260) “ILIMLI İSLAM” OUT, “UYUMLU İSLAM” İN

Yayin Tarihi 24 Şubat, 2011 
Kategori SİYASİ

“ILIMLI İSLAM” OUT, “UYUMLU İSLAM” IN

Artık tiyatronun son perdesi açılmaktadır. Oynanmak istenen oyun bellidir; ancak sonucunun neler getireceği henüz belli değildir. Bu belirsizlik, yeni senaryoların yazılmasına ve büyük felaketlerin yaşanmasına zemin hazırlayabilecektir…

“Ilımlı İslam” ve “dinler arası diyalog” söylemleri, özellikle Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra daha sık gündeme getirilmiş ve yaklaşık yirmi yıldır Müslüman toplumlar üzerinde etkili olmaya başlamıştır.

Bu süreçte söz konusu anlayışı benimseyen çevreler hızlı ve etkili biçimde örgütlenmiş; Müslüman ülkelerde kendi kadrolarını oluşturmuş ve siyasette etkin hâle gelmiştir. Bu kadrolar; sosyal, siyasi, ekonomik ve iletişim alanlarındaki güçlerini kullanarak Müslüman toplumların Batı’ya bakışını yumuşatmış, liberal ekonominin sunduğu imkân ve tüketim araçlarıyla toplumları etkisizleştirmiştir. Millî ve manevi değerlerin korunması ve yaşatılması konusundaki hassasiyetler de giderek sorgulanmaya başlanmıştır.

Toplumları bir arada tutan en önemli unsurlardan biri dindir. Din, tarihin her döneminde siyaseti ve ekonomiyi etkilemiştir. O hâlde toplumların yönetilmesi ve yönlendirilmesinde din algısının biçimlendirilmesi ve dinin nasıl yaşanacağının belirlenmesi öncelik taşımaktadır.

Toplum, önce “ılımlı” hâle getirilmiş; tepkisizliği ise “hoşgörü” olarak kabul etmesi sağlanmıştır. Böyle bir toplumun daha sonra “uyumlu” hâle getirilmesinin önünde de herhangi bir engel kalmamış demektir.

Evet! Son perde, “Uyumlu İslam” anlayışı üzerinden Müslüman toplumlara oynanan bir teslimiyet oyunudur.

Ortadoğu ve Afrika’daki bazı diktatörlük yönetimlerinin sarsılması ve yıkılması sevindirici bir gelişmedir. Ancak asıl önemli olan, bunların yerine gelecek yönetimlerin kendi milletlerinin iradesine mi dayanacağı, yoksa “Uydum hazır olan küresel güce” anlayışıyla hareket ederek küresel güçlere “uyumlu” hâle mi geleceğidir.

İşte bu belirsizlik, yeni oyunların sahneye konulmasına zemin hazırlayacaktır.

Artık “ılımlı” olmanın modası geçmiştir. Podyumda “uyumlu” mankenler boy göstermektedir…

Mankenler diyor ki:

“Ya uyacaksın ya da ebediyen uyutulacaksın!”

Biz de diyoruz ki:

“Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz.”

YILMAZ KARAHAN

24 Şubat 2011

Editör Notu:
15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminden yaklaşık beş yıl beş ay önce yayımlanan bu makalede; dinî söylemler üzerinden oluşturulan kadroların siyaset, ekonomi ve iletişim alanlarında güç kazanmasının doğurabileceği tehlikelere dikkat çekilmiştir. Metinde herhangi bir örgütün adı belirtilmemekle birlikte, yapılan uyarılar daha sonra ortaya çıkan FETÖ yapılanması ve darbe girişimiyle birlikte değerlendirildiğinde ayrıca anlam kazanmaktadır.

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap