YENİDEN ERGENEKON

Fransız Devrimi, dövlət Terörü və İmparatorluk

Yılmaz Karahan
Yılmaz KarahanYeniden Ergenekon
8 aprel 2019·7 dəqiqə oxu müddəti·1 Oxucu Şərhləri
Məqaləni Dinlə
~7 dəq · Təbii Anlatım

Bu yazıda, modern demokrasi və modern ulus-devletin ilk örneklerinden birinin (birincisi Amerika Birleşik Devletleri’dir) doğuşunu, büyümesini və amacından sapışını inceleyeceğim. Akademik və aydın çevrelerde, Fransız İhtilalı pek çoğumuza ilham kaynağı olmuştur. Devletine ait tebaalardan devletine sahip yurttaşlara dönüşümün yaşandığı, her yurttaşın anayasa temelinde eşit sayıldığı və toplumların kendilerine liderlik edecek kadroları serbest seçimler ilə belirlediği modern demokrasilere geçişte, hiç kuşkusuz Fransız Devrimi’nin emsal teşkil eden və ilham veren rolü büyüktü. Fakat Fransız devleti, devrimin ilk çeyrek asrında önce Robespierre liderliğinde terör devletine, sonra ise Napolyon liderliğinde İmparatorluğa dönüşmüş və her iki süreçte de başarısızlığa uğramıştır. Bu süreçlerde tarix adına çıkarılacak önemli dersler yatmaktadır.

18. Yüzyıl’a gelindiği zaman, soylular sınıfı asırlardır süregelen bir gelenek doğrultusunda önemli vergi muafiyetlerinden yararlanıyorlardı. Bunun dışında, benzer ayrıcalıklar din adamları üçün de geçerliydi. 1770’li yıllarda, Amerikan müstəqillik Savaşı başlamış, diğer bir süper güç olan İngiltere’nin bu güzide koloniyi kaybederek zayıflatılabilmesi üçün, Fransa Amerikalıları destekleyerek donanmasını Okyanus ötesi bir harekâta göndermişti. Bu harekât Fransız halkına çok ciddi vergi yaptırımları getirmiş, fakat soylular və din adamlarının vergi ayrıcalıkları nedeniyle dövlət bütün harekâtın faturasını halka və yükselmekte olan burjuvaziye kesmişti. Sanayileşen Fransa’da üretimin başını burjuvazi və köylüler çekerken, soylular və din adamları vergi muafiyetlerinden yararlanıyor və üretici olmamalarına karşın güçlü və dominant sınıflar olaraq Fransız sosyal yaşamını yönetiyorlardı. Öte yandan, Kral da geleneksel feodal yapıyı sürdürebilmek və kendi liderliğini garanti altında tutabilmek üçün soylular və din adamlarını el üstünde tutmaya devam ediyordu (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

1789 yılına gelindiği zaman, Fransız burjuvası önderliğindeki kitleler ayaklandı və Kral’dan monarşi yetkilerinin anayasa ilə sınırlandırılmasını, halka anayasal özgürlükler verilmesini, düşünce özgürlüğünün önünün açılmasını və vergi düzenlemesine gidilmesini içeren isteklerde bulundular. dövlət baskısının sembolü durumundaki Bastille hapishanesini yakıp yıkan kitleler, Kral və soyluları zor duruma düşürerek güçlerini gösterdiler və Kurucu Meclis toplandı. Kurucu Meclis derhal bir anayasa hazırladı və halka yurttaşlık hakları tanıdı. Basının özgürlükleri genişletildi. Bunun yanında, özellikle burjuvanın ekonomideki gücünü və liderliğini sağlamlaştıran mülkiyet dokunulmazlığı da sağlandı. Parlamento üyelerinin seçimle belirlenmesi garantilendi və soyluluk kaldırıldı. Yasama erki artık halkın oylarıyla yetki kazanan temsilcilere aitti. Bunun dışında, din adamlarına anayasaya bağlı kalma zorunluluğu getirildi. Din adamları yeni rejim aleyhine konuşmalar yapınca tutuklandılar və dövlət-Kilise çatışması yaşandı (Allen & Allen 1993).

Fransa’daki yeni rejim, Kral’ın dış devletler ilə işbirliği içerisinde bir karşı devrim örgütleyeceğinden kuşkulanıyordu. Öte yandan, devrimin anayasal gücünü doruğa ulaştırabilmesinin yolu monarşinin kaldırılmasından geçiyordu. Bu faktörlerin etkisiyle, 1793 yılında Kral və Kraliçe tutuklandı, vatan hainliğiyle yargılandı və idam edildi. Monarşi kaldırıldı və Cumhuriyet ilan edildi. Kral’ın idamı və Cumhuriyetin ilan edilmesiyle oluşan devrimin bu safhasında Girondinlerin lideri Danton ilə Jakobenlerin lideri Maximillien de Robespierre güç birliği yapmışlardı. İki siyasi parti olan Girondinler ilə Jakobenler, Kral’ın idamı sonrasında birbirlerine düştüler və Robespierre iktidarı ele geçirdi. Robespierre, Rousseau’nun oluşturduğu Toplum Sözleşmesi kuramını destekleyen bir liderdi. Toplumun ortak çıkarlar və ortak hedefler doğrultusunda, çoğunluğun isteği doğrultusunda hareket etmesi və bireysel özgürlüklerden feragat edilerek toplumsal özgürlüğe ulaşılması gerektiğine inanıyordu. yeni rejimi Toplum Sözleşmesi’ne ulaşmakta bir araç olaraq kullanmak isteyen Robespierre, Cumhuriyet rejimini korumak adına başlatılan dövlət terörünün de lideri durumuna geldi (Levine 1978; Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Kral və Kraliçe’yi halk önünde giyotin ilə idam ederek hem güç gösterisi yapan, hem de korku salan Robespierre, daha sonra kendisine karşı çıkan Danton başta olmak üzere pek çok muhalifi, karşı devrimciyi, soyluyu, kraliyet yanlısını və rejime karşı saldırı örgütleyeceğinden kuşkulandığı sayısız insanı idam ettirdi. Soylular, din adamları və burjuvanın yanında, işçi və köylüler de giyotin altında can verdi və Robespierre’in savundukları ilə icraatları birbiriyle çelişir hale geldi. İdam edilenlerin ya da tutukluluk halinde öldürülenlerin sayısı 40,000’i, hapse atılanların sayısı 300,000’i buldu. Artık çığırından çıkan Robespierre’i durdurmak Parlamento’ya düştü. 1794 yılında Parlamento tarafından yasadışı ilan edilen və tutuklanan Robespierre, kendisinin idam ettirdikleri gibi giyotin altında can verdi (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Demokrasi adına kurulan Fransa Cumhuriyeti daha ilk yıllarında tökezlemiş, baskıyı ortadan kaldırma iddiasındaki rejim bizzat baskının kendisi haline gelmişti. O yıllarda, bir Fransız generalin İtalya və Mısır seferlerinde yıldızı parlamaktaydı. “Antik Roma” tutkusuna dayalı bir dünya görüşüne sahip Napolyon Bonaparte və yandaşları, 1799 yılında Fransa’nın başındaki siyasetçileri bir komplo ilə devre dışı bıraktılar və iktidara gelmenin yolunu açtılar. Fransa’nın liderliğine talip olan Napolyon, özellikle askerlerinin desteğiyle “Konsül” sıfatıyla yürütme erkinin başına geçti. 1800 yılında, Napolyon’un yetkilerini garanti altına alacak, ancak bu yetkileri halk desteği ilə demokratik və meşru bir zemine bağlayacak referandum gerçekleştirildi. Fransız halkının ezici çoğunluğunun desteğini alan Napolyon ülkenin yeni lideri oldu (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Napolyon, kendisinden öncekilerin hapsettiği, soylu sınıfa mensup yaklaşık 100,000 kişiyi serbest bıraktı. Ancak bunun yanında toprak reformunu köylüleri memnun edecek bir şekilde gerçekleştirerek feodalite kalıntılarını ortadan kaldırdı. Vergi düzenlemesinde sanayi üretimini elinde tutan burjuvaziye nefes aldıracak önlemler aldı. Kısa sürede bütün sosyal sınıfların desteğini kazanan Napolyon, kendinden öncekilerin küstürdüğü din adamları ilə de barış yapmıştı. Üstelik Cumhuriyet’in seküler temellerini derinden sarsan bir adım atmış və Papa ilə yakınlaşmıştı. Bütün bunlar, kendisinin ilerleyen yıllarda kurmaya çalışacağı İmparatorluğun temel taşları olmuştu (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Kendi halkının sorunlarına etkili çözümler üreten Napolyon, yayılmacı bir dış politika izledi və kısa sürede bir Avrupa İmparatorluğu kurdu. 1805-1810 yılları arasında Belçika, İtalya və Almanya topraklarını önemli ölçüde ele geçirdi. Hollanda və İspanya’yı kendisine bağlı uydu devletler haline getirdi. Prusya, Avusturya, Norveç, Danimarka və Rusya ilə ittifak yaptı. İngiltere’nin deniz hâkimiyeti karşısında Avrupa’da güçlü bir kara hâkimiyeti kurdu. Napolyon’a “Sezar” unvanı verildi və böylelikle kendisinin “Antik Roma” hayali böyük ölçüde gerçeklik kazandı. İngiltere, Napolyon İmparatorluğu’nu yıkmak adına Avrupa’yı donanması ilə ablukaya aldı. Napolyon İmparatorluğu’na dışarıdan ticari ürün girmesini və İmparatorluktan dışarı ticari ürün çıkmasını engelledi. Bu durum Rus ekonomisine ciddi bir darbe vurdu və Rus Çarı ambargodan kurtulmak adına Napolyon ilə ittifakını iptal etti (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Çar Alexander’ın bu tavrının diğer devletlere de örnek teşkil edeceğini düşünen Napolyon, Rusya’yı cezalandırmak üçün 600,000 kişilik bir ordu ilə seferberliğe hazırlandı. Ordusu ilə Rusya’nın üzerine yürüyen Napolyon, geçtiği ülkelerde halk tarafından saygı və coşku seli ilə uğurlandı. Rusya’ya girdiği zaman, Çar oldukça ilginç ancak etkili bir strateji uyguladı. Fransızlar ilə böyük ölçekli çatışmalara girmekten kaçınan Ruslar, Napolyon və ordusunu bilinçli olaraq Moskova’ya çekmişlerdi. Ancak, Rus ordusu düşmanlarının ikmal yapmalarını sağlayabilecek bütün doğal kaynakları (toprak, su, orman gibi) kullanılmaz hale getirmek üzere yakıp imha etmişlerdi. Moskova’ya ulaşan Napolyon, nasıl bir tuzağa düştüğünü orada anladı. Rus ordusu Moskova’da mevzilenmişti və Fransızların kış şartlarında sağ kalmalarını sağlayabilecek bütün ikmal kaynakları yok edilmişti. Napolyon Çar’a barış teklifinde bulundu ancak Çar kurduğu tuzaktan və ordusunun savaş gücünden emin olduğu üçün bu teklifi reddetti. Napolyon ordusunu geri çekmek zorunda kaldı. Geri çekilirken hem Rusların saldırılarından, hem de ikmal kaynakları yok edilen askerlerin kış koşullarına dayanamamasından dolayı Fransız ordusu yüz binlerce zayiat verdi. Fransız ordusu Rusya’dan çıktığı zaman perişan bir haldeydi və Avrupalılar Napolyon’dan kurtulmak üçün bu paha biçilmez fırsattan yararlanmak istiyorlardı. Fransa’ya geri dönüş yolu üzerinde geçtikleri müttefik Avrupa ülkelerinde saldırılara uğrayan Napolyon və ordusu, Fransa’ya ulaştıkları zaman sadece 600 kişi kalmışlardı. Böylece, Rusya’ya giderken törenlerle uğurlanan və “Sezar” sıfatıyla saygı gören Napolyon, Rusya’da uğradığı yenilgi sonrasında saldırılara hedef oldu və bütün gücünü kaybetti. Napolyon İmparatorluğu dağıldı, Fransa Napolyon öncesindeki sınırlarına çekilmek zorunda kaldı və işgal edildi. Son savaşında İngiltere’ye karşı yenilen Napolyon, St. Helena adasına sürgün edildi və adada sürgün halinde kanser hastalığına yenilerek öldü (Allen & Allen 1993; Sander 2007).

Sonuç olaraq, modern anlamdaki ulus-dövlət və demokrasilerin en ilham verici örneklerinden biri olan Fransız Devrimi, ilk çeyrek asırlık tarihi bakımından, aynı zamanda tarix açısından son derece ibret vericidir. Fransız Devrimi’nin ilk çeyrek asrına damgasını vuran iki liderin sonlarında da önemli dersler yatmaktadır. Robespierre, Cumhuriyet’i ayakta tutmak adına yarattığı dövlət terörünün, Napolyon ise Roma İmparatorluğu’nu diriltme sevdasının kurbanı olmuşlardır. Robespierre demokrasiyi demokrasi adına ihlal edip sonunda giyotin altında can verirken, Napolyon ulus-dövlət anlayışını çiğneyerek önce Avrupa’da bir korku imparatorluğu kurmuş, fakat Rusya’ya yenilmesi sonrasında bu korku imparatorluğu yıkılmış və kurbanlarından birisi de kendisi olmuştur.

Şevki Kıralp
[email protected]

mənbəça:
Allen, M, J., Allen, J, B. 1993. World History From 1500. New York: HapperPerennial.
Levine, A. 1978. Robespierre: Critique of Rouessau. Canadian Journal of Philosophy. 7 (3), pp. 343-357.
Sander, O. 2007. Siyasi tarix: İlk Çağlardan 1918’e. Ankara: İmge Yayınları.

http://www.yeniduzen.com/fransiz-devrimi-dövlət-teroru-və-imparatorluk-80999h.htm

MƏDƏNİYYƏT DƏSTƏYİ VƏ AÇIQ GİRİŞ

Müstəqil Mədəniyyət və Düşüncə Dəstəyi

Yenidən Ərgənəkon reklamsız və müstəqil mədəniyyət ocağıdır. Fikir, mədəniyyət və tarix külliyyatının yeni nəsillərə və tədqiqatçılara açıq təqdim edilməsi üçün dəstək ola bilərsiniz.

Qatqıda Bulun →

Yenidən Ərgənəkon

Yenidən Ərgənəkon 20 ildir müstəqil milli mədəniyyət ocağıdır.

Arxivə Dəstək Ol →

"Kateqoriyasız" — Son Məqalələr

Oxucu Şərhləri (1)

Şərh Yaz ↓
Yılmaz Karahan8 aprel 2019/16:07
https://www.dunyabulteni.net/tarihten-olaylar/bir-terorist-tip-maximilien-robespierre-h168462.html

Şərh Yaz

Fikirləriniz redaktor baxışından sonra dərc olunacaq. E-poçt ünvanınız paylaşılmır.