269) FUTBOL FENOMENİ

Yayin Tarihi 10 Temmuz, 2011 
Kategori SOSYAL

Futbol fenomeni

 

image00116.jpg

Modern zamanlarda ise gladyatör dövüşlerinin görevini futbol yerine getiriyor. Futbol “yığın toplumlar” için tabiri caizse uyuşturucu görevi görüyor 

 

Eski Roma’da 100 bin kişilik arenalarda düzenlenen gladyatör müsabakalarında, halkı siyasi entrikalardan ve sistemden soyutlamak için, halka bedava ekmek dağıtılıyordu. Tebaa arasında neredeyse tek gündem arenalarda düzenlenen bu gladyatör savaşlarıydı. Modern zamanlarda ise bu görevi futbol yerine getiriyor. Futbol “yığın toplumlar” için tabiri caizse uyuşturucu görevi görüyor.

Bu sihirli sporun bilim açısından birden çok etkileşimi bulunmaktadır. Bunların başlıcaları; sosyoloji, psikoloji ve ekonomi olarak sıralanabilir.

Günümüzde Türkiye’de dâhil olmak üzere birçok az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkede futbol siyasetten ve ekonomiden önce gelen bir konudur. Gelişmiş bir ülkede dünya kupasında finallere kalmak, fanatik futbol severler dışında kimsenin umurunda değildir. Ancak söz konusu durum az gelişmiş ülkelerde zafer sarhoşluğuna dönüşür ve onlarca kişi kutlamalarda can verir. Az gelişmiş ülkelerde futbol kitlesel hale getiriliyor ve toplumumun bir kısmını yığınlaştırarak eritiyor…

Günümüzde “Kitle Toplumu” özelliği taşıyan toplumlarda futbol, kitleleri kapsayan, etkileyen “teskin edici” bir fenomene dönüşmüştür.

Büyük çoğunluk Marks’ın “din afyondur” sözünü bilir. Ancak günümüzde futbol toplumlar için bir afyon özelliği taşımaktadır. Televizyonlarda futbol müsabakalarının ardından saatler boyunca spordan çok olayın magazinsel boyutları tartışılmaktadır. Ülkelerin ileri gelen fikir ve bilim adamlarından çok futbolcuları, yorumcuları konuşulmaktadır. Gazetelerin siyaset, gündem ve ekonomi sayfalarından çok, yoğun olarak futbol haberlerinin yer aldığı spor sayfaları okunmaktadır. Hatta sadece futboldan bahseden gazeteler çıkarılarak büyük tirajlara ulaşabilmektedir. Dolayısıyla, tüm haftaya şekil verecek suni gündem yığınlara sunulmuş olmaktadır. Ne siyaset, ne ekonomi nede diğer meseleler… Sadece futbol…

Bir devlet politikası olarak Futbol

Futbolun zihinlerde oluşturduğu varlık, sistemlerin sorgulanmasını bilinçaltında engellemektedir. Örneğin eski SSCB’de futbol tutkunluğu yoğunken, SSCB’nin dağılma sürecinde ve sonrasında bu yoğunluk düşmüştür.

Futbolun bir devlet politikası olarak uygulanması sadece SSCB’ye özgü bir durum değildir. Brezilyalı politikacılar seçim kampanyalarında ülkenin en popüler futbol takımlarının formalarını giyerek kameralar karşısında poz vermeyi hiç ihmal etmezler.

1976 yılında Arjantin’de silahlı kuvvetler darbe yaparak yönetime el koymuştur. Darbeyi yapan cunta ateşli silahlarla yapamadıklarını meşin yuvarlağı kullanarak futbolla yapmışlardır. “Kirli Savaş” olarak adlandırılan, 1976-1983 yılları arasında 30 bin kişinin katledildiği bu döneme zemin hazırlamak için cuntacılar darbeden yıllar önce, 1970’lerde dünya kupasının Arjantin’de düzenlenmesi için çalışmalara başlamışlardır. Cunta generallerinin ilk işi dünya kupası için bir organizasyon birimi oluşturmaktır.

Ve darbeden 2 yıl sonra, 1978’de FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonu) dünya kupasını Arjantin’de düzenlemiştir. Futbolun gündemden hiç düşürülmediği bir ortamda darbeciler istediği kadar adamı öldürebileceklerdi. Ve öylede oldu…

Futbol endüstrisi

Dünya yaşantısına paralel bir şekilde spor, özelliklede futbol artık küreselleşmiş bir oyundur. Uluslararası Stratejik İlişkiler Enstitüsü direktörü ve “Futbol ve Küreselleşme” kitabının yazarı Pascal Boniface; “FIFA bir karar aldığında Birleşmiş Milletlerden daha fazla saygı görüyor” demektedir.

Bu kadar çok ilgi gösterilen bir sporun doğal olarak devasa bir ekonomik boyutu da oluşmaktadır. “Güzel Oyun” diye tabir edilen futbol, günümüzde yıllık bazda 150 milyar dolar gelire ulaşan bir endüstriye dönüşmüştür.

Endüstriye dönüşen futbola yapılan yatırımlar yalnızca kulüpler ve futbolcularla sınırlı kalmamaktadır. Medya sektörü, spor tesisleri, malzeme sektörü ve en önemlisi bahis sektörü…

FIFA’nın yaptığı bir araştırmaya göre; sadece “yasa dışı” olarak tabir edilen, yani sistem dışında kalan, bahis pazarının büyüklüğü 340 milyon Euro’yu bulmaktadır. Sistem içindeki bahislerle bu rakamın milyar Euro’ları bulduğu tahmin edilmektedir.

Futbol ekonomisinin gelişmesiyle birlikte, gerek Birleşmiş Milletler, gerekse OECD raporlarında da zaman zaman belirtildiği üzere; şike ve yolsuzluklarda da artış yaşanmaktadır.

Günümüzde yayın olanakları aracılığıyla futbolun 3 milyarın üzerinde insana ulaşabilmesi, futbolu eşsiz bir pazarlama ve satış aracı haline getirmiştir.

Deloitte, “Futbol Para Ligi 2010” raporunda dünyanın en zengin 20 futbol takımı incelenmiştir. Söz konusu rapora göre; 2008-2009 sezonunda dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen, Futbol Para Ligi’ndeki kulüpler toplam 3,9 milyar Euro gelir elde etmişlerdir. Buda futbolun artık büyük gelirler getiren “ticari bir yatırım” alanı olduğunu bir kez daha tescil etmektedir…

Türkiye’deki durum

Futbolun Türkiye’deki macerasının da diğer ülkelerden pek farkı yoktur… Ekonomik büyüklüğe gelince; futbol ekonomisi yazarı Tuğrul Akşar’ın tespitine göre, Türk futbolunda gelir artarken, sportif başarı düşmektedir. İktisadi ve mali açıdan Türkiye’de futbol 2000 yılından itibaren gelirlerini hızla artırmıştır. 2000 yılında 150 milyon Euro gelir oluşturan Türk futbolu, bugün gelirini 4 kat artırarak 600 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Gelirde yaşanan bu artış sportif performansa yansıyamamıştır. 2000 yılında Türk futbolu FIFA’da 29’uncu sırada iken, 2009-2010 sezonunda 41’inci, 2010-2011 sezonunda ise 31’inci sırada yer almıştır.

Son günlerin en flaş gelişmesi olan şike operasyonu bir fırsat bilip, hazır gündem futbol olmuşken, meşin yuvarlağa birde bu minvalden bakmakta fayda var…

Fevzi Öztürk/ Dünya Bülteni

 

Yorumlar

“269) FUTBOL FENOMENİ” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Harvie Krumpet yorum tarihi 8 Temmuz, 2012 08:52

    3 temmuz da başlayan şike soruşturması boyunca TBMM de çıkan yasalara baktığımızda zaten futbolun nasıl halkı meşgul ettiğini görüyoruz. Zaten halkımız futbol olmasada sorgulama yetimizi kaybettiğimiz için sesimizi çıkartamaycaktık.

Yorum yap