122) GİZEMLİ ÖRGÜTLER: BOHEMİAN KULÜBÜ

Yayin Tarihi 12 Haziran, 2009 
Kategori SİYASİ

 

BOHEMİAN KULÜBÜ

 image00126.jpg

1872 de kurulmuş bir örgüttür. ABD’ nin batı yakasındaki elitleri bu topluluğun üyesidir. Cumhuriyetçi başkan ve başkan adaylarının tümü bu topluluğun üyesidir. Faliyetleri son derece gizli olan topluluğun özel vadisine giriş ABD devlet güçleri tarafından engellenmektedir. Merkezdeki çiftlik aynı anda yüzlerce kişinin hafta sonu toplantılarına katılabileceği niteliktedir. ABD’nin hemen her eyaletinde tapınakları vardır. Sembolleri kuştur. Ritüellerde baykuşa hitap edilir ve bir simge olarak baykuş motifi kullanılır. Bohemian Grove hem çok zengin hem de en kilit noktalardaki elitlerin oluşturduğu daha üst ve çok daha gizli bir seçkin kulübüdür. bine yakın ABD eliti sürekli olarak California’da veya diğer eyaletlerdeki çiftliklerde toplanıp törenler yapıyorlar ve gizli ritüeller uygulanıyor.

Faaliyetleri her ne kadar gizli tutulsa da Bohemian Kulübü’nün SBS, Pilgrem Society, Rotary Club gibi masonik cemiyetlerle iç içe olduğu çok iyi bilinmektedir.

BEE muhabiri Suzanne Bohan’ın 2 Ağustos 1999 tarihinde yayımladığı yazı şöyle başlıyor: “Bohemian Grove’un zengin muktedirler için düzenlediği yıllık yaz kampı, bu Pazar günü sona erdi. Başkan Herbert Hoover’e bakılırsa, söz konusu toplantı kulübünün tarihine yine: ‘Dünyanın en seçkin erkekleri partisi’ olarak geçti. Bu yılki katılımcılar arasında eski ABD Başkanı George Bush, Teksas Eyalet Başkanı George W. Bush, Henry Kissinger, emekli general Colin Powel, eski Beyaz Ev (Beyaz Saray) Sözcüsü Newt Gingrich, DOW kimyasal ürünleri şirketinin sahibi Frank Popoff ve oyuncu Danny Glover, dikkat çektiler…”

Kulübün bazı ünlüleri:

Dwight David Eisenhower (ABD başkanı),
Herman Wouk,
Robert Kennedy (ABD Başkan adayı),
Johson (ABD Baskani),
Richard Nixon (ABD Başkanı),
Gerald Ford (ABD Baskanı),
Ronald Reagen (ABD Başkanı),
Bill Clinton (ABD Başkanı),
Nelson Rockefeller,
David Rockefeller,
Henry Kissenger,
Edgar Kaiser (Kaiser Industries başkanı),
Henry Morgan (J.P. Morgan Şirketi),
Charles Morgan (J.P. Morgan Şirketi),
Neil Armstrong (aydan döndükten sonra katılmıştır)

image00211.jpg

Başkanlar çiftlikte bir toplantıda…

image0035.jpg

image0043.jpg

HAZIRLAYAN: YILMAZ KARAHAN

KAYNAK: Gizli ilimler

Yorumlar

“122) GİZEMLİ ÖRGÜTLER: BOHEMİAN KULÜBÜ” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. Blog Milliyet yorum tarihi 8 Mart, 2017 16:42
  2. Sema Bayraktar yorum tarihi 18 Mart, 2017 17:10

    KÜRESEL SERMAYENİN TAPINAĞI – BOHEMİAN CLUB VE BAYKUŞ İMPARATORLUĞU
    CIA’in 1953’te başlattığı meşhur MK-ULTRA zihin kontrolü projesinin alt kolu olan Monarch (Hükümdar) programı çerçevesinde küçücük kızıyla beraber sayısız tecavüze, hem fiziki hem de psikolojik barbarlık, taciz ve işkenceye uğratılan Cathy O’Brien’ın (kurtarıcısı Mark Phillips’le birlikte) 1995’te yazdığı ve Türkçeye “Baykuş İmparatorluğu” şeklinde tercüme edilen “Trance-Formation of America” adlı eserden öğreniyoruz ki, Telegramcı “Yeni Dünya Düzeni”nin yolu fuhuş ve pornodan geçiyor.
    Uzaktan elektromanyetik zihin-beden kontrolü ve yönlendirmesi olarak nitelendirebileceğimiz Telegram’ın ABD’deki bir önceki teknik, teknolojik ve metodolojik seviyesine tekabül eden MK-ULTRA-Monarch programı çerçevesinde zihnen kontrol edilip yönlendirilecek kurbanlar, çoğu daha bebekken seçiliyor, ilk çocukluklarından başlayarak ensest ve pedofili saldırılarına, akıl almaz bedenî ve psikolojik işkencelere, elektrik şoklarına, zorla ilaç ve uyuşturucu kullanımına maruz bırakılıyor.
    Kendilerine her vesileyle “travma” yaşatılıp, daimi bir HİPNOZ ile de desteklenerek, bu kurbanlarda “çoklu şahsiyet bozukluğu” veya “bölünmüş kimlik bozukluğu” denilen bir rahatsızlık kökleştiriliyor. Travma doğurucu işkenceler belli bir dönemle de sınırlı kalmıyor, bu süreçte ölenlerin veya kasten öldürülenlerin arasından sıyrılıp da sağ kalmayı başaran kurbanlara hayatları boyunca tatbik ediliyor.
    Sonuçta kendi iradelerini neredeyse tamamen yitirip bir “Mankurt”a dönüşen bu zavallılar, biri diğerinden habersiz sayısız “şahsiyet” halinde kendi içinde bölünüyor, aynı insanda toplu tüm bu farklı “şahsiyet”lere Batılı-Batıcı Yeni Dünya Düzeni’nin casusluğu, fahişeliği, tetikçiliği, kaçakçılığı, ayakçılığı, hizmetçiliği yaptırtılıyor. Hipnotik bir metodla programlandıkları için de kendi normal (!) zamanlarında tüm bu yaptıklarını hatırlamıyorlar. (özellikle bazı politikacıların, aydınların ,sanatçıların söylediklerini, yaptıklarını inkar etmesi !)
    “Köle”lerinin hafızasızlığına, devlet ve dünya iktidarlarına sonsuzca güvenen “efendi”ler ise, bu zavallılar üzerinde tüm sapıkça, hayvanca ve sadistçe arzularını tatmin ediyorlar. Dilediklerine diledikleri gibi tecavüz ediyor, dilediklerini öldürüyor, yaralıyor veya sakat bırakıyorlar. Yine de işi şansa bırakmamak için, 30 yaşını geçen “zihin kontrolü köleleri”ni çoğu ortadan kaldırmayı tercih ediyorlar. (kazayla,intihar süsü…)
    Ne var ki “program”da umulmadık aksamalar yaşandığı da oluyor ve Cathy O’Brien, Brice Taylor, Kathleen Sullivan gibi kurbanlar bu cendereden bir şekilde kurtulup, yıllar süren ve çok masraflı psikolojik tedavilerden sonra “hafıza”larını geri kazanıyor, “bölünmüş şahsiyet”lerinin derinliklerinde yatan sırları gün yüzüne çıkarabilecek imkanı buluyor. Bununla da kalmayıp, her biri bu yaşadıklarını kitaplaştırıyor.
    “Yeni Dünya Düzeni”nin Amerikalı mimar, idareci ve icracılarının akla hayale gelmedik barbarlık, fuhuş ve sapkınlıkları yer yer delilli ispatlı şahitliklerle tek tek ifşa ediliyor. “Zihin kontrolü köleleri”nin zorla fahişelik yaptığı Gerald Ford’tan Ronald Reagan’a, George W. Bush’tan Bill Clinton’a, Dick Cheney’den Hillary Clinton’a, en üst seviyeden en alt memura kadar, kimi pedofil, kimi nekrofil, kimi homoseksüel, kimi lezbiyen, kimi sadist, artık “Lut kavmine parmak ısırtır” hatırınıza ne gelebiliyorsa hepsi olanca çirkefliğiyle ortalığa saçılıyor. Bir diğer ifadeyle, “tetikçi fahişe” olarak programlanan Kathleen Sullivan, şu sözleriyle kesinlikle abartmıyor:
    – “Sullivan, Lücifercilerin [Satanist Elit’in], alt sınıfları hayvan olarak gördüğüne, aşağı ırktan olduklarını düşündüklerini safha safha yok etmeyi tasarladıklarına inanıyor. Onlar Lucifer’in [Şeytani arzuların] açıkça uygulanabileceği, pedofili ve hayvanlarla cinsi ilişki gibi bazı aktivitelerin kanunileştirileceği yeni bir dünya düzeni yaratmak istiyorlar.”
    [Jim Keith, Amerikan Derin Devleti ve Beyin Yıkama Operasyonları, Trc: Sibel San, Nokta Yayınları, İstanbul 2006]
    Amerikan başkanlarının zorunlu fahişesi” Cathy O’Brien’ın söyledikleri “bile” bizce yeter:
    – “Zihin kontrolü gerçektir. MK-Ultra Hükümdar Projesi travmaya dayalı zihin kontrolü altında, kendi hür irademi, düşüncelerimi kontrol etme kabiliyetimi kaybettim. Ne soru sormayı, ne muhakeme yapmayı, ne de şuurlu olarak kavramayı becerebiliyordum ; sadece bana söylenilenleri yapıyordum. Zihnimi ve sonuç olarak tüm davranışlarımı kontrol edenler, kendilerinin “uzaylı”, “şeytan” ve “tanrı” olduklarını iddia ediyorlardı. Ama Yeni Dünya Düzeni peşinde koşan hainlerin terör amaçlı iddialarına ve hayâllerine rağmen, dünyaya ait insanlar olduklarını kendi tecrübelerimden biliyorum. Gerçekten de bizim için geçerli olan tabiat kanunları onlar için de geçerli. Beni dini, annelik içgüdülerimi ve insanlara art niyetsiz yaklaşımımı kullanarak manipüle ettiler ama iç varlığıma asla “sahip olamadılar”. Beni kendilerinden biri yapamadılar. İnsan ruhunun gücünün ne kadar büyük olacağını hesaplamamışlardı. Hatta bunun varlığından bile haberleri olmamıştı. İşte bu yüzden üzerimde başarılı olamadılar.”
    BAYKUŞ İMPARATORLUĞU ve ANGELİNA JOLİE !
    [Mark Philips – Cathy O’Brien, Baykuş İmparatorluğu -Bir CIA Zihin Kontrolü Kölesinin Gerçek Yaşam Öyküsü-, Trc: Uğur Alkapar, Aykırı Yayınları, İstanbul 2002]
    – “Global Çete’nin gizli örgütleri içinde en esrarlısı olan ve bugüne kadar hakkında örgütün yapısı ve işleyişine dair ülkemizde hiçbir kitap yazılmayan, Bohemian Club’dır. Anılan örgütte genellikle Temmuz ayında iki Cumartesi-Pazar’ı da kapsayacak bir süre içinde ABD’nin global elitleri(!), global seçkinleri, yani tüm dünyaya büyük adam diye yutturulan ABD’li örgüt üyesi kodamanlar, bir yandan global dünyayı yönetmek için kararlar alırken, öte yandan da nekrofili (ölüye tecavüz) dahil her türlü cinsi sapıklık ve sapkınlıklarını tatmin ediyorlar. Bununla da kalmayıp, modern insanın çoktan terk ettiği, pagan dinlerinden kalma dev bir baykuş (Moloch) heykeli altında gam yakma töreni diye adlandırdıkları sözümona sembolik insan yakma törenine de katılıyorlar. Üstelik işledikleri bu alçakça suçları kendi çıkarttıkları kanun ile suç kapsamı dışına alarak Amerikan adaletinin içyüzünü sergilemiş oluyorlar. George W. Bush başta olmak üzere birçok ünlü Amerikan Başkanı ve devlet adamı bu gizli örgütün üyesidir.”
    [Talat Turhan – Faik Kurtulan, Küresel Sermayenin Tapınağı Bohemian Club, İleri Yayınları, İstanbul 2006]
    (radikal dincilerin arzuları Arap Baharından sonra birbir ortaya çıktı, Mısır’da mesela, nekrofillik için yasa talep ettiler….solhaber)
    “Baykuş İmparatorluğu”
    Cathy O’Brien’ın anıları olarak “Bir CIA Zihin Kontrolü Kölesinin Gerçek Yaşam Öyküsü” alt başlığı ile yayınlanan “Baykuş İmparatorluğu” kitabında Holywood yıldızları ile Amerikan yönetimin en üst düzeyden yetkilileri arasındaki ilişkiye dair pek çok ipucu yer almaktadır. Dünyanın egemen gücü olarak dünyanın her ülkesine müdahale etmeyi kendilerinin bir hakkı olarak gören ABD elitlerinin sapkın tercihlerini konu alan bu kitabı, dünyada olan biteni anlamak isteyen herkes okumalıdır. Kendisi de bir seks kölesi olarak programlanan yazarın, küçük kızının da daha çocuk yaşta seks kölesi haline getirilme sürecine sokulduğunu anlayan bir annenin, annelik fıtratının koruma içgüdüsü ile harekete geçerek ABD’yi yöneten elitin mahrem hayatının pisliklerini ortaya seren bu itirafları bir yönüyle tiksindirici unsurlar içerse de hayra hizmet açısından takdir edilmelidir.
    Bu anıları psikanalitik bir okumaya tabi tutarsak ABD’nin dünyaya yön vermek iddiasındaki isimlerinin; George W. Bush’dan Dick Cheney’e, Madeleine Albright’tan Hillary Clinton’a rezilane tablolar sergiledikleri görülür.
    İslam Ülkeleri Liderlerine Cinsel Tuzaklar
    Kitabın bir bölümünde ,Suudi Arabistan’ın ABD büyükelçisi olan Suud Kraliyet Ailesi’nden bir prensin (Bender bin Sultan bin Abdulaziz) cinsel ihtiyaçlarının resmi yönetimin bilgisi altında, bazı görevliler tarafından karşılanması hakkındaki bilgiler ile İslam ülkeleri yöneticilerinin cinsel içerikli şantajlara muhatap kalmasında, haklarında oluşturulan bu cinsel eğilim dosyalarının -ve muhtemel ki görüntü arşivlerinin- bir yeri olduğu kesindir.
    Ülkesinin Washington’daki elçilik görevini üslendiğinde orada tam 22 yıl kaldı, bu süre zarfında Amerika’daki diplomasi ağının generali, Cumhuriyetçi partinin siyasilerinin özellikle de Baba ve oğul Bush’un yakın dostu oldu. Yazar Bob Woodward kitabında, Irak savaşının ayrıntılarına dönemin Savunma Bakanı Powell ve diğer bakanlar sahip olmadan önce Bender bin Sultan’ın bunları bildiğini yazmıştır. Sırada Suudi Arabistan vardır. Birinci sınıf prenslerin hayata gözlerini yumması ve geride kalıp tahta aday olanların önemli bir bölümünün yaşlanmasıyla birlikte Suudi Arabistan’da yönetim meselesi son derece rahatsız edici bir konu haline gelmiş durumda. Özellikle de Abdülaziz’in torunlarının sayısının bu kadar çok olduğu göz önüne alındığında. Bu net tablo içerisinde Prens Bender’in yükselişinin, Suudi Arabistan’ın etrafında ciddi siyasi dalgalanmalar yaşarken işin sonuna gelindiğini ya da bu yolda önemli adımlar atıldığını mı gösteriyor? Ve son olarak Prens Bender’in yeni görevine atanması, yavaş yavaş davulları çalınmaya başlanan savaşın göstergesi sayılabilir mi? Her halükarda durum oldukça ciddi! (basından Temmuz 2012)
    (Son seçim sürecinde MHP’nin maruz kaldığı şantaja, hattâ CHP Genel Başkanlığı görevini terk etmek zorunda bırakılan Deniz Baykal’ın başına gelenlere bu açıdan bakılırsa net anlaşılabilecektir.!)
    Marilyn Monroe’dan Angelina Jolie’ye…
    “Baykuş İmparatorluğu” kitabında O’Brien, Marilyn Monroe’yu Zihin Kontrolü operasyonuna tabi tutularak ABD başkanları için hizmete sunulmuş ‘seks kölelerinin ilk örneği’ olarak takdim etmektedir. Gerçekten de ölüm sebebi resmi evraklarda aşırı dozda yatıştırıcı ilaç alımı sonucu intihar olarak kayıtlara geçen Marilyn Monroe’nun ölümündeki sır hala gizemini korumaktadır. Zamanın ABD başkanı John F. Kennedy (ölümü ve sözde katili hala şüpheli !) ve başkanın erkek kardeşi Bobby Kennedy (ölümü şüpheli) ile sürdürdüğü eş zamanlı ilişkinin yol açtığı psikolojik ve siyasi sorunların CIA’yi harekete geçirerek Marilyn Monroe’nun 5 Ağustos 1962 tarihinde henüz 36 yaşında ölümü ile sonuçlanan sürecin düğmesine basıldığı yaygın bir kanaattir.
    Kendisi de ABD elitlerinin ‘hayvani’ zevklerinin tatmini için kullanılan Cathy O’Brien’ın anıları; Marilyn Monroe’dan sonra da devam ettiği anlaşılan ‘seks kölesi üretimi’ yanı sıra pek çok Holywood ve müzik sektörü yıldızının CIA operasyonlarında kullanıldığını göstermektedir. Bazı müzik yıldızlarının ülke içi turnelerinin eroin ve kokain sevkiyatı için önemli bir kanal haline getirildiği anlaşılmaktadır.
    Daha sonra ABD başkanı olacak Bill Clinton’un daha Arkansas eyaleti valiliği sırasında bir kokain bağımlısı olduğunu dile getiren satırların arka planında CIA’nin ABD içerisinde kokain trafiğinin tam ortasında olduğu da ima edilmektedir. Cathy O’Brien’ın Bill Clinton ile ilgili anılarını içeren bölümde halen ABD Dışişleri Bakanı olan Hillary Clinton’un özel cinsel tercihleri ile ilgili satırlar da okunabilir.
    Angelina Jolie’nin bir süredir ABD’nin operasyon bölgelerinde aktif olarak “faaliyet” göstermesi konusuna bu itiraflar ışığında bakıldığında konunun ABD yönetimine uzanan ayaklarını görebiliriz. Afganistan’dan Etyopya’ya, Libya’dan Hatay’a her ‘üretilmiş kriz’ bölgesinde ‘bir halkla ilişkiler kahramanı’ olarak boy gösterip fotoğraf veren Angelina Jolie’nin bu çalışmalarını “bir iyi niyet meleği”nin naif çabaları olarak görmek için oldukça saf olmak gerek. Cinsel yöneliminin biseksüel olduğunu itiraf eden Jolie’nin aktif olarak sürdürdüğü bu faaliyetlerinden bir hayır ummak imkânsızdır.
    VE İNANÇ YÖNÜ
    Kendilerini ,hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, “dini imanı bir” olarak tanıtarak ta tüm dünyayı kandırmaktadırlar. Ayrıca 3 semavi dinin tek bir ilah’a inanması , tek bir yerden çıkması onları hiç ama hiç ilgilendirmiyor, aksine ayrıştırmaya çalışıyorlar. Bağnaz, fanatik ve gönderilen öğretilerle hiç alakası olmayan bu dincilerin finansal olarak desteklenmesiyle de “MUSEVİLİK, HIRİSTİYANLIK VE MÜSLÜMANLIK” , yani KISACA 3 dinin bütünün olan İSLAM “BARIŞ” DİNİ çok farklı bir şekillerde anlatılıp, insanların üzerinde bir antipati yaratma gayreti içindedirler. Çünkü onların yegane hedefi GÜÇ’tür, nereden ve nasıl geldiği önemli değildir. Kendileri hiçbir şekilde bu üç büyük dinden hiçbirine mensup değildirler. Gerçek dindar insanların (hangi dine mensup olursa olsun) buna kanmadığını da belirtmek gerek.
    Orta Doğu’da estirilen “Arap Baharları” nın birçok senaryoları mevcuttur. A planı tutmaz ise B planı, o da tutmaz ise C ve D planları ortaya sürülür.Bunlardan biri de Youtube ‘da yayınlanan ve müslümanları galyana getiren , islamı karalayıcı, propaganda filmin nelere kadir olduğu görülmüştür. Bunu gören diğer dinlere mensup dindar olanlar da “Müslüman” olan herkesi barbar ve vahşi olarak algılar. Yani bu bohemci, illuminatici, yeni dünya düzenciler ,hedeflerine bu şekilde ulaşmaktadır..!
    Bu yüzden dikkatli olmalıyız. Tüm duyularımızı açık tutacak ve arkasında ne olduğunu düşünerek hareket edeceğiz.
    Hatta gördüğümüz, duyduğumuz ve okuduğumuz herşeye sorgusuz sualsiz inanmayacağız.
    Çünkü “yöneticiler”, bildiğimiz “varlıklardan” değiller.
    Kaynaklar:
    *17 ağustos.org
    *Cathy O’Brien’ın “Trance-Formation of America” (Baykuş İmparatorluğu)… E-KİTAP İngilizce indirebilir/okuyabilirsiniz:
    *BOHEMİAN CLUB – E-KİTAP Türkçe olarak indirebilirsiniz.
    Talat Turhan – Faik Kurtulan
    * Kathleen Sullivan-Unshackled a Survivors Story of Mind Control E-Kitap İngilizce olarak okuyabilir/indirebilirsiniz.
    *ABD’nin Cesur Gazetecisi ALEX JONES ile BOHEMİAN GROVE (6 DK.)
    *ABD’nin Cesur Gazetecisi ALEX JONES ile BOHEMİAN GROVE (1:31 DK.)
    *MİCHAEL JACKSON uyanın diyor ! Medya’nın yalan söylediğini anlatıyor.(Büyük bir ihtimalle öldürüldü !)
    *Bu konuyla ilgili bir film:
    MANÇURYALI ADAY / The Manchurian Candidate
    DENZEL WASHİNGTON – 2004 ABD
    Körfez Savaşı’nda esir düşen bir Amerikan askerinin beyni yıkanarak ülkesi aleyhine kışkırtılır. Artık Ben Marco, ülkesine karşı bir görev üstlenmiştir. Burada bilincini kaybeden Marco, başkan adayı olan Raymond Shaw’ın bir kahraman olup olmadığı konusundaki soruları zamanla çözmeye başlar.
    THE MANCHURIAN CANDIDATE/CASUSLARA KARŞI (1962)
    Frank Sinatra , Angela Lansbury , John Frankenheimer
    Soğuk Savaş döneminde anti-komünizm filmleri bilimkurgu filmleri olarak tasarlanırdı. Genelde dünyayı ele geçiren uzaylılar metaforuyla ABD’yi ele geçirmesi muhtemel “yabancı”lar ve elbette ki Amerikan yaşam tarzını ve düşünce sistemini kökten değiştirecek Kominizm “bela”sı işlenirdi.
    Tam anlamıyla bir anti-komünizm filmi değil, film boyunca özdeşleşme yaşadığımız kişilerin arasında kominüzme pek de soğuk bakmayan insanlar da var. Öte yandan senaryonun izleyicinin nefretini ele geçirmeyi planladığı en önemli karakterler de anti-komünistler. Ama filmin ana teması komünistlerin Kore’de Amerikan askerlerinin beyinlerini yıkamaları sonucu gelişen olası felaketler olunca filmin dengesi de sağa doğru kayıyor ister istemez.!
    BİR DOLARIN ÜZERİNDEKİ BAYKUŞ !
    DOLARIN ÜZERİNDEKİ AYİNDEKİ TAŞBAYKUŞ !
    Bu “sapkın dünya düzeni” heveslilerinin çirkin yüzleri…
    DEMOKRASİ BİR YALANDIR…
    VE TÜRKİYE’DE UZANTILARI VARDIR..!
    GÖRENE ve ANLAYANA TABİİ…
    “Amerikalılar dünyayı filmleri gibi sanıyorlar, kendi çektikleri filmlerde hep kendileri kazanıyorlar. Zannediyorlar ki her yerde öyle olacak.” ATTILA ILHAN
    ÇOCUKLAR İÇİN ÇEKİLMİŞ MASUM BİR FİLM Mİ , YOKSA BİR ZİHİN YIKAMA MI ?
    https://semrabayraktar.blogspot.com.tr/2012/10/kuresel-sermayenin-tapinagi-bohemian.html?m=1

  3. Murat Kaya yorum tarihi 2 Nisan, 2017 19:41

    Bohemian Grove
    Bilderberg
    Bohemian Grove
    Business & Round Table
    Illuminati
    Mont Pelerin Society
    Pinay Cercle
    Dünyayı elinde tutan küresel çetenin bazı örgütlerini yukarıda saydık. Bu listeyi uzatabiliriz. Hepsi iç içe geçmiş örgütlerdir bunlar. Sadece birinin üzerinde durmak bile, geri kalanları çözmek için yeterli olacaktır…
    Bohemian Grove örgütü üzerinde duracağız…
    1872 yılında Amerika’da politikacılardan ve aydınlardan oluşan bir grup insan fikir alışverişinde bulunmak için Bohemian Grove cemiyetini kurdu. Bu cemiyetin üyeleri her yıl Temmuz ayında San Francisco’nun 70km kuzeyinde, Kaliforniya’nın Sonoma kırsal bölgesinde asırlık kızılağaçların yer aldığı bir ormanda kamp yapmak üzere toplanırlar. Bu kampa davet edilenler dışında birilerinin girmesi imkânsızdır. Bunun nedeni örgütün kampta yapılan iğrenç ayin ve törenleri gizli tutmak istemesidir. Kampın açılışında çok tanrılı dinlerden kalma “Gam yakma töreni” düzenlenir. Bunun ardından bin bir türlü sapıkça uygulamalar başlar.
    Örgütün önemini ortaya koymak için bazı üyelerinin isimlerini sayalım.
    George Bush
    Dwight D. Eisenhower
    Gerald Ford
    Herbert Hoover
    Richard M. Nixon,
    Ronald Reagan,
    Dick Cheney
    William Casey
    Bu liste uzar gider…
    Emekli Kurmay Yarbay Talat Turhan bu isimlere kısaca kodaman diyor. Yarbayımın ifadesini bende kullanacağım.
    1947 yılında çıkarılan “Milli Güvenlik Yasası” örgütün düzenlediği kampa katılanlara sınırsız özgürlük getirmişti. Polis kampta ne olursa olsun soruşturma yapamıyor.
    -Kodamanlar yasa güvencesiyle her türlü sapıklığı yapabiliyor!
    Kampta gecenin bir vakti elinde içki bardağı ile kadınları kovalayan bir kodaman görmek mümkün!
    -Uyuşturucu hap kullanmak kodamanlar için serbest!
    Kampta olan kampta kalır mantığına sahip olacaklar ki koskoca devlet adamları
    -Homoseksüel davranışlar sergilemekten çekinmiyorlar!
    -Küçük çocuklar ile cinsel ilişkiye girmek, kodamanlar için sıradan bir şey!
    -Canlı fantezilerden bunalıp ölüler ile cinsel ilişkiye girenler bile var içlerinde!
    -Öldürülmek üzereyken kamptan kaçmayı başaran Cathy O’Brien isimli bir kadın yukarıda yazdıklarımızın hepsini doğrulamaktadır. Hatta bunların dışında zevk için işlenen
    -cinayetlere bile şahit olmuştur kendisi.
    Cathy O’Brien ismi üzerinde biraz durmamız gerekecek. Kapalı bir örgüt olan Bohemian Grove hakkında onun sayesinde çok şey öğrendik.
    Cathy O’Brien sorunlu bir çocukluk dönemi geçirdi. Babası kendisine cinsel istismar
    uygulamıştır. Babası, dayısının köpeği Buster ile kızını konu alan bir çocuk pornosu çekmiştir. Bu filmi posta ile dağıtırken, suçüstü yakalanmıştır. Bu olay üzerine kızın dayısı babaya (mind kontrol) MKUltra diye bir uygulama olduğunu söyledi ve kızını bu programa satarsa herhangi bir soruşturmaya uğramayacağını anlattı.
    Babanın aklına bu proje yatmıştı. Kızını satacaktı, kararı kesindi. İlerleyen günlerde çok ilginç bir ziyaretçileri oldu. Bu ziyaretçinin adı Gerald Ford’du. Bu isim mutlaka bir çağrışım yapmıştır, 1974–1977 yılları arasında ABD BAŞKANI olan kişidir bu! Babaya kıza yapacaklarını anlattı, filmlerde görmeye alışkın olduğumuz BEYIN YIKAMA hikâyesi Cathy O’Brien için hikâye olmaktan çıkacaktı. Seks kölesine dönüştüreceklerdi kızı…
    Bill Clinton’dan Ronald Reagan’a, George Bush’tan Dick Cheney’e kadar birçok devlet adamı Cathy O’Brien’ı seks kölesi olarak kullanmıştır. Cathy O’Brien 1978 yılında henüz Arkansas valisi olan Clinton’ın kokain kullandığına şahit olmuştu.
    Cathy O’Brien’ın hayatını mahveden isimlerin ortak bir özelliği var; Bohemian Grove üyesi olmak!
    Bohemian Grove örgütünün iğrenç yüzünü Cathy O’Brien yaşadıkları sayesinde öğrendik.
    Şimdi dünya üzerinde oynadıkları iğrenç oyunları söyleme zamanı geldi…
    Savaş tarihinin en kahpe saldırılarından biri olan Hiroşima ve Nagazaki’ye Atom bombası atılma kararı nerede alınmıştır?
    Bohemian Grove!
    Vietnam’a saldırı kararı nerede alındı?
    Bohemian Grove!
    Hidrojen bombasını icad eden Edward Teller hangi kampın onu konuğuydu?
    Bohemian Grove!
    Siklotronu ilk kurgulayan Prof. Ernest O. Lawrence’a bu kararın verdirildiği yer neresidir?
    Bohemian Grove!
    Örnekleri çoğaltabiliriz… Yakın geçmişimizin neredeyse bütün kirli savaşlarının başlangıç emrinin verildiği yer bellidir…
    -ABD başkanı olan bütün isimler, Bohemian Grove örgütü tarafından onaylanmaktadır.
    Bizim basın Obama’yı kahraman ilan etti, ama onun geçmiştekilerden hiçbir farkı yoktur!
    -2008 Yılı Bohemian Grove kampına Obama ve John McCain’de katılmıştır. Bu katılım ABD seçimlerinin formalite olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Seçimler Kasım 2008’deydi ama Temmuz 2008’de başkan adayları uygulayacakları
    -politika konusunda uzlaşmıştı… Seçimi kim kazanırsa kazansın, izlenecek politika belliydi.
    Amerikan demokrasisi böyle bir şey işte!
    Obama ile J. McCain yarışına benzer bir yarışı geçmişte bizde yaşadık. S. Demirel ve Ecevit 1975 yılında izmir – Çeşme’de düzenlenen http://www.Bilderberg.org toplantısına katılmıştı. Düşünün Türkiye iki kampa ayrılıyor Ecevitçiler, Demirelciler diye… Bir bakıyoruz bu iki kişi de aynı örgüte üye oluyor!
    Bilderberg toplantılarının günümüzde en popüler katılımcısı Ali Babacan’dır. Daha da Davos’a gelmem diyen Tayyip’in bakanı, gizli toplantılarda ülkeyi istediği gibi pazarlamaktadır. Ülkemizdeki kodamanların daha da Türkiye’ye gelmem diyeceği günü sabırsızlıkla bekliyoruz…
    Temmuz ayının bugünlerinde Bohemian Grove kampı yine toplanmış bulunmaktadır. İğrenç sapıklıkları eşliğinde dünyayı karartacak kararlara imza atmaya hazırlanıyorlar.
    Bizim sözde (sahte) aydınlarımız batı kültürünü yüceltmekten başka bir iş yapmamaktadırlar. Ulusal değerlere sahip çıkanlara tahammül edemiyorlar. Bizler ulusal değerlerimize sahip çıkmakla gurur duyuyoruz, sözde aydınlar ise yücelttikleri batılıların sapkınlıklarını görüp utanç duymalıdırlar!
    Kaynakça
    Küresel Sermayenin Tapınağı Bohemian Club, (E) Kurmay Yarbay Talat Turhan- Faik Kurtulan, İleri Yayınları, 2006
    Küresel Çete, (E) Kurmay Yarbay Talat Turhan, İleri Yayınları,2006
    Derin Devlet, (E) Kurmay Yarbay Talat Turhan, İleri Yayınları,2006
    Komplo Teorileri, Erol Mütercimler, Alfa Yayınları,2003
    Kemale Ermek, Gökçe Fırat, İleri Yayınları,2008
    Suçlular ve Güçlüler, Uğur Mumcu, Tekin Yayınevi,1993
    Mine G. KIRIKKANAT, Baykuş İmparatorluğu, Radikal Gazetesi, 1 Haziran 2001
    BAYKUŞ İMPARATORLUĞU
    Yıl, 1999. Bölge: Kuzey Kaliforniya. Yer: San Francisco’nun kuzeyinde 70 km. dışındaki bir arazi. Arazinin yüzölçümü, 2 bin 700 dönüm. Arazinin sahibi, çok özel bir KULÜP.
    Salt erkeklerin üye olduğu kulübün adı: Bohemian Grove.
    BEE muhabiri Suzanne Bohan’ın 2 Ağustos 1999 tarihinde yayımladığı yazı şöyle başlıyor: “Bohemian Grove’un zengin muktedirler için düzenlediği yıllık yaz kampı, bu pazar günü sona erdi. Başkan Herbert Hoover’e bakılırsa, söz konusu toplantı kulübün tarihine yine: ‘Dünyanın en seçkin erkekleri partisi’ olarak geçti. Bu yılki katılımcılar arasında eski ABD Başkanı George Bush, Teksas Eyalet Başkanı George W. Bush, Henry Kissinger, emekli general Colin Powell, eski Beyaz Ev Sözcüsü Newt Gingrich, DOW kimyasal ürünler şirketinin sahibi Frank Popoff ve oyuncu Danny Glover, dikkati çektiler…”
    Bu kişileri bir araya getiren bir kulüp toplantısından ne beklenir, sevgili okurlar? Elbette dünya politikasının tartışılması ve ciddiyet, değil mi? Tartışma ihtimaline yanıtınız evetse, doğru bildiniz. Çünkü ABD’nin yeni YILDIZ SAVAŞLARI SENARYOSU burada, bu adamlar tarafından yazıldı; iki yıl geçmeden başkan seçilen oğul Bush tarafından pişirilmekte olan ve uzun erimde sıcağını tatmak olasılığımız bulunan soğuk savaşa geri dönüş, yani ABD’nin silahlanma yarışını yeniden başlatma projesi de aynı kulüp, aynı toplantıda biçimlendi. 1999’daki toplantının kamuoyuna yansıtılan bölümü, C. Powell’in içeriği açıklanmayan ‘ABD’nin gelecekteki lider ordusu ve çocukları’ konulu konferansı ile kimya sanayicisi Popoff’un ‘Çevresel Yolculuk’ başlıklı bir konuşma yaptığı haberinden ibaretti.
    Ancak dünyanın efendisi ABD’nin en üst düzeyde uluslararası politikalarını saptadığı bu toplantıdan ‘ciddiyet’ bekliyorsanız, yanıldınız. Çünkü Bohemian Grove’da yapılan toplantılar ciddi değil, olağanüstü vahim bir tören olarak adlandırılabilir. Katılımcılar, işe Bohemian Grove’un BAYKUŞ TANRISI MOLOCH’a TAPINMAKLA başlıyorlar. Tanrı baykuşun kulübün ortasındaki dehşet verici heykelinin çevresinde huşuyla dönüyorlar. Derken, kutsal ağaç kabul edilen ağaçların dibine huşuyla işeme törenine geçiyorlar. Katılımcılar, tören sırasında turuncu cüppeler giyiyor, ateşler yakıp çevresinde Ku Klux Klan örgütünü anımsatan ritüeller uyguluyorlar. Bir de… Bir de INSAN KURBAN edilen sunakları andıran bir sunak var, arazinin ortasında. Bunlar, Bohemian Grove’da yapılan ayinlerin uzaktan kameralarla tespit edilen ve dünya televizyonlarında yayımlanmış, yani belgesel kanıtları. Kulüp hakkında kanıtlanamayan dedikodular da var ki, TÜYLER ÜRPERTICI: Bohemian Grove üyeliğinden ayrılanlara göre, TOPLANTILARDA TECAVÜZ, SÜBYANCILIK, NEKROFILI (ölüsevicilik) yaygın olduğu gibi törensel CINAYETLER IŞLENIYOR ve öldürülen kişi, ayinle YAKILIYOR. Kadın olduğu için üye olamayıp Bohemian Grove ‘teknisyenleri’ tarafından ideal bir Beyaz Ev ‘başkan kölesi’ olarak yetiştirilen Cathy O’Brien, ‘Tranceformation of America’ adlı kitabında kulübün beyin programlama yöntemlerini anlatıyor ve: “Yaşlı köleler programa cevap vermediklerinde kurban ediliyorlardı. Bir gün sıranın bana geleceğini hissettim,” diye yazıyor.
    Diyelim ki O’Brien ve benzer ‘köleler’ MAÇO kulübe kızmış ve iftira atmış. Ancak 1993’te bir San Francisco GAZETESI Bohemian Grove’da düzenlenen KURBAN TÖRENLERINI, bazı KAYIP OLAYLARINA ve AYDINLATILMAMIŞ CINAYETLERE BAĞLADIĞINDA, başlatılan adli SORUŞTURMA nedense 1947 Ulusal Güvenlik Yasası gerekçe gösterilerek DURDURULMUŞ.
    Bohemian Grove’un 2 bin 700 üyesi var ve hem basına kapalı, hem tüm yabancı gözlere. Üyeler, klüp konusunda hiçbir soruya yanıt vermiyor ve: “Burası birbirine benzeyen ERKEKLERİN buluşup eğlendikleri bir yer,” diye savunuyorlar. Yaptıkları törenleri de zararsız eğlenceler olarak tanımlıyorlar. Belki de doğrudur. Böyle eğlenir belki de muktedir, erkek ve seçkin Amerikalılar. Ama işte, baba-oğul Bush’un eğlencesi dünyanın yeniden silahlandırılması olup neşelerini kimyasal silah devi Frank Popoff ve Colin Powell ile paylaşınca, ister istemez ‘oyun sahasının’ neresi olabileceğini düşünüyor insan!
    Dünyayı hangi delilerin yönettiğini görmek için, www inforwars com internet sitesine bir göz atın.

  4. Gülçin Şenel yorum tarihi 13 Ağustos, 2017 09:08

    SAPIK AMERIKAN BAŞKANLARININ
    ZIHIN KONTROLÜ KÖLELERi
    Batılı-Batıcı “Yeni Dünya Düzeni” projesinin Türkiye ayağını olduğu kadar İslâm dünyasındaki, dolayısıyla dünya genelindeki geleceğini tehlikeye soktuğu için tam 13 yıldır “devletçe” Telegram barbarlığına maruz bırakılan fikir, sanat ve aksiyon adamı Salih Mirzabeyoğlu, 2003 yılında yayınlanan “Telegram” adlı eserinde şöyle der:
    – “Telegram: Zihin kontrolü… Bir bakıma Türkiye’de pratiği -teorisi de!- benimle meşhur olan bu iş, “ilim sınır tanımaz!” tesellisiyle Lût kavmine parmak ısırtır melânete ve yardımcı unsurlarla insanı robotlaştırmaya davranmışken, diğer yönüyle “dünyada” da kıstırılmış fertler üzerindeki tecrübelerin sınırını aşamamıştır. Bu ikazdan sonra bildirmeliyim ki, gerek yaşamış kobay ve gerekse mevzuu alâkadar eder buudları işaretlemek bakımından, galiba dünyada da ilk örneğim!”
    Atatürkçü “Dost Tarikatı”nın kim vurduya giden Telegramcı lideri ve zamanın MGK Genel Sekreteri Cumhur Asparuk’un “kankası” Emekli İstihbarat Binbaşı İhsan Güven ve içlerinde şarkıcı Çelik’in de bulunduğu halkasının “TOPLU SEKS ” icraatlarının basına yansımasından başlayarak, aralarında Telegramcıların da bulunduğu “Askerî CASUSLUK, Fuhuş ve Şantaj ÇETE”nin kirli çamaşırlarının ortaya saçılmasına kadar, Mirzabeyoğlu’nun Telegramcılar hakkındaki “Lût kavmine parmak ısırtır melânet” tesbiti her vesileyle doğrulandı, doğrulanıyor. 10 Eylül 2010 tarihli Sabah gazetesinde sözkonusu “melânet”in birtakım numûneleri sergileniyor; mensubları arasında GATA’nın dünyaca meşhur “beyin araştırmaları uzmanı” Prof. Dr. Eczacı Kd. Albay Tayfun Uzbay’ın da bulunduğu “ÇETE ”nin sapkın ve PORNOGRAFIK suçları sıralanıyor:
    – “SABAH, çok sayıda amiral ve generali kıskaca alan, şantajla devletin ÇOK gizli bilgilerine ulaşan Fuhuş ÇETEsi yapılanmasının ayrıntılarına ulaştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1. Ordu Komutanlığı, Maliye ve İçişleri Bakanlıkları’nda faaliyet gösteren ÇETE “ÖZEL ODA” olarak tanımlanan hücre tipi yapılanması ile hareket ediyor. Cep telefonu kullanmayan ÇETE elemanları, çok özel belge ve görüntüleri ise belirlenen günlerde transfer ediyor. Askeri yapılanmada “genç subaylar”, sivil bürokraside ise GÖREVDE bulunan kişinin EN YAKINI sağlıyor. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda ÇETE üyesi olan Amiral C.Y.’e ait olduğu iddia edilen bellek içerisinde Askeri personele ait gizli çekilmiş PORNO görüntüler, gay ilişki pornoları, ÇOCUK pornoları, Hayvan pornoları, Lezbiyen pornoları gibi ÇARPIK ilişki içeren video-resim arşivi tespit edildi. Bilgisayar kayıtlarında Amiral C.Y’nin ÇETEYE üst düzey VIP Müşteri ayarladığını gösterir bilgi ve belgeler de bulunduğu öğrenildi. Özel yetkili cumhuriyet savcısı tarafından soruşturması halen devam eden Fuhuş ÇETEsinin bilgi, belge ve görüntü transferine çok önem verdiği ortaya çıktı. Buna göre çok özel görüntü transferleri tek ayların ilk cumartesi günü gerçekleştiriliyor. Ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’da faaliyet gösteren çetenin ayrıca kış ve yaz dönemlerine ilişkin hareket planları da bulunuyor. Çetede tüm irtibatları “aracı elemanlar” sağlıyor. ÇETE, askeri yapılanmada aracı olarak “GENÇ SUBAYLARI” kullanıyor. Aracı olarak kullanılacak genç subaylar daha harbiyede öğrencilik dönemlerinde takibe alınıyor. Harbiye sonrasında genç teğmen olarak atanan bu kişiler çete adına hareket etmeye zorlanıyor. Genç subaylar kendilerine gelen bilgi, belge ve görüntüleri harici hard disklerde şifreli olarak saklıyor ve zamanı gelince ilgilisine ulaştırıyor.”
    Peki Telegramcıların sözkonusu sapkın ve pornografik niteliği nereden kaynaklanıyor? CIA’in 1953’te başlattığı meşhur MK-ULTRA zihin KONTROLÜ projesinin alt kolu olan MONARCH (HÜKÜMDAR) programı çerçevesinde küçücük kızıyla beraber sayısız tecavüze, hem fizikî hem de psikolojik barbarlık, taciz ve işkenceye uğratılan Cathy O’Brien ’ın (kurtarıcısı Mark Phillips’le birlikte) 1995’te yazdığı ve Türkçeye “BAYKUŞ İMPARATORLUĞU ” şeklinde tercüme edilen “TRANCE – FORMATION OF AMERICA ” adlı eserden öğreniyoruz ki, Telegramcı “Yeni DÜNYA DÜZENI”nin yolu Fuhuş ve PORNOdan geçiyor.
    Uzaktan elektromanyetik zihin-beden kontrolü ve yönlendirmesi olarak nitelendirebileceğimiz Telegram’ın ABD’deki bir önceki teknik, teknolojik ve metodolojik seviyesine tekabül eden MK-ULTRA MONARCH programı ÇERÇEVESINDE zihnen KONTROL edilip yönlendirilecek KURBANLAR, çoğu daha bebekken seçiliyor, ilk ÇOCUKLUKLARINDAN başlayarak
    ENSEST ve PEDOPHILE saldırılarına,
    akıl almaz bedenî ve psikolojik işkencelere, elektrik şoklarına,
    zorla ilaç ve uyuşturucu kullanımına maruz bırakılıyor. Kendilerine her vesileyle “TRAVMA ” yaşatılıp, daimi bir HİPNOZ ile de desteklenerek, bu KURBANLARda “ÇOKLU ŞAHSIYET BOZUKLUĞU ” veya “BÖLÜNMÜŞ kimlik BOZUKLUĞU ” denilen bir RAHATSIZLIK KÖKLEŞTIRILIYOR. Travma doğurucu işkenceler belli bir dönemle de sınırlı kalmıyor, bu süreçte ölenlerin veya kasden öldürülenlerin arasından SIYRILIP da sağ kalmayı başaran kurbanlara HAYATLARI BOYUNCA tatbik ediliyor. Sonuçta kendi iradelerini neredeyse tamamen yitirip bir “MANKURT”a dönüşen bu zavallılar, biri diğerinden habersiz sayısız “şahsiyet” hâlinde kendi içinde BÖLÜNÜYOR, aynı insanda toplu tüm bu FARKLI “ŞAHSIYET”lere Batılı-Batıcı
    Yeni Dünya Düzeni’nin
    casusluğu,
    fahişeliği,
    tetikçiliği,
    kaçakçılığı,
    ayakçılığı,
    hizmetçiliği YAPTIRTILIYOR.
    Hipnotik bir metodla programlandıkları için de kendi normal (!) zamanlarında TÜM bu yaptıklarını HATIRLAMIYORLAR.
    “KÖLE”lerinin hafızasızlığına, devlet ve dünya iktidarlarına sonsuzca güvenen “Efendi”ler ise, bu zavallılar üzerinde
    TÜM sapıkça,
    hayvanca ve
    sadistçe arzularını tatmin ediyorlar. Dilediklerine diledikleri gibi TECAVÜZ ediyor, dilediklerini öldürüyor, yaralıyor
    yahud sakat bırakıyorlar.
    Yine de işi şansa bırakmamak için, 30 yaşını geçen “Zihin KONTROLÜ KÖLELERi”ni çoğu ortadan kaldırmayı tercih ediyorlar.
    Ne var ki “program”da umulmadık aksamalar yaşandığı da oluyor ve
    Cathy O’Brien,
    Brice Taylor,
    Kathleen Sullivan
    gibi KURBANLAR bu cendereden bir şekilde kurtulup, yıllar süren ve çok masraflı psikolojik tedavilerden sonra “hafıza”larını geri kazanıyor, “bölünmüş şahsiyet”lerinin derinliklerinde yatan sırları gün yüzüne çıkarabilecek imkânı buluyor. Bununla da kalmayıp, her biri bu yaşadıklarını kitablaştırıyor.
    Neler yok ki bu kitablarda;
    “Yeni DÜNYA DÜZENI”nin Amerikalı mimar, idareci ve icrâcılarının akla hayâle gelmedik
    barbarlık,
    fuhuş ve
    sapkınlıkları yer yer delilli isbatlı şâhidliklerle tek tek ifşâ ediliyor.
    “Zihin kontrolü KÖLELERi”nin
    ZORLA Fahişelik yaptığı
    Gerald Ford’tan
    Ronald Reagan’a,
    George W. Bush’tan
    Bill Clinton’a,
    Dick Cheney’den
    Hillary Clinton’a,
    en üst seviyeden en alt memura kadar,
    kimi pedofil,
    kimi nekrofil,
    kimi homoseksüel,
    kimi lezbiyen,
    kimi sadist,
    artık “Lût kavmine parmak ısırtır”
    hatırınıza ne gelebiliyorsa hepsi OLUNCA ÇIRKEFLIĞIYLE ortalığa saçılıyor. Bir diğer ifâdeyle, “TETIKÇI Fahişe” olarak programlanan Kathleen Sullivan, şu sözleriyle kesinlikle abartmıyor:
    – “Sullivan, #!# Lücifercilerin [Satanist Elit’in] #!# ,
    alt sınıfları
    hayvan olarak gördüğüne,
    aşağı ırktan olduklarını düşündüklerini
    safha safha yok etmeyi tasarladıklarına inanıyor. Onlar Lucifer’in [ŞEYTANî arzuların] açıkça uygulanabileceği, PEDOPHILE ve HAYVANLARLA cinsî ilişki gibi bazı aktivitelerin kanunîleştirileceği yeni bir DÜNYA DÜZENI yaratmak istiyorlar.” [1]
    Hemen anlaşılacağı üzere,
    Batılı-Batıcı “Yeni DÜNYA DÜZENI ”nin Telegramcı Yerli IŞBIRLIKÇILERInin de katıksız birer SAPIK olması HIÇ TESADÜFi değil; ne de olsa ABD güdümlü ve NATO’nun kuyruğu “BAĞIMLI ” bir devletten, idareci ve MEMURLARdan bahsediyoruz.
    Sahibinin sesi, üçüncü sınıf taklidi! Telegramcıların Mirzabeyoğlu’na niçin her vesileyle “Yeni DÜNYA DÜZENI ” PROPAGANDASI yaptıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor;
    “Ölüm Odası B-Yedi”nin BARAN dergisinde yayınlanan 33. bölümünden:
    – “Bende uygulanan şekliyle bu operasyonun Amerikan istihbarat ÖRGÜTLERIYLE alâkası nedir bilemem ve ucuz tarafından CIA’ya bağlayacak değilim; bununla beraber, davam ve mânâm da göz önünde tutulmak üzere söyleyebilirim ki, BENİ TÜKETMEK VEYA AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANMAK İSTEYENLERİN AMERİKAN MAHREÇLİ “YENİ DÜNYA DÜZENİ” MÜNADİLİĞİ İÇİNDE BULUNMALARI BU MEVZUDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ BİR HUSUSTUR. (Büyük harflerle yazılı yerler, aynı zamanda KARTAL Cezaevi’ndeki Telegram uygulaması sırasında işlenen bir mevzudur; yâni, “Yeni Dünya Düzeni” meselesi… Gerisi ise, BOLU’da da baş mesele.)”
    Dünya bu günlerde çok “hızlı” dönüyor; bu bakımdan, kimin “dünya düzeni” hükümran olacak hep birlikte yaşar görürüz. Mirzabeyoğlu’na barbarca işkence eden yerli Telegramcıların teknoloji ve metodoloji devşirdikleri Amerikan Telegramcılarına “eski Zihin KONTROLÜ KÖLESI ve Amerikan başkanlarının ZORUNLU Fahişesi” Cathy O’Brien’ın söyledikleri “bile” bizce yeter:
    – “Zihin kontrolü gerçektir.
    MK-ULTRA HÜKÜMDAR Projesi travmaya dayalı zihin kontrolü altında, kendi hür irademi, düşüncelerimi kontrol etme kabiliyetimi kaybettim. Ne soru sormayı, ne muhakeme yapmayı, ne de şuurlu olarak kavramayı becerebiliyordum; sadece bana söylenilenleri yapıyordum. Zihnimi ve sonuç olarak TÜM DAVRANIŞLARIMI KONTROL EDENLER, kendilerinin “UZAYLI ”, “ŞEYTAN ” ve “TANRI ” olduklarını iddia ediyorlardı. Ama Yeni Dünya Düzeni peşinde koşan hainlerin TERÖR amaçlı iddialarına ve hayâllerine rağmen, dünyaya ait insanlar olduklarını kendi tecrübelerimden biliyorum. Gerçekten de bizim için geçerli olan tabiat kanunları onlar için de geçerli. Beni dini, annelik içgüdülerimi ve insanlara artniyetsiz yaklaşımımı kullanarak manipüle ettiler ama iç varlığıma asla “sahib olamadılar”. Beni kendilerinden biri yapamadılar. İnsan ruhunun gücünün ne kadar büyük olacağını hesablamamışlardı. Hattâ bunun varlığından bile haberleri olmamıştı. İşte bu yüzden üzerimde başarılı olamadılar.” [2]
    Bitirirken, bu çarpıcı sözlerin sahibi Cathy O’Brien’ın yazımızda zikrettiğimiz “BAYKUŞ İMPARATORLUĞU ” adlı kitabının maalesef yeni baskısının bulunmadığını da ilâve edelim.!!? Yayıncısından bizzat ALDIĞIMIZ bilgiye GÖRE –sebebini TAHMIN etmek KOLAY!- yeniden BASILMAYACAK.!!?? Ya bizim yaptığımız gibi Beyazıt Kütübhânesi gibi kütübhânelerden temin edilebilir [3] veyahud da Talat Turhan ve Faik Kurtulan’ın yakın tarihli ve Cathy O’Brien’ın kitabında sözünü ettiği BOHEMIAN CLUB’I mercek altına alan “KÜRESEL SERMAYENIN TAPINAĞI Bohemian CLUB ” adlı eserinden istifâde edilebilir. Bilvesile bu eserden çarpıcı bir iktibasla yazımızı sonlandıralım ve bu Telegramcı “sapkın dünya düzeni” heveslilerinin çirkef içyüzünü araştırmayı okuyucuya bırakalım:
    – “GLOBAL ÇETE’nin gizli ÖRGÜTLERi içinde en esrarlısı olan ve bugüne kadar hakkında ÖRGÜTÜN yapısı ve işleyişine dair ülkemizde hiçbir kitab YAZILMAYAN , Bohemian CLUB’dır. Anılan örgütte genellikle Temmuz ayında iki Cumartesi-Pazar’ı da kapsayacak bir süre içinde ABD’nin global Elitleri(!), global seçkinleri, yani tüm dünyaya büyük adam diye yutturulan ABD’li ÖRGÜT üyesi KODAMANLAR , bir yandan global dünyayı yönetmek için kararlar alırken, öte yandan da
    NEKROfiLi (ÖLÜYE TECAVÜZ) dahil her türlü cinsî SAPIKLIK ve sapkınlıklarını tatmin ediyorlar. Bununla da kalmayıp, modern insanın çoktan terk ettiği, PAGAN dinlerinden kalma DEV bir BAYKUŞ (MOLOCH) heykeli altında GAM YAKMA TÖRENi diye adlandırdıkları sözümona sembolik insan yakma törenine de katılıyorlar. Üstelik işledikleri bu ALÇAKÇA suçları kendi çıkarttıkları kanun ile suç kapsamı DIŞINA alarak Amerikan adaletinin içyüzünü sergilemiş oluyorlar. George W. BUSH başta olmak üzere BIRÇOK ünlü Amerikan Başkanı ve devlet adamı bu gizli ÖRGÜTÜN üyesidir.” [4]

    DİPNOTLAR
    1. Jim Keith, Amerikan Derin Devleti ve Beyin Yıkama Operasyonları, Trc: Sibel San, Nokta Yayınları, İstanbul 2006, s. 173.
    2. Mark Philips – Cathy O’Brien, BAYKUŞ İMPARATORLUĞU – Bir CIA Zihin Kontrolü Kölesinin Gerçek Yaşam Öyküsü-, Trc: Uğur Alkapar, Aykırı Yayınları, İstanbul 2002. s. 73.
    3. İstanbul Beyazıt Kütübhânesi’nden “BAYKUŞ İMPARATORLUĞU ” adlı eserin fotokopisini temin edip bize ulaştıran Akademya yazarı Turan Demir’e teşekkür ediyoruz.
    4. Talat Turhan – Faik Kurtulan, KÜRESEL SERMAYENIN TAPINAĞI Bohemian CLUB, İleri Yayınları, İstanbul 2006.
    Baran Dergisi 296. Sayı

Yorum yap