267) PENTAGON ILIMLI İSLAMI SATAMADI…

Yayin Tarihi 16 Haziran, 2008 
Kategori BASIN-YAYIN

Pentagon Ilımlı İslamı satamadı…

KEMALİZM HALA GÜÇLÜ!

image00136.jpg

Pentagon’un Siyasi İşlerden Sorumlu Savunma Müsteşarlığı tarafından hazırlatılan raporda ABD’nin Kemalizm’i yok edemediği ortaya çıktı. AKP ise ne yapacağı belli olmayan, sinsi yol izleyerek askeri darbe yolunu açabilecek bir parti!

Pentagon’da ABD eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın üstlendiği Siyasi İşlerden Sorumlu Savunma Müsteşarlığı, RAND Corporation adlı araştırma kuruluşuna “Türkiye’de Siyasal İslam’ın Yükselişi” konulu bir rapor hazırlattı.

Angel Rabasa ve F. Stephen Larrabbee adlı uzmanların imza attığı raporda, Türkiye’de İslam eksenindeki siyasi ve sosyal gelişmeler, gelecekteki olası senaryolar ve bunların ABD’ye yansımaları ele alınıyor.

Türklerin şeriat devletine karşı durduğuna ve AB üyeliğinin halkın yarısından fazlasınca desteklendiğine dikkat çekilen raporda AKP‘nin kapatılmasının “çok az şeyi çözeceği” ve “krizin derinleşmesine sebebiyet vereceği” öngörülüyor.

Raporda AKP‘nin Refah ve Fazilet gibi selef partilerden çok farklı olduğu belirtiliyor. AKP‘nin, AB yolunda diğer dinlere ait azınlıkların haklarını da içeren reformlar yapıldığına dikkat çekiliyor.

“KEMALİZM HALA YAŞIYOR!”
RAND raporunda önümüzdeki 10 yılda Türkiye için dört ana muhtemel senaryodan söz ediliyor: AKP’nin ılımlı, AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, AKP’nin yargı tarafından kapatılması ve askerî darbe.

Rapora göre, AKP kapatılmazsa ve iktidarda kalırsa, laikleri tahrik edecek ve laik-dindar dengesini değiştirecek icraatlar yönünde bastırma hususunda “daha dikkatli” olacak.

Kemalist idareci sınıfın Türkiye’de hâlâ “büyük oranda hakim” olduğu kaydedilen raporda, “Siyasette dinin kabul edilir rolünü tanımlayan çizgileri aşan herhangi bir hükümet, siyasi gerilime sebebiyet verecek ve muhtemelen askerî müdahaleyi tahrik edecektir.” tespiti yer alıyor.

Bunun yanı sıra Türkiye’de ılımlı ve çoğulcu bir İslam geleneği olduğu vurgulanarak, dindar insanların da içinde bulunduğu çok büyük bir çoğunluğun din devletini desteklemediği belirtiliyor. Türkiye’nin Batı’ya büyük ölçüde entegre olmuş bir ülke olmasının dine dayalı bir sistem kurulmasını zorlaştıran bir başka faktör olarak anlatıldığı raporda, AKP hükümetinin gerçekleştirdiği demokratik reformlar ve azınlıklara yönelik yaklaşımıyla ülkedeki azınlık topluluklarının da desteğini aldığı kaydediliyor.

“AKP SİNSİ YOL İZLEYEBİLİR, O ZAMAN ASKERİ DARBE OLUR”
Rapor, AKP’nin “çok daha agresif bir İslamcı gündem” peşinde koşma ihtimalinin “daha az muhtemel” olduğu sonucuna varıyor. AKP’nin kapatılmasının “çok az şeyi çözeceği” ve “krizin derinleşmesine sebebiyet vereceği” öngörüsü yapılırken, muhtemelen partinin yeni bir isimle yeniden ortaya çıkacağı kaydediliyor. Askerî müdahaleleri “yumuşak darbe” ve “doğrudan müdahale” olarak ikiye ayıran raporda, özellikle eğer AKP, İslami gündem adına daha yoğun şekilde bastırırsa ordu tarafından doğrudan darbenin “değerlendirme dışı tutulmayacağı” ifade ediliyor. Ancak yazarlar bunun ordunun elindeki “diğer tüm seçenekler tükenirse” yapılacağını kaydediyor. Türkiye’nin Osmanlı döneminden beri İslam ile Batılılaşmayı birleştirmeye çalışmasının Ortadoğu‘daki diğer İslam ülkelerinden farklı olarak bölgedeki siyasi modernleşme sürecini tanımlayan keskin ayrılıklar ve şiddetten korunma ihtimalini artırdığı belirtiliyor.

ABD’NİN DENEME TAHTASI: TÜRKİYE!
“İslamî köklere sahip bir partinin din ve devlet arasındaki sınırlara uyarak laik demokratik sistemde icraat yapma kabiliyeti İslam’ın modern laik demokrasi ile bağdaştırılamayacağı argümanını çürütür.” deniyor. Bu deneyimin sonuçsuz kalmasının daha büyük laik-İslam kutuplaşmasına sebebiyet vereceği, Türkiye dışındaki İslam ülkelerine ve gruplara olumsuz yansımaları olacağı anlatılıyor. Öte yandan özellikle laikleri ve orduyu rahatsız ettiği gerekçesiyle, Amerikan devletine Türkiye’yi Ortadoğu için “model” olarak betimlememeleri uyarısında bulunulurken, Türkiye’deki ılımlı ve çoğulcu İslam anlayışının diğer Müslüman ülkeler için örnek oluşturabileceği notu düşülüyor.

“Siyasal İslam” yorumunun “İslam’ın ışığında siyaset” olarak tanımlayan yazarlar, Türkiye’de bugün yaşanan siyasi gerilimleri “İslamcılar” ile “laikler” arasındaki mücadele olarak görmenin meseleyi “aşırı basitleştirmek” olduğunu düşünüyor.

Rapora göre, “Bu gerilimler Osmanlı ve yakın Türkiye tarihinde derin kökleri olan, yeni yükselen sosyal sektörler ile laik elit -merkez ile çevre- arasındaki güç mücadelesinin bir parçası.” Raporda, “Eskiden Kemalistler Batı’yla bağların ve Batı’ya entegrasyonun ana destekçileriydi. Ancak yakın geçmişte bu rol artan şekilde AKP tarafından yerine getiriliyor.” deniyor. Türkiye’nin AB üyeliğinin reddi halinde ise “Türkiye’nin Batı’ya bağlarını zayıflatmak isteyen güçlerin kuvvetleneceği” savunuluyor.

MELİKE FK / HEDDAM

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap