189) BAŞÖRTÜSÜ İSTİSMARI VE HOŞGÖRÜ

Yayin Tarihi 11 Aralık, 2009 
Kategori SOSYAL

BAŞÖRTÜSÜ İSTİSMARI VE HOŞGÖRÜ

image00111.jpg

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol

Hoşgörülükte deniz gibi ol

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” (MEVLANA)

Ülkemizde uzun zamandan beri başörtüsü üzerine bir tartışma ve saplantılı bir yaklaşım var ki, toplumsal dayanışmayı ve güveni rencide edecek boyutlara ulaşmaktadır…

Bayanların başının kapalı veya açık olması sanki bir baş kaldırı ifadesi gibi de algılanmaya başlandı… İnatlaşma gibi verilen tepkiler, insanlarımız arasında saygının yok olmasına neden olmaktadır. Halbuki;  kendimize yapılmasını istemediğimiz birşeyi karşımızdakine yapmamalıyız…

Her başı örtülü bayanı, inancı gereği örttüğünü düşünmek yanlıştır. Bildiğim kadarı ile bayanların başını örtme sebepleri şunlardır:

1)   İnancının gereği için

2)   İlgi çekmek için

3)   Başındaki özrü kapatmak için

4)   Menfaat elde etmek için

5)   Zorda kaldığı için

6)   Başını örtenleri lekelemek için

Bu gerekçelerin birinden dolayı örtünen bayanların yaptıklarını, tüm örtülü hanımlara yakıştırmak çok büyük yanlıştır. Günahtır… Zira, kimin hangi amaçla örtündüğünü bilemeyiz. Ancak, Allah Hakim’dir…

“Ameller niyetlere göredir” (Hadis-i şerif)

Tüm başı örtülü hanımların gerçek mümin olduğunu ve tüm başı açık hanımların imansız olduğunu kim iddia edebilir?

Örtüyü “İman Ölçer” aygıtı ve göstergesi olarak görmeyelim!

Hiç örtü kutsal olur mu? Kutsal olan; İnsan’dır. Eşyalar, insanların niyetine göre kullanıldığında bir değeri olur… Yunus’un şu deyişi “Yaratılanı hoş gör, Yaratan’dan ötürü”, bizlere sevgi ile yaşamamızı göstermiyor mu?

Allah (C.C.)’ın affetmeyeceği 2 büyük günah vardır:

1.   Allah’ı inkar etmek ve şirk koşmak.

2.   Kul hakkına tecavüz etmek.

Lütfen bunlara dikkat edelim! Kul hakkından imtina edelim. Başı kapalı bir hanımın yapmış olduğu uygunsuz bir davranışı tüm başı örtülülerle bağdaştırmak yanlış olduğu gibi, başı açık hanımları da imansız görmek çok büyük günahtır. Kul hakkına tecavüzdür…  “İman” eşya değildir, kalplerdeki teslimiyettir…

Toplumsal barışın ve huzurun temeli;

Sevgidir…

Saygıdır…

Güvendir…

YILMAZ KARAHAN

Yorumlar

“189) BAŞÖRTÜSÜ İSTİSMARI VE HOŞGÖRÜ” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. Mustafa Yanık yorum tarihi 11 Aralık, 2009 12:03

    Baş örtmenin nedenlerini yazarken, “Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinin temel ilkelerine karşı durmak” ilkelerini neden gözardı ediyorsunuz? Kuşkusuz tamamı için söyleyebilmek olası değil ama TC olacağı yerde İngilizlerin esaretinde kalsaydık daha iyiydi diye ekranlardan seslenen kızları, Humeyni’yi Atatürk’ten daha çok seviyorum” diyenleri görmezden gelmek olası mıdır?

  2. Acaroğlu yorum tarihi 11 Aralık, 2009 16:40

    Muhterem Karahan,”Başörtü”Cumhuriyetimiz’in fazla geriğe gitmemize gerek yok,annemiz ,ninemiz,ablamız,kız kardeşlerimiz örtünmetteydi ve halada örtünmektedirler.”sıkmabaşla,arapların örtünüşü”nü karıştırmayalım.Çünkü o yaşam biçimi bir siyasi ideolojidir.Başörtü ,Türk müslüman veya gelenek -görenek halini almıştır.Bu açıdan bakarak düşünürsek ,”Başörtü”sorun yaratacak bir biçim değildir.Ancak,kılık-kıyafet inklaplarınada uygundur.Sarma baş değildir.Başındaki saçlar görünmektedir.Boğaz görünmektedir.Yazınızdaki maddelerin doğruluğu elbetteki vardır.Türkiyede “Merve Kavakcı’nın”sıkma başı gibi olanlar olduğu gibi saçının telini göstermeyenlerde vardır.Erbakan’ın simgelerindendir.Hiç olmayacak şeklinde düşünmek olmaz.Olacak ama,az sayıda olmalıdır.Bu eğitim işidir,anlayış işidir.Aksi halde “Demokrasi”den dem vuramayız.Sivri giyim-kuşam kadılarda olduğu gibi erkeklerde yok mu?Elbette vardır.İşte burada “Hoşgörü” başlıyor.Sizin Mevlanadan alıntılarınız tam yerinde,okuyup anlayabilenler için önemli bir mesaj verilmektedir.Bu yyazınız çok yerinde bir düşünce yazısı.Türkiye’nin diğer büyük sorunlarıyla ilgili hoşgörü,sevgi,saygı,paylaşmak,anlayışla karşılamak,gibi kavramların halk bilincine anahtar olarak sokmamız bir vatandaşlık görevi olması gerektiğini düşünüyorum.Saygılarımla Acaroğlu

Yorum yap