234) KORKULUĞUN KORKUSU

Yayin Tarihi 18 Haziran, 2010 
Kategori SOSYAL

 

KORKULUĞUN KORKUSU

image00119.jpg

Korkuyu yaşamayan insan var mıdır? Sanmıyorum! Mutlaka her insanın bazı korkuları vardır ve yaşamıştır…

Korkular yalnız insanlara mahsus bir olgu değildir. Toplumların ve Devletlerin de korkuları vardır…  

Korku, yaşam sevincini ve verimli olmayı tedirginlik ve çekingenlik yaratarak engeller. Sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaşam için; korkulara karşı tedbir almak, ve korkuyu doğuran sebepleri yok etmeye gayret edilmelidir… Korkularımızı anlayabilir ve yenebilirsek, korku;  gelişmenin, zenginleşmenin, güçlenmenin ve lider olabilmenin itici güçlerinden biri olacaktır… Korkularını yenemeyenler ise “ödlek” olarak, teslimiyetçi ve onuru zedelenmiş bir hayat sürecektir!

Korkularımız; ruhsal, fiziksel ve sosyal alanlarda olabilir. Bir de yalancı veya sanal korkular vardır: Bu korkular insan iradesinin dışında oluşan türlerdir. Bu tür korkular, genellikle bilinçlenme eksikliği yaşayanlarda görülür. Yalancı korkuyu yaratan olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı halde kendini muhatap olarak görür, sosyal ilişkilerini ve cesaretini düzenleme hakkını başkalarına ihale eder! Kendisinin konuşması ve tavır alması gerektiği yerlerde artık söz hakkı, yalancı korkunun sahiplerine ve savunucularına düşmüştür…

Geçen gün bakkal bir dostumla konuşuyorum… Efendi ve dürüst bir dosttur. Siyasetle falan ilgilenmez. Mütevazi bir hayatı vardır. Bugüne kadar insanlara karşı bir yanlışını görmedim ve duymadım. Askerliğini de, komando olarak yapması benim ona daha çok saygı duymama sebep olmuştur… Aslında ay sonlarına doğru, cepte nakit kalmayınca bakkal kardeşimizin borç defterine müracaat edişimiz, dostluğumuzun başka bir gerçek tarafıdır…

Her neyse; sohbetimiz terör olayları, hayat pahalılığı ve ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı ortamlar… Kendisine,  www.yenidenergenekon.com  sitesinde okuması için bir yazı önerdim.

Bakkal dostumuz gülerek:

“Abi sen ne diyorsun? Ne Ergenekon’u? Bizi içeri mi alsınlar?”

Bakkal’a, baka kaldım!!!

Aman Allah’ım! Ne hallere düşmüşüz?

“Yahu kardeşim sen, neden bu Ergenekon isminden bu kadar korkuyorsun? Ergenekon’un, hukuki süreci devam eden dava ile ne ilgisi var? Ergenekon; Türk Milleti’nin varoluş destanıdır. Vs… (https://www.yenidenergenekon.com/51-operasyon-isimleri/) ” diye açıklama yaptım. Ama, içimden ağlamak geliyor! Belki de, üniversite sınavlarında 80’den 23’ü çıkaramayacak şekilde 600 bin öğrenciyi mezun eden öğretmenlere küfretmek istiyorum. Öğrencisine dört işlemi öğretemeyen, öğretmenler;

Öğrenciye, Türk dili ve kültürünü mü öğretecek?

Öğrenciye, Türk tarihini ve destanlarını mı öğretecek?

Öğrenciye, yurttaşlık bilgisi mi verecek?

Belkide kendileri bilmiyordur. Bilen öğretmenlerimiz mutlaka mesleğinin gereğini yapmıştır… Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımızın ellerinde kitap yerine pahalı cep telefonları var! Sürekli amerikancı sözcüklerle mesajlaşıyorlar…

Benim, bakkal’a kızmaya hakkım yok!

Bir başkası diyorki; “Telefonum dinleniyor!”

Bu “telefonum dinleniyor” korkusu halkımıza bir hastalık gibi bulaşmış… Sosyal bilimciler tarafından bir sosyal inceleme veya anket yapılsa çarpıcı sonuçlar elde edileceğinden zerre kadar şüphem yoktur.

Ey “telefonum dinleniyor” diyenler!

Siz ne yapıyorsunuz ki, sizi dinlesinler?

Terörist misin?

Kaçakçı mısın?

Casus musun?

Hırsız mısın?

Darbeci misin?

İnanıyorum ki, hayır!

Ama sen yine de korkuyorsun!  

O halde sen, kendini çevrene önemsettirmek isteyen birisin. Belki de, kendi halinden ve memleketin bu durumundan memnunsun, hiçbir şey yapmamak için kendini avutuyorsun…

Yarınlarda, tanımadığın ve sevmediğin davetsiz misafirler,  (https://www.yenidenergenekon.com/231-yeter-artik/) kapına dayandığında onlara dersin ki; “Ben telefonla konuşmadım… “Türk’üm” ve “Ergenekon” demedim… Çocuğumu eğitmeyen öğretmene tepki göstermedim… Zalimlerin zulmüne ses çıkartmadım… Şehit haberlerini, trafik kazaları gibi gördüm… Yoksulun ve işsizlerin hakkını savunmadım… Mutfakla, banyo arasında yaşadım…” İnanki kapındaki korkuluklar, sana teşekkür edecekler. Korkulukların, kargaları bile korkutamadığı bir zamanda sen, korkunu bu şekilde yenerek o semersiz hayatını sürdüreceksin!!!

Şurası unutulmasın ki:

Türk Milleti, sadece Hak’tan korkar. Hak’tan korkandan da, herkes korkar…  

YILMAZ KARAHAN

Paylaş:

Yorumlar

“234) KORKULUĞUN KORKUSU” yazisina 3 Yorum yapilmis

  1. İsmet Yıldırım yorum tarihi 18 Haziran, 2010 12:35

    Tebrik ederim arkadaşım.Yazılarınızı hep takip ediyor ve yayınlıyorum.

  2. Kemal Hamlacıoğlu yorum tarihi 18 Haziran, 2010 16:26

    Yılmaz Bey..İzninizi almadan bu güzel yazınızı sitem ekledim. Saygılar.. İyi çalışmalar
    Hamlacıoğlu

  3. erkan Calık yorum tarihi 19 Haziran, 2010 03:16

    Çok güzel özetlemişsiniz, Korkularımızı ve paranoyalarımızı, halimize bakın korkar olduk her şeyden… geçenlerde bende bir dostumla Ergenokan hakkında konuşurken telofonda, beni uyardı..”konuşma içeri alırlar” dedi.

Yorum yap