yerel makamların uyguladığı politika sonucunda Balkar köyleri boşaldı. Ekim ayında da Moskova’da benzer bir protesto eylemi başlatmıştık. Fakat o sıralarda bize bazı yetkililer sorunları çözecekleri vaadinde bulunmuştu. Mücadelemizi yarıda bırakmayacağız” dedi.

    Balkar temsilcileri, SSCB lideri Jozef Stalin döneminde yaşanan tarihi adaletsizliğin bugün devam ettirildiğini belirtti. Balkar temsilcisi Rahayev, “Balkar halkı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Orta Asya’ya sürgün edildi. Ama Kızıl Ordu’da 16 bin Balkar Nazilere karşı savaştı. Sürgünden önce ise halkımızın toplam sayısı 52 bin idi. Stalin’in ölümünden sonra halkımız kendi topraklarına geri döndü, fakat Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ndeki tarihi Balkar bölgeleri tekrar oluşturulmadı. Yerel toprak politikaları sonucunda, Verhnyaya Balkariya, Karasu, Elbrus, Verhniy Baksan ve Bezengi yerleşim yeri elimizden alındı. Biz Kabardey ile eşit şartlarda birleştik. Ama bu anlaşmalardan artık hiçbir şey kalmadı. Uzun zamandır topraklarımızın geri iade edilmesi için mücadele ediyoruz. Ve yarısını geri almayı başardık, diğer yarısı onlarda kaldı. Gençler evlerinde gelecek görmediği için gidiyor. Çünkü şehir dışındaki alanların tarım için kullanabilme imkanına sahip değil. Şimdi Balkar köylerinde yaklaşık yüzde 90 işsizlik var. Resmi mektubumuzu da yazarak Devlet Başkanlığı Genel Sekreterliği’ne ve parlamento alt kanadı Duma milletvekili Mihail Zalihanov’a teslim ettik. Zalihanov kendisi Balkar kökenli.” diye konuştu.

    Fuad Seferov, Moskova, Cihan
    Balkarlar 2,5 aydır Kızıl Meydan

  15. Abdullah yorum tarihi 17 Ekim, 2010 01:00

    Çerkezler her zaman gizli de olsa Türk duşmanları olmuşlar. Türkleri ne zaman zayif gördülermi, bir an bile durmazlar, Türk dusmanı ile beraber saldırırlar. Edhem olayı vs.
    Kendi asıl memleketlerinde yaşayan ermenilerle uğraşmıyorlar, Türklerle uğraşıyorlar..

  16. Abdullah yorum tarihi 23 Haziran, 2011 15:22

    Değerli yorumcular..Adige kabileleri yok iken bu topraklar karaçay-balkar ve osetlerin atalarının topraklarıydı..adige kabileleri sonradan buralara geldi..tarihi hep kendi tarafınıza yontmayınız lütfen.

  17. toug mustafa yorum tarihi 4 Temmuz, 2011 20:20

    adige kabileleri yok iken ne demek arkadası sen ordamıydın nerden biliyosun o dediğin toplumlar orta asyadan ırandan geldiler tarih boyunca adigeler o topraktaydılar ve hep olacaklar.

  18. gebise oguz yorum tarihi 13 Ocak, 2012 01:05

    adigelerin kafkasyada 5000 yıllık bir tarihi var adam kalkmış siz orda yokken karacaylar vardı diyor , pes !! bizim turklerle hiç bir benzer yanımız yok ama tarih bizi birlikte yaşamak zorunda bıraktı heryerde maalesef, sadece adigelerin yasadıgı bir ülkede yaşamak dilegiyle , inş.

  19. Türk-Terekeme yorum tarihi 28 Eylül, 2012 19:37

    Kafkasyalılardaki tarihsel gurur ve kibiri okşayarak Rusların Kafkasyalı halkları birbirine düşürme politikası 20./21. asırlarda Türkler ve Türk olmayanları karşılıklı olarak düşmanlaştırma/çatıştırma şeklinde devam ediyor.Adıge/Kabardey-Karaçay/Malkar düşmanlığı,Abhaz/Oset-Gürcü düşmanlığı,Çeçen/Nogay/Kumuk-Avar-Dargi-Lak/Lezgi düşmanlığı,Lezgi-Azerbaycan Türkü düşmanlığı,Gürcü-Azerbaycan Türkü/Karapapak düşmanlığı-Avar/Sahur-Azerbaycan Türkü düşmanlığı,Oset-İnguş düşmanlığı…gördüğünüz gibi ateş çok körükleyen Rusya,körükleyen ABD.
    Burda Türk halklarının tehlike bakımından diğerlerinden tek farkı yüz milyonlarla ifade edilebilmesidir.Bu yüzden Türklere dahada düşmanlar.

    Bu adamlar o kadar şeytanlarki aynı soy olan Adıge ve Kabardeyleri bile karşı karşıya getirebiliyorlar.

    Bu durumda tek çözüm demokrasi ve birlik beraberlik ruhu.

  20. deli kabardey yorum tarihi 7 Aralık, 2012 20:45

    bu haber kendini türk sayan çerkeslere gitsin boyle yanlı bir haber nasıl yapılabilir işte türk çerkesler şimdi türklük bir ırkın adımıymış yoksa vatandaşlığınmı görün

  21. deyle kabardey yorum tarihi 11 Mart, 2013 00:25

    ruslara pekte gerek yok aslen o bölgede hareketlenmeler normal misal abhazya. ayrıyeten türklerle çerkezlerin hiçbir akrabağlıklarıyoktur bunu çerkez mitolojisini okuyarak anlaya bilirsinniz
    ermeni meselesinede deyinirsek fazla çerkezlerle uraşmasınlar türkiye de çerkez kimliği altında kimliklerini saklayarak gezen bi yığın ermeni var

  22. Tacettin Demirkol yorum tarihi 6 Şubat, 2014 21:29

    Burada objektiflik iddiasıyla safsatalarını boca eden Hatko Ufuk Bayram Hasavka Savaşı’nı Malkarlılar Kabardeylerin Rus askerlerini gizli dağ yollarından geçirmesi nedeniyle pusuya düşerek kaybettiklerini yazmayı unutmuş. BEn hatırlatayım istedim. Madem açtın kutuyu Goşenay Biyçe’yi de Ruslara direnmek için IV. İvan’a (Grozni) peşkeş çektiler herhalde. 1944 yılında Karaçay-Malkarlılar Sibirya’ya sürüldüğünde onlardan boşalan evlere ilk yerleşenlerin Kabardeyler olması muma ileyhin (Hatko Ufuk) objektif yorumuna muhtaçtır. Bu yazdıklarımın amacı şu; eğer tarihi eşelersek herkesin yüzünü önüne eğecek malzeme derlenebilir. Benim elimde Rus arşivlerinden mebzul miktarda malzeme mevcut.
    Lakin zaman bunları temcit pilavı gibi gündeme getirmek değil, barışcıl çözüm üretmektir. Bunu üretemeyenler ancak fitne üretirler.

  23. muhammed kutlu yorum tarihi 24 Haziran, 2015 18:54

    4-Kabardey-Balkar Otonom Cumhuriyeti’ydi.

    İkinci Dünya Savaşı esnasında Karaçay-Balkar halkı Sovyet yönetimine karşı ayaklanmış ve Kafkaslar’daki Sovyet Kızıl Ordusu’na karşı Alman Ordusu ile ittifak kurmuştu. 1943 yılının ortalarına kadar Kafkaslar’ın en yüksek ve en sarp kısmı olan Karaçay-Balkar dağlarında Sovyet Kızıl Ordusu’na karşı Karaçay-Balkar gerillaları cesurca savaşmışlardı. Kanlı bir gerilla mücadelesinden sonra Sovyet Kızıl Ordusu Karaçay-Balkar bölgesinden defedilmiş ve Karaçay-Balkar halkı Alman Ordusu’nun yardımıyla yerel bir yönetim kurmuştu. Ancak Ağustos 1943’te Alman Ordusu Kafkaslar’dan geri çekilince Sovyet Kızıl Ordusu Karaçay-Balkar bölgesini işgal etmiş ve Sovyet yönetimi, tüm Karaçay-Balkar halkını Sovyet yönetiminin ve komünist rejimin düşmanları ilan ettiğini açıklamıştı.

    Sovyet diktatörü Stalin, diğer Kafkasyalı halklara gözdağı vermek için Karaçay-Balkar halkını Kafkaslar’dan sürmeye karar verdi.

    2 Kasım 1943’te Karaçay Otonom Bölgesi lağvedilmiş ve tüm Karaçay halkı Kafkaslar’dan Orta Asya steplerine ve Sibirya’ya sürülmüştü. Karaçaylar, Kafkaslar’dan sürülen ilk halktı. 8 Mart 1944’te Kabardey-Balkar Otonom Cumhuriyeti’nin Balkar parçası lağvedilmiş ve tüm Balkar halkı Kafkaslar’dan Orta Asya ve Sibirya’ya sürülmüştü. Sovyet yönetimine karşı ayaklanmadıklarından Adige (Çerkes) halkları Kafkaslar’da kalmışlardı. Karaçay-Balkar halkının toprakları Gürcü Sovyet Cumhuriyeti, Kabardey Otonom Cumhuriyeti ve Stavropol Eyaleti arasında paylaştırılmıştı.

    Sürgün sırasında Karaçay-Balkar halkının yarısından fazlası ölmüştü. Halkın kalan kısmı Orta Asya ve Sibirya’nin korkunç koşullarında 14 yıl yaşamıştı. Stalin öldükten sonra Sovyetler Birliği’nin yeni lideri Kruşçev, Kafkaslar’dan sürgün edilmiş halkları affetmiş ve Karaçay-Balkar halkı Kafkaslar’daki atayurtlarına geri dönmeye başlamıştı. Fakat Kafkaslar’da onları birçok sosyal, politik, etnik ve ekonomik sorun bekliyordu. Çünkü eski otonom bölgeleri ve otonom cumhuriyetleri lağvedilmiş, topraklarına Çerkes-Kabardey, Abaza, Rus ve Gürcü halkları yerleştirilmişti.

    Karaçay halkı Kafkaslar’a geri döndükten sonra Sovyet yönetimi eski Karaçay Otonom Bölgesi’ni kurmadı. Ancak onu Çerkes Otonom Bölgesi ile birleştirdi ve Stavropol Kray (Eyaleti) içerisinde yeni bir Karaçay-Çerkes Otonom Bölgesi kurdu. Karaçay topraklarının çoğu Karaçay halkına geri verilmedi. Balkar halkı Kafkaslar’a geri döndükten sonra Sovyet yönetimi eski Kabardey-Balkar Otonom Cumhuriyeti’ni tekrar kurdu. Fakat Balkar topraklarının çoğu onlara geri verilmedi

  24. ahmet yorum tarihi 5 Ağustos, 2015 12:18

    balkar türkü , tatar türkü ne yaw ))
    kanjalda bunları yendik diye hepsi türk oldu.
    kuzey kafkasya çerkeslerindir, çerkes kalacak

  25. ahmet yorum tarihi 5 Ağustos, 2015 15:14

    1-balkarlar türk mürk değildir. ………… kendilerine ait dilleri vardır. zamanında kafkasyaya geldiler, acıdık barındırdık bunları..türkçe konuşanlarda kırım hanlarının devşirdiği balkarlar, yarı türkçe yarı balkarca konuşurlar denyolar…osmanlı yendi bunları. osmanlı ile saldırdı bize.
    hepsini doğradık…çerkeslere o yüzden gıcık kapıyorlar…türklere yalakalıkları oradan geliyor.
    2-o çerkeskalarınI da öd korkusuna giydiydiniz çerkeslerden…onun bi duruşu var, size yakışmıyor, çıkarın üstünüzdeki çerkeskaları da, halay geçin……iki kafkas oynayan çerkesim diyo yaww………
    3-yunan bayrağını indiren çerkes ethem
    karadenizi kurtaran çerkes halid paşa
    balkanları ayaklandıran çerkes ahmet
    çerkesler olmasa türkiye olmazdı.
    4-madem öyle…neden yunanlılarla beraber olup saldırmadılar türklere…
    neden kürtlerle bir olup dağa çıkmadılar, ermenilerle birlik olmadılar….

  26. ahmet yorum tarihi 5 Ağustos, 2015 15:16

    çerkesler olmasa türkiye olmazdı…!!!1
    nasıl sen dersin türklerin gizli düşmanıdır çerkesler diye……

  27. Adige yorum tarihi 21 Eylül, 2018 11:42

    Balkarlar vb ortaasyadan Çinliler tarafından sürüldü kucak açtık Kafkasyada. Şimdi bizim toprağımız falan diyolar hayırdır ya? Biz Türkiyede yaşayan Çerkesler olarak burada toprak mı talep ediyoruz? Kafkasyanın kürtleri balkarlar akıllı olsun !

Yorum yap