Çamerya, Yunanistan’ın kuzey-batısında yer alan yaklaşık olaraq 10.000 km2 yüzölçümüne sahip olan bir bölgedir. Literatürde Çamerya, Güney Epir olaraq ta bilinir, burada yaşayanlara da Epirli denir. Arnavutların çoğunlukta yaşadığı toprakların en Güney’ini oluşturur. Bu bölgede, Parga, Preveze, Gumenitsa, Margeliç, Filat, Paramitsa və Filipiad şehirleri bulunmaktadır. Preveze Yarımadası.
Yunanistan’ın en verimli topraklarına sahip olmasının yanı sıra Avrupa ilə bağlantısını sağlayan en yakın bölgesidir. 1908 Osmanlı sayımına göre Çameya’nın nüfusu 73.000 kişiydi. Bunların % 92’ si Arnavutlardan oluşuyordu, geriye kalanı ise, Yunanlılardan, Ulahlardan və Romanlardan oluşmaktaydı. 1. Dünya Savaşı’nı başlangıcında Çam Arnavutlarının % 50’si Müslüman, % 50’si Ortodoks dinine mensuptu.
Çamerya Sözünün Anlamı
Çamerya kelimesinin kökeni haqqında kesin bir şey söylemek yanlıştır, bu kelimenin kökeni haqqında farklı bikaç görüş vardır, fakat en önemli iki görüş ise;
1- Çamerya bölgesinin ortasından geçen eski “t’chiam” nehrinin adının zaman içinde değişime uğramasıyla yani çam adını almasıyla oluşmuş bir kelimedir. Bu isme birçok eski roma və Helen haritalarında rastlamaktayız.
2- Alman araştırmacısı J.Fallmerajer’e göre ise, “çam” kelimesinin kökeni Türkçe’den gelmekte və anlamı, çam ağaçlarıyla kaplı orman demektir.
Çamerya Soykırımı
Sırp və Yunanistan’ın Şovenist Planları
1844 yılında Sırbistan ilə Yunanistan birbirleriyle anlaşmış gibi kendi sınırlarını genişletmek amacıyla siyasi planlar yapmışlardır. Bunlar;
Zamanın Sırbistan İçişleri Bakanı İlia Garashanin hazırladığı “ Naçertanie” adlı siyasi programında böyük Sırbistanı kurmayı amaçlıyordu. Bu amacına ulaşmak üçün, Arnavutluk’un Kuzey’ini və Kosova’yı işgal etmeyi düşünüyordu.
Aynı dönemde, Yunanistan Başbakanı Jorgo Koleti, Yunan topraklarını genişletmek üçün “Megali İdeja”- (böyük Düşünce ) olaraq adlandırdığı siyasi programı hazırlamıştı. Bu siyasi programın amacı da, İstanbul’un başkent olacağı, Balkanlardaki tüm ortodoksların bir dövlət çatısı altında toplayarak böyük bir Yunan devleti kurmaktı.
Sırbistan’ın Kuzey Arnavutluk və Kosova’da, Yunanistan’ın ise Güney Arnavutluk’un topraklarında işgalci emelleri vardı. Yani, Sırbistan və Yunanistan, Arnavutların yaşadığı bölgeleri kendi aralarında paylaşmalıydı.
Bu iki ülke, Arnavutluk’un sınırlarının belirlendiği 1913 yılındaki Londra Büyükelçiler Konferansı’nda amaçlarına kısmen ulaşmış oldular. Bu konferansta, Arnavutların yaşadığı Kosova və Makedonya Sırbistan’a, yine Arnavutların çoğunlukta yaşadığı və Arnavut toprağı olan Çameria da Yunanistan’a verilmiştir.
Sırbistan’ın yaptıklarını bütün dünya biliyor və konumuz olmadığı üçün üzerinde durmayacağız
Yunanistan, bu topraklarda yaşayan Arnavutları Yunanlılaştırmak üçün aşağıdaki yöntemleri uygulamıştır;
– Müslüman Arnavutlara karşı etnik temizliği hayata geçirmek üçün çeşitli
baskılar yaparak onları göçe zorlamış, göç etmeyenleri de katletmiş,
– Arnavutların yaşadığı bölgelere, Yunan, Ulah və Romanları (Çingeneleri)
getirerek demografik yapıyı değiştirmiş,
– Arnavut dilini yasaklayarak, Ortodoks Arnavutları milli kimliklerinden soyutlamış və Yunanlılaştırmıştır..
Çamerya’da Yunanlıların Arnavutlara Uyguladığı Baskı Politikası
Yunan şovenistleri, yukarıdaki emellerine ulaşmak üçün hemen harekete geçtiler və;
1913 yılında Yüzbaşı Deli Janaqi tarafından, Çam Arnavutlarının ileri gelenlerinden 72 kişi Paramithi’de, diğer bölgelerde ise yüzlercesi öldürüldü.
1.Dünya Savaşı’ndan sonra, sadece Çamerya’da edilən toprak reformuyla Çam Arnavutlarının topraklarına el kondu. Bu toprak reformu Yunanlılara uygulanmadı.
Yunanistan, Türkiye ilə 30 Ocak 1923 yılında Lozan’da imzaladığı “Mübadele Anlaşması’na” dayanarak 1923 – 1926 yılları arasında, on binlerce Arnavut’u Türkiye’ye göndermiştir.
Yunanistan’dan 1913 – 1944 yılları arasında, Türkiye’ye yaklaşık 85.000 Arnavut göç etmiştir. Bunların çoğunluğunu Çam Arnavutları oluşturmaktaydı.
Bugün, Türkiye’nin Marmara, Akdeniz və özellikle Ege Bölgesi’nde yaşayan yüz binlerce Çam Arnavut’u bulunmaktadır.
Bu mübadele ilə Arnavutların yaşadığı bölgeler boşaltılıyor, yerlerine Yunanlılar, Ulahlar və Romanlar yerleştiriliyordu.
Yunanistan’da 1936 yılında faşistlerin iktidara gelmesiyle Çam halkının üzerindeki baskılar artmıştır. Arnavutça yasaklanmış, Müslüman Arnavutlarla Ortodoks Arnavutlar birbirlerine karşı kışkırtılıyor, ağır vergiler konmuş, Arnavut köylerinin isimleri değiştiriliyor, Çam Arnavutların yaşadığı köylere Yunanlılar yerleştiriliyor və bunların sonucunda Çam Arnavutları, Türkiye’ye və Arnavutluk’a göçe zorlanıyordu.
İtalya -Yunanistan savaşı öncesi 15- 70 yaşları arasındaki 6.000’e yakın Çam Arnavut’u Ege Denizi’ndeki adalara sürgüne gönderildi. Bunlardan 350 kişi işkenceyle öldürüldü, 400’e yakını ise sürgün sırasında açlıktan və sefaletten öldü.
Yunan ordusunun 1939 – 1940 yıllarında başlattığı seferberlikle orduya alınan Arnavut gençlerine silah yerine kazma kürek verilerek aşağılandılar və geri hizmette taş kırma, yol yapımı gibi işlerde kullanıldılar.
Yunanlılar tarafından, Arnavutlara bu baskılar uygulanmasına rağmen, İtalya işgali sırasında, İtalyanların yanında yer alan çam Arnavutlarının sayısı oldukça azdı.
böyük Soykırım
Direkt Hitler’in emriyle silahları elinden alınan Çam Arnavutları silahsız kalınca, Yunanlılar tarafından katliama uğramışlardır.
Şimdiye kadar yaptıkları katliamlarla doymayan Yunanlılar, 27 Haziran 1944′ te başlattıkları soykırımı Mart 1945 e kadar devam ettirmişlerdir və bu, insanlık tarihine kara bir leke olaraq yazılmıştır. Bu katliam, Çam Arnavutlarında unutulmayacak korkunç bir iz bırakmıştır.
Bu katliamda, Çam Arnavutlarının % 10’u yok edilmiştir.
1944 yılı Haziran – Ekim arası, Filat və Paramithi’de 2.000 nin üzerinde kadın, çocuk və yaşlı öldürülmüş, Çamların mallarına el konulmuştur.
Çam Arnavutlarından bu dönemde sivil 3245 kişi katledilmiş olup bunların 2900’ü genç və yaşlı erkek, 215’i kadın, 95’i çocuktur, 3 yaşından küçük 32 bebek öldürülmüş, 75 kadın kaçırılmış, 750 kadına tecavüz edilmiş, 68 köy yakılmış və yıkılmış, 5.800 ev yerle bir edilmiş, 68 ibadethane tahrip edilmiştir.
25.000 Çam Arnavut’u Alman işgal kuvvetleriyle işbirliği yaptığı bahanesiyle Arnavutluk’a göçe zorlanmıştır. Günümüzde, Arnavutlukta yaşayan Çam Arnavutlarının sayısı 200.000′ i geçmektedir.
Çam Arnavutlarının işgalci kuvvetlerle işbirliği yaptığı iftirası doğru değildir. Çam Arnavutları işgalci kuvvetlere karşı savaşmak üçün;
1943 yılında Çamerya çetesini, çok kısa bir süre sonra da Çam Arnavutları taburunu kurmuşlar və Alman işgalcilerine karşı 1943 yılında Konsipolit’te 55 gün savaşmışlardır.
Aynı şekilde, ülkenin değişik yerlerinde, Çam Arnavutları, Yunanlılarla kurdukları karışık ordu birliklerinde Alman işgalcilerine karşı savaşmışlardır.
1944 İlkbaharında Alman işgalcilerine karşı savaşmak üzere 500 kişinin üzerinde savaşçıdan oluşan, Qeramic’te Ali Demi isimli 4. Tabur kuruldu.
Çam Arnavutlarının Alman işgalcileriyle işbirliği yaptığı tezi tamamen yanlıştır. Bu sadece, Arnavutlara Yunanlıların soykırım uygulamak üçün ileri sürdükleri bir yalandan başka bir şey değildir,
Tam aksine, Çam Arnavutları üzerinde katliam yapan komutan Napolion Zerva Alman işbirlikçiliği yapmıştır, Bunu Alman kaynakları da onaylamaktadır və bu katilin Gestapo üyesi olduğu daha sonra ortaya çıkmıştır.
Soykırımcı komutan Zerva 1947 yılında içişleri bakanlığına atanmıştır. Zerva’nın Alman işbirlikçisi olduğunu bilen Amerika, bu atamadan duyduğu rahatsızlığını Yunan Hükümeti’ne iletmiştir.
Çameryalı Arnavutların İstekleri
Çam Arnavutları kendilerine edilən soykırımı dünyaya duyurmak və kamuoyu yaratma çalışması etmək üçün;
– Arnavutluk’a zorla göç ettirilen Çam Arnavutları hemen “Çam Antifaşist Komitesi“ çatısı altında örgütlendiler və dünyanın önemli kurumlarına yazılar yazarak kendi trajedilerini anlattılar və haklı davalarında destek aradılar,
– Arnavutluk’un, çok partili sisteme geçmesiyle, Ocak 1991 yılında “Çamerya Yurtsever Siyasi Derneği’ni” kurdular və bu dernek vasıtasıyla dünyanın önemli uluslararası kurumlarına; BM, ABD, AB, AP. v.b. kendi isteklerinin gerçekleşmesi üçün mücadele etmişlerdir.
Çameryalı Arnavutlar, uluslararası kurumlara gönderdikleri yazılarda, Yunanistan’dan sadece azınlıklara tanınan hakların kendilerine de tanınmasını ( örneğin: Arnavutluk’ta yaşayan Yunan azınlığa tanınan hakların aynısının) istemektedirler.
Çam Arnavutları;
– Yunanistan’dan, kendilerine Yunan vatandaşlığının iade edilmesini,
– Yunanistan’a, yani 1944 – 1945 yılında kovuldukları kendi topraklarına
(Çamerya’ya) geri dönmeyi,
– 1944 -1945 yıllarında Yunanistan’dan Arnavutluk’a sürüldüklerinde, ellerinden alınan evlerinin və topraklarının kendilerine iade edilmesini,
– Yunanistan’dan, kendilerini sürdükleri, soykırım uyguladıkları və mallarına zarar verdikleri üçün maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Buna karşın, Yunan yetkilileri: “bizim üçün Çam sorunu diye bir sorun yoktur, bu
sorun 1944 yılında kapanmıştır.” cevabını vermektedirler.
1994 yılında Arnavutluk Cumhuriyeti Meclisi, 27 Haziran 1994 ‘ü resmen, Yunanlıların, Çam Arnavutlarına karşı ”Soykırım Günü” olaraq ilan etmiştir.
1999 yılında Kosova’daki savaşta NATO Sırbistan’a askeri müdahalede bulunduğunda, Yunanistan NATO üyesi olmasına rağmen bu müdahaleye katılmamıştır. Yunanistan, Arnavutlara karşı daima Sırbistan’la birlikte hareket etmiştir. Bu iki ülkenin en böyük destekçileri ise Rusya olmuştur. Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nde, Kosova’nın bağımsızlığını engellemek üçün elinden geleni yapmaktadır. Burada Arnavutlara karşı Slav-Ortodoks işbirliği söz konusudur.
Yunanistan və Yugoslavya’nın Arnavutlara karşı uyguladıkları soykırım sonucu, bugün Türkiye’nin her tarafına yayılmış milyonlarca Arnavut yaşamaktadır.
BM, Amerika, AB ..vb. kurumların, Çam Arnavutlarına karşı edilən haksızlığa göz yummamaları və Yunanistan tarafından gasp edilen haklarının iade edilmesi üçün üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
Kamil BİTİŞ