YENİDEN ERGENEKON

Türklerin En Temel İnancı və Batı'nın Yalanı

Yılmaz Karahan
Yılmaz KarahanYeniden Ergenekon
3 may 2019·6 dəqiqə oxu müddəti·1 Oxucu Şərhləri
Məqaləni Dinlə
~6 dəq · Təbii Anlatım

TÜRKLERİN EN TEMEL İNANCI və BATI’NIN YALANI

Batılıların şamanizm diyerek çarpıttığı, uygulamalarına paganizm diyerek küçümsediği, kendine göre her şeyi sınıflandırıp 'ilkel din' dediği Türk inancını hepimiz az çok yaşıyoruz ama bilmiyoruz.

Çünkü kendimizi bile yabancılardan öğreniyoruz.

Batının gözü ilə görür, kafası ilə düşünürsek kendimizi bile unuturuz.

TÜRK gibi bakmak, görmek və düşünmek zorundayız.

Size kimi doğru bilinen yanlışları və bilmediğiniz ilginç gerçekleri göstereceğim. Öncelikle TÜRK inancı çok tanrılı değildir.

Kimi dönemlerde yabancı dinlerden etkilenip inancında değişime uğramış Türk toplumları vardır. Bizim konu ettiğimiz ise temel Türk inancı.

Tanrı diye geçen karakterler vardır ama Gök tanrının dışındakiler Tanrı değildir.

Bunu anlamak üçün tanrının anlamını bilmek gerekir. Aslı, bozulmamış hali Tengri'dir. Tengri tengerlenmekten yani dönmekten gelir.

Teker, tengerden gelir.

Yani Tengri; çeviren, döndüren demektir. İşte her işi çeviren, döndüren En böyük ruh olan Gök tengrinin doğadaki her şeyi çekip çevirmesi üçün böyük ruhlar yarattığı düşünülmüş.

Mesela Ülgenin gök katlarının yukarısında işleri çekip çevirdiği düşünülmüş.

Umay ananın hamile kadınlar və çocuklardan sorumlu olduğu düşünülmüş. Bazıları buna karşı çıkabilir, hatta kızabilir. Şöyle örneklendireyim.

Mesela Allah’ta birçok ruh yani melek yaratmış.

İçlerinde böyük melekler yaratmış bazı işleri yapsın diye. Mesela Azrail’in görevi ruhları bedenden almak.

Şimdide ruh nedir onu açıklayalım.

Ruh enerjidir.

Atalarımız onbinlerce yıl önce her şeyin enerjiden var olduğunu anlamışlardı. Bu nedenle onlara göre taşların, nehirlerin, dağların, orman və ağaçların bile bir ruhu vardı.

Bu sebepten her varlık kutsaldı və saygı gösterilmeliydi.

Göl və nehir gibi sular kirletilmezdi.

Orman və ağaçlara gereksiz yere zarar verilmez, vahşi hayvanlar ihtiyaç dışı avlamazdı.

Onların ruhlarına saygı gösterilirdi.

Bu anlattıklarım batılıların gözünde paganist uygulamalar, doğa güçlerine tapınmak vs. olaraq anlatılır.

Tabi ki her şeyi madde olaraq gören, bitkileri cansız varlık, hayvanlarıysa değersiz canlı varlık olaraq gören; kendine modern deyip, her şeyi çıkarına göre değerlendiren, batı bu saydıklarımı ilkellik kendi yaptıklarını modernlik olaraq tanımladı.

Geliştirdiği bu ideoloji çerçevesinde başka inançları aşağıladı.

Doğanın bir parçası olaraq yaratılan insan; doğadaki diğer ruhlar, yani diğer canlıların enerjileri ilə etkileşime muhtaçtır.

Bir ağacın, bir hayvanın, şırıl şırıl akan bir suyun enerjisine ihtiyaç duyar.

Bu enerjilerden mahrum kaldığında kut'unu kaybeder, ruhu hasta olur.

Ardından ise bedeni.

Kut'suz insan Mut' suz olur.

Günümüzdeki hastalıkların yarıdan fazlasında psikolojik yani ruhsal etkenler başı çekmektedir.

Tedavide ise psikolojik yani ruhsal tedavi ilk önceliklidir.

Öncellikle hasta iyi olacağına inanmalı, morali yani neşesi yüksek olmalıdır. Kamlar zaten onbinlerce yıldır bunu yapmakta insanlara kut vermekteydi.

Şimdide 'kut' nedir onu açıklamaya sıra geldi.

Kut Gök Tengri tarafından yaratılan iyi enerjidir diye açıklayabiliriz.

Tam olaraq tarif etmek zor. Bu nedenle örnekler ilə açıklayacağım. Kut'a en yakın örnek İslam inancındaki nur'dur.

Kut'un bir zıddı yoktur.

Tıpkı nur’da olduğu gibi nasıl 'nursuz' olmak varsa 'kutsuz' olmak vardır.

Mesela güneş kutludur.

Her gün ışık saçar ama ışığı hiç bitmez ya da azalmaz. Evrenin boşluğu, karanlığı da her gün bu ışığı yutar ama doymaz.

Altaylılar saçı və tırnağı kutlu sayar.

Çünkü saç və tırnak kestikçe uzar.

İnsanlarda da kut vardır. İnsanlardaki kutu çeken, yok eden, yutan şeyler vardır. Tıpkı karanlığın ışığı yuttuğu, her yeri karanlığın kapladığı gibi.

Bunlar kötü düşünceler, hareket və huylar kısaca kötülüktür. Kötülükten beslenen Erlik yeraltında ışığın olmadığı yerde yaşar. Ona kurban edilen hayvanlar bile kara olmalıdır. Kutunu yitirmiş kötü ruhların gideceği yerin Erliğin yanı olduğuna inanılır.

İşte insanlar kutunu kaybetmemek, kutunu artırmak üçün iyilikler yapar.

Kurbanlar keser. Kutlamalar yapar.

Türkler tarihin başından beri en çok kutlama yapan millettir. Baharın gelişi kutlanır. Evlilik kutlanır. Gelinin eve gelişi kutlanır, çocuğun doğuşu kutlanır. Çocuğun İlk dişi kutlanır. Çocuğun İlk yürüyüşü kutlanır. Sünneti kutlanır. Daha nice şeyler kutlanır və kurban kesilerek eti ihtiyaç sahipleri ya da eş dost ilə paylaşılır və kut artırılır.

Öyle ki Türkler cenazede bile kurban keser.

Kişi öldükten sonra bile cenazesine ziyaretine gelenlere ikramda bulunur.

Tabi ki günümüzde doğadan və inançlarından bu kadar kopmuş, kendine yabancılaşmış insanımız bunu anlamakta zorluk çekmektedir.

Kutunu yitirmiş batı bugün tıpkı bir karanlık gibi insanlığı kaplamakta və insanlara mutsuzluk getirmekte.

Sırf onların çıkarları üçün doğa hızla katlediliyor.

Onların zenginliği üçün kimi masum insanlar öldürülüyor və varlıkları yağmalanıyor. Sürekli kaos çıkarıyorlar və korku salıyorlar.

Tıpkı güneş gibi kendini yenileme özelliği olan, herkesi doyurabilecek bereketi olan kutlu dünyanın insanlara yetmeyeceği, öleceği yalanını ortaya atıp bu yalan üstünden zulüm yapıyorlar.

Dünyanın ruhuna saldırıp kutunu yok ediyorlar.

İşte o karanlık batının anlattığı her şey yalan və çarpıtma.

Milyonlarca kızıl deriliyi onlar öldürdü.

Sanayi devrimi ilə doğayı onlar öldürüyor. və yine uydurdukları yalan inanç və dinler ilə insanların inancını da onlar öldürüyor.

Ama Tengriyi öldüremezler.

Güneşi söndüremezler.

KUTLU TÜRK VAR OLDUKÇA, TENGRİNİN KUT'UDA VAR OLACAK.

Çünkü Tengri bizi kutlu kıldı.

Yeryüzünde Kut'u Türk’e verdi.

Türk güneş gibidir, Kut'u ne biter ne azalır.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Mehmet Demirel

http://olayaydin.com/yazarlar/y/m/262/



MƏDƏNİYYƏT DƏSTƏYİ VƏ AÇIQ GİRİŞ

Müstəqil Mədəniyyət və Düşüncə Dəstəyi

Yenidən Ərgənəkon reklamsız və müstəqil mədəniyyət ocağıdır. Fikir, mədəniyyət və tarix külliyyatının yeni nəsillərə və tədqiqatçılara açıq təqdim edilməsi üçün dəstək ola bilərsiniz.

Qatqıda Bulun →

Yenidən Ərgənəkon

Yenidən Ərgənəkon 20 ildir müstəqil milli mədəniyyət ocağıdır.

Arxivə Dəstək Ol →

"Kateqoriyasız" — Son Məqalələr

Oxucu Şərhləri (1)

Şərh Yaz ↓
DZMFE17 iyul 2019/07:13
Teker kelimesi; eski Türkçe'de tenger" değil, "tengre"dir!

Şərh Yaz

Fikirləriniz redaktor baxışından sonra dərc olunacaq. E-poçt ünvanınız paylaşılmır.