151) NE OLUYORUZ?
Yayin Tarihi 25 Temmuz, 2009
Kategori SOSYAL
NE OLUYORUZ?
“Bu hissizlikle cemi’yyet yaşar derlerse pek yanlış
Bir ümmet göster, ölmüş ma’nevatiyyle sağ kalmış?”M. Âkif ERSOY
Değişim bir gerçektir; mutlaka olacaktır. Gelişim ve değişim toplumlara refah da getirebilir, felaket de. Önemli olan, değişime hazırlıklı olmak, ona sağlıklı biçimde uyum göstermek ve gelişmeyi toplum yararına yönlendirecek iradeye sahip olmaktır.
İletişim ve bilişim teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde değişim, toplum hayatının hemen her alanında görülmektedir. Bireyin bu sürece sağlıklı ve huzurlu biçimde uyum sağlayabilmesi ise eğitimle mümkündür. Peki, insanlarımız bu değişime hazırlanıyor mu?
Ülkemizde değişim olmuyor mu? Oluyor. Ancak benim kaygım, yaşadığımız değişimin yer yer bir başkalaşıma dönüşmesidir.
İnsanlarımız yaşam mücadelesi verirken özlerinden uzaklaşabiliyor. Duyarsızlığı, haksızlık karşısında sessiz kalmayı ve “Bana ne?” demeyi değişimin doğal bir gereği sanabiliyor. Oysa değişmek, millî ve manevi değerlerden vazgeçmek anlamına gelmez.
Sevgi, saygı, güven ve dayanışma zayıfladığında toplumsal bağlar da zayıflar. Basında karşılaştığımız cinayet, aile içi şiddet, çocuklara yönelik suçlar, uyuşturucu bağımlılığı ve benzeri olaylar, üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken sorunlardır. Bu haberler toplumun tamamını tarif etmez; fakat yaşanan acıları görmezden gelmemize de izin vermez.
Sağlık ve beslenme konusunda da kaygılarımız var. Beyaz unlu ekmeklerden üretiminde ilaç kullanılan hayvansal ürünlere, GDO tartışmalarından ithal giysilerin güvenliğine kadar pek çok konu gündemimizde. Tükettiğimiz gıdanın, kullandığımız eşyanın ve içtiğimiz suyun sağlığımız üzerindeki etkisini bilmek istiyoruz. İnsanların bu soruları sorması ve yetkili kurumların güvenilir bilgi vermesi gerekir.
Bana göre Atatürk sonrasında işbaşına gelen yönetimlerin zaafları ve fırsatçı yönetim anlayışları, ülkemizin kalkınmasını ve toplumsal sorunların çözümünü engelleyen en önemli etkenler arasındadır. Avrupa Birliği sürecinde verilen sözleri ve alınan kararları da milletimizin yararı bakımından sorgulamalıyız.
Millî hafızamızı, dilimizi, tarihimizi ve birbirimize karşı sorumluluğumuzu korumadan güçlü bir toplum kuramayız. Çözüm ararken Atatürk’ün akla, eğitime ve bağımsızlığa verdiği önemi hatırlamalı; farklılıklarımızı ayrışma sebebi yapmadan birlik ve beraberlik içinde çalışmalıyız.
25 Temmuz 2009
YILMAZ KARAHAN
Editör yorumu: Bu makalenin güçlü yanı, değişimi kaçınılmaz kabul ederken onun topluma nasıl yansıdığını sorgulamasıdır. Eğitim, dayanışma ve millî hafıza arasındaki bağı öne çıkarır. 2009’un toplumsal kaygılarından doğan “Ne oluyoruz?” sorusu, okuru kendi çevresine ve sorumluluğuna bakmaya çağırır.

Yorumlar
“151) NE OLUYORUZ?” yazisina 2 Yorum yapilmis
Yorum yap
tek yol vicdanlı olmak insancıl olmak insanlık için önemli olan tüm degerleri korumak,sevgimizi kaybetmemek kim olursa olsun Allahın yarattıgı tüm varlıkları ayırım yapmadan sevmek.o su bu diye ayırmadan.Müslüman hristiyan alevi sii solcu sagcı diye ayırtetmeden sadece insan oldugu için sevmek.bu degerlerimize sahip cıkalım.kim ne yaparsa yapsın biz kendi degerlerimize göre dogrularımızdan sasmayalım.
Atatürkün vefatından itibaren işbaşına gelmiş tüm idareler,büyük sermayenin çıkarlarını kollamış ve günümüzde de küreselleşme adı altında bizlere sunulan global sömürü düzenini idame ettirme gafletine düşmüşlerdir.
Halkımızı,ekonomik darboğazın yanısıra bölücülük ve gericilik gibi iki dev sorununda pençesine düşüren bu süreç acil müdahaleyi gerekli kılmaktadır.
Bu acil müdahalede geçmişten gelen tüm yargı-kompleks ve düşmanlıklarımızı bir tarafa bırakıp koşulsuz bütünleşmeyi sağlamak şarttır.
Gün;geçmişte ve/veya günümüzde,kendisini solcu yada sağcı,komünist yada ülkücü,dindar yada ateist olarak addedip birbirine zarar vermekten çekinmemiş,gerçekte tüm hülyası emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmuş,kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü Türkiyede birlik-beraberlik içerisinde mutlu bir yaşam sürmek olan tüm vatandaşlarımızın kenetlenme günüdür.
Birlikteliği bu şekilde algılayabilecek,memleketimizin aynı özlem peşindeki tüm bireylerinin çoğalıp aynı çatı altında buluşabildikleri günleri görebilmek dileğiyle…