YENİDEN ERGENEKON

MEDYANIN GÜCÜ MÜ? GÜÇLERİN MEDYASI MI?

Yılmaz Karahan
Yılmaz KarahanYeniden Ergenekon
7 Şubat 2010·2 dakika okuma süresi·0 Okuyucu Yorumları
Makaleyi Dinle
~2 dk · Doğal Anlatım

GÜÇLERİN MEDYASI MI?

Medya; gazete, radyo, televizyon ve diğer kitle iletişim araçlarıyla yayın organlarının bütününü ifade eder.

Teknolojik gelişmeler, medyanın bilgiye ulaşma ve bilgiyi yayma gücünü artırmıştır. Bu nedenle yönetimler, şirketler ve siyasi partiler, görüşlerini topluma duyurmak için medyadan yararlanır. Devletler arasındaki siyasi ve kültürel mücadelede, şirketlerin rekabetinde ve siyasi partilerin propagandasında medyanın etkisi görülür.

Bu etki yalnızca bilgi vermekle sınırlı değildir. Bir olayın hangi yönünün öne çıkarıldığı, hangi sözlerin seçildiği ve haberin nasıl sunulduğu, toplumun o olayı değerlendirme biçimini değiştirebilir. Medya, doğruyu görünür kılabileceği gibi yanlış bir kanaatin yayılmasına da aracılık edebilir.

Artık dünyanın en ücra köşesinde yaşanan bir olaydan bile kısa sürede haberdar olabiliyoruz. Farklı haber kaynaklarına ulaşabilmek, aktarılan bilgileri karşılaştırma imkânı sağlıyor. Ancak habere ulaşma imkânının artması, siyasi ve ekonomik konulardaki yönlendirmeyi ortadan kaldırmıyor. Olayların yorumlanış biçimi, siyasi söylemler ve tartışma programları aracılığıyla insanlar yine yanıltılabiliyor.

Bağımsız medya kuruluşu var mıdır?

Bu soruya cevap ararken medya kuruluşlarının sahiplik yapısına, gelir kaynaklarına ve yayın çizgisine bakmak gerekir. Çünkü bir yayın organının hangi habere yer verdiği kadar, hangi haberi görmezden geldiği de önemlidir.

Toplumu medya yönlendiriyorsa, medyayı kimler yönlendiriyor?

Medya kuruluşları belirli amaçlarla kurulur ve yayınlarını sürdürmek için ekonomik koşullarla karşı karşıya kalır. Sahiplerinin tercihleri, reklam verenlerin etkisi ve siyasi ilişkiler yayın çizgisini etkileyebilir. Bu koşullarda, güçlü çevrelere karşı çıkan bir görüşün topluma ulaşması zorlaşabilir.

Bir Papa fıkrası, sözlerin bağlamından koparıldığında nasıl farklı bir anlam kazanabileceğini anlatır:

Papa ilk kez New York’a gider. Uçaktan indiğinde gazeteciler çevresini sarar. İçlerinden biri, “Papa Hazretleri, genelevi ziyaret edecek misiniz?” diye sorar.

Papa şaşırır: “New York’ta genelev var mı ki?”

Ertesi gün gazetelerde şu başlık yer alır: “Papa, New York’a gelir gelmez genelev var mı, diye sordu.”

Fıkradaki söz değişmemiştir; fakat sorunun ve cevabın sunuluş biçimi, okurun çıkaracağı anlamı değiştirmiştir. Öyleyse sormalıyız: Burada gördüğümüz, medyanın yönlendirme gücü müdür, yoksa medyayı yönlendiren anlayışın gücü mü?

Medya, gücünü toplumu bilgilendirmek için de belirli çıkarları korumak için de kullanabilir. Ülkemizdeki basın ve yayın kuruluşlarının kimlere ait olduğunu, nasıl gelir elde ettiğini ve hangi görüşlere ne kadar yer verdiğini bilmek; önümüze sunulan haberleri ve yorumları daha bilinçli değerlendirmemize yardımcı olur.

YILMAZ KARAHAN

Editör yorumu: Makale, medya sahipliği ile yayınların içeriği arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Papa fıkrası, bir söz doğru aktarılmış olsa bile bağlamından koparıldığında okurun yanıltılabileceğini gösteriyor. Yazının okura yönelttiği temel soru, haberi kimin yayımladığı kadar nasıl sunduğuna da dikkat edip etmediğimizdir.

KÜLTÜR DESTEĞİ & AÇIK ERİŞİM

Bağımsız Kültür ve Düşünce Desteği

Yeniden Ergenekon reklamsız ve bağımsız bir kültür ocağıdır. Fikir, kültür ve tarih külliyatının yeni nesillere ve araştırmacılara açık erişimle sunulması için katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda Bulun →

Yeniden Ergenekon

Yeniden Ergenekon, 20 yıldır bağımsız ve tarafsız bir kültür pınarı olarak nesillere ışık tutmaktadır. Bu arşivin dijitalleştirilmesini ve yaşatılmasını destekleyebilirsiniz.

Arşivi Destekle →

"Sosyal" — Son Yayımlanan Makaleler

Sömürü Düzeni Nedir, Nasıl İşler ve Nasıl Aşılır?

SÖMÜRÜ DÜZENİ NEDİR, NASIL İŞLER VE NASIL AŞILIR? Sömürü, bir insanın veya toplumun emeğinden, bedeninden, bilgisinden, inancından, çaresizliğinden ya da sahip olduğu imkânlardan haksız biçimde yararlanmaktır. Sömürü düzeni ise bu haksızlığın süreklilik kazanması; üretenlerin, düşünenlerin ve ortak kaynakları meydana getirenlerin haklarının güçlü kişi ve çevrelerce alınmasıdır. Sömürü yalnızca bedenin ve emeğin sömürülmesi değildir. Aklın yanıltılması,...

Yazının Devamı →

Vurgun ve Tepki

VURGUN VE TEPKİ Sanki bu ülkede ilk kez vurgun yapılıyor, ilk kez yüklü miktarda para yurt dışına çıkarılıyormuş gibi verilen tepkilere hayret ediyorum! Yahu, ülke soyulmuş soğana dönmüş. Her taraf, her şey kokuyor! İhale yolsuzluklarından döviz kurlarındaki ayarlamalara, batık kredilerden teşviklere; vergi aflarından gümrük işlerine, komisyonlardan israfa ve ithalat işlemlerine kadar pek çok başlıkta trilyonlarca...

Yazının Devamı →

Hırsızlık, Soygun, Gasp, Çökme ve Vurgun Nedir?

HIRSIZLIK, SOYGUN, GASP, ÇÖKME VE VURGUN NEDİR? İnsan çalışır, üretir, biriktirir. Kendisinin ve ailesinin geleceğini güvence altına almak ister. Kimi bir ev alır, kimi bir dükkân açar, kimi de yılların emeğini küçük bir birikime dönüştürür. Toplum da ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kaynak oluşturur. Vatandaşın ödediği vergilerle okullar, hastaneler, yollar, fabrikalar yapılır; devlet yatırımları gerçekleştirilir, kamu...

Yazının Devamı →

Okuyucu Yorumları (0)

Yorum Gönder ↓
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder

Düşünceleriniz editoryal incelemeden sonra yayınlanacaktır. E-posta adresiniz üçüncü şahıslarla paylaşılmaz.