246) HEDEFTEKİ MADDE!

Yayin Tarihi 23 Temmuz, 2010 
Kategori SİYASİ

HEDEFTEKİ MADDE!

anayasa.jpg

Anayasa ile ilgili referandumda sonuç ne olursa olsun, Anayasa tartışmaları bitmeyecek ve yeni önerilerle birlikte tartışmaları da getirecek, sosyal gerginliği de arttıracaktır… Bu sefer de çözüm için, “Genel Seçim” gösterilecek… Bundan sonra yapılacak her seçim; korku, endişe ve şüpheler içinde huzursuzluğu körükleyecektir!

Ülkemizde 1980 yılından sonra yeni bir siyasi görüş, muhafazakar çevrede dillendirilmeye ve ecdat ile özdeşleştirilerek yayılmaya başlamıştır:  “Yeni Osmanlıcılık”

Bu akım, 1990’dan sonra yani soğuk savaş’ın bitişinden sonra da hız kazanmıştır. Hatırlanacağı gibi; o yıllarda ll. Abdülhamit Han’ın Osmanlı Devlet Arması’nı almak, armağan etmek, duvarlara asmak, kartlarda resmetmek ve vitrinleri süslemek birden bire kıvanç kaynağımız olmuştu… Bazı gazeteler, sürekli promosyon olarak da dağıtıyordu… Gerçekten de güzel ve ihtişamlı bir arma! Bundan amaç; Osmanlıcılık muhabbettini sıcak tutmaktı…

“Yeni Osmanlıcılık” görüşüne göre; Türkiye’nin, Osmanlı Devletin de olduğu gibi “Eyaletler” idari sistemi ile yönetilmesini istemekte ve vatandaşların “Osmanlıcılık” gibi “Türkiyecilik” kimliği altında olmasını savunmaktadır. Hatta bu kimlik tanıtımında daha da ileri gidenler olmuştur. Turgut Özal, Türkiye Cumhuriyeti’nin adının “Anadolu Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini bile düşünmüş ve kendi aralarında tartışmıştır. Bu düşünce de, “Türkiye” Türk isminden kaynaklandığı için Ülkemizde yaşayan diğer etnik gruplara mensup vatandaşlarımızı kapsamıyor anlayışından oluşmuştur…

80’li yılların başında, ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan PKK terörü de hortlamıştır. Terör örgütü’nün İnsanımıza ve kaynaklarımıza verdiği zararı biliyoruz…

Terör örgütünü destekleyen bölücü zihniyet ne istiyor? Anadolu’da, “Bağımsız Kürdistan”. Bu olmazsa, federasyon oluşumu!!!

Sorunun ve niyetlerin ne olduğunu anlarsak, çözüm için teşhis kolaylaşır…

“Eyaletçilik” ile “Federasyon” idari yapıları hemen hemen aynı şeylerdir. İkisinde de, içişlerinde özerklik vardır.

Eyaletçilik veya Federasyonun açıkçası şudur:

Farklılıklar, Anayasa ile güvence altına alınarak; Meclisi, yasaları, maliyesi, güvenlik güçleri ve yerel eğitimi olacaktır. Sadece merkezi devletin sınırları içerisinde görünürler.

Böyle bir idari yapının kurulmasına engel olan nedir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısıdır. Anayasamızın 3’üncü maddesine göre, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür”. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olması onun “üniter devlet ” olması demektir.

İdari yapısına göre devletler ikiye ayrılır:

1)   Üniter (tek) devlet

2)   Karma devlet (eyaletler-federasyon)

Anayasa değişikliklerinde Bölücülerin esas hedefi; Vatanımızın ve Milletimizin, bölünmez bütünlüğü ve tekliğini güvence altına alan Anayasamızın 3. Maddesidir.

Ülkemizin; eyaletlere ayrılması, Türkiye’nin parçalanması demektir!

“Hayır’lı Referandumlar dilerim”

YILMAZ KARAHAN

Yorumlar

“246) HEDEFTEKİ MADDE!” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. AYŞE GÜL EFE yorum tarihi 23 Temmuz, 2010 15:21

    HOCAM TŞKLER.YÜREĞİNİZE SAĞLIK.BENİM KAFAMA TAKILAN BİR KONU VAR.BİRAZ HAYAL KURALIM.VE EYALET SİSTEMİNE GEÇELİM.KÜRDİSTAN DENİLEN SÖZDE EYALETTE OLACAK.PEKİ ŞİMDİ SORUYORUM SİZE TÜRKİYENİN TÜM VERGİ YÜKÜNÜ TAŞIYAN EGE VE MARMARADA YAŞAYAN KÜRT VATANDAŞLAR BURAYAMI YERLEŞECEK YOKSA OLDUKLARI YERLERDE KALACAKLARMI?BU SÖZDE EYALET GELİRİNİ NEREDEN KARŞILAYACAK.KENDİ BAŞLARININ ÇARELERİNE BAKACAKLARMI.ELEKTİRK SU PARASI ÖDEYECEKLERMİ?ÇOCUK YARDIMI VE YEŞİL KARTLARDAN VAZGEÇME İHTİMALLERİ VARMI?SÖZÜN KISASI KAMBURUMUZ OLMAKTAN ÇIKACAKLARMI?

  2. Aydın Ayoğlu yorum tarihi 27 Temmuz, 2010 23:06

    merhabalar,

    üzülerek söyliyorum Türkiye sadece parçalanmak değil ele geçirmek isteniyor. şimdiye kadar AKP’nin yaptığı ihanetlrin benzeri görünmemiş bu ülekede. Tarih boyunca bunca tahkir olmamış bu millet. AKP ne yapmayı düşünüyor acaba? bunlar kadar hain hiç görmedim. açılım dedeiler ve PKK’yi ve PKK’lıları dağdan indirdiler ve davul zurnayla karşılayarak isteklerine uydular.
    gelin son bir yıl ve son bir iki aya bakalım. son bir yıl içersinde TSK’ya karşı büyük bir yıpratma operasiyonu başlatıldı yüzlerce General ve komutan ve asker tutuklanarak darbeci zanlısı olarak suçları ispatlamadn haps edildiler. ve şimdi son iki aya bakalım, son iki ay içerisinde PKK’nin saldırıları büyük ölçüde arttı her gün şehit haberi duyuyoruz. bu ikisini bir araya getirince ilginç bir fikir ortaya çıkıyor. PKK TSK’nin yıpratılmsından yararlanıyor peki kim TSK’yi yıpratıyor? elbette AKP peki bu nedemek sizce? ha bir de Haburu bunların yanına koyunca AKP=PKK gibi bi gerçek ortaya çıkıyor.

    evet bence AKP ile PKK arasında hiç fark yok ve hatta cesaretle söyleyebilrim ki AKP ve PKK her ikisi aynı yöndeler. her ikisinin de amacı TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ yıkmak ve parçalamak.

    umarım ki Türk milleti geç olmadan bu uykudan uyanıp AKP ipi ile kuyuya düşmezler ve HAYIR oyları ile büyük bir yumruk olarak AKP’nin ağzına vurup uyanık ve ayık oldukları ve ATA’nın bıraktığı emaneti sahip çıktıklarını anlatırlar.

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

    Aydın
    Güney Azerbaycan

Yorum yap